Babam!
Ey Rabb’inin davetine icabet eden babam!
Ey Mekanı Firdevs Cenneti olan babam!
Ey Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam!”
Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam!
Ey makamı Findevs cennetinde olan babam!
Ey Rabbin davetine icabet eden babam!
Ey vefatı bize Cebrail’ce haber verilen babam!
***
Gökyüzünün ufukları tozlandı.
Güneş dürülüp ışığını kaybetti.
Gecesi gündüzü karanlıklara gömüldü.
Peygamberden sonra, yeryüzü ona duyduğu teessürden ve şiddetli ıstıraptan dolayı bir kum yığını haline geldi.
Varsın ona Doğunun ve Batının şehirleri ağlasın!
Mudarlar ve bütün Yemen kabileleri ona ağlasın!
Ona yüce dağlar, ovalar, örtülü Beytullah ve rükünler de ağlasın!
Ey peygamberler hâtemi olan (babam!)
Furkan’ı indiren sana getirdi salâtü selam!
Ah keşke, keşke ölüm senden önce bize uğrasaydı
Bizi bırakıp gidişinden sonra, sana kavuşmamıza engel olan
Nice perdeler girdi aramıza, onca genişliğine rağmen
Artık şehirler bana dar geliyor, iki torunun da
Toza toprağa bulandılar bu da bana zor geliyor
Artık bize sadece ağlamak düşüyor yaşadığımız sürece,
Hem de öyle bir ağlayış ki gözlerde bir damla yaş kalmayıncaya dek.
***
Hz. Ahmed’in türbesindeki kokuyu,
Bir kes hisseden,
Artık yaşadığı sürece
Güzel kokular koklamasa ne çıkar!
Birisi kat kat toprağın ardındaki babama desin ki;
Hıçkırıklarımı ve sesimi duyurabilseydim eğer;
Ona derdim ki;
Senden sonra, üzerimde öyle musibetler döküldü ki
Şayet bunlar gündüzlerin üzerine dökülseydi,
Hepsi karanlık gecelere dönerdi.
|Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ)