BEŞŞÂR B. BURD Görmeden Görmek — Bir Şair Portresi

Şair: Beşşar bin Burd

Ey insanlar! Kulağım şu kabileden birine âşıktır
Bazen kulak gözden önce âşık olur
Bana, “gözlerini görmüyoruz senin” dediler; onlara dedim ki:
Kulak da göz gibidir. Kalbe, olan şeyleri gösterir.

Beşşâr b. Burd


Beşşâr b. Burd

Ey Kavmim, Kulağım Âşıktır

1

وَذاتُ دَلٍّ كَأَنَّ البَدرَ صُورَتُها
باتَت تُغَنّي عَميدَ القَلبِ سَكرانا

Naz ve işvesiyle bir kadın; yüzü sanki dolunayın sureti,
gece boyunca şarkı söyledi; gönlü aşkın sarhoş ettiği bir adam için.

2

إِنَّ العُيونَ الَّتي في طَرفِها حَوَرٌ
قَتَلنَنا ثُمَّ لَم يُحيينَ قَتلانا

Gözlerinin kenarında o büyüleyici güzellik bulunan gözler
bizi öldürdü; sonra da öldürdüklerini diriltmedi.

3

فَقُلتُ أَحسَنتِ يا سُؤلي وَيا أَمَلي
فَأَسمِعيني جَزاكِ اللَهُ إِحسانا

“Güzel söyledin ey arzum, ey umudum!
Biraz daha dinlet bana; Allah seni iyilikle ödüllendirsin.”

4

يا حَبَّذا جَبَلُ الرَيّانِ مِن جَبَلٍ
وَحَبَّذا ساكِنُ الرَيّانِ مَن كانا

Ne güzel bir dağdır Reyyân Dağı;
Reyyân'da yaşayan kişi de ne güzeldir!

5

قالَت فَهَلّا فَدَتكَ النَفسُ أَحسَنَ مِن
هَذا لِمَن كانَ صَبَّ القَلبِ حَيرانا

Dedi ki: “Canım sana feda olsun,
yüreği aşk yüzünden şaşkına dönmüş biri için bundan daha güzelini söyleyemez miyim?”

6

يا قَومُ أُذني لِبَعضِ الحَيِّ عاشِقَةٌ
وَالأُذنُ تَعشَقُ قَبلَ العَينِ أَحيانا

Ey insanlar! Kulağım şu kabileden birine âşıktır;
çünkü kulak bazen gözden önce âşık olur.

7

فَقُلتُ أَحسَنتِ أَنتِ الشَمسُ طالِعَةٌ
أَضرَمتِ في القَلبِ وَالأَحشاءِ نيرانا

“Güzel söyledin! Sen doğan güneşsin;
kalbimde ve içimde ateşler yaktın.”

8

فَأَسمِعيني صَوتاً مُطرِباً هَزِجاً
يَزيدُ صَبّاً مُحِبّاً فيكِ أَشجانا

“Öyleyse bana neşeli, coşkulu bir sesle şarkı söyle;
sana âşık olan gönlümün hasretini daha da artır.”

9

يا لَيتَني كُنتُ تُفّاحاً مُفَلَّجَةً
أَو كُنتُ مِن قُضُبِ الرَيحانِ رَيحانا

Keşke dilimlenmiş bir elma olsaydım,
ya da reyhan dallarından bir reyhan olsaydım.

10

حَتّى إِذا وَجَدَت ريحي فَأَعجَبَها
وَنَحنُ في خَلوَةٍ مَثَّلتُ إِنسانا

Kokumu duyup beğensin diye,
baş başa kaldığımızda kendimi onun önüne insan biçiminde koyardım.

11

فَحَرَّكَت عودَها ثُمَّ اِنثَنَت طَرَباً
تَشدو بِهِ ثُمَّ لا تُخفيهِ كِتمانا

Udunu hareket ettirdi, sonra coşkuyla eğilip doğruldu;
onunla şarkı söylüyor, içindeki neşeyi artık gizlemiyordu.

12

أَصبَحتُ أَطوَعَ خَلقِ اللَهِ كُلِّهِمِ
لِأَكثَرِ الخَلقِ لي في الحُبِّ عِصيانا

Böylece Allah'ın yarattıkları içinde en itaatkâr insan oldum;
çünkü aşk konusunda bana en çok karşı koyan kişiye boyun eğmiştim.

13

فَقُلتُ أَطرَبتِنا يا زَينَ مَجلِسِنا
فَهاتِ إِنَّكِ بِالإِحسانِ أَولانا

“Bizi coşturdun ey meclisimizin güzeli;
haydi devam et, sen iyilik etmeye en layık olansın.”

14

لَو كُنتُ أَعلَمُ أَنَّ الحُبَّ يَقتُلُني
أَعدَدتُ لي قَبلَ أَن أَلقاكِ أَكفانا

Aşkın beni öldüreceğini bilseydim,
seninle karşılaşmadan önce kendime kefenler hazırlardım.

15

فَغَنَّتِ الشَربَ صَوتاً مُؤنِقاً رَمَلاً
يُذكي السُرورَ وَيُبكي العَينَ أَلوانا

Sonra içki arkadaşlarına öyle güzel, öyle etkileyici bir sesle şarkı söyledi ki,
çeşit çeşit sevinçler uyandırıyor, gözleri de ağlatıyordu.

16

لا يَقتُلُ اللَهُ مَن دامَت مَوَدَّتُهُ
وَاللَهُ يَقتُلُ أَهلَ الغَدرِ أَحيانا

Allah sevgisi devam eden kimseyi öldürmesin;
ama Allah bazen hainlik edenleri öldürür.

17

لا تَعذِلوني فَإِنّي مِن تَذَكُّرِها
نَشوانُ هَل يَعذِلُ الصاحونَ نَشوانا

Beni kınamayın; onu hatırlamaktan sarhoşum.
Hiç ayık insanlar bir sarhoşu kınar mı?

18

لَم أَدرِ ما وَصفُها يَقظانَ قَد عَلِمَت
وَقَد لَهَوتُ بِها في النَومِ أَحيانا

Uyanıkken onun nasıl tarif edileceğini bilemedim;
ama bazen uykumda onunla gönül eğlendirdiğimi bilirim.

19

باتَت تُناوِلُني فاهاً فَأَلثُمُهُ
جِنِّيَّةٌ زُوِّجَت في النَومِ إِنسانا

Gece boyunca bana dudaklarını uzattı, ben de onları öptüm;
sanki bir cin kızı, rüyada bir insanla evlendirilmişti.

BEŞŞÂR B. BURD

Görmeden Görmek — Bir Şair Portresi

Giriş

Beşşâr b. Burd (ö. 168/784), Emevîlerin son döneminden Abbâsîlerin ilk dönemine geçişin en önemli şairlerinden biridir. Arap şiirinin eski biçimlerini ve dilini korurken, şehirleşen ve değişen Abbâsî toplumunun yeni duyarlılıklarını şiire taşıyan “müvelled” şairlerin başında gelir. Kaynaklarda şiirlerinin sayısı 600'ün üzerinde gösterilir.

Onu yalnızca doğuştan görme engelli bir şair olarak okumak doğru değildir. Çünkü Beşşâr'ın şiirindeki asıl mesele, görme duyusunun eksikliği değil, dünyayı başka duyular ve başka bir hayal gücüyle kurmasıdır.

Bu nedenle onun şiir dünyasının merkezine şu cümle yerleştirilebilir:

“Kulak da göz gibidir.”

Bu cümle yalnızca bir aşk nüktesi değil, aynı zamanda Beşşâr'ın şiir anlayışının anahtarlarından biridir.


1. Kulağım Gözden Önce Âşık Olur

يا قومِ أُذني لبعضِ الحيِّ عاشقةٌ

والأُذنُ تَعشَقُ قبلَ العينِ أحياناً

قالوا بمَن لا تَرى تَهذي فقلتُ لهم

الأُذنُ كالعينِ تُؤتي القلبَ ما كانا

هل من دواءٍ لمَشغوفٍ بجاريةٍ

يلقى بلُقيانِها رَوحاً ورَيحانا

Şiirin üç beyitlik biçimi ve basît vezninde oluşu kaynaklarda açıkça kaydedilmiştir.

Türkçesi

Ey insanlar, kulağım şu kabileden birine âşıktır;
bazen kulak gözden önce âşık olur.

“Görmediğin birine âşıksın, saçmalıyorsun.” dediler.
Dedim ki: Kulak da göz gibidir; kalbe olanı gösterir.

Gönlünü bir genç kıza kaptırmış böyle bir âşığın,
ona kavuştuğunda huzur ve esenlik bulmasını sağlayacak bir çare var mı?

Analiz

Bu şiir seçkinin başlangıcında mutlaka bulunmalı. Çünkü üç beyitte Beşşâr'ın şiir dünyasının son derece önemli bir özelliği ortaya çıkıyor: duyuların yer değiştirmesi.

Normal aşk mantığı şöyledir:

göz → görme → beğenme → aşk.

Beşşâr ise bu sıralamayı tersine çeviriyor:

kulak → işitme → hayal → kalp → aşk.

Dolayısıyla sevgiliyi görmek zorunlu değildir. Sevgilinin sesi, sözleri veya başkasının onun hakkındaki anlatımı, kalpte bir görüntü oluşturabilir.

Şiirin asıl zekâsı ise “kulak görür” demesinde değil, “kalbe gösterir” demesindedir.

Kulak fiziksel olarak görmez. Fakat kalbin görmesini sağlar.

Burada “görmek”, fiziksel bir eylem olmaktan çıkar ve zihinsel bir tasavvur hâline gelir.

Bu nedenle şiir yalnızca aşk şiiri değildir; aynı zamanda algı üzerine kurulmuş küçük bir poetikadır.

Kaynaklarda Beşşâr'ın doğuştan görme engelli olduğu belirtilmektedir; fakat şiiri yalnızca bu biyografik durum üzerinden okumak, onun düşünsel inceliğini azaltır.


2. Aşkın Ölümle Birlikteliği

Beşşâr'ın sıkça aktarılan beyitlerinden biri:

لو كنتُ أعلمُ أنَّ الحبَّ يقتلني
أعددتُ لي قبلَ أن ألقاكِ أكفانا

Türkçesi

Bilseydim aşk beni öldürecek,
seni görmeden önce kendime kefen hazırlardım.

Bu beyit, Beşşâr'ın aşk anlayışındaki temel paradokslardan birini gösterir.

Âşık aşkın öldürücü olduğunu bilir; fakat bundan vazgeçmez.

Burada “ölüm” aşkın karşıtı değildir. Tam tersine aşkın yoğunluğunu ölçen bir araçtır.

Aşk o kadar güçlüdür ki insanı öldürebilir.

Fakat şairin tavrı:

“Öyleyse aşktan kaçayım.”

değildir.

Tam tersine:

“Öyleyse kefenimi hazırlayayım.”

Bu tavır klasik aşk şiirinin önemli damarlarından biri olan aşk uğruna ölümü kabullenme düşüncesini taşır.

Ancak Beşşâr bunu eski şiirin ağır ve trajik tonundan ziyade, kendisine özgü bir nükteyle söyler.


3. Gözler ve Öldüren Güzellik

Beşşâr'ın yine aynı aşk çevresinde dolaşan meşhur beyitlerinden biri:

إنَّ العيونَ التي في طرفِها حَوَرٌ
قتلننا ثمَّ لم يُحيينَ قتلانا

Türkçesi

Şu gözler ki bakışlarında büyüleyici bir güzellik var,
bizi öldürdüler; sonra da öldürdüklerini diriltmediler.

Burada geleneksel Arap aşk şiirinin çok önemli bir mazmunu görülür: sevgilinin gözleri öldürücüdür.

Fakat Beşşâr'ın şiirinde bu mazmun özellikle ilginç bir hâle gelir. Çünkü doğuştan görmeyen bir şair, “gözlerin öldürücü güzelliği”nden söz etmektedir.

Bu durum bize önemli bir şey gösterir:

Şairin şiirsel bilgisi yalnızca doğrudan duyusal deneyimden oluşmaz.

Görmediği bir güzelliği de şiir geleneğinden, anlatıdan, hayalden ve dilin kendisinden kurabilir.

Bu nedenle Beşşâr'ın şiirinde hayal, görmenin yerine geçen ikinci bir göz hâline gelir.


4. “Jefâ Vuddühû...” — Aşk, Ayrılık ve İnsan İlişkileri

Beşşâr'ın 86 beyitlik uzun şiirlerinden biri:

جَفا وِدُّهُ فَاِزوَرَّ أَو مَلَّ صاحِبُهُ
وَأَزرى بِهِ أَن لا يَزالَ يُعاتِبُهُ

Şiir tavîl veznindedir ve kaynaklarda 86 beyit olarak yer almaktadır.

Başlangıç anlamıyla:

Sevgisinin yüz çevirmesiyle dostu uzaklaştı yahut usandı;
onu küçülten şey ise sürekli sitem etmesiydi.

Şiir daha sonra aşk acısından dostluğa, insan ilişkilerinden hoşgörüye doğru genişler.

Örneğin:

إذا كنتَ في كلِّ الذنوبِ مُعاتباً
صديقَكَ لم تلقَ الذي لا تُعاتبُهُ

Türkçesi

Dostunu her kusurundan dolayı kınarsan,
kınamayacağın hiçbir dost bulamazsın.

Bu beyit Beşşâr'ın yalnızca aşk şairi olmadığını gösterir.

Burada şairin gözlemci tarafı ortaya çıkar.

İnsan ilişkilerinin kusursuz olmayacağını kabul eder ve dostluğu sürdürebilmenin yolunun her kusuru büyütmemekten geçtiğini söyler.

Ardından gelen:

فعش واحداً أو صِلْ أخاكَ فإنَّهُ
مُقارفُ ذنبٍ مرّةً ومُجانِبُهُ

yaklaşık olarak:

“Ya yalnız yaşa ya da kardeşinle bağını sürdür; çünkü insan bazen hata eder, bazen de o hatadan uzaklaşır.”

anlamındadır. Metnin farklı kaynaklarda küçük kelime farklılıklarıyla aktarıldığını da belirtmek gerekir.

Bu şiir Beşşâr'ın ahlâkî ve gözlemci yönünü göstermek için seçkiye alınabilir.


5. Beşşâr'ın Hiciv Şairliği

Beşşâr'ın portresini yalnızca aşk şiirleri üzerinden oluşturmak eksik kalır.

Onun en belirgin özelliklerinden biri hiciv gücüdür.

Hicivlerinde dil son derece doğrudan, sert ve zaman zaman acımasızdır.

Burada Beşşâr'ın yaşadığı çağın değişimi önemlidir.

Eski Arap şiirinde şair çoğu zaman:

  • kabilesiyle,
  • savaşla,
  • çölle,
  • soyla

ilişkili bir kimlik taşırken;

Abbâsî döneminde şair artık daha çok:

  • şehirle,
  • sarayla,
  • para ile,
  • entelektüel çevrelerle,
  • rakip şairlerle

ilişki içindedir.

Beşşâr bu değişimin önemli temsilcilerindendir.

Bu nedenle onun hicvi yalnızca bir “kötüleme sanatı” değil, yeni şehirli şiir kişiliğinin ortaya çıkışıdır.


6. Beşşâr ve Şairlik Bilinci

Beşşâr'ın şiirinde şairin kendisi de önemli bir figürdür.

O, şiiri yalnızca duygularını ifade etmek için kullanmaz; şiir söyleme kudretinin farkındadır.

Bu nedenle fahriye şiirleri ayrıca önemlidir.

Burada klasik Arap şiirindeki “kendini övme” geleneği devam eder; ancak Beşşâr'da şairin kendisine ilişkin bilinci daha modern bir görüntü kazanır.

Artık:

“Benim kabilem güçlüdür.”

yerine giderek:

“Benim şiirim güçlüdür.”

diyen bir şair ortaya çıkar.

Bu dönüşüm, Beşşâr'ın Abbâsî şiirindeki tarihsel önemini anlamak açısından değerlidir.


7. Şair, Saray ve İktidar

Beşşâr'ın şiirinin bir başka önemli alanı medih, yani övgüdür.

Şairin hükümdarları ve ileri gelenleri övmesi, klasik şiirin geleneksel özelliklerinden biridir.

Fakat burada şiir ile iktidar arasında yeni bir ilişki ortaya çıkar:

Şair → şiir → övgü → hükümdar → ödül

Şiir artık yalnızca estetik bir faaliyet değildir; aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir ilişki biçimidir.

Bu nedenle Beşşâr'ın medih şiirleri, onun kişiliğini anlamanın yanında Abbâsî döneminde şairin toplumdaki konumunu anlamak için de önemlidir.


8. Şarap, Musiki ve Şehir

Beşşâr'ın şiir dünyasında aşkın yanında şarap, eğlence, musiki ve meclis de bulunur.

Bu özellik, onun şiirini eski bedevî şiirinden ayıran önemli unsurlardan biridir.

Burada yeni bir şehir kültürü ortaya çıkar:

kadın + şarap + musiki + meclis + şiir.

Şiir artık çölün sessizliğinden sarayın, konağın ve şehir meclisinin seslerine doğru hareket etmektedir.

