Sevgilisi dilediği gibi hükmeden bir âşıktır o
Sevgilisi dilediği gibi hükmeden bir âşıktır o;
Sonunda payına düşen, ondan gelen uzun bir ayrılık olmuştur.
Aşkı tertemiz olan da terk edilmiştir, ona düşkün olan da;
Yakınlığı yasaklanan da, suçsuz olan da azarlanmıştır.
Ümitlerin yalan oluşu, ancak aşkın doğruluğuna bağlıdır;
Çünkü hayatın berraklaştığı yerde bile türlü belâlar gizlidir.
Ey güzelliğin yıldızı! Gözlerimde senin batışın vardır;
Kaburgalarımın içinde ise çarpıntın ve ateşin yanar.
Hiç mi acımazsın, dertlerle zincire vurulmuş şu kişiye?
Oysa onun gözyaşları ve aşk sözleri bile sana merhamet ettirmişti.
Öyle bir şaşkın âşıktır ki kulağı senin sözlerini özler;
O sözler sitem olsa bile, onun içinde savaşlar çıkarır.
Öylesine ister ki hasretten eriyip yok olmayı;
Belki de onu ziyarete gelenler arasında eriten kişi yine sen olursun.
Ne zaman seni görmek için baksa, gözlerini perdeleyen şey;
İçinde şaşkına dönmüş, dökülüp duran gözyaşıdır.
Hayaline ulaşmak için uykuya yattığında,
Uykusuzluk ve inilti onu hayalinden bile kovar.
Gündüzleri gözyaşı sana karşı onun düşmanıdır;
Geceleri uykusuzluk, sözleri üzerine nöbet tutan bekçisidir.
Ne zaman kurtulacaktır? Etrafındakiler onun bir parçası olmuşken;
Ne zaman iyileşecektir? Hastalığının hekimi yine onun derdi iken?
Eğer gönlüme unutmayı fısıldayan bir şeytan uğrarsa;
Özlemimin yıldızı onu hemen bulunduğu yerde vurur.
Kim bana onu yeniden tatlı gösterebilir, kusursuzluğu kalmamışken?
Öyle ki parlak ayın güzellikleri bile onun kusurları yanında kusur sayılır.
Peçenin altında kalan güzelliği iffetle korunmuştur;
Göz kapaklarının arasındaki bakışı ise yağmacıdır, şüphe uyandırır.
İbn Sahl el-Endelüsî
Birkaç beyitte özellikle klasik Arap şiirinin ince mazmunları var:
• "صَبٌّ تَحَكَّمَ كَيفَ شاءَ حَبيبُهُ": Âşık, sevgilinin karşısında öznesini kaybetmiştir. Sevgili artık sevilen değil, âşığın bütün varlığını yöneten bir hükümdardır.
• "مَصفي الهوى مهجوره وحريصه...": Çok çarpıcı bir paradoks vardır: Aşkı en temiz olan da, en çok bağlı olan da cezalandırılır. Yani aşkın adaleti yoktur.
• "الدَمعُ فيكَ مَعَ النَهارِ خَصيمُهُ / والسُهدُ فيكَ مَعَ الكَلامِ رَقيبُهُ": Gündüz gözyaşı, gece uykusuzluk âşığın iki bekçisine dönüşür. Sevgili artık dışarıdaki biri değil, zamanın her anını işgal eden bir varlıktır.
• Son beyitlerde sevgilinin hem masum hem tehlikeli oluşu anlatılır: Peçenin altındaki güzellik gizlidir; fakat gözlerin bakışı "yağmacı"dır. Bu, klasik şiirde sevgilinin büyüleyici zalimliğinin tipik anlatımıdır.
Genel olarak şiirin ana duygusu şudur: Gerçek aşk, âşığı mutlu eden değil; onu kendinden eden, iradesini sevgilinin eline bırakan bir hastalıktır. Bu yönüyle Fuzûlî'nin "Aşk imiş her ne var âlemde" anlayışına da oldukça yakındır.