21
ben o şaire benzemem, onun tarzı başka bence
boyalı güzel görmesin, kaleme sarılır hemen
gökkubbeyi bile alıp şiirine koyar süs diye
güzel olan ne varsa sayar döker, güzelini anlatırken
bayılır, aklına gelen her benzetmeyi kullanmaya
güneşle ay, karalarla denizlerdeki değerli hazineler
nisanda ilk açan çiçekler, ender bulunan ne varsa
şu koca yuvarlağı donatan her güzellik şiirine girer
ama ben, aşkımda da şiirimde de ayrılamam doğrudan
yine de, inan olsun, benim sevdiğim de güzellikte
aşağı kalmaz cihandaki hiçbir ananın yavrusundan
gökkubbedeki altın mumlar kadar parlak değilse de
ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun
satacak malım yok ki benim, övgüye gerek olsun
29
kaderin ve insanların gözünden düştüğümde
oturup ağladığımda kimsesiz halime tek başıma
boş feryatlarımla haykırdığımda sağır göklere
kendi halime bakarak yandığımda alınyazıma
özenip ümitten yana benden zengin olan birine
ona benzeseydim dediğimde, dostlarım olsaydı onun gibi
falanın hünerine heveslendiğimde, filanın bilgisine
en çok ne varsa bende, en az onu istediğimde sanki
bir yandan, böyle düşünüyorum diye küçümserken kendimi
sen geliverirsin aklıma ve tüm varlığın o anda
şafakta, somurtkan topraktan yükselen tarla kuşu gibi
ilahiler söylemeye başlar tanrı katı eşiğinde
senin tatlı aşkınla öyle bir servete kavuşurum ki
kim ne derse desin, krallarla değişmem yerimi
66
bezdim hepsinden, ölüm gelse de huzur getirse
hangisini saysam: haklının hakkı hiç verilmez
allı pullu giysi düşer, beş para etmez serseriye
en güvendiğin adam seni aldatmaktan çekinmez
ona buna hayasızca yaldızlı paye dağıtılır
tertemiz genç kıza hoyratça damga vurulur
sarsak yönetimce becerikli insan engellenir
kusursuz adını hak etmişe haksızca leke sürülür
eğitimin, bilginin dili bağlanır yetkili kişilerce
bilgiç geçinen şarlatanlar yönetir bilgili adamı
iyilik kıskıvrak kul köle edilir kötülüğe
doğru sözlü kişinin aptala çıkartılır adı
bezdim işte bunlardan ve hiç durmam bana kalsa
ölmek, sevdiğimi yalnız bırakıp gitmek olmasa
130
güneşe filan benzemez benim sevdiğimin gözleri
dudaklarının rengi hiç kalır mercan kızılı yanında
kar beyazsa eğer, boz renk olmalı onun göğüsleri
tel tel denirse saçlara, kara teller biter başında
nice güller gördüm ben, pembeli, allı beyazlı
ama onun yanaklarında eser yok bence bunlardan
bildiğim kokuların çoğu herhalde daha hoş olmalı
sevdiğime yaklaştığımda, yüzüme vuran soluğundan
bayılırım dinlemeye o konuşurken ama, bilirim
çok daha güzel gelir aslında müziğin sesi kulağa
doğrusu tanrıçalar nasıl yürür, görmüş değilim
ama sevdiğim yürürken basbayağı basıyor toprağa
yine de, tanrı hakkı için, çok güzel o, bana kalırsa
olmayacak yakıştırmalarla donanan kadınlara kıyasla
William Shakespeare