Bu nedenle Beşşâr'ı Abbâsî şiirinin erken dönemindeki şehirleşme ve dünyevîleşme sürecinin önemli temsilcilerinden biri olarak okumak mümkündür.


9. Sesin Şairi

Bence Beşşâr dosyasının en önemli kavramlarından biri “ses” olmalı.

Çünkü “Kulağım âşıktır” şiiri yalnızca görme engeliyle ilgili değildir.

Beşşâr'ın şiirinde ses:

duyulan → zihinde görüntüye dönüşen → kalbe ulaşan → aşk doğuran

bir güçtür.

Bu bakımdan:

“Kulak da göz gibidir.”

cümlesi onun şiir poetikasının bir özeti gibi okunabilir.

Şair, görsel dünyanın dışında başka bir estetik dünya kurar.

Bu dünyada:

ses görüntüdür.
söz güzelliktir.
işitmek görmektir.
hayal etmek yaşamaktır.

Bu yüzden Beşşâr'ın şiirini yalnızca “kör bir şairin şiiri” olarak adlandırmak yerine, duyular arasındaki sınırları ortadan kaldıran bir şiir olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.


10. Beşşâr'ın Trajik Sonu

Beşşâr'ın hayatı da Abbâsî döneminin siyasi ve kültürel gerilimlerinden bağımsız değildir.

96/714 yılında doğduğu, 168/784 yılında öldüğü ve hayatının son döneminde ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldığı genel biyografik kaynaklarda aktarılır.

Ancak burada dikkatli olmak gerekir. Beşşâr'ın sonuyla ilgili rivayetler ve özellikle kendisine yöneltilen suçlamaların niteliği, sonraki kaynakların aktarımlarına dayanır. Bu nedenle biyografik anlatıyı kesin tarihsel gerçeklik gibi sunmamak daha doğru olur.

Şairin hayatının sonu, onun şiirindeki özgür ve saldırgan dil düşünüldüğünde ayrıca anlam kazanır.

Beşşâr:

  • hicveder,
  • alay eder,
  • övgüde bulunur,
  • aşkı açıkça anlatır,
  • şehir hayatını şiire taşır,
  • kendisini öne çıkarır.

Bu nedenle onun şiir kişiliğinde dilsel özgürlük önemli bir yer tutar.


Beşşâr'ın Şiir Dünyasının Anahtarları

Beşşâr'ı Şiir Antolojim'de tanıtırken onu şu altı kavram üzerinden okumayı öneriyorum:

1. Kulak

Görmenin alternatifi.

2. Ses

Güzelliğin taşıyıcısı.

3. Hayal

Görülmeyeni görünür kılan güç.

4. Aşk

Duyudan başlayıp kalpte tamamlanan deneyim.

5. Hiciv

Şairin topluma ve rakiplerine karşı dili.

6. Şairlik

Kendi yeteneğinin farkında olan bireysel sanatçı.

Bütün bunlar birleştiğinde Beşşâr'ın şiiri, eski Arap şiirinden Abbâsî şiirine geçişte önemli bir eşik hâline gelir.

Sonuç: Beşşâr'ı neden bugün okumalıyız?

Beşşâr b. Burd'u yalnızca “Abbâsî döneminin önemli şairlerinden biri” olduğu için okumak yeterli değil.

Onu bugün ilginç kılan şey, algının sınırlarını sorgulayan bir şair olmasıdır.

Bin üç yüz yıl önce:

“Kulak da göz gibidir.”

diyebilen bir şair, aslında bugün bile geçerli olan bir şeyi söylüyor:

İnsan yalnızca gözleriyle görmez.

Bir insanı sesiyle tanıyabiliriz.

Bir kitabı okumadan önce anlatılanlardan zihnimizde kurabiliriz.

Bir şehri görmeden sevebiliriz.

Bir insanı hiç görmeden özleyebiliriz.

Ve nihayet, görmeden âşık olabiliriz.

Beşşâr'ın küçük şiirini büyük yapan da tam olarak budur.

Göz dışarıyı görür; kulak içeriye taşır.
Ama asıl gören kalptir.

Bu nedenle Beşşâr dosyasının başlığı olarak **“Görmeden Görmek”**i, alt başlık olarak da **“Beşşâr b. Burd'un Şiir Dünyasına Bir Seçki”**yi özellikle uygun buluyorum.

Yayınlanma: 04.06.2023