..çağla.
“kelimeler susun artık
saatleri kurmasın kimseler” (bayram balcı)
bekle’
kuşkonmaz dallarında
beklediğin o sırça köşk çözecek atkısını boynunda
düğümlenen
dallandım mı dedi o ağaç / hangi göklerinde çoğalarak
bekle gelir dedim işte o kuşlar kanatlarında o sesin
(sevmezmişim hiç, özlemezmişim, beklemezmişim hem de)
bekle gelir o dallanan ağaç / kes-in-ce / ipi-ni / düş-ün-ce
yoruldun mu
otur dinle avuçlarımdan akan ırmağın gürüldeyişlerinde
adımlarına yol olacak
o masalları /
yoruldun mu / biliyorsun işte bendim o/ dolup boşalan bir kovaydım/
kuyunun diplerindeki kendisiyle göğünü yerle bir eden
/adarken deliliğimi anladım “bu çağda derviş olunabilir” imiş
/ hey gidi
sığ kuyu
yoruldun mu diye sorarsa onlar de ki yorulmak değil benimki sadece
uzayıp
giden saçlarında esen o rüzgarın kokusunu arayıp bulamamak de ve
bulduğumda
o kokuyu asılıp zamansızlığın çektiği halatları pamuk
ipliğine dönen
kopmalarda kendini atacak de o kadın atacak kendini başını
döndürmeyen
kuyusundan dünyanın ve ağlayacak / de…sus de sonra içinde
kanayıp duran o
yaraya hey gidi sığ kuyu
“…aldırma ‘çok sesli’ ve kirlidir dünya, tıpkı ağustos
gibi.
yara dediğin kalbinden akıp giden..bir kelebek.” ( sufi)
damla damla değil çağlayarak eksilen
ille de çağla ağacını tanımayan
elleri tenimde yaralar açan
kapıları kapatmadan bırakıp giden
ve eksildikçe çoğalan ve çoğaldıkça yakınımdan uzağıma
köprüler yıkan…
/ yoruldun mu / yorulma / kurur dinlenirsin kendinde
silsile
(.sıfatlarını yaktım bütün cümlelerin
sakın arama
sana uzayan kuyularda
düne dönerek içlenecek o kova nerede
bu darmadağınıklığa dönen dış ses
yankılanacak avuç avuç
özneleri de siliyorum
bütün pencerelerde el izlerini de…
ıssızlığa dönecek -çölün sıcağında- kucaklaşan harfler
ve -sığ sularda- kelimeler)
gidecek bir gün o kova / kes-in-ce / ipi-ni / düş-ün-ce(-nin)
Ela Dincer