Ahmet Güntan

Şair

10 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- İzmir'de dünyaya gelen şair İlköğrenimini İzmir Güzelyalı Müdafa-i Hukuk İlkokulu’nda, ortaöğrenimini ise İzmir Bornova Maarif Koleji’nde tamamladı. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. 1977 yılında Birikim dergisinde ilk şiirleri yayınlandı. Güntan, aynı yıllarda Yeni İnsan dergisinde ise müzik yazıları yazıyordu. İlk kitabı İlk Kan’ın 1984 senesinde çıkışıyla adını duyurdu. 1989 yılında 200 adet basılan kitabı Köpüklü Bir Kan, Bir Duman’ı kitabevlerinde satılması yerine okurlara postalamayı tercih etti. 1990'da ise Lale Müldür'le birlikte Voyıcır 2 isimli kitabı yayınladılar. 1995'te şiir kitabı Romeo ve Romeo. çıktı. 1997 yılında, Haldun Bayrı'nın İki Şahit ve Diğerleri kitabında bir okuma notu yer aldı. Roza Hakmen'in çevirdiği Don Quijote ve Kayıp Zamanın İzinde kitaplarındaki şiirleri çevirdi. 1999'da şiir kitabı İkili Tekrar., 2003'te deneme kitabı Esrârîler., 2005'te şiir kitabı Mahkeme Kitap., 2005 yılında yeni bir şiir için Parçalı Ham Manifesto ve 2006'da düzyazılarını topladığı İyot yayımlandı. Efe Murat Balıkçıoğlu ile şiir fanzini Cehd’i (2006) , Ömer Şişman'la haftalık şiir dergisi Mahfil’i (2008) çıkardı. Bob Dylan'ın Mr. Tambourine Man şarkısına Müslüm Gürses için Hayat Berbat adıyla Türkçe söz yazdı (2006) . Mustafa Irgat'ın yayımlanmamış şiirlerini Sonu Zor (2011) isimli kitapta bir araya getirdi. 160. Kilometre yayınlarının kurucularından biridir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - İlk Kan (1984) - Köpüklü Bir Kan, Bir Duman (1989) - Voyıcır 2 (Lale Müldür ile birlikte, 1990) - Romeo ve Romeo. (1995) İlk Kan (İlk Kan ve Köpüklü Bir Kan, Bir Duman’ın birlikte basımı, 1998) - İkili Tekrar. (1999) - Mahkeme Kitap. (2005) - Toplu Şiirler. (2008) - Parçalı Ham. (2011) - Deneme - Esrârîler. (2003) - İyot. (2006) - şiirgeldikelimedeboğuldu. (160. Kilometre, 2011) - Şiir Manifestosu - Parçalı Ham Manifesto. (2005) (Kitap-lık Dergisi Eylül-Ekim-Kasım 2005)

Şairin Şiirleri

aklımın buzulları
susarlar,
sustular mı konuşmazlar bir daha,
ses, yırtıcı bir hayvan olur, dağından iner,
vurur pençesini üzerlerine. o yüzden...
B'ekliyorum gün-be-gün..
Bana esintini yolluyorsun ara ara. Hoş, uzaktan hoş geliyor ya sesin soluğun.
Tıpkı balından koparılmış arıyı şekerle kandırmak gibi birşey bu.
Bu..bu yetmez bana; daha çok konuşmak istiyorum oysa seninle. Kendi iklimimde...
amansız kasırganın şiddetinden öfke nöbetleri tutar oldum; sıramı salacağım g......
beyaz peugeot
güneşin altında radyo dinleyen çocuk
sen bu dünyaya mı aitsin
hayatın nasıl olduğu değil kimlerle olduğu
önemli dersin...
çöl hattı
birisi gelse,
birisi gelse,
beni olduğum gibi sevse.
evet, ben çölde her şeyi üç defa tekrar edenim....
Güzel Ayrılık
Hani bir dal vardır, gövdeden çıkan,
sonra bir dal daha o daldan çıkan,
sonra bir dal daha, bir dal daha,
en son dalda güzel palamut duruyor....
Güzel İkizler
Güzel ikizim, ne kadar acayip değil mi,
bu kadar saf bir insanın yorgun görünmesi,
iyi bir kalbin alıp başını gitmesi,
ne acayip, evet, çok acayip....
İlk Kan
Deniz kıyısında koşuyordum
Birden ormanın içine girdiğimi farkettim
Şimşek çaktı, gök gürledi, yağmur başladı
Ormanda yapayalnızdım...
Ölüm Ülkesinde Aşk
Gece bir karşı varlıktı karanlığıma
Gece tanımsız bir bütünlük
Senin hayatını düşündüm
Sevmek sevgilinin suretini bürünmektir biraz da...
Ormanların Gümbürtüsü
Artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibi
kayıtsızım
Yolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdüm
Amacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için de...
Rüya
çok basit bir şey arıyor: senin beni aramanı,
itirazım yok, sürdürecek bana itirazını,
senin aradığın gibi aramıyorum, ben, seni,
aradığım, beni, istediğim şekilde arıyor....