Açılup bir dem bu bâğ-ı dil bahâr olmaz mı hìç
Nahl-i ümìdümde ya Rab berg ü bâr olmaz mı hìç
Sormaduk eslâfa bâzâr-ı sühanda her zamân
Elde ser-mâye żarardan başka kâr olmaz mı hìç
Dilde oldukça hayâlüñ dìde eşk-efşân olur
Nahl-i nâzum bâğ olur da âb-yâr olmaz mı hìç
Sìnede nâr-ı tahassürdendür âh-ı âteşìn
Hâne sûzân olsa dûd-ı pür-şerâr olmaz mı hìç
Kaddini teşbìh iden şimşâda taksìr eylemiş
Tuysa dil-dâr artırup kâmet-çenâr olmaz mı hìç
Her ne dem âh eylesem dilden hurûş eyler sirişk
Rûz-gâr esdükçe deryâ mevc-dâr olmaz mı hìç
Mûmiyânuñda nedür sordum zarìfâne kemer
Genc olan yerde didi ol şûh mâr olmaz mı hìç
Ağlarum cânâ hayâl-i perçemüñle dem-be-dem
Dìde dûd-âlûd olur da eşk-bâr olmaz mı hìç
Gûş idüp gül-şende sûzişli figân-ı Râşidi
Bülbülinden gonce ey gül serm-şâr olmaz mı hìç
İbrâhim Râşid Efendi