Fazıl Hüsnü Dağlarca

Şair

23 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey'in oğludur. İlköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, ortaöğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde 1933 yılında tamamladı. Aile, Ataç, Çağrı, Devrim, İnkılapçı Gençlik, Kültür Haftası, Türkçe, Türk Dili, Türk Yurdu, Varlık, Vatan, Yeditepe, Yücel, Yenilik, Yön, gibi dergi ve gazetelerde şiirlerini yayımladı. 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da 'Kitap' kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Ocak 1960-Temmuz 1964 yılları arasında dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan 'Yavaşlayan Ömür' adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından 'En iyi Türk Şairi' seçilmişti. Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyesiydi. Dil Devrimine ilişkin düşüncelerini Türk Dil Kurumu Koçaklaması'nda şöyle dile getirmiştir: 'Türk Dil Kurumunu kurarken/ Mustafa Kemal’in/ Tek mutsuzluğu vardı/ Türkçeyi sevdiğini/ Daha Türkçe söyleyememek/ Kimilerinin/ Şimdi/ Tek mutluluğu var/ Türkçeyi sevdiklerini/ Daha Osmanlıca söylemek....' Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.” Türkçeye bakışını ise 'Türkçem, benim ses bayrağım' diyerek Türkçe Katında Yaşamak adlı şiirinde sergilemiştir. 'Türk şiirinin büyük şairi' olarak tanımlanan Dağlarca, 94 yaşında zatürre tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy'de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi'ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi'ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunmuştu. 20 Ekim 2008'de Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Havaya Çizilen Dünya (1935) - Çocuk ve Allah (1940) - Daha (1943) - Çakırın Destanı (1945) - Taşdevri (1945) - Üç Şehitler Destanı (1949) - Toprak Ana (1950) - Aç Yazı (1951) - İstiklâl Savaşı-Samsun'dan Ankara'ya (1951) - İstiklâl Savaşı-İnönüler (1951) - Sivaslı Karınca (1951) - İstanbul- Fetih Destanı (1953) - Anıtkabir (1953) - Asu (1955) - Delice Böcek (1957) - Batı Acısı (1958) - Hoo'lar (1960) - Özgürlük Alanı (1960) - Cezayir Türküsü (1961) - Aylam (1962) - Türk Olmak (1963) - Yedi Memetler (1964) - Çanakkale Destanı (1965) - Dışardan Gazel (1965) - Kazmalama (1965) - Yeryağ (1965) - Vietnam Savaşımız (1966) - Açıl Susam Açıl (1967) - Kubilay Destanı (1968) - Haydi (1968) - 19 Mayıs Destanı (1969) - Hiroşima (1970) - Malazgirt Ululaması (1971) - Kuş Ayak (1971) - Haliç (1972) - Kınalı Kuzu Ağıdı (1972) - Bağımsızlık Savaşı-Sakarya Kıyıları (1973) - Bağımsızlık Savaşı-30 Ağustos (1973) - Bağımsızlık Savaşı-İzmir Yollarında (1973) - Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973) - Arka Üstü (1974) - Yeryüzü Çocukları (1974) - Yanık Çocuklar Koçaklaması (1976) - Horoz (1977) - Hollandalı Dörtlükler (1977) - Balinayla Mandalina (1977) - Yazıları Seven ayı (1978) - Göz Masalı (1979) - Yaramaz Sözcükler (1979) - Çukurova Koçaklaması (1979) - Şeker Yiyen Resimler (1980) - Cinoğlan (1981) - Hin ile Hincik (1981) - Güneş Doğduran (1981) - Çıplak (1981) - Yunus Emre'de Olmak (1981) - Nötron Bombası (1981) - Koşan Ayılar Ülkesi (1982) - Dişiboy (1985) - İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985) - Takma Yaşamalar Çağı (1986) - Uzaklarla Giyinmek (1990) - Dildeki Bilgisayar (1992) - İçimdeki Şiir Hayvanı (2007) - Mustafa Kemal'in Kağnısı - Yavaşlayan Ömür - Ödülleri - 1946 Cumhuriyet Halk Partisi Şiir Yarışması Üçüncülük - 1956 Yeditepe Şiir Armağanı - 1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü 1966 Türkiye Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Armağanı 1967 International Poetry Forum Yaşayan En İyi Türk Şairi (ABD) - 1973 Arkın Çocuk Edebiyatı Üstün Onur Ödülü 1974 Struga 13. (XIII) Şiir Festivali Altın Çelenk Ödülü (Yugoslavya) - 1974 Milliyet Sanat Dergisi Yılın Sanatçısı - 1977 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü - 2005 Vehbi Koç Ödülü - 2008 Kültür Sanat Hizmet Ödülü

Şairin Şiirleri

Adına Kızan
Dedi ki kuşkonmaz
Düşte kımıldar gibi
Çok kızıyorum
Adımı böyle koyanlara ben...
Ağır Hasta
Üfleme bana anneciğim korkuyorum
Dua edip edip, geceleri.
Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri....
Akdeniz Şiirleri
Dalarım engine
Ki yaşadığım
Anıladığımdır.
Roma'yla Kartaca'nın arasında...
Bilmediğim ölüler içinde
Bilmediğim ölüler içinde yası
Mezartaşı olmayanın mezartaşıyım
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Bu Eller miydi?
Bu eller miydi masallar arasından
Rüyalara uzattığım bu eller miydi.
Arzu dolu, yaşamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan....
Çocuk ve Allah
ÇOCUĞUMA SÖYLEDİĞİM HERHANGİ BİR AKŞAM SERENADI
Sana büyük bir mezar hazırlayacağım,
Benden ve ölümden sonra.
Ve oradan efsaneler vereceksin,...
ÇOĞUNLUKTA YANKILAR
Sevgi nasıl belli olur
Öperken mi?
Hayır
Evlenirken mi?...
Destan Önü
İşte zamanın karanlığı, gece gibi,
Geçer bir gölge komadan.
İşte Tanrı nefesli sahiller,
İşte Bizans kopmuş Romadan....
Dört Yapraklı Çiçek
Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Oynamamız bundandır.
Kara toprakla binlerce yıl....
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA: YETER, SORMA ARTIK. BOŞVER EDEBİYATI.
Her gün 3 yaşında bir çocuk gördüm mü yanındaki anneyi annem sanıyorum. Çocuğ...
SÖYLEŞİ
'Yarısı şiir olan bir yaratığım ben'
Murat Tokay...
Geçen Şey
Kocaman yıldızlar altında ufacık dünyamız,
Ve minnacık bir ``hane'':
Kokar kır çiçekleri gün ağarmadan,
Anısız, uykusuz,...
Gönlümün İntihar Arzusu
Yaprak kokularında akşamı duyuyorum
Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak.
Yaprak kokularında akşamı duyuyorum
Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak....
Gün Ağarırken
Öyle seviştiler ki
Kadın erkekte kaldı
Erkek
Kadında...
Güneş Öğretmen
Güneş öğretmen
Sevdirir kendisini çok
Ona döner bitkilerin hepsi
Yoksa o...
Hasret
Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,
Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:
Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye...
Hasret
Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,
Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:
Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye...
Havaya Çizilen Dünya
Yalnızlık, sabahların yaşadığı yalnızlık;
Suların içindeki ışıklar kadar ılık.
Hüzün, o mısralardan dudakta kalan hüzün;
İkindi üstlerinde aydınlığı gündüzün....
İçre
Çocuğum geceleri hatıran
Tamamlar yarım kalmış masallarımı.
Renk içinde mevsimler hatırlarım,
Mevsimler ki okşar dallarımı....
Kitaplar Arasında Çiçekler
Bıraktın bir hatıralar yığınında beni de yavrum;
Ki sevgim verdi sana bir koku gibi bütün dünyasını.
Ve ben bu sabah vaktinde iyice hissediyorum,
Bir kitap arasına bırakılmış çiçeklerin yasını....
Kocaman Bolu
Kuşlarda ses yellerde ses, dağda ses,
Bir türküdür aramızda akan şey.
Toprakların birliğini demez mi
Ayvaların sarılığı kardeşim?...
Küçükken annemin üstümü örtüp gittiği gecelerde sözcükler gelirdi bana.
1914 yılında doğan Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 1933'te yayınlanan ilk şiiri:
YAVAŞLAYAN ÖMÜR
Hasretim içerimde bana bir kefen taşır,
Sarar bir bahar gibi seni ipek kumaşlar....
Nereye
Nereye sevdiğim benim, inandığım nereye,
Rüyaların yarasalar gibi uçuştuğu geceler içinden.
Dalgınlığımla hareketlerini seçemiyorum,
Varlığının altın kafiyesini arıyorken ben....
Yarı Aydınlıklar Ki Sahipsiz
Yarı aydınlıklar ki sahipsiz
Ve mavi serçeler sabahtan erken.
Çocuğum şarkı söyle sokaklarda
Sesin güzelliğini kaybetmeden....