Manzara Gülüşlü Kız

Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!

Haydar Ergülen

Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz

Lâ-edrî

Gülüşlerimiz nasıl da söndü galadan sonra sokağa atılan çiçekler gibi

Cemal Süreya

Çocuk gülüşlü ağız! Hayattan daha fazla,
Çok defa ölüm bizi tutar ince bağlarla.

Charles Pier Baudelaire

(bu sensin
ve sesin
bu terin ve tenin ıslaklığı
kal öyle
ısıt gözlerimi gülüşlerinle…)

Yılmaz Odabaşı

Bu yüzden ayağım sürçüyor. Ve yağmur
Acıyan tatlı bir gülüşle yağıp duruyor.

Hart Crane

Seni çok özleyeceğim gülüş.

M. Çolak

Biz senin gülüşünden müsaade isteyip
Yüzünün bir köşesinden atlas gibi
Kayıp düşerken.

Nâzım Hüsnü

Manzara Gülüşlü Kız

öpüşmekte güçlük çeken bir kızdı işte

Enver Ercan

İstersen yoksun bırak beni ekmekten,
yoksun bırak beni havadan, ama
yoksun bırakma beni gülüşünden.

Pablo Neruda

Gecede gülüşün,
gündüzde, ayda,
gülüşün
adanın dolambaçlı sokaklarında,
gülüşün seni seven
bu hantal erkekte;
fakat açtığımda
ve kapattığımda gözlerimi,
uzaklara gittiğimde,siirde-
geri döndüğümde,
esirge benden ekmeği, havayı,
ışığı, ilkbaharı,
fakat gülüşünü asla,
yoksa ölürüm ben.

Pablo Neruda

sizin sesinizle şakırlar,
aynı gülüş onlarda da var,

Sait Maden

Aralar mısın hatırama öyle her akşam
Ilık gülüşlerinin gölgesiyle yüklü perdelerini.

Necati Cumalı

Ey güzel çocukluk, ey utangaç güzellik.
Ey utanışın gülüşü, gül peçeli kız oğlan kızlık…

Tevfik Fikret

Mutluluğun capcanlı anıtını gördüm geçen gün
Dimdik bir yokuştan çıkıyor
Çok yaşlı bir kadınla bir erkek
Kol kola elele
Dayanmışlar birbirine
Bakışları gülüşleri titrek titrek
Sanki yapışıp kaynaşmışlar

Aziz Nesin

Hem kim kadına, sevdaya doymuş. O sırada bana gülümsediğini fark ettim. Gülümsemek dediysem bu senin bildiklerine benzemiyor benim bildiklerime de benzemiyordu, o an karşımda soyunsa gülüşünden başka şeyine bakamazdım inan. Ayak parmağının ucundan bütün bedenine yayılırcasına gülümsedi. İnsanın neresiyle gülmesi gerekiyorsa orasıyla gülüyordu işte.

Kader Büyükbingöl

Yalnızca gülüşü kaldı gülüşümde
Bir de
Sesimde yeşillenen ses, onun.

Ali Asker Barut

oturup gülüştüğümüz yerlerden geçmemeye
ve oralara hiç gitmemeye çalışıyorum..

Rıdvan Canım

Seni güvenciyle severim çocukluğumun.
Kaybettiğimi sandığım bir aşkla severim
Yitirilmiş azizlerimle beraber—Seni ömrümün bütün
Nefesleriyle, gülüşleriyle, gözyaşlarıyla severim!—Ve, Tanrı öyle istiyorsa eğer,
Öldükten sonra seni daha da iyi seveceğim.

Elizabeth Barrett


öpüldüğü yerlerden kanar aşk
acı siyahtır oysa, kanar ve boyar gözleri
gülüşlerimi tahliye et ey Panos ..! Cezasını çekmedim mi..?

Pelin Onay

Kimselerden ögrenmediği bir gülüşle

Edip Cansever

istedim ki gülüşümle senin aşkına karşılık vermiş olayım

 Furuğ Ferruhzad

“bıyıklarımız büyüdükçe
gülüşlerimiz kısaldı be abi” diyor…

Mehmet Emin Arı


olmadı mı ellerini sevdim gülüşlerini
ateşler yaktım ısındım karanlığında
yoluma çıktıkça gözlerinin akşamı
ne ürkek ne büyük olduklarının akşamı

Kemal Özer

Güneş senin, bahar senin, bak sen de bir çiçeksin;
Gül ki, benim küskün gönlüm o gülüşe özensin,
Sessiz dağlar kahkahana cevap versin, bezensin.

Rıza Tevfik Bölükbaşı

şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa

Ahmet Erhan

bir nefeslik sigaraysa gülüşlerimiz,
içine çek, söndüğünde yakmaya geldim

Pelin Onay

Hani ya bir gülüşünle istesen,
Dünyayı gözümden azâdederdin.

Cahit Sıtkı Tarancı

Öyle güzel bir yorgun adamdı ki babam,
böyle bir gülüşüyle ve susuşuyla
emeği, ekmeği, barışı
öğretiverirdi tastamam.

Dinçer Sümer

O, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
utanarak gülümsemeye çalışır.

bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.

Turgut Uyar

Ve her şey kopar yerinden
Bir buluş bir gülüş ve unutuş ellerinden
Ellerinden beyazlıklar dökülür

Alaeddin Özdenören

Bazen, bunalıp gidesim gelir kadınım
aklıma sen gelirsin,
aklıma sevmelerin gelir.
Gülüşün takılır gözlerime
gidemem o zaman.

