Celal Sılay

Şair

5 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Şair, denemeci ve öykü yazarı. Bursa'da doğdu. Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nin ilk ve orta bölümlerini bitirdi. İstanbul'da Hayriye Lisesi'nde ve İstiklâl Lisesi'nde öğrenimini sürdürdü. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nde okudu. 1940-1951 arasında Vatan, Tasvir-i Efkâr, Her Hafta, Her Gün ve Ticaret Postası gazetelerinde çalıştı. 1952-1955 arasında Yeni Memleket gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 1957-1958'de Yeni Gazete'de ve 1959-1960'ta da Her Gün gazetesinde Ahmed Selâmi Sel takma adıyla köşe yazıları yazdı. 1944'te dört sayı boyunca İşte ve 1956-1957 yıllarında da on beş sayı boyunca Esi dergilerini yönetti. 1952-1956 arasında toplam otuz sayı olarak çıkan Doğu ve Batı ile 1963-1971 arasında toplam yüz beş sayısıyla okuyucuyla buluşan Yeni İnsan dergilerini o kurdu. Ayrıca Yeni İnsan Yayınları'nın da kurucusudur. Ahmed Selâmi Sel şairin 1957-1958'de Yeni Gazete'de ve 1959-1960'ta da Her Gün gazetesinde köşe yazıları yazarken kullandığı takma adıdır. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Çöl Yolcuları (1934) - Dört Kapı (1934) - Lâcivert Işıklar (1934) - Ebedi Renkler (1936) - Mısralar (1937) - Merhamet Şiirleri 1939-1943 (1943) - Acaba (1945) - Sonra? (1946) - Boşlukta Duran Taş (1948) - Zaman ile Yarış (1956) - Adamca (1959) - Doğa (1965) - Aşk Dialektiği (1967) - Şimdi Geldin Şimdi Gittin (1968) - Küpe Destanı (1968) - İlişki Deyimleri (1969) - Karşın (1971) - Hüsran Filizleri: Toplu Şiirler (2000) - Ayrılamam senden(1996) - Deneme - Değinmeler (1966) - Kişi-Birey (1967) - Yorum (1968) - Söz-Eylem (1969) - Üçüncü Dönem (1969) - Öykü - Zorunla Somut (1969)

Şairin Şiirleri

Ağlasak
Hüzne giden bir hazzın içinde bulsam seni
Bana ürkek ve mahçup, dolu gözlerle baksan.
Yüzüne vuran mehtap göz yaşlarında yansa
En derin bir hüzn ile sen ağlasan ağlasan....
Başım
                         Vala Nurettin'e
Tutup saçlarından başımı
İbret pazarlarında gezdireceğim,
Boyun eğmiştir, ümit etmiştir...diye...
Küpe Destanı
ayık kafayla söz döktürmenin utancı
sarhoş kafayla türkü söyleyememenin
buluşur buluşmaz akşam edivermenin
sevinci erken gelip geç gitmelerinin...
Mavi Randevu
Mavi bir elbiseyle gelmiştin, gökyüzü maviydi.
Getirdiğin rüzgârla ev kokuyordun..
Kolun koluma değiyordu, omzun omzuma..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi.....
Sual
Zincirlerle çekiyor işçiler
Güneşi, yatağımın başına.
Ben nasıl çıkarım bu kirli yüzle
Güneşin karşısına?...