Artık son vermek istiyorum bu başlangıca.
Solsun diye hayatımın feri
Gözlerimi karanlıklara alıştırdım.
Bulamayınca seni aydınlıklarımda
Çocuklara sakladığım güneşlerime zarar gelmesin içindi
Bu dehlizlerde seni arıyor oluşum.
Bulup kaybetmek için kaç gece gaz lambalarında tükendim
Çöl serinliğindeki kulübemde.,
Akrep alev alev beni beklerken
Bağımın bütün ağaçlarını kestim.,
Yıldızları daha iyi izlemek için
Su birikintilerinde yoruldum gözlerimi.
Son kalan yaşlı ağacıma adadım bütün sulaklığımı
Sen gelirsin diye yolları kapatmışım
Gökten gelecek işaretlere.,
Solmayan sadece avucumdaki göz yaşlarımdan baktım
Senin rengini kuruyan.
Posta arabaları kaç aydır boş dönüyor savaşçılara.
Bekleyenime kavuşan yokluğum
Korkunun ellerinde cesareti okşuyor.
Bilmeni isterdim ki
Bir kentten kaçışın bedelini
Karanlıklarda fışkıran beyaz coğrafya
Dumandan kalan tarih olup kendine ödemek;
Gökyüzüne bir daha bakmaya cesaretin kalmaması
Ve bu ıssızlıkta kayboluşa oynamaktan öte değildir.
Ama sen gelip gidersin diye
Bütün oklarımı defterlerimde sakladım.
Seni yolcu ederken tekrar zırhımı giyeceğime and içtim.
Yeter ki sen gel
Ve seni göndereyim ölüm rüyalarımda açan şafağıma.
Gelmiyorsun diye
Son sesini söyleyen ağaç
Kırık gövdesinde yeniden yaprak açtı.
Yıllardır gelenim yok götürmek için.
Sen belki gelmiyorsun diye
Andım, belimi büküp
Gözlerimi bu çorak toprağa ekti.
Şimdi neyi sulasam
Duman çıkıyor dallarından.
Ateş ve yangın eskisi gibi sakalımı ıslatmıyor
Biten bir savaşın başlangıcında.