Gassan Satar

şte gittin
işte boşaldı odadaki yerin
işte doluştu yüreğime
birlikte geçen o kısacık zamanın tüm görüntüleri
Kırık dökük sözcükler soluk alışlar sızlanmalar gülüşler
Sıkıntılarıyla sevinçleriyle
gerilmeleri ve boşalmalarıyla
hepsi yüreğimde yol alıyor şimdi

Ersin Salman

Bu kadar mutluluk çok bana
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.

Ahmet Erhan

Salıver bizi, biri var ki
Bir gülüşünün verdiğini vermez sana
Yıllanmış bilgisi tüm okuduklarının
Ona bakalım ona.

Ezra Pound

sürülmüş toprak kokuyorsun
biçilmiş çayır
söğütlüğü geçince
her yer çiğdem, gelincik ellerin
baktıkça açıyor yüzün
baktıkça bulutlar ve güneş
serçeler karışıyor gülüşüne

Arif Ay

Oysa hep sulhtan bahsediyor gülüşün.

Düşsel

Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak.
-Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak-
Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak,
Ellerinden sıyırıp atacağım eldiven,
Her halin, gülüşün, kokun, bütün ruhunla sen!

Ziya Osman Saba

gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az
her nefeste biraz daha kısalırken
bütün beklentileri
duman duman uçuyorlardı.

Ahmet Muhip Dıranas

Ey faydasız ağlayışlar, ey zehirli gülüşler;
ey eksinlik ve kaderin açık ifadesi, nefretli bakışlar!

Tevfik Fikret

Sil yeniden yazmaya başla beni,
Yeni bir sima bahşet,
gülüşüme, bakışıma kendinden bir şeyler kat,
Kurtaramadan öl.
Malın-mülkün bana kalsın
Evlatlık al beni.

Masuma Ahadova

Bana ömrünce sürecek bir sevdayı
Mahmur bir gülüşünle vermişin.
Bileklerinden, parmak uçlarından
İnceden terli avuçlarından,
Doya doya
Öpmüşüm,
Ağlamışım…

Turgut Uyar

küçük gözleri ile bir kız bakardı takvimden
kadehimi kaldırırdım gülüşüne.
vefalıydı, iyi kalpliydi, güzeldi
sarhoş olurduk beraberce…

Turgut Uyar


Bir gülüş, bir mahzun bukle saçlarında
Bir eski çiçeği andırırsın yazdan.

Turgut Uyar

gülüşleri dolunay
öpüşleri sarmaşık

Nihat Behram

bir çocuk gülüşünde ya da eski bir türk filminde
farkında bile olmadan aklına gelebilirim..

Ali Lidar

Satmadınız mı elinizdeki şiir kitaplarını?
Ve çocukların gülüşlerini

Nizar Kabbanî

benim bir sevincim var yüzün artık akşam
bir çocuğun gülüşünü görüyorum nereye baksam

Turgut Uyar

ben sana güldüm
istedim ki gülüşümle senin aşkına karşılık vermiş olayım
ancak senin gözlerindeki hüzün
ellerimi titretti benim
Furuğ Ferruhzad
Vakit akşam.
Gün ölmek üzere.
Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden.
Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın.
Kara kefenini giyiniyor gün.
Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.
Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün.
Ömrünün ışıkları solacak.
Hayatının perdesi çekilecek.
Dudaklarında donacak gülüşün güneşi.

Mevlânâ Celâleddîn
anımsamıyor son gülüşün kırsak kahkahasını
Hüseyin Yurttaş
bir şey söyle, yorgunluğumu alsın
eski sevgiler ışıldayan bir şey
gülüştüğümüz günlerin aydınlığı vursun yine

Hüseyin Yurttaş
birden rakıya su karışır gibi
gülüşün ağaçlıklarda
ıssız göl diplerinde aşkımız
İzzet Yaşar
Yorgun gülüşünü tanımasan da
Sürgünde söylenmiş şarkılar gibi
Yüreğine sessiz bir yağmur düşürecek
Sana bu gece bir konuk gelecek

Haydar Ergülen
konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar
gidersek gülüşler azalır buralarda
Ahmet Telli

Nasıl unuturum ki gülüşü gül olanı 
Sevgilimdi, ya da ben öyle sanırdım 
O gitti, elimde bir çiçek dağınıklığı 
Bütün yolların ucunda kalakaldım. 

Ahmet Erhan
Salıver bizi, biri var ki
Bir gülüşünün verdiğini vermez sana
Yıllanmış bilgisi tüm okuduklarının
Ona bakalım ona.
Ezra Pound
Gülüşün takılınca aklıma,
öylece kalıyorum…
Ne bir satır, ne bir harf
Seni yazmak böyle zor işte,
Huzur nasıl anlatılır ki?

Azize
bir de
gülüşünüzle
tanımlıyorum
sizi,
artıyor yaşama sevincim
A. Altındal
ve gittikçe artıyor avucumda tuttuğum ateş
gülüşlerimi yok ederek bakıyorum dünyaya

Sıtkı Caney

Gitgide birçok şeyler öğrendi ya; önce gülmesini öğrendi. Mahzun, zarif bir gülüş buldu o ağız. Nereden, nasıl getirdiler bu gülüşü de oraya oturttular, bunu öğrenemedim. Kadınlığın, güzelliğin sırrı!

