Dost Arayan Şairler

Şair: Dost Şiirleri Bercestem

Dostuma Dost sesler mutluluktur ıtır dolu ve billûr, Bir gün boşalır içi bir sesin, mâlum olur, Artık kalbimiz kutup denizinde ve yalnız. Hüsrev Hatemi biliyorum aşka kimse yok aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde… aşklarım arkadaşlarım dostlarım dağılıp gitti herkes içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde… Murathan Mungan
bir gülü taşıyamadım dostuma şımarır diye Haydar Ergülen Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. Takahama Kyoshi
Şimdi Akdeniz kıyılarındasın Bütün bir yıl çiçek açan limon ağaçlarının altında Bir sandalda dostlarınla geziyorsun Guillaume Apollinaire Sonsuzluğu size bırakıyorum , dostlar… Bir de şafağın tortusunda uyanıveren o incecik ot sapını- merhametinize. Bojana Apostolova Dost düşmanlar ile sohbet-i hâs eyleyicek Bana şem’in özü köynür kadehin içi acır Necatî Dostum düşmenler ile yâr sanmışsın beni Ey dîrigâ yâr iken ağyar sanmışsın beni Usûlî Dostlarım ev eşyamdı, bir bir gitti diyorum. Artık boş odalarda ölümü bekliyorum… Necip Fazıl Kısakürek Ayırmadan hatta dostu düşmandan Çagırırmışız kimi olsa meclisimize Resul Hamzatov Tanrının kalbine tırman, çok çalışsın ellerindeki ışık, şiirin ışığına tutun Şehrin göğünü kucaklasın ellerin, çok olsun yüreği yufka dostların Engin Turgut Masaldır, hikayedir on günlük sevgisi feleğin, İyiliği fırsat bil dostlara ey sevgili. Hâfız
hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci kötülük ve iyilik, aşk ve nefret, dost ve düşman hepsi aynı bu savaşta: aldatanla aldanan Baki Ayhan T. İç çekmeler ve bağırışlarla Titriyor teller Pencereme dolanma ayışığı Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu Onunla ağlaşmayı sessizce Ahmet Erhan Bana sorular öğreten dost Bir de sen bulmadıkça doğrular yarımdır diyen… Kimi gün bir türkü, kimi gün şiirlerle Kitaplarla daha çok, giderek kitaplarla Sabırlı, içten, yalın Örnekler çıkarıp adım adım Küçücük bir kentin kapalı hayatından Bana dünyaları gösteren dost… Şükrü Erbaş Gece ayaz Rahat durgunluğunda kavşak. Önünde yalnızım pencereciğin, Ne bir konuk, ne bir dost bekliyorum. Sergey Yesenin Benzemezler insan dostlarıma Ağaçlar gölgesini esirgemez Güneş köpeğimden daha sadık Dizlerime sıçrar ellerimi ısırır Karşılık beklemeden Hele kuşlar Avcılara bile kin beslemezler Oktay Rıfat Horozcu Fırtınalı bir günün sonunda bir dal istedi kadın, tutunmak için dostane Bir mum yaktı adamın biri, elini uzattı beyaz bir gül geldi karşılığında Böylece bir muhabbet başladı gözlerde aylarca devam etti bu dostluk sessizce Nurcan Uğurlu Hıncım bile zarifleşti zamanla Duygusu belirsiz huylar edindim Tükettim eski dostlarımı bir bir Yenileri habersizce aldı yerlerini Mahmut Temizyürek insan soyu iletkenliğiyle ünlüdür öteki türler arasında iki insan başka hiçbir yaratıkta olmayan geçirgen bağın başlatıcısıdır anneler ve babalar oğullar, kızlar, hısımlar komşular, hemşehriler, yurttaşlar hangileri arasından seçilirse seçilsin iki insan bir araya gelince o geçirgen bağa bir ilmek atar bazen fiyonk olur arada bazen her şey düğümlenir yine de sonuna kadar bu bağın götürdüğü yere kadar gitmez insanlar dostluğa, kandaşlığa, aşka evet evet ama nereye kadar? İsmet Özel herşeyi bırakıp sadece seninle konuşmak var…sadece bir şehir dinler gibi.. o şehrin bir tepesinde.. rüzgarı dinlemek var… nefesini hisseder gibi.. seninle dost olmak var… ey güzel kadın hem kavgasın, hem huzur, hem dertsin hem çare… hem tatlı hem huysuz kah acı kah tatlı.. sevdiğim insanlar şehirler gibidir.. senin gibi.. İstanbul gibi… Hakan Gülhan - bir çay içimi dostluğuna gelmiştim “bir vardı/ bir gitmiş” dedi ardımdan- Neriman Calap Seni seviyorum, verdiğin acıyla da, Yine de mecbursan beni yıkmaya Bir dostun bağrından kopar gibi Çekeceğim senden kendimi. Lou Andreas Salome Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum. Benim olmayan sözcükler girdi araya, Anlıyorum sizi dostlar! Pablo Neruda Ve yakındır aşkımızın dağılıp gitmesi Eserken yaban yeller üstümüzden - Ama nedendir, sevgilim, ey sevgili dostum Ah! nedendir bana eziyet vermen? İsmail Aksoy ölü bir dostun son bakışına mı benziyorsun, acı gibi değil, değil matem gibi dönüp dönüp seni buluyorum sanki hep senden korktum hep sevdim seni Faris Kuseyri İki gözüm ona iyi bak Dünyaya küskün gitti biraz Zemheride çiçek açmış Acılı, suskun bir topraktır o Seslenmezsen Merhaba demez Hastadır, koluna gir Yürüyemez Ayakları tutuk Bağışla İlhan Öyle ya Senin de kaburgaların kırık Metin Demirtaş Ben yaşama da, ölüme de inandım; Tamamlarlar sanırdım eksiklerimi. Çarşıları hep birlikte gezerdik; Biri dostumsa, sevgilimdi öteki. İkisinin adını yanyana andım. Bir soluk alayım izin verin de. Metin Altıok Dostlar ırmak gibidir Kiminin suyu