"Mü'min kul (ölünce) dünyanın yorgunluk ve ağrılarından kurtulur."

Şair: Yorgunluk Şiirleri Bercestem

Yorgunum, kırgınım, sıkıntılıyım ama, Ondan uzaklarda ölmeği istemiyorum. Ebu’l-Kâsım-i Lâhûtî Aklımdan çıkmıyorsun dedim Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya Cahit Zarifoğlu Ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği Benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi Kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam. Edip Cansever Uyumak istiyorum, çok yorgunum, yorgun ve mutluluğum yaralı. Çok yalnızım – en sevdiğim şarkı bile yitti gitti ve geri de gelmiyor. Selma Meerbaum-Eisinger Öyle güzel bir yorgun adamdı ki babam, böyle bir gülüşüyle ve susuşuyla emeği, ekmeği, barışı öğretiverirdi tastamam. Dinçer Sümer pişman olur muyum bilmem yorgunum, bildiğim bu yalnızca. Hermann Hesse Hüznün kekre cemresi düşünce şiire Sızlatıyor yüreğini gündönümleri Ve yorgun dönüşler bıkkın serüvenlerden hiç kaldırmıyor içi artık o hüzünleri Bir hırsız gibi dönüyor kente Ahmet Telli Bir deli kuzgun gibiyim, yaşlı teleğimle Göğü siliyorum duraksamadan, Yorgunluktan değil, öyle sanıyorum Yalnızlıktandır, Hızla dökülüyor tüyüm teleğim. Gülten Akın Sırtınızda yılların yorgunluğu Akşam erkenden eve. Behçet Necatigil -Yorgunum şimdi, yorgunum çok! Birde sen cevap vermiyorsun. Kolundan tutmak istiyorum, fayda yok; Bırakıp beni gidiyorsun. Cahit Külebi Yorgunsam yorgunluğum benim Size ne benim yorgunluğumdan? Üç beş yıl yaşadım şu dünyada Bir gün koyup giderim. Cahit Külebi Bozkırın yalımına direnen solgun bir gül gibi yüzün Acının, sabrın ve yalnızlığın sessizliği sararıyor yorgun güzünde alnının Ahmet Telli O yorgun gözlerinin ağırlaşan yaşları, Kırgın, uyuşuk hali, hazları kasvet veren, Hurdaya çıkmış silah gibi, mağlup kolları, Yansıtıyordu narin güzelliğini hepten. Charles Baudelaire balkonuma yuva yapan kırlangıç telaş içinde, aşk yorgunu denizde mor köpüklü sular duruldu güneşin türküsü duyuluyor uzaktan,sabah oluyor ışığı sönüyor iskeledeki yorgun fenerin Bülent Güldal ‘Rüzgâr suyun üzerinde durdu, ve ben yorgunum,’ sanki kan, çocuk gözüyle, dağılıyordu göğe, duvara asılan resim, örselenmiş bakışlar iç-içe geçtikçe! ‘Ve ben yorgunum’ derken bir harf yuvarlandı kan gölüne, göle. Ossessione! Seyhan Erözçelik Her gece yorgun kalbime trenlerin Biri geldi, biri gitti Başımda zonkladı vapur düdükleri Huzurum kalmadı , umudum bitti. Ümit Yaşar Oğuzcan Dünya sırtına çevrilmiş hamalın yorgun kalkışı Cahit Zarifoğlu ancak ben yorgun ve perişan arzu dolu yolu bırakıyorum yarim şiir, arkadaşım şiir onun huzurlu eline ulaşıncaya değin gideceğim Furuğ Ferruhzad Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yahyâ Kemâl Beyatlı Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm Değdi yorgunluğuma Bi ölüm kaldıydı onu da gördüm Beni pişman etmedi doğduğuma Can Yücel Yorgun bedenimi biraz dinlendirince ıssız kıyıda yürümeye koyuldum yine, sağlam basan ayağım hep daha geride. Dante Alighieri Gurûb vakti eşyanın yorgun huzûrunda Görüyordu vaktin hacmini bekleyen bir bakış. Sohrâb Sepehri Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yahyâ Kemâl Beyatlı Suda yorgun, muzî tecelliler Ediyor bir takarrübü ifşâ: Ahmet Hâşim Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin; Ümit Yaşar Oğuzcan Yolları yorgun düşüren yolcuydum ben eskiden, artık geçmiş ve kalbim yorgun düşen. Oya Uysal Yalnız bir adam tanıdım, Yüreği pamuktan. Gönlü harap olmuş yorgunluktan. Ellerindeydi kalbi, Figen Yıldırım Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Erdem Bayazıt Utandı yorgunluktan alçalan kuşu vuran avcı Tahir Abacı Gözlerinin mavi limanında Dağınık kayalara doğru masum çocuk gibi koşarım Geri dönerim, ama kuş gibi yorgun. Nizar Kabbani mübalağa yorgunum bu ölüm bâzârında gözlerimin akında cesedim ışıldıyor acım dirhem etmezken ağır geldim hayata münzevi bir gecede direnmek de hayli zor Sefa Kaplan Oturdu, ağır ağır bir sigara yaktı – çoktandır. azaltmaya çalışıyordu – içkisinden bir yudum aldı, gerindi, esnedi, adamakıllı yorgundu. Roni Margulies Sessizlik yorgunluktur; yorgunluk değilse kederdir; keder değilse hasrettir; hasret değilse sızıdır; sızı değilse derin bir düşünce, bir anıdır veya bütün bunlardır veya bunlardan bazıları. Mehmed Uzun "insanın yüreği yorulacağına bileği yorulsun, bilek yorgunluğu geçiyor da gönül yorgunluğu çöreklenip kalıyor insanın içinde." ? bir şey söyle, yorgunluğumu alsın eski sevgiler ışıldayan bir şey gülüştüğümüz günlerin aydınlığı vursun yine Hüseyin Yurttaş Yorgun gülüşünü tanımasan da Sürgünde söylenmiş şarkılar gibi Yüreğine sessiz bir yağmur düşürecek Sana bu gece bir konuk gelecek Haydar Ergülen Bir akarsuydu yüzün, gülüşün çırılçıplak duyguların insan yorgunu. Orada birikip durdun bir karanfil usulca çizdi bugünün şafağını şimdi bir kez daha sensizlik boynumda yeni bir yara. Veysel Çolak beni güzel hatırla sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar… gülüşümü…. gözlerimi… sonra sesimi bıraktım en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka…. Okan Savcı Özledi sizi yorgun bedenim Komşumun küçük kızı Nerde o yaz geceleri, kiraz bahçelerinden Odama dolan türkülerin Ahmet Uluçay geri getirmişti eve. Eğere baş aşağı asılı iki beyaz tavuk ve çok renkli bir horozla; o baş aşağı duruşlarındaki rahatlık çok şaşırtmıştı beni – belki de yorgunluktandı bu, ya da yazgılarına boyun eğmekten? Kaçınılmazlığın dingin bilgeliği! Yannis Ritsos Evden kaçıp gecenin bir vakti, Sokağın sonundaki denize sığındım; Uzun yolculuklardan yorgun, eski bir gemiyle söyleştim Ali Asker Barut Bir kitap gibi sonuna geldik Yürüdüğümüz yolların. Bir noktada ki, üzgün, yorgun sığınmışız avuntusuna hatıraların. Ahmet Altümsek testisi kırık yorgun bir yolcuyum hiç bir şey avutmuyor artık kirpiklerimde yağmurlar duman duman uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım Nuri Can Çoluk çocuğuyla kendi evinde rahat ve şen Yaşayarak yaşlanan insandır asıl mutlu olan. Kendi koyunlarının peşinden gider, Oğlu da kuzuların arkasından koşar, Eve yorgun döndüğünde karısı su ısıtır. Tibullus Yorgun düşüp uzandım altında asumanın; Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı. Arif Nihat Asya Sözcüklerimin heceleri döküldüğünde yorgunluktan ve saçma sapan hatalar başladığında daktiloda uykuya dalmak istediğim dünyada olup biten ve engelleyemediklerime yas için nöbet tutmak istemediğimde artık Erich Fried Tedirginlik ve acı. Böyle yaşar halkım. Evlerde, sokaklarda, yarınlardadırlar Ağa vurmuş bir balık kadar yorgun… Ahmet Erhan Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var. Asla olamadığım kişi beni üzüyor, ondan bana kalan anılardan neye olduğunu anlayamadığım bir özlem kabarıyor. Fernando Pessoa kinle boğuşan yorgun yüreği