Sait Faik Abasıyanık


Gençlik, ne yazık ki, bilmiyor bugün: 
Ne gözyaşı döktürmeyen keder var, 
Ne sevinç olmadan, gülüşmek mümkün! 
Sen öldün…Zamanla dağıldı yasın. 
Üstelik de başka bir kadın buldum. 
Ne ki bende kaldı hep gözyaşların 
Gülüşünü her an içimde duydum. 

Nikolay Alekseyeviç Neksarov
Ölümsüz gülüşünle başlıyorum
Her güzelliğe her sevince
Bir yağmur ince ince
Sürerken beni başka zamanlara
Afşar Timuçin
Ben seni eskiden de severdim 
Ama bitecek bir rüya ürkütürdü beni 
Ya alışırsam sıcaklığına 
Ya alışırsam sevdana 
Ya alışırsam güzel gülüşüne 
Ya alışırsam sevişmelerine 
Saklardım usulca sorgularımı
Kendimden habersiz korkularla 
Gömerdim sevdanı yüreğimin en derinine

Gassan Satar
nefesini yüzümde tutuyorum
gülüşünü aklımda
Cahit Zarifoğlu

Bir gün baksam ki gelmişsin.. 
Gülüşünde taze serin bir rüzgar 
Ellerin yine eskisi kadar güzel 
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar.

Yavuz Bülent Bakiler
gülüşün pierre lotide bir kahve molası…
Hakan Gülhan
 Gülüşün, derin bir gölün menevişlenmesiydi.

Şükrü Erbaş
Herkesin her şeyi kolayca konuştuğu
Arkasını döner dönmez unuttuğu zamanlardı.
Bütün güneşler, içinde doğup içinde batan biriydim
Kekeleyen bir yaşamın hecesinden gelmiştim sana.
Öyle iyi konuşuyordun ki, öyle bilerek, bana öyle yakın
Açık denizler gibiydi sesin hiçbir sözcüğe sığmayan
Gülüşünün engininden bir baş dönmesiydim artık.
Sonra bütün söylediklerini doğruladın gövdenle
Uçsuz bucaksız çıplaklığında yaşadım dünyanın sınırlarını.
Şükrü Erbaş
babam genç bir gülüşle süslemiş yüzünü

Aslı Durak
kardeşler ben çalayım siz görün
nasıl geçilir kiraz rengi sokaklar
soluk soluğa yeni aşklarla
yorulmaz yaşlı bir yürek bile
gülüşler ona akar da
Haydar Ergülen
Karşılaşırsak yıllar sonra
(Bilirim bu karşılaşma
umulmadık şehirde ve
zamanda olacaktır)
Tek isteğim bulabilmektir yüzünde
O yürek yeşerten gülüşünü
Unuttum sanma
Bir de gözlerini isterim
Eskisi gibi derin

Naim Kandemir
bir anlamı olmalı içimde yankısını büyüttüğüm sesin
nereye gidersen git kokun tenimde sen içimdesin
gülüşün bir şarapnel parçası çıkmaz bedenimden.
Kemal Bayrakçı
Yüzümde o eski gülüş yok artık
Yakamozların eski büyüsü yok
Sadece umut var, şimal yıldızım sanki
Sislerin ardından göz kırpar

İlker Pamukçu
Kaç çölün serabından geçti, sınamanın acıları 
Susuzluğuma bir gülüşün yeter gibi 
Sana geldim yüreğimin susuzluğunu gidermeye 
Meşakkatsiz bulmadım seni ey sevgili
Dündar Sansur

Geceleri 
Yalnız ve budala ay
Bana benziyordu
Bir tuhaflık vardı gülüşümde
Büyüyordum.
Aşkı düşünüyordum arasıra
Efendisini gövdenin.

Bejan Matur
Güldümse inanma, bil ki bu gülüş
Güldüğüm sabahın bir rüyasıdır
Dudaklarımdaki acı bükülüş
Veda akşamının sonsuz yasıdır.
Şükûfe Nihal Başar
Güzeldir karşılıklı susuşmak
Daha güzeli de gülüşmek,

Nietzsche
gücünden habersiz sakin gülüşün 
kamçılıyor içimdeki bütün köleleri 
Murathan Mungan
Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,
gözlerinden ziyade bacaklarına yakın,
bir lisandır onların duruşu, bükülüşü,
kadınlar! onlar varken konuşmayınız sakın.

Necip Fazıl Kısakürek
Gülüşün cehennem ateşidir çatırdayan
Yaşamın dibini parlatıyor kıvılcımları gülüşünün
Guillaume Apollinaire
Gizemli kokular ve gülüşler
Beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
Annem olan bir sessizlikte
Belki de onun kalbidir açan
Derin bir gülün içinde

Ataol Behramoğlu
bana gülüşü, gözyaşlarını verdin
böylece yıkıntılardan iyi şansı ayırdığım
şarkımı yapan iki maddeyi
ve benim olan hepinizin şarkısını.
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için…
Violeta Parra

Bir gülüşüne yeryüzünü bağışlarım;
bir gülüşüne gökyüzünü;
bir öpücüğüne… bilemem,
ne bağışlamalı senin bir öpücüğüne.

Gustavo Adolfo Becquer
Sanki ilk gülüşünde
Yaşlanıp gitmiştir bir çocuk
Furuğ Ferruhzad
söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün

Attila İlhan
Ey Aşkım!
Güldün mü gülüşünde
Yaşama pınarının
Türküsü çağlar
Rabindranath Tagore 
Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et

Abdülhak Hamit Tarhan
O dediğim deniz kenarımda
Yavaş sesle konuşan
Kadınlar otururdu.
Kahkahayla gülüşen
Genç kızlar bulunurdu.

Behçet Necatigil

Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye….

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.

Şükrü Erbaş

Kendine gülüyorsun sonra da Cehennem ateşi gibi
Gülüşün etrafa saçılıyor
Gülüşünün parıltıları yaldızlıyor dibini yaşamının

Guillaume Apollinaire

Ellerinden bu yana ne sevinç gördü ellerim,
Ne de “elveda”dan bu yana bir
gülüş salıverdi dudaklarım.

Hart Crane

Ne halt edersen et en çok sedef bakışını arıyorum senden ayrıyken
En çokdan çok da dünyaya meydan okuyan gülüşünü

Akgün Akova

Senin yanında yeniden buluyorum adımı
Uzaklıkların tuzu altında gizlenmiş adımı
Yeniden buluyorum öfkenin ateşini saklamayan gözlerini
Bir de karanlığı bir alev gibi delen gülüşünü

David Diop

teşekkürler güzelim
seni tanıdığım için teşekkürler
bedenin iniltin gülüşün hayatın
sesin olan sessizliğini senin
aşkın
teşekkürler kötü talihim benim
teşekkürler göklerimin yıldızı..

Mehmed Uzun

ah… ben hasrete tutsağım
hasretler tutsak bana.
bıyığımdan gülüş sarkmaz

Ersin Ergün

Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan
Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor.
Bir gülüşündü gençliği döndürdü yolundan;
Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor.

Cahit Sıtkı Tarancı

Benim zavallı gülüşüm, seni isteyen,
Hıçkırık dolu şarkım karanlıkta yitip giden.
Artık varmak istiyorum ben yolumun sonuna.

Georg Trakl

ve sonra çek çıkar bir gülüşünle
bütün mutsuzluk resimlerinin dışına
bir yerim olsun benim de bir dalım
sevginin insanı güzelleştiren
o incelikli güven ülkesinde…

Şükrü Erbaş

gülüşünün aylasıyla büyülü
o derin göllerini gamzelerinin
içinde ömrümün yudum yudum yunduğu
o en temiz yerlerini öperim.

Şükrü Erbaş

beni böyle anımsa
küçük bir gülüş
sıyırıp geçerken dudaklarımı
boynumda sessiz öfkemin damarlanışıyla
yanağında ürkek soluğumun buğusu
karşıdan karşıya taşkın
bir şarkıyı yinelerken içimde

Tuğrul Asi Balkar

o duru çocuksu alnın ölüme yüz sürmez
sır vermez bir gülüşle kıvrılır dudağın

Tuğrul Asi Balkar

bizim olmayan insanların arasında
yaşamak,
bizim olmayan
şarkıları mırıldanmak,
bizim olmayan bir
gülüşle
gülmek,

Miguel Angel Asturias

Tenhaydık, tarumardık hayat valsinde
Çocuk gülüşlerine ilikli iki haylazdık

Serkan Engin

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ümit Yaşar Oğuzcan

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

Attila İlhan

Tüm cümleler var olma savaşı veriyor onun güzelliğini anlatabilmek için,
sözlerin gizli bahçelerinde.
Kelimeler insicamsız sarsıntılarla deprem yalnızlığı yaşıyor,
görüyor musun fecr-i sadığa göz kırpan efsane güzelliğin ölümsüz gülüşlerini?

Nail Varal

kırmızı bir yunusun
havada sıçraması olurdu senin
gülüşün ama gülmüyorsun.
beni boğmak mı istiyorsun?
benim zaten boğulduğumu
fark etmiyor musun?

Lale Müldür

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

La Edri

Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar

Erdem Bayazıt

Sen benim çok gülüşlü kalbi güzel
Düş çocuğu arkadaşım değil misin
Bitsin artık şu güz sıkıntısı
Bak bahar geliyor…

Engin Turgut

Bir akarsuydu yüzün, gülüşün çırılçıplak
duyguların insan yorgunu. Orada birikip durdun
bir karanfil usulca çizdi bugünün şafağını
şimdi bir kez daha sensizlik
boynumda yeni bir yara.

Veysel Çolak

Daha demin titrek dokuyordu aşkı
Konuşan bakışlar, ince gülüşler
Daha demin vardı

Behçet Necatigil

efendim muttasıl gülüşmüştük sizinle oralarda; gemilerin yorgun durduğu gecede

Cafer Turaç

Hayatta ve ölümde ayrıldık
Ayrıldı iki beden
Gönüllerimiz ayrıldı
Seslerimiz ayrıldı birbirinden
Ellerimiz ayrıldı
Kokularımız
Aynı yatakta uyanmalarımız
Gülüşlerimiz
Gözyaşlarımız
Düşlerimiz ayrıldı birbirinden
Ruhun içindeki gece
Kapladı her şeyi birden

Ataol Behramoğlu


Bir o gülüşü kaldı
Şimdi duvarlarımda
Görmeye ömrümü adak sunduğum
Bir o gülüşü…çın çın
Sesi yüreğimin kıyılarını döven
Üşüdükçe anısıyla ısındığım.

Şükrü Erbaş

Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri
Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir.
(İçedönük duygulu karamsar)

Şükrü Erbaş


Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.

Faruk Nafiz Çamlıbel

Dalıveriyoruz arada bir
İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze

Nahit Ulvi Akgün

Başka şeyler de vardı, ekmek gibi, su gibi
Gülüşler öpüşler ne bileyim hepsi

Behçet Necatigil

Kısacası:
yoncalara oyalanmış gözlerinde
usul usul uçuşan kelebeksi o gülüş

Nihat Behram

Gülüşü gülüşüme denk, andıkça parıldayan
Andıkça parıldadığım,
Kanmayan, kandırmayan;
Öfkesi kirlenmemiş,

Nihat Behram

Bana bakan bir genç kız;
Kim bilir hangi çılgın ihtirası saklıyor gülüşünde?

Mustafa Burak Sezer

beni güzel hatırla 
sana unutulmaz geceler bıraktım 
sana en yorgun sabahlar… 
gülüşümü…. 
gözlerimi… 
sonra sesimi bıraktım 
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka…. 

Okan Savcı
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu yanma vaktinde
Sensin hep, sen, esen dallar arasından
Ahmet Muhip Dıranas
bu zemheriler ortasında güzelim
afrika sıcağında mı getirdin gülüşünü

Devrim Murat Dirlikyapan
bir sen varsın hep saçların ağzın 
bir merdiven hücresinde 
uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem 
seni sonsuz gelişinle 
saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor 
Cahit Zarifoğlu
üç harfli bir sözcük gibiydi yüzü
gülüşü manzara

Enver Ercan
Hayatta ben en çok kendimi sevdim:
Mutsuzluğa eklenen bir gülüş gibi
Baki Ayhan T.
yüzün de olmasaydı
dünyayı yumuşatan o yaz bulutu gülüşün
günlerim neye benzerdi, ya ömrüm?

Şükrü Erbaş
burada bitiyor bir sevda, ele avuca
sığmayan kederle, kimi gülüşler ve bir
o kadar da unutulmaya yatkın anılar
bırakarak geride; belki de birkaç şiir..
Ahmet Erhan
bir gülüşün kalmış bir düş olmuşsun
herşey çığlık çığlık herşey yalnayak

Sıtkı Caney
güldün o zaman, beni uyandırdı gülüşün,
aklım başıma geldi bir anda.
benden ne istiyorsun şimdi söyle.
cennetimin kapısını sımsıkı örttüğün bir sırada?
Sun Yu-T’ang
bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
görünür, uzaklaşır…

Turgut Uyar
Hatmettim bakışının içinde yatan çocuk gülüşlerinin tüm surelerini. 
Sayfa sayfa belleğime kazıdım kadife ellerinin süt kokan yanlarını. 
Her santimetre kareni tertip ve kıraate uygun okudum. 
Nereden okumaya başlamamı istersen iste, 
okurum şimdi seni ben. 
Bende, hangi sayfayı çevirirsen çevir sen çıkarsın karşına. 
Hangi noktayı kaldırsan kaldır gülüşünü görürsün ardında.
Nail Varal
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır
Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

Ahmet Hamdi Tanpınar
Tanrı gülüşünle öfkeni almış senin,
Birinden cennet yapmış, birinden cehennem.
Sen cennetimsin benim, ben senin uslu kulun:
Açılsın kapıları bana cennetimin!
Ömer Hayyam
bir kadının gülüşü
kıpkırmızı bir karanfil
şiir olur şairin gözlerinde
ama şairin gözleri
şiir değil

Hüseyin Avni Dede
Bir çocuğun gülüşüne gömün beni öldügüm zaman
uçsun, uçurtmasında kanadı kırık gülüşlerim
bir genç kızın düşüne
bir martının süzülüşüne
sevginin kundağına sarın gözlerimi yumunca
üşümesin yüreğimdeki incinmişlikler
Nuri Can
dayanmak çok zor anne
dindirmez artık en serin gülüşler bile
içim yanıyor anne
çözülmez bir düğüm bu bağlandım bile bile

Sıtkı Caney
Meyvelerini taşıyamayan
Ağaçlar gibiyim
Sularını taşıran ırmaklar gibi
Bu kadar mutluluk çok bana
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.
Ahmet Erhan

her aşktan böyle bir şiir kaldı bende
yaşamımın bir dilimini özetleyen
unutuşun çiçekleri bunun için hiç açmıyor
donuyor bir gülüş tek bir dizede
yaşanmış yüzlerce anı, buruk bir özlem
çivileniyor beynimin bir yerlerine
geride -hayır- acılar filan da kalmıyor
bir boşluk yalnızca, uçurumlara özenen

Ahmet Erhan
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
“Tükürsem cinayet sayılır” diyordu birisi
tükürsek cinayet sayılıyor artık
ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Ahmet Telli
Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Cahit Külebi
İşte ben hep böyle bildiğin gibi:
Kaderi öpüp başıma komuşum,
Gülüşüm, oturuşum, konuşuşum,
Belli efendim, besbelli
Yaşamaktan soğumuşum.
Turgut Uyar
Gerçi düşündüm de senin şu başyapıt gülüşünü
Bir şair daha anlatmıştı.

Ozan Can Türkmen
Ve hazırım yeniden 
En uzak yollara gitmeye; 
İçimde bir sevinç 
Dudaklarımda bir gülüşle; 
Jose Marti

Ve ne gizlediyse kıvrımına gülüşünün. 
Gördüm ben.

Bejan Matur
Sen başka gönüllere yelken açmanın telaşında
Yeşertirken düşlerini
Ben, silik bir fotoğraftan çaldım gülüşlerini.
Yadigar Ünver
ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da
gülüşünde onmaz acılar gizli.

Haydar Ergülen
Bir an iki yabancı olduğumuzu düşündüm. Sen bir anda kalkıp yerini başkasına verince, bütün konuştuklarımız, gülüştüklerimiz hayal gibi geldi…. Zamanı geldi sen gittin, ben bu hayalden uyandım irkilerek…

Güneş Bor

Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına,ben geçtim…Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kırıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile… Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.

Şükrü Erbaş

bu sigarayı seninle içiyorum
masada senin gülümsemen

Mahmut Avcı


Bir zeytin ağacının gölgesinde,
Ağustosböceğinin sesinde,
nasıl canlanıyor şimdi
zamanın göz kırpan ışıltısında
o deniz feneri gülümseyişin.

Çevat Çapan

çok eski bir resmine bakar gibi baktı bana
dudağında ağlamayı andıran bir gülümseme

Nuri Demirci

Bir sona geldiğin için ağlama,
onu yaşadığın için gülümse

G.Garcia Marquez

Geçip giden evsiz bir sokak durup baktı da pencereme
yüzünde donmuş bir gülümseme
nasıl da içli, sessiz,
nasıl da ince, ürkek,
dokunsam parçalara ayrılacak.

Oya Uysal

sarılayım diye sana geldim
oysa gördüm yapraksız bir dalsın
umudumun gözünde sen
ölümün gülümsemesisin

Furuğ Ferruhzad

gülümsedik gelincik
karanfil nakışlarda

gülümsedik birlikte
yürüyüp sobaya doğru

Behçet Aysan

akşam ıssız bir ağaç biçiminde
sırrı dökülmüş aynalarda görünür
(bakmak, uzaklara dokunmaktır
sen benim en alımlı gözlerimsin)
bakışını duyar gibi güllerden
tıpkı enli ve kalın hüzünlerden
bana bir gülümseme biçer gibisin

Hilmi Yavuz

“Böylesi şeyleri yüzüne bakarak söyleyemem. Ama yüzünü dönmemelisin, ne olursa olsun. Hadi, şimdi git artık.”

Bir an omuzlarımı sıktığını hissettim. Ve başımın arkasını öptü. Beni gitmem için itti. Durup geri bakmadan önce iki üç basamak indim. Gülümsüyordu, ama hüzünlü bir gülümsemeydi.

“Lütfen uzun sürmesin,” dedim.

Yalnızca başını salladı. “Hayır, çok uzun değil” mi, yoksa “Umutlanma, uzun sürmemesi olanaksız” mı demek anlamına geldiğini bilmiyorum. Belki kendi de bilmiyordu. Ama üzgün bakıyordu. Umutsuzca üzgündü.

John Fowles

bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın

Arkadaş Zekai Özger

Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
Ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
Bir gülümseme gibi bulacağım kendimi.

Edip Cansever


Kıyıdan el salladık beyaz bir gemiye
gemi gülümsedi. Ne top atışı, ne bir bayrak, ne isim
anladık bir dosta veda ettiğimizi…

Zerrin Taşpınar

fotoğraflarda kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

Pelin Onay

anlamazdık, bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor
dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık
kalıyor, bir gülümseme kadar. çok uzatma diyor
şiiri kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,
insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım
anladım ama ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk,
bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor
aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak aşk kısa, şiir uzun,
sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman,
ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan.

Haydar Ergülen

Uykusunda üzerine kirazlar dökülen
kristal bir bahçenin gülümsemesi olmalı bakışlarındaki…

Engin Turgut

karşıdan karşıya geçerken
eli bırakılan çocuklardık
o insan kalabalığındaki
son gülümsemesiydi annemizin

Zafer Ekin Karabay

Dokunmaya kıyamıyorum sana çimen sana gelincik sana mine çiçekleri sana sümbül
Öyle masumsun ki kırlangıç sana getirsin diye gülümsememi bu sevdalı rüzgara veriyorum

Haşim Hüsrevşahi

son nefesi şairin
hazin bir veda ediş
sonsuza gülümseyiş bir musalla taşında….

Naime Erlaçin

Sonra vakt erişir, toprak gülümser sana;
upuzun bir ömrün ortasında
ne hayata ne ölüme
yakışamazsın…

Yılmaz Odabaşı


Gülümsemelerle dudaklarımızda
Yaşamın tam ortasında sanırken kendimizi
Ölüm hıçkırır birden içimizde
Ta içimizde

R. M. Rilke

uysal bir gülümseme tek sızlanışları
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları

Attila İlhan

Tam ‘unuttum’ dersin geri gelir, gülümser ve inandırır seni aşkına. Hiç kopmayacakmış gibi bağlanırsın; O çekip gider bu defa”.

B.Vian

“Bir kere gülümsedi, gerisini hatırlamıyorum..”

La Edri
Önünden bulut geçen
yeşil dağ gibi
gülümseyip durma.
Aşkımızı ele vereceksin.

Otomo Sakanoe Hanım
Birşeyin öldüğünü ve özgür olduğunu düşünürsün, sonra onu içine çöreklenmiş sana gülümserken bulursun. 

S. Plath

Onu bir kez daha böylesine tasasız,böylesine içten gülümserken ancak yirmi altı yıl sonra,solmuş bir polaraid fotorağrafta gördüm. 

Uçurtma Avcısı
Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim. Ona böyle yazdım. Merhametle bakarak gülümsedim. Görünüşü acımayı da zorlaştırıyor insana…

Cahit Zarifoğlu
sevgilim beni geçmiş yazlara sal
ılık yaz akşamlarına
denizin ve göğün ritmine sal
dalganın ve günün beyazına.
sen de kıyısında kal dalgaların
gülümse.

Birhan Keskin
Bir an gülümseyen talih, değişen kader
Ömrümde bir tek o sonbahar.
Ömrüm oldukça anacağım,
Bir rüya görür gibi geçtiğimiz sokaklar.
Ziya Osman Saba
Nereden bilecektim 
Öğrendiğimde hayata dair herşeyi 
Ölümün gülümsemesi 
Yansıyıverecekti penceremden 

İlhami Atmaca
Kocam ve çocuğum gülümser aile fotoğrafından;
Saplanır derime gülüşleri, gülümseyen küçük çengeller.
Sylvia Plath

Eskiyen yüzümün yeni gülümseyişi, hoş geldin!…

Tayfun Talipoğlu
“Yalnızlık nedir?” diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
“Memeden kestiğimde seni
İçimde doğan boşluk gibidir” dedi.
Gassan Satar


Bir gülümseme geçecek hızla, yüzlerinde,
Hem sakin hem cömert bir gülümseme –
Birazcık da yüz veren –
Ah, ne çok istek duyuyorum,
Vermek için ömrümü, böyle bir gülümsemeye!

Ai Çing
Gözyaşları bir sırdır
gülümseme bir sır
ve bir sırdır aşk.
Aşkımın gülümsemesiydi
gözyaşları, o gecenin.
Ahmed Şamlu
Ben henüz ögrenmemiştim
Hasta babayı üzmemek icin
Gülümser görünmeyi..

Ahmet Erhan
Gülümsedim o sıra,
Bazen sevinirim,
Sevinmek nedense hep yedi yaşında
Ve ah… dedim sonra,
Ah!
Didem Madak
Beni hatırladıkça
Arasıra gönlümü al
Sokakta görünce, gülümse
Yanıma yaklaş
Az elin elimde kal

Ziya Osman Saba
Bekler mi beni
Her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
Bir sürü yaz gününün içinde
Edip Cansever

beni böyle anımsa, böyle düşün istiyorum
gülümseyen bir adam, ağlar gibi, sarsak
anla ki, yitik bir ülkeyi korumaya benzer
bir şairin sevgilisi olmak…

Ahmet Erhan

saçların uzundu omuzlarına akardı
gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından
onlar mı kestiler sen mi kısalttın
gülerdin içimize aylar doğardı
görünmez dağların arkasından
eski gülümsemeni beyhude aradım
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
çok değimisin birden tanıyamadım

Attila İlhan

Gözyaşları bir sırdır
gülümseme bir sır
ve bir sırdır aşk

Ahmed Samlu

İyi geceler, ey kader!
Bir kez daha gülümse

W Shakespeare

Dedim ki: Ben senden bir şey istemiyorum, gülümsemeni eksik etme yeter.
Senin sesin, benim en sevdiğim şarkıydı.”

Ahmet Ümit

Aradığım nedir o kentten bu kente?
Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
Gider heyecanlar istekler gülümseyişler
Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir.

Ahmet Erhan

Tıkanarak, “şakaydı
Bu olanlar! Diye bağırdım.
“Gidersen ölürüm ben!”
Ürkütülen bir ilgisizlikle gülümsedi ve:
“Rüzgârda durma…” dedi bana.

Anna Ahmatova

Sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman
Beni deli zannedeceklerini düşünüp
Gülümsüyorum.

Orhan Veli

Tanıyorum seni
Gülümsememden öpmüştün beni

Zeynep Güngör Kaya

Otake-san hafifçe gülümsedi. «Sonra yaşlıların tecrübelerinden mutlaka yararlanmak isteyeceklerini de hatırından çıkarma. Ne de olsa ellerinde ondan başka bir şey kalmamıştır artık.»

Travenian

Eskiden her konuda konuşurdum istekle
Bir geniş gülümsemeyle dinliyorum şimdi

Şükrü Erbaş

ne bu şiir ne de bu şehir önemsiyor
yüreğimdeki sevdanın ağır devinimini
bir sen farkındasın be rengin
kürtçe gülümsediğimin

Hasan Tan

Hande-rûluk eser-i rahmetdir
Türş-rûluk sebeb-i nefretdir
Nâbî
(Güler yüzlülük Allahın bir hediyesiyken ekşi suratlılık herkese nefret verir.)
Gonçenin gitti başı araya bir hande ile
Var kıyâs eyle bu gülşende dem-â-dem güleni… 

Nevres-i Kadîm
(Goncanın başı bir gülüşüyle boşa gitti- kesildi- var sen düşün gül bahçesinde her zaman gülenlerin halini.)
Hande-i zlri gibi şa’şa’a-ı subh-ı ümid 
Çeşm-i habldesi şfır-etgen-i hab geldi bafia
Esrar Dede
(Alttan alta gülüşlerini, umut sabahının ışığı; uykulu gözlerini, karmaşa çıkarmaya hazır fitne gibi algıladım.)
Nedür bu handeler bu işveler bu nâz u istiğnâ
Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ
 
Nedür bu pîç pîç ü çîn çîn ü hâm-be-hâm kâkül
Nedür bu turralar bu halka halka zülf-i müşg-âsâ
 
Nedür bu ârız u hadd ü nedür bu çeşm ü ebrûlar
Nedür bu hâl-i Hindûlar nedür bu habbetü’s-sevdâ
 
Miyânun rişte-i cân mı gümiş âyine mi sînen
Binâgûşunla mengûşun gül ile jâledür gûyâ
 
Vefâ ummaz cefâdan yüz çevürmez Bâki âşıkdur
Niyâz itmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ

Bâkî
Cûş-ı mey şeydâsıdır keyfiyyet-i güftârımın
Hande-i gül mestidir peymâne-i ser-şârımın
Neşve-i mey dâmen-i destimde bir ser-çeşmedir
Câm-ı Cem bir lâle-i hod-rûsudur kûhsârımın
Vasf-ı kaddinle kıyâmetler kopardım şöyle kim
Mihr-i mahşer şemse-i dîvânıdır eş‘ârımın
Bü’l-aceb kâşâne-i nûrum ki tâb-ı âftâb
Mevce-i deryâ-fürûğ-ı tâbıdır dîvârımın
Vasf eden subh-ı bahârın safvet-i tab‘ın Nedîm
Görmemişdir cûşiş-i feyzin dil-i bîdârımın
 
Nedîm
Bezmimiz rûyun ile reşk-i gülistân olsun
Handelerle leb-i la’lin şeker-feşân olsun
İ’tizâr etme Nedîmâ sana kurbân olsun
Gel benim kaşı hilâlim bize bir ıyd edelim

Nedîm
Bir pür nemek kirişmesi bir tatlı handesi
Bir şekkerin tekellümü bir hoş edâsı var
Nedîm
Gülü iltifâtı edüp hande-rûy
Bahârâna ahlâkı bahş etdi bûy

Nedîm
Düşme cânâ dillere sırr-ı dehânın fâş edüp
Gonca-yı la‘lin açılmasın gül-handeye
(Gülleri memduhun iltifatı açtırırken, ahlakı da baharlara koku verir.)
Lebin ki nâz ile bir hande eylemişdi henüz
Onun çemende girîbân-ı gül derîdesidir
Rindden râh-ı mahabbetde girân-bârcadur
‘Âşıkda kor mı tâkat ol hande-rûlıcuklar
Nevbahâr-ı gamına bülbülüz ol gonce-femün
Ararız hande-i dîrineyi giryân olarak

(O gonca ağızlının gam bahârına bülbülüz; eski gülüşü ağlayarak ararız.)
Sabr ü tâkatsiz çıkup bir gül dahi peydâ eder
Hande sığmaz goncenin zirâ leb-i handanına
Nedîm
Oldı sermâye-i hayret bana bîm-i ümmîd 
Bilmem eyleyecek girye midür hande midür

(Ümit korkusu bana hayret sermayesi oldu. Gülmek mi, ağlamak mı gerek bilmem.)

Nâbi
Hande-i gonca temâşâ-yı nihâlindendir
Tâbiş-i şu‘le gül-i berk-i cemâlindendir
Nedîm
Ol hande-i şîrîn leb-i handâna virilmiş
 Bu girye vü zârî dil-i nâlâna virilmiş

Enderunlu Hasan Yâver
Handeye ol dehen-i tengde çün yok imkân
Bir tebessüm de mi mümkin degül ey gonce-dehân
Şeyhülislam Yahyâ
Her ne denlü olsa güllerle gülistân hande-rû
Eylemez ârif gül-i sûrî safâsın ârzû
Ehl-i dil olmaz na’îm-i reng ü bûdan hisse-cû
Gâhi ammâ lutf-ı cüz’îden olunsa güft ü gû
Ârife bir gül yeter dirler meseldür gerçi bû
Bulmadum ben o güli gezdüm bu bâgı sû-be-sû

Cevrî
Söz deminde òande-i laèlüñ ki bir gül-destedür
Gûyiyâ bir âl nâzük rişte ile bestedür
(Sevgilinin gülüşü âşık için gül bahçesidir. Âşık la’l cevherinden meydana gelen gülüşe
hasrettir.)
Üsküplü İshak Çelebi
Mecnūn gibi Rāif’i śaĥrāya düşür de
Eyle yüzüne ħande ne derlerse desinler

Raif Bey
Âşık-ı şûrîdesin gah öldürüp geh dirgüren
Gamze-i düzdîdesiyle hande-i pinhanıdır
Ahmed Paşa
(Aklı başından gitmiş âşığını kah öldürüp kah dirilten sevgilinin hırsız gamzesi ile gizli gülüşleridir.)
Oldu ser-mâye-i hayret bana bîm ü ümmîd 
Bilemem eyleyecek girye midir hande midir

Nâbi
Yadında mı doğduğun zamanlar?
Sen ağlar idin gülerdi âlem;
Bir öyle ömür geçir ki olsun
Mevtin sana hande halka matem.
Sa’dî-i Şîrâzî

21 Ağustos 2020 
(Üç günlük olduğuna bakmadan babasından gülüşünü esirgemeyen Hande kızım, hoşgeldin. 
Gülüşün daim olsun Handem)

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.