Sorular Tıpadır Deliklere

Başımda sorular var.
saç diplerime kadar sinmiş.
Bit, kir ve kepek yerine soru…
(?) işaretin kıvrımlarına anlamlar yükleyip
okyanuslara salıyorum düşüncelerimi
ve annemden her şeyi bekliyorum
Otur,ayıkla..olabilirdi ama
duvarlar ören ustalara sonsuz saygımla
vurmak geliyor soruları, duvarlara…
Vurdukça saatler uyanıyorum,
geçmiş zamanın yorgunluğu ve insanların
yorgun tenlerine yapışan hazımsız kokuları
kendime yük bilip de…
Soru işaretlerine yüklediğim anlamlarn benzerini
içki şişelerine yüklüyorum…
Kadına benzetmek mümkündü…
Yalnız
bu şişelerin deliği işe yarardı!..
Peki ya kadınlarım, düşte kalan?..
Anlayışı çok geciken, çözümleri sunulunca ellerine
kaçışan kadınlarım..
tıpası içine kaçmış şişeler gibi kaldıysam gürültüsüz
deliklerimi yoklayıpta her yaklaşmada ateşler buluyorsam
soru işaretlerimi sonsuza kadar uzatacaksam, hayata dair
ölmedim, daha erken gitmek için…
Şişeleri şişe dizmek gibidir terk
devam cesaretini bulamayıpta, yorgun düşmek…
eksik olmayan deliklere bir yenisini ekleyince
giren-çıkan soruların azmettiriciliği ağır gelir
ve şiş batar durmadan etime…
yaşamak neleri öğretiyor?
buluyoruz böylece
ölürken nasıl yaşanabileceğini…

Muharrem Özcan

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.