az, kiminin çok Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya Can Yücel Dostum yaşlandı ve kendine yetmiyor artık Geçenler hep aynı yağmurla güneş aynı ve sabah bir çöl Yorulmaya değmiyor. Ve mehtapta dışarı çıkmak bekleyenin yoksa değmiyor. Cesare Pavese nedir dostluk? ikinci bir güneş. Adonis Gel, bizden iyi olanlara acıyalım. Gel, dostum, hatırlayalım: Zenginlerin uşakları var, dostları yok; Bizim dostlarımız var, uşaklarımız yok. Ezra Pound oysa ne iki ırmak karışırmış birbirine dünyada ne de göz yaşları aşkta dostum, demiştim dostum otuzumda bir gün öğrendim ki bu gün aşktan farkı yokmuş dostluğun öyle deme, öyle deme ayrı ayrı düşüyor yaşlar iki gözden bile Cevdet Karal Kalmadı başka korkum Düşünmeden eline bıraktım kendimi Bütün dostlarım söylüyor Bu sefer mutlaka tutuldum Necati Cumali Kıyıdan el salladık beyaz bir gemiye gemi gülümsedi. Ne top atışı, ne bir bayrak, ne isim anladık bir dosta veda ettiğimizi… Zerrin Taşpınar Bir çölde biten dal gibi ıssızsa da rûhum, Dost âleminin ettiği kem söz neme yetmez? Vardır anacak bir gün olup ismimi elbet, Bir servinin altında dolan göz neme yetmez? Dağlar neme yetmez, bağlar neme yetmez? Bir kuş ki benim derdime ağlar, neme yetmez? Şükûfe Nihal Başar Beni çağırmakta yabancı dostlar; Bu doslar ne güzel , dilsiz ve adsız. Eski evde , şimdi bir başka ev var: Avlusu karanlık, suları tadsız. Her akşam , aynı yer, aynı saatta, Güneşten eşyama düşen bir çubuk; Yangın varmış gibi , yukarı katta, Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk ! Necip Fazıl Kısakürek İyice yaklaştı bana büyük karanlık. Dünyayı telâşsız, rahat seyredebiliyorum artık. Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nazım Hikmet Bıraktım eşi dostu Eski bahçelere gittim gizli gizli Seni anmak için tek başıma Salvatore Quasimodo Kimdi kimdi kalan Giden mi suçludur herzaman? Ne zaman başlar ayrılıklar Dostluklar biter ne zaman Murathan Mungan dokunsam yok kimse dokunsam yalnızlık çıkacak duvarlardan ne Selim ne Ömer çıkıp gelmez hiçbiri uzaklardan dostluklar elimde kaldı baştan çıkaran bir ırmağa atıldı hülyalarım sesi gelir belki Vahdet abi’nin az sonra telefondan bırakırım bu şiiri yarım uçarım Sıtkı Caney Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin bir kez bile unutmadın “merhaba” demeyi ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin bir dostun vurulduğu gün Hâlâ koynumda resmin Ahmet Telli Kırdım mı incittim mi birilerini? Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler. Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda? Yeniden düşünmeliyim Dostluklarımı, ilişkilerimi Dağınık yatağım, mutsuz yatağım Çoğalttım mı eksiklerimi? Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı Yitirdim mi yoksa masumiyetimi? Borçlarımı ödedim mi? Doğru seçtim mi soruların fiillerini? Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi? Ödünç aldığım kitapları geri verdim mi? Geri verdim mi aldıklarımı: Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi? Murathan Mungan hele iyi bir haber almışsam o gün dostluk üstüne Nazım Hikmet
hoşçakalın ağız tadları sıcak çorbam çayım sigaram havalandırma sıram banyo sıram kelepçe sıram kalemimi ve saatimi ve kavgamı bıraktığı sevgili dostlar hoşçakalın Ersin Ergün Yaşıyan her fani Yaşıyan ruh özler, Her sıkıldıkça arar, Dar hayatında ya dost ufku, ya canan ufku. Yahya Kemal Beyatlı dostlarım, beni söylediklerimden sorumlu tutun Şükran Belen Uzun sokakların ucunda evleri İlk denemelerden geri dönülmüştür İtildikçe içe, durduğu bilinen Bazı dostları yitirmeye gidilir Gülten Akın İstanbul’da olsam İstanbul’da olsam Çocuklu bir dostum var kalkar onun evine giderdim Daha olmazsa Metin’i bulurdum. Can Yücel hayatın bu sarhoş denizinde umut gemim karaya oturdu. ah! Dostlar yetişin feryadıma ölüm yetişecek feryadıma bu gece yoksa Ali Şeriati Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Şükrü Erbaş Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât Yunus Emre Elini ver, ey güzel ve zarif varlık, Ben dostunum ve cezalandırmak için gelmedim. Cesur ol! Ben vahşi değilim, Rahatça kucağımda uyumalısın. Matthias Claudius Hayat güzeldir, kızım, sen de göreceksin; nasıl da, her şeye rağmen, dostların olduğunu, aşık olduğunu. José Agustín Goytisolo her şeyi boşladım senin uğruna dostlarımdan ayrıldım çocukluğumu unuttum Louis Aragon ‘Dostun evi nerede?’ diye sordu, günün battığı yerde süvari Gökyüzü biraz duraksadı. Sohrab Sepehri dostluğun yüreğimde çok kez sebep oldu acıya düşmanım ol n’olursun -dostluk adına William Blake İki düşman ordu Birlikte ağlardı ölülerinin ardından Dostça mertçe yas tutulurdu öldürülenler için Gassan Satar Yaş ilerliyor… Artık geçti bizden; Kişi ev bark edinmeli vakitken. Gün gelince biz değil miyiz ölen? Cenazemiz yerde kalmasın dostlar! Cahit Sıtkı Tarancı abdullah, ah dostum, sevdiğim, çalı yüzlüm abdullah kaç kurşun sıktı üstüme yeterince içmiştik. vuramadı vurdu, ben anlamadım belki de belki de yavaş yavaş devam ediyorum ölmeye. Altay Öktem Bir zamanlar bizimle eyleşen Dostları hatırlatır bir bir, Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen Hasretleri artık insafsızca derindir. Emily Dickinson Ey, değerbilir dostlarım, n’olur hor görmeyin beni, yelkensiz teknelere döndüm içime çöken acısıyla aşkın. Arivara Narihira kalbimi kalbine bağladığım dostum ah herkes mi susuyor kalbi kalbimize benzeyen dostlar Arkadaş Zekai Özger İşte buradayız şimdi, dostum, gitme benden, hemen gitme, hayır hiç gitme … Erik Stinus Dostlarla doluydu dünyam Yaşantım aydınlıkken henüz Şimdi, sis çöktüğünden Oldular hepsi görünmez. Hermann Hesse Yalnızlığa dayanırım da, birbaşınalığa asla.. Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.. Bir dost göz arayışıyla. Saat tıkırtısıyla….. Elif Şebnem Akal sabahın seherinde puslu bir dağ başında bir dostun mezarı hazırlanırken! Hıdır Toraman yürürken bir ayağı aksıyor hep kıyısından gidiyor yolun belli yakıştıramıyor kendini kente uzun uzun bakıyorum ardından bir dostu uğurlar gibi ağlamak geliyor içimden nasıl da uzağız birbirimize Murathan Mungan Saçma bir kadın, anlaşılmaz Ama iyidir saçmalamak dostlarını satmaktan İyidir adanmak, yalandan Bir çocuk romanı olarak anlaşılmıştım artık. Didem Madak Bir güzel düş gibi bir hayal gibi sen de git can kuşum, de var sen de git dost mezarı içim bulunmaz dibi düşersem aklına el aç niyaz et belki bir su yürür…içim çöl gibi… Mustafa İslamoğlu Fırtınaya tutulur, bir liman bulamazsan, Demir at sineme dostum! koylarım senindir. Kanadın kırılır da, maviye uçamazsan, Ne güne duruyor al! kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere, bir umut bulamazsan, Kendime etmediğim, dualarım senindir. Ey dost, Yanım senindir Yarım senindir, Canım senindir…! Mehmet Orhan Durdu Kendime en çok on yedi yaşımda benziyormuşum buldum o çocuğu Gençlik Parkı’nın önünde yıllar seni eskitememiş dostum, ifaden aynı yarısı tebessüm yarısı korku dolu o çehre suçlarımla göz göze gelmemek içinmiş meğer o resimden bugüne gözlerimi kaçırarak bakışım hâlâ suç gibi duruyor o bakış gözlerimde Haydar Ergülen Tutulmuş dağ yolları oklar ve tuzaklar Biri dostluk adına bağışlar çirkinliğimizi Düz yollara düşeriz yeniden oksuz ve tavşansız Yılgın savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi Gülten Akın Çok şeyler gördüm geçirdim: yağmurlar, gökkuşakları Ufuklar kararırdı geçerken adım Ve dostlar bana ihanetten nasıl da zevk alırdı Ben bile bıkmış usanmıştım kendimden Ama tüm bunlara karşın sen hep sen kaldın. Andrey Voznesenski eskiden önemsediğim ne varsa şiirim, dostlarım hatta gururum hepsi iskambil kağıtları gibi yıkılıyor ve belki de ben ilk kez aşık oluyorum. Lale Müldür Ve düşlerimde dost sesler bana bakıp fısıldıyor şimdi: “İşte bakın, burada yatıyor hüznüyle birlikte ölen adam.” Halil Cibran beni bırak git sakın sen yalnız kalma dost kalalım mı düşman olalım mı bırak dokunma sen böyle konuştukça ruhuma görüşmek üzer… Zeynep Elif Arkan Dostlarım, anmayın artık adımı! Siliniz gönülden eski yadımı! Kırınız, sonuncu itimadımı: Ölünce bir daha beni aldatın! Orhan Seyfi Orhon Karac’oğlan der ki, ölüp ölünce Ben de güzel sevdim kendi halimce Varıp gurbet ile vâsıl olunca Dostlardan haberim al melil melil Karacaoğlan Sala verile kasdımıza Gider olduk dostumuza Namaz için üstümüze Duranlara selam olsun Yunus Emre Agâhî karıştır kanı yaş ile Dost bulunmaz hayal ile düş ile Yetilmez menzile bu gidiş ile Hemen aşk atına binip sürmeli Âgâhî Paltomun bir cebine kahramanlığı, bir cebine korkaklığı koydum Bir yanına dostlarımı, bir yanına düşmanlarımı… Ahmet Erhan hiçbiri değil dostlar hiçbiri değil çiçeğe durur gibi uyanışım akpak sevdamdan ve böyle bir gün say say bitmez güzelliği Akgün Akova ah nasıl ayrılır aşk ve dostluk birbirinden can canı sever ötesi yok bunun çocuk ölümü ve ölümün ölümsüzlüğünü sevgiyi ve sevginin ölümsüzlüğünü ah elbette aşktır dostluğu mayalayan ama kim anlatabilir bu parmak çocuğa bir dostla bir sevgili arasındaki ayrımı Arkadaş Z. Özger Çünkü kalbi seninle uzlaşmayan Nice ayrı dünyaların insanlarını Sevecenlikle anladın yıllardır Hepsine de dost elini uzattın “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.” Cansever Eyüboğlu Bekle dost kapısın sadık dost isen Gönüller tamir et ehli dil isen Sevda Sahrasında Mecnun değilsen Ne Leyla’yı çağır ne çölü incit Aşık Hüdai Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Cahit Sıtkı Tarancı beni güzel hatırla çünkü sevdim seni ben herşeyini…. sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini beni üzdün kınamadım alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım… Okan Savcı Sonra sonra açılan boşluklardan Sevdiğiniz, dost olduğunuz, bel bağladığınız Birinin kayıp gittiğini hatırlarsanız, Sessizce… ah, yaralandım diyebilirsiniz, Bütün ölenleri bağışlıyorum. Ceyhun Atuf Kansu Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım, Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim, Çiçeklerde açar benim gizli arzularım. Ceyhun Atuf Kansu Dudaklarımda dostlardan şiirler, Şimdi haykırarak da okusam kimse duymaz; Şehir acınacak halde, Boşalmış bütün caddeler. Şükran Kurdakul Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bahaeddin Karakoç dağınıklığını toparlarken odamın, elimde kaldı bir kitabın içinden düşen fotoğrafın göz göze geldik bir an, gözlerinde “seni seviyorum” bakışın kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi fotoğraflarda kalacak kadar yabancı değildik o zaman her şeyden önce dostumdun, ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem, mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık Pelin Onay İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadıdilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Her şiir biraz yalanla başlar Varlığın ve yokluğun ikiz yalnızlığında…. Tuğrul Tanyol Yaklaşmaktasın ve / çok yakınıma taşıdığın / güller Sana canı gönülden âşık oldum meleğim Kollarına gümüş bilezikler düşündüm Dostlar buldukça onlara Kalın kaşlarını övdüm Güzeldin Gövden gerilmiş devinmekteydi Bir tabloda gibi her bakmaya değişen Karanlık anlamlardan arınan yüzünle Cahit Zarifoğlu Seyyah oldum şu alemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kendi efkarımla okur yazarım Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kul Himmet Evim fakir, dostlarım beni terketti, Hastayım, ziyafetlere gidemiyorum. Po Chu koltuğunun yerini değiştirdim dün yüzün beliriyordu camda dudaklarından geçen güvercin tozunu alıyordu sözcüklerin sen ağzını açmıyordun ama hadi çevir telefonu bari dostluğunla oyala Enver Ercan Bir dostun sıcaklığına Öylesine Yaslamak istiyorum ki başımı Ya omzunu uzat sevgilim Ya da telleri kopuk Bir kemanı Sunay Akın Dostlar da muhabbeti kestiler,luzumda yok Zaten senden ziyade sohbetim sözüm de yok Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok Aynalarda kendimi göresim sende kalmış Cemal Safi Söküklerden yeryüzü dolarken ağzımıza İnsansak, Çok uzağız eski iyi dostlarımıza Osman Konuk Oyun yapıp oynarlar seni Geceleri aralarında. Şarkı yapıp söylerler dostlarına, Roman gibi okurlar boş zamanlarında. Masal yapıp anlatırlar çocuklarına. Özdemir Asaf Dostlarım! Hakiki şiir sizsiniz. Nizar Kabbani umut kesilmiyorsa dostlarım kesip barikatlar kurarak kangrenli gövdemizden şurda güneşe ne kaldı İlhami Çiçek Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan. Ümit Yaşar Oğuzcan Ağla sevgili yıldızım Yeryüzündeki dostun da Ağlıyor bak burada Mevlana İdris Zengin Ben işte miraç gecelerinde Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin Bir şiir aradım. Didem Madak Bu zamanda az dostun oldun, daha iyi. Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli. Can gözünü açınca görüyor ki insan En büyük düşmanıymış en çok güvendiği. Ömer Hayyam Kader şimşeklerini çakarken, Ne tatlıdır, bir dosta sığınmak!
Thomas Thaarup Ve hepimiz Her şeyi inkar edebiliriz Tanıdık dost kokusu haricinde
Nizar Kabbani Geldim yolun sonuna, Uğurlar olsun bana! A dostlar, o dostlar, kalsın siz de sağlıcakla!
Shakespeare Ah, biz Hazırlamak isterken dostluk yolunu Dost olamadık kendimiz
Bertolt Brecht Gel dosta gidelim gönül Yunus Emre Yanıbaşımda ölüp gitti dostlarım ben bakakaldım Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür? Ahmet Erhan ağlayacağım başka çarem yok dostlarımın beni birer ikişer terk etmesi var ağlayacağım ağladığımı sonbahar ağaçlarına anlatacağım Bünyamin Durali Artık ayrıyız dostlar bulutlarda birbirini yitiren yaban kazları gibi. Matsuo Başo Yeniden başlamalı, yeniden Dostum, görüyorsun ya işte Bozuldu birkere umudun ordusu. Edip Cansever Sevgili dost, yoksa sezmiyor musun Tüm dünyada tek bir şeyin var olduğunu: Yüreğin yüreğe Dilsiz bir selamla söylediğidir bu.. Vladimir Solovyev
tibet’e git deveye bin incili oku ayakkabılarını maviye boya sakal bırak kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı the saturday evening post’a abone ol çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının tek bacaklı bi kadınla evlen ve düz bir usturayla traş ol ve kadının koluna adını kazı benzinle fırçala dişlerini bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman keşiş ol viski ile bira iç kafanı suyun altında tut ve keman çal pembe mum ışığında göbek at köpeğini öldür belediye başkanlığına aday ol bir varilin içinde yaşa baltayla kafanı yar yağmurda lale ek AMA ŞİİR YAZMA!
Charles Bukowski Ne mutlu o güne ki, uçacağım o dosta, Ve kanat çırpacağım varmak için yanına… Mevlânâ Celâleddîn Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım.
İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. Cahit Külebi Bir varmış, bir yokmuş aramızdaki dostluk. Kızına kıl kadar olsun göz koysaydım, Derdim, buydu korktuğu. Odama uğramaz oldu, semtimden geçmez; Oysa bir ben vardım içli dışlı olduğu. Behçet Necatigil söylenmesi gerekeni söylemeye değmiyor, kulaklar kalbe uzaksa konuşalım diyorum, gel kendi aramızda, kız kulesini alarak arkamıza Ebubekir Eroğlu Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… ‘Nereden çıktın bu vakitte’ dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Can Dündar ve şarjım öyle azdı ki… gelemedim, dedim. olsun, dedi, martta… demişti ki jarş bitti. birden soğuklar başladı sanmayın! avucuma bir avuç ateş bıraktı dostum. bende onu kalbime, üşüyen yerlerime yasladım. Zeki Bulduk Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli’ zebûn Fuzûlî Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanları gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Oğuzkan Bölükbaşı neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak. İsmet Özel Sevgili Dost, Öldükten sonra hatırlayacak mısın beni? Neler hatırlatacak ve nasıl hatırlayacaksın? Bir yıl sonra aklına gelecek miyim? Ya beş yıl sonra? A. Ali Ural Kalbindeki cama bir taş değer, dosttandır ‘kırılınca anlaşılır kalbin camdan olduğu’ kalbin bahçesinde bir gül solar, dosttandır dostun varsa taşı güle sayarlar, akşamı güne dostum varsa sözümü şiire sayarlar, beni şaire dostum var, öyleyse ölebilirim bile! Haydar Ergülen Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşamüstünün bir saatinde, yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? Murathan Mungan Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Ateşli bir ruhla doğdum ben, Severim birlikte olmayı dostlarla; Lermontov ”Kim gelmiş kim!” diye sevinç gösterileri yapar, boynuna sarılırım… Sonbahar, her seferinde gözlerimin içine bakıp; ” Hiç değişmemişsin” der ve omzuma dokunur. Ben sonbaharın gözlerinin içine bakamam;dokunur… Ali Ural Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim. Olur ya… Kalp durur… Akıl unutur… Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur… Mevlânâ Celâleddîn Kitaptan mana onda dost kazanmaktır. Nedeni açıktır, kitaba yazmaktadır. Felsefenin bağrında psikoloji aramaktadır. Ne büyük kayıptır ki geç kalmıştır. Ne de olsa uçan kuştan hesap almamıştır. Dosta düşman diyemeyiz. Geçen günü geri getiremeyiz. Bilsek dahi belki düşünemeyiz. Ufuk’la gün batımına erişemeyiz. Dostum, gelen gün için geçen günü düşünmez. İkibinden başka cıgara içmez O paket bitmiş dahi olsa zulasından geçilmez. Dost için hiçbir şeye önem vermez. Adem Utku Çakıl Dostun yüzünden gözünü ayırmaz, Ondan ayrı bir an bile dem vurmaz. Dost iline doğru düzen verdi ki, Dosta kavuşup eylesin dirliği.
Zira dost onunladır her nefeste, Can kuşu dostsuz durmaz bu kafeste. Yunus Emre Kabul et, uzaklardaki sevgilim, Kalbimin vedasını, Dul kalmış eş gibi, Bir mahpusluk öncesi, Dostuna suskunca sarılan, İyi dost gibi. Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Onlara veda etmeme yardım edecek misin, Nikko?» Nikko hafifçe öksürerek bağızını temizledi. «Bunu nasıl yapabilirim efendim?» «Kiraz ağaçları arasında benimle yürüyerek. Sessizliğe dayanamadığını anlarda seninle konuşmama izin vererek.” Şibumi / Travenian Sonu belirsiz bir kavgaya atılıyoruz Olric. Yanımda senden başka kimse yok elle tutulabilen. Öyle bir savaşa giriyorum ki Olric, bizi İsa bile kurtaramaz. Oğuz Atay “Yıllar sonra tekrar görüşen iki insanın heyecanını hayal ediyorum. Bir zamanlar sık sık görüşmüşlerdir ve bu yüzden de, aynı yaşanmışlıklarla, aynı anılarla bağlı olduklarını düşünürler. Aynı anılar mı? Yanlış anlamalar burada başlar: Anıları aynı değildir. İkisi de geçmişten iki ya da üç durum hatırlamaktadır, ama herkesinki kendinedir; anları birbirine benzemez, birbiriyle örtüşmez; hatta nicel olarak bile birbirleriyle kıyaslanamazlar; biri öteki hakkında, onun kendisi hakkında hatırladığından çok daha fazla şey hatırlar.” Milan Kundera / Bilmemek Kuşkusuz en ufak engeller dahi en ateşli gayreti soğutmaya, dostluk bağına senin kadar sıkı bağlanmayan insanların belleklerindeki anıları silmeye yeterlidir. İbn-i Hazm Derviş-i Nureddin olmağa istidad-ı ezeli gerek Cümleden fariğ olup Dost ile halvete giresi gerek Kapusunda kıtmir olmayı cümleden yeğ bilesi gerek Erenler bir kere evladım demeğe can veresi gerek Nureddin Cerrahi Gönlüm dahî canım dahî el bir etti şu ikisi, Yüz bin Yunus’tan ferâgat, dost yüzünden gözün ırmaz. Yunus Emre Ey güzeller güzeli Ben huysuzum Töresizim Tut ipimi Eşiğine kelp yerine bağla beni Velvele gününde dost meclisinin. Şükrü Karaca Ama seni bilirim dostum, O yüzlerin arkasında gizlenen filigranlı hışırtıyı hemen duyarsın Ülkü Tamer - Artık senin baban yok! Benim Çora’m yok! Bağışla, bağışla beni Çora diye bozladı Tanabay. Birileri gelip onları ayırdı. Sonra Tanabay kalabalığın arasına girdi. Herkesi yakından görüyordu şimdi ve o sırada, onu, Bibican’ı da gördü. Bibican Tanabay’a gözlerini dikti. Gözyaşları iri iri damlalar halinde akıyordu. Tanabay, öncekinden de büyük hıçkırıklarla sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. Şimdiki ağlayışı, ömür boyu yitirdiği her şey içindi: Artık hiç göremeyeceği Çora için, işlediği suçlar için, karşısında duran Bibican için, kader ikisini ayırdığı için, o müthiş fırtınalı gece için, Bibican’ın yarsız ve yalnız kalması, birmutlu ve aydınlık gün görmeden yaşlanıp gitmesi içindi… Karalara bürünmüş Gülsarı için, çektiği bunca sıkıntı için ve eziyetler için, dile getiremeyip içine attığı her şey için ağlıyordu. Neler neler içinde o gözyaşları… Cengiz Aytmatov / Elveda Gülsarı Toprağa dosttu ölüme hazır Taşırdı soyunu gövdesi gibi Bir destan büyüttü namustan aşktan Midenin harama düşmanlığından Mehmet Akif İnan Hâtır-ı dost için zahmet-i düşmen çekerim Râgıb Paşa Gönül yalnızlıktan pek mustariptir. Ey Allahım! Ne olur, bir dost! Hâfız-ı Şîrâzî Omi’de bir dostla oturdum da, isteksiz elveda dedim giden bahara Matsuo Başo Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar — Yaşayıp gidiyorduk yahu Ne vardı acele edecek! Diyecekler Erdem Beyazit Başıma bir belâ geldiginde, dostlarımın ihaneti Kimseye acımayan zamandan şiddetliydi. İmam-ı Şafiî Kim kazanmazsa bu dünyâda bir ekmek parası: Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası! Mehmet Akif Ersoy Selem ağaçlarını mı, ordaki dostları mı andın ki birden Gözbebeğin kanlandı, gözyaşın aktı kırmızı kırmızı.. İmam Bûsîrî (Kaab bin Zubeyr) Bir Yaprak dökümüdür dört yandan. Bir dostun, seninle ağlamış gülmüş, Bir sabah gazeteyi açarsın ki: Ölmüş!” Ziya Osman Saba kaçıp uzak koyakların yaprak kokularını bulsam da hep aynı yerdeyim ölü bir dostun son bakışına mı benziyorsun, acı gibi değil, değil matem gibi dönüp dönüp seni buluyorum sanki hep senden korktum hep sevdim seni Faris Kuseyri Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar. Metin Altıok Dudaklarımda dostlardan şiirler, Şimdi haykırarak da okusam kimse duymaz Şehir acınacak halde, Boşalmış bütün caddeler. Ş. Kurdakul dost ateşinde kalmış askerleriz bu günlerde Furkan Çalışkan Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu Onunla ağlaşmayı sessizce Özlerim bir çiçeği öperken Toprağı öpüyormuşçasına sevinmeyi Ahmet Erhan dağlardan inen soğuk sulardım dost yanında kaldım, sıcağında demlendim bir nefeslik sigaraysa gülüşlerimiz, içine çek, söndüğünde yakmaya geldim Pelin Onay Sönmüş sanılan ışık, bir anda parlar Dostun sesi, tekrar sevinç ısmarlar Bir buzlu soğuk sisli bulut, nur kesilir Kuşlar ötüşür yerde erirken karlar Hüsrev Hatemi Gittiler, Göçüp gittiler birer birer Ahbap, dost, yâran! Mugaylan ağacıyım sanki, gölgesiz… Mustafa Ceylan Dostum benim, yokuşlu yolum, düzgün ovam, günün hangi saatte battığını görememiştik seninle, tepelerin arasındaydık çünkü, üstümüze keder çiseliyordu çünkü, saçak altlarına sığınıyordu çocuklar, her evin eşiğinde sessizlik vardı. Ülkü Tamer Şimdi kar yağsa, üşüyorum desem, eldivenim atkım olur musun? Enis Batur Aşklar, dostluklar, bir arada olmalar Hangi birine yetiş, geçtim, öderim. Eşler, çocuklar, ölmüşlerin yakınları Sonradan katılanlar, kaçtım, öderim. Behçet Necatigil seni, öyle haksız, öyle mızıkçılıkla oyundan çıkarılmış bir çocuk gibi gördükten sonra, dostum, Cahit Koytak “Dostça gülümsedi. Bu gülümseme sanki bana değil de çocukluğuma gitmiş gibiydi.” Romain Gary Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Ahmet Telli Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Ne zamandır ertelediğim her acı, Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi, -bu şiir - Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim, Dost kalmak zorunda bana ve sizlere! Nilgün Marmara Hoşçakal, dostum, el sıkışmadan, suskunlukla Sakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün? Şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm, Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da. Sergey Yesenin mesela dost için ölüme yatıp orda teslimiyet doğuran bir uykuya dalmaktır Alper Gencer -her zaman paylaşılan duygular vardır yeri gelince ölümler de paylaşılır bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri benzemez beyaz evlerden mavi sulara aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya- Haydar Ergülen Bir gün dünyaya edince veda Peşimden istemem gözyaşı ,susun Ağlayıp sızlamak yerine dostlar Herkes bildiğince şiir okusun Captain Hook Bir gün öldüğümde Ardımdan ağlayacak karım ve kızım Topu topu birkaç dostum üzülecek Yahu diyecekler haberiniz var mı Kadir ölmüş Başsağlığı dilemeye gelecekler kızıma ve karıma Bütün bunları merak etmiyorum Ha bir gün önce olmuş ha bir gün sonra Anacığım duyacak mı mezarında İşte onu söyleyin bana A. Kadir Paksoy Zülfün esîri Bâkî-i bîçâre dostum Bir mübtelâ-yı bend-i kemend-i belâ imiş Mahmud Abdülbâki Boşuna mescitleri dolaşma sofu dostum Aradığın aydınlık meyhanede kalmıştır Esrâr Dede I Bir hastalıktan sonra, Mektup yazdım eşe dosta -İadeli taahhütlü- Ve yıldırım telgraf çektim yare -Cevaplı- Neler olmuş Rabbim, neler. Ben tüberkülozdan yatarken, hastanede Dostlar unutmuş adımı, Yar kocaya gitmiş… III Ve dünyamız Rabbim Bir hastalıktan sonra Eskisi gibi değil. Rüştü Onur Bir ağacı uyur görürseler, uyandırmasınlar, Güneyde kalmış böyle güzel ağaçlar vardır, Duldasında bir an dinlendiğimiz o ağaçlardır, – Herşeyi o ağaçlar bilir dostum, o ağaçlar bilir! – Biz yaprak misali olduk artık, bize birşey sormasınlar. Arif Damar Neresi yurdum? Güneş belki de. O hep duran. Çocukluğumu tanıyan eski dostum kaplumbağa. Bejan Matur Nasıl paylaşıyorlar güneşi dostça portakal ağacında portakallar? Pablo Neruda Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler, saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça… -Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme’dir. Turgut Uyar duralım, haberler vahim, kan sızıyor ajanslardan kim sorar gecenin şairine isyanın var mıdır yalnızca türküleri sevilen ülkelerin şairiyim ben dostlarım gece sohbetine çağrılmış gönlüm muratsız dağlarında binlerce çiçeği budanan ve sualsiz ölümleri olan bir dünyanın şairiyim ben nasıl mıyım, dağlarımı düşündükçe? Diken üstünde Tuğrul Keskin Sen vâr iken ey dost banâ yâar gerekmez Cevrin çekeyim gayri vefâdâr gerekmez Mihrî Hatûn fotoğraflarda kalacak kadar yabancı değildik o zaman her şeyden önce dostumdun, ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim Pelin Onay Aşıklarla beraber otur kalk!
Arkadaş olarak her zaman aşık olan kişiyi seç;
aşık olmayanla bir an bile dost olma!
Mevlana ah, gökte yüzen bulutlar ve seyyah bir serserinin hayalleri!
ah, günbatımı ve eski bir dostun özlemi!
Li Po Elini o kadar sıkı tutuyordum ki onun da elimi tuttuğunu sanıyordum. Bir dost o elini hiç tutmadı dediğinde gevsetince tutmadığını farkettim 23 Kasım 2011 La Edri
Ağladım her yerde hep ah eyledim,
Gördüğüm her kul için dostum dedim.
Herkesin zannında dost oldum ama,
Kimse talip olmadı esrarıma. Mevlana Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su Fuzuli Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli’ zebûn Fuzuli
Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör Hangi kapıyı çalsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar Cahit Sıtkı Sev beni dost. Bırakma beni. İzle beni. İzle, beni dost, bu bunaltı dalgasında. Pablo Neruda Kader şimşeklerini çakarken, Ne tatlıdır, bir dosta sığınmak!.. Thomas Thaarup Gider isen bu il sana yurt olsun Münafıklar aramıza kurt olsun Ben ölürsem yüreğine dert olsun Geçti dost kervanı eğleme beni
Pir Sultan Abdal
Can dostum Hiç’i unut, Hep’İn saatini kur, Gamın kederin değil, sevincin izini sür! Ahmet Necdet Sokakların ellerinden öperim Bana yaşamasını öğretmişlerdi Dost olsun düşman olsun İnsanlara iyi günler dilerim Söyle sarı saçlı daktiloya Ben yokum artık Vefasız dostlara hatırlat Kimseye kalmaz o dünya Nasıl unuturum güzeldi yaşamak Fakat hakkı varmış Oktay`ın “Hatıralar da dal istiyor” “Kuşlar gibi konacak” Muzaffer Tayyip Uslu En son ben kaldım, Gömdüm tüm sevgili dostları. Leopold Staff Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor İlktir dost elinin hançersizliği Ağlıyor yeşil Ahmet Arif Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten. Güneşle gelecek ölümden? Ben ki her nisan bir yaş daha genç, Her bahar biraz daha aşığım; Korkar mıyım? Ah, dostum derdim başka… Orhan Veli uyandım karşımda seni buldum dosttan daha dost güzelden daha başka Asaf Halet Çelebi bir dosta dokundum sanki gülümsedim bir yoksula seni öyle sevdim Serdar Ünver Dost Bu eli sıkı tut Çarşıda evimizden uzakta Bir pazu güreşi varsa kaybolmayalım Geçecektir daha daha Günler Bilmeden kavramak nasıl Zirvesine göz koyduğum dağlara bak Koşup takıldığım çitlere bak Cahit Zarifoğlu ben senden öğrendim ki oysa inanmak mesela dost için ölüme yatıp orda teslimiyet doğuran bir uykuya dalmaktır Alper Gencer
Ağlama der dosta Aşık Daimi Bu da gelir bu da geçer sevdiğim. Cemal Safi Aşk,dostluk!.. Hepsi dökülür yapraklar! Çıplak bir ağaç durgun suda aksin. Yalnızlık dediğin hayatta başlar; Kabir boyunca devam etmek için. Cahit Sıtkı Tarancı Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz. Cahit Sıtkı Tarancı Yaşamında iki temel değer bulacaksın: sevgi ve dostluk. Bazen, bunlardan biri ötekinden daha değerli gelecek sana; zaman olacak, öteki öbüründen; kimi zaman da ikisinden hangisini daha değerli sayman gerektiği belirsiz hâle gelecek; ama, kimi zaman da, ikisi birden, eşit bir değersizlik düzeyine inecekler, gözünde. Ama, bu sevgin ile şu dostluğun o hâle düştüler diye, yaşamın temel değerlerinin kendilerini yadsımayacaksın: o zamanlarda, içindeki buruk acıyla, onlara olan saygını koruyacaksın– ki, bu da, işte üçüncü temel değerin olacak. Oruç Aruoba Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim...