aydınlansın diye anamın. Orhan Kotan rakı bardağı gibi uçarı, katılmışlardı neşeyle peçeli kırık geceye. Adam, yorgun yalnızlığının içinden, sazların dinlendiği bir an hatırlamıştı Kemanî Sahak efendinin o unutulmaz unutulmuş valsini: “Git kendini çok sevdirmeden”. Enis Batur Buğday başaklarının Ayakta durmaktan yorgun düşmüşler gibi Eğilmişti başları Erdem Bayazıt anladım neden yorgunluk gülümserlik getiriyor insana İsmet Özel Kulak verin işe gidenlerin türkülerine Yorgun argın dönüşlerini seyredin. Necati Cumalı Biliyorum, dünyadaki kalbi yorgunluklarımızın ‘’ebedi istirahatgah’’ da çok tatlı bir dinlencesi var. Eğer her yorulduğumuzda bunu hatırlarsak ve ferahlatan, gönüle su serpen fırsatları kaçırmazsak. Huzursuzluğun da yorgunluğun da ümitsizliğin de şifası elimizin kalbimizin ulaşabileceği yakınlıkta. Biliyorum. Fakat bazen, dünyanın kalbime doldurduklarını nereye boşaltacağımı şaşırıyorum. Zehra Betül Savaşımım amansız, ve dönüyorum yorgun gözlerle ara sıra değişmeyen görünüşüne toprağın, fakat gülüşün vardığında, yükseliyor göğe ve arıyor beni, ve açıyor benim için bütün kapılarını hayatın. Pablo Neruda gidiyorum; yorgun, solgun, ağlamaklı viraneme doğru sizin şehrinizden Tanrı’ya götürüyorum perişan ve divane gönlümü Furuğ Ferruhzad Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin Şimdi neden yaşardı gözlerin Hasta mısın, yorgun musun nen var Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar Victor Hugo Yorgunuz artık Göremeseniz de Yapraklarımız ağır Dallarımız bezgin Oruç Aruoba Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında Ve aklın dar yalnızlığında Şehrin ve herşeyin Ve kalabalığın yorgunluğunda Saçların ve parmakların Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında Ve aynaların sığ görünümünde Bunalıyorum. Erdem Bayazıt Tütün isçileri yoksul, Tütün işçileri yorgun, Ama yiğit Pırıl – pırıl namuslu. Namı gitmiş deryaların ardına Vatanımın bir umudu… Ahmed Arif pencerede oturmuş yaşlı adam gözleri yorgun saçları ak ağzı kötümser kimin yolunu bekler ölümünden başka Attila İlhan Bilirim dostum, kısa bir yol var, Bu zavallı vücut yorgun düşecek. Bilirim: Aşk güçlü ölüm kadar. Yok olduğum zaman, sen ol sevecek. Zinaida Gippius rabbim bana bir cümle öğret ki amel edeyim bir cümle yorgunluk şeytanına karşı içimdeki firavuna kulluğumu hatırlatan bir cümle Suavi Kemal Yazgıç bu karanlıktan ve suskunluktan yorgun dedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarı gözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzu ağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip al ve beni unutmanın peri suretli ülkesine götür Furuğ Ferruhzad Bu kadar ürkek, yorgun ve güçsüz, aç, üzgün, susamış, kör ve yitik olan ben,derinden yaralanmış kalbimle, nasıl arzulayabilirim, bütünüyle sana sahip olmayı? Rabindranath Tagore Dünyanın en uzun hüznü yağıyor Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne Kar yağıyor ve sen gidiyorsun Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun Erdem Bayazıt Bugünlerde ben iyi gibiyim yorgun gri kaideler arasında hüzünlü bir yeşilim, Ya sen… Sen… Nasılsın? Göğsündeki ağrılar nasıl? İyi misin? Birhan Keskin Yorgun bedenlerde gizlenen hüzün gibi gizledim seni Ferman Karaçam Serüvenlerin yorgun yeniği elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün ya da hasta bir tanıdıktır ancak hepsi o kadar Unutma Ahmet Telli