Küçük, muttarid, muhteriz darbeler
Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz
Olur dem-be-dem nevha-ger, nağme-sâz
Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler!..
Sokaklarda seylâbeler ağlaşır,
Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır.
Bulutlar karardıkça, zerrâta bir
Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir;
Bürür bir soğuk gölge etrâfı hep,
Nümâyân olur gündüzün nısf-ı şeb.
Söner şimdi, manzûr olurken demin
Heyûlâsı karşımda bir âlemin
Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere,
Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.
Geçer boş sokaktan, hayâlet gibi
Şitâbân ü pûşîde-ser bir sabî.
O dem leyl-i yâdımda, solgun, tebâh;
Sürür bir kadın bir ridâ-yı siyâh.
Saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek!-
Susarlar. Uzaktan ulur bir köpek.
Öter gûş-i rûhumda boş bir enîn,
Boğuk bir tezâd-ı sükûn u tanîn:
Küçük, pür-heves, gevherîn katreler
Sokaklarda, damlarda pür-ihtizâz
Olur muttasıl nevha-ger, nağme-sâz…
Sokaklarda, damlarda pür-ihtizâz
Küçük, pür-heves, gevherîn katreler…