Nazım Hikmet
Hani büyük korkular başlayınca insanda,
Sıkılır yüreği, ölecek gibi olur;
Ne dost sevgisi, ne yar sevgisi,
Ne varsa hepsini bırakıp gitmek ister
Nereye, kime, niçin?
Demeden.
Mehmed Kemal
güller dikildi, çilekleri seyre dalmışsın, ömrümün kalanı
o yıkasın beni! dostum yıkasın, kalan yıkasın
Hüseyin Peker Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana Avnî (Fatih Sultan Mehmed ) Kapılarını yıllardır çalmadığım Eski dost evleri gibi Eski şiirlerim Kitaplarda Bekler beni… Girip dinlendiğim olur İçlerinde Bir kahve içimi Çıkıp giderim sonra Buruk bir hüzün Bırakıp geride… Ataol Behramoğlu sevinç kendisine güvenilmeyecek bir dosttur çünkü yalnız kendi rahatını düşünür Nizar Kabbani Ne alnında dolaşan bir dost eli Ne yardım isteyecek kimsesi vardı, Cahit Külebi Kızmıştım bir dostuma, Açıldım ona, kızgınlığım geçti, William Blake istanbul konya’da güzel güzel yaşamak varken, çekip giden dostlarımdır istanbul acı bir “hoşçakal”dır Abdullah Harmancı Yalnız aşkı vardır aşkı olanın Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan Sen yüzüne sürgün olduğum kadın Kardeşim olan gözlerini unutamadım Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını Dostum olan ellerini unutamadım Cemal Süreya bir masal saçmalığına kurban gitti kırılmıştım tüm kırılmışlıklarımı üst üste dizmiş dipsiz bir uçurum kıyısından kendimi bırakmaya hazırlanıyorken dur bile demeyen Pollyanna’dan dost olmazdı anladım içinde besle büyüt yıllarca kendi infazına göz yumsun Bugün Pollyanna’ya rest çektim bayım büyükannemin kılığına bürünse de açmayacağım hiçbir masal kapımı Dilek Akın Çok oruspu tanıdım; çocukları arkadaşımdı, dostumdu, sevgilimdi, bir şeyimdi işte… Hiçbir oruspu çocukluklarını görmedim! Dilek Akın ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak. Aziz Nesin ölümü sevdim, uzun zamandır beklenen bir dost gibi, gelse vaktinde, kollarında eski dostlarım, ninelerim, dedelerim… usulca fısıldasalar kulağıma: zamanı değil daha!
Selahattin Yolgiden Sustu, sonra ben konuştum: “Dostlarım kaçtı yanımdan Umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan.” Dedi Kuzgun: “Hiçbir zaman.” Edgar Allan Poe ve hepimiz her şeyi inkar edebiliriz tanıdık dost kokusu haricinde.. ve hepimiz her şeyi gizleye biliriz içimizde adım atan o “kadın” haricinde.. Nizar Kabbani Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sâdık yârim kara topraktır Beyhude dolandım, boşa yoruldum Benim sâdık yârim kara topraktır. Aşık Veysel Biten dostlukların ardından da yas tutar insan. Gençliğin o hesapsızca birlikte vakit geçirdiğimiz zamanlarının yerini, hayatın her dakikasını hesapladığımız daha aritmetik bir düzen almıştır. Yetişkinlikte dostluklar, romantik ilişkiler gibi büyük dramalarla değil; yoğun iş temposu, mesafeler ve hayat koşturmacası arasında sessizce, kopuk kopuk ertelemelerle tükenir. Azar azar eksilir ilişkiler. Toplum aşk acısına büyük anlamlar yüklerken, bir zamanlar bizi en iyi tanıyan dostlarımızı kaybetmenin yarattığı bu sessiz hüznü görmezden gelir. Bugün sosyal medya sayesinde birbirimizin hayatından haberdar olsak da, aslında duygusal olarak birbirimizden uzaklaşıyoruz; çünkü modern hayat bizi her anımızı verimli kılmaya zorluyor ve dostluğun temeli olan "birlikte plansızca vakit geçirme" özgürlüğünü elimizden alıyor. Bu yüzden, tüm bu koşturmacanın ve yorgunluğun arasında bir arkadaşın bizi çıkarsızca araması, yetişkinliğin maskelerinden sıyrılıp gerçek kendimizi hatırlamamızı sağlayan en değerli direniş. Şairin dediği gibi : ‘ Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak’. Kemal Sayar
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 23.02.2021