Ben ne anlatayım bak sine sine burada dert var. Binlerce yakıcı kıvılcım ve soğuk ah var burada Bak, kafeste her ormandan bir aslan! Beluç, Kürt, Lor, Türk ve Gilek burada...
Bahar geldi ama gül ve nesrin de getirmedi. Nesim rüzgarı Ferverdin’in kokusunu getirmedi. Martı geldi ama gülden de yok bir haber. Neden yoldaş değil martılarla güller?...
Kimse bilmez o rananın beni nasıl değiştirdiğini O rana ki anbean suya ve ateşe atmaktadır beni Sevgilinin kimyasının ümidi daim var toprağımda Eğer yüz kere eritse de beni yine dönüşmem altına...