Bedri Rahmi Eyüboğlu

Şair

22 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- 1911 yılında Görele'de doğdu. Ailesinin beş çocuğundan ikincisidir. Trabzon Lisesi'nde okurken,1927'de bu okula resim öğretmeni atanan Zeki Kocamemi'nin öğrencisi oldu. Onun derslerinin etkisi ve okul müdürünün özendirmesiyle 1929'da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne (şimdi Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Burada Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı'nın öğrencisi oldu. 1930'da eğitimini bitirmeden, ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu'nun yanına Paris'e gitti. Orada André Lhote'un yanında resim çalıştı. Daha sonra evleneceği Rumen asıllı eşi Eren Eyüboğlu ile de burada tanıştı. Yurda döndükten sonra 1934'te D Grubu'nun dördüncü sergisine otuz resmi ile katıldı. İlk kişisel sergisini de aynı yıl Bükreş'te açtı. 1934'te katıldığı Akademi'nin diploma yarışmasında üçüncü oldu. Bu derece ile mezun olmak istemediği için bir yandan diploma yarışmasına yeniden hazırlanırken, bir yandan da bir süre Çerkeş demiryolu yapımında çevirmenlik yaptı, Tekel Genel Müdürlüğü'nde çalıştı.1936'daki diploma yarışmasında Hamam adlı kompozisyonuyla birinci oldu. Aynı yıl Moskova'da düzenlenen Çağdaş Türk Sanat Sergisi'ne katıldı. 1937'de Cemal Tollu'yla birlikte Akademi'nin Resim Bölümü Şefi Léopold Lévy'nin asistanı oldular. Bedri Rahmi birçok ressamın katıldığı CHP'nin kültür programı çerçevesinde resim yapmak için 1938'de Edirne'ye,1941'de de Çorum'a gitti. Bu dönem resimlerinde köy manzaraları, köy kahveleri, faytonlu yollar, iğde dalı takmış gelinler gibi Anadolu'ya özgü görünümler egemendir. 1940'lardan sonra duvar resimlerine yöneldi. İlk duvar resmini 1943'te İstanbul'da, Ortaköy'deki Lido Yüzme Havuzu için yaptı.1947'de İstanbul'da özel bir atölye ve galeri açtı. 1950'de Ankara'da sanatının o güne kadarki bütün dönemlerini kapsayan bir sergisi düzenlendi. Bedri Rahmi aynı yıl bir kez daha Paris'e gitti ve İnsan Müzesi'nde (Musée de I'homme) ilkel kavimlerin sanatını inceledi. Bu incelemeleri 'güzel'in aynı zamanda 'yararlı'da olabileceği, 'yararlı' olmanın 'güzel'in gücünü eksiltmeyeceği düşüncesine ulaşmasına yol açtı. Bu düşünce ise onun bundan sonraki sanat görüşünü tümüyle etkiledi, yönlendirdi. Bedri Rahmi 1928'de daha lise öğrencisiyken şiir yazmaya başlamıştır. Şiirlerine,1933'ten sonra Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılapçı Gençlik ve Varlık dergilerinde yer verilmiştir. 1941'den başlayarak çeşitli şiir kitapları yayımlanmıştır. Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi her türüne karşı duyduğu hayranlık, şiirlerine de yansımıştır. Halk dilinden ve şiirinden aldığı öğeleri kendine özgü bir biçimde kullanarak halk diline yaklaşma çabasını sonuna dek götürmüştür. Bu nitelikleriyle şiirleri, resimleriyle büyük bir benzerlik gösterir. Akıcı, rahat bir dille kaleme aldığı gezi ve deneme yazılarında ise sürekli gündeminde olan halk kültürü, halk sanatı konularındaki görüşlerini sergilemiştir. 21 Eylül 1975'te İstanbul'da öldü. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Yaradana Mektuplar (1941) - Karadut (1948) - Tuz (1952) - Üçü Birden (1953) - Dördü Birden (1956) - Karadut 69 (1969) - Dol Karabakır Dol (1974) - Yaşadım (1977) - Gezi ve Deneme - Cânım Anadolu (1953) - Tezek (1975) - Delifişek (1975) - Resme Başlarken (1977) - Monografi - Nazmi Ziya (1937) - Resim - Paris, 1930 - Mustafa Eyüboğlu, 1933 - Yazılı Natürmort, 1936 - Salı Pazarı, 1938 - Eren, 1940 - Nallanan Öküz, 1947 - Düşünen Adam, 1953 - Köylü Kadın (Tren-Yataklı Vagon) - Karadut Satıcısı, 1954 - Çömelmiş Köylü, 1972 - Ankara'nın Kavakları, 1973 - Mor Takkeli Hacı,1974 - Son Kahve,1975 - Anadoluhisarı - Çıplak - Ev İçi - Han, 1975 - Resim Albümü - Binbir Bedros (1977) - Karadut (1979) - Babatomiler (1979)

Şairin Şiirleri

"Karadut" şiirinin hikayesi
Karadut
Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Agaç isem dalımsın salkım saçak...
7 Tane Erik Ağacı
Boş ver kafiyelere Reyis
Boş ver şiir yazmaya evlat
Otur da doğru dürüst
7 tane erik ağacının hikayesini anlat...
Ağaç Dili
Sabah oldu.
Ağaç
Her günkü yerine
oturdu,...
Arkadaş Dökümü
Evvela dişlerimiz döküldü
Sonra saçlarımız
Arkasından birer birer arkadaşlarımız
Şu canım dünyanın orta yerinde...
Bikalem
Sen bana boş ver, erik ağacı
Çiçeğini açmaya bak.
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Çakıl
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın...
Çürümek
Her şey çürüyor canım kardeşim bu dünyadaHatıralar bile 
O hatıralar ki kafatasından muhkem bir yerde saklıdırlar 
O hatıralar ki tüyden hafif 
Gök mavisinden duru ...
Gitti Gidecek
Sevmek
Güzel meslek
Ama zor
Can dayanıyor...
Hele Bir Başlasın
Hele bir başlasın ılık yaz yağmurları, içimdeki çocuk!
Hele bir kanatlansın ufuklar,
Hele bir içini çeksin orman,
Hele bir kere güneşler yansın,...
Hüzün Geldi
Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu...
İstanbul Destanı
İstanbul deyince aklıma martı gelir.
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık, yarısı kuş.
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir,...
İstida
Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeter
Gök yüzünden benim hisseme düşeni ver
Altına dilediğim gibi ömrümü sereyim
Mendil kadar olsun tarlamı ayır...
Kağıt Gemi
Kağıttan bir gemi yaptım küçücük
Ya 5 öpücük sığar içine
Ya 10 öpücük
Kız kardeşim...
Keçiyi Yardan
keçiyi yardan uçuran
bir tutam ottur
gözümün önüne geliyor keçi
hala cıvıl cıvıl gözlerinin içi...
Korkma
Dün sabah işe giderken
      ölümü gördüm
           ölümü
Ansızın kesti yolumu...
Marifet
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali...
Nen Var Kardeşim
bir salkım üzüm bir bardak şaraba
ne kadar benzerse
bir nefes tütün bir demet yaprağa
ne kadar benzerse...
Ölüme Dair
Ölümü zararsız bir mahlûk haline getirmek istediler
………………………………Göz yaşını icat ettiler.
Kimisi tuzunu az buldu kimisi çok,
………………………………Velhasıl beğenmediler....
Sana Büyük Şehirlerden Bahsedeceğim
sana büyük şehirlerden bahsedeceğim.
en büyük camiler orada kurulur,
en küçük mezarlar orada kazılır
en kara yazılar orda dizilir....
Sevgi Üstüne
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lâmba tutulmuş...
Türküler Dolusu
Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var...
Üç Dil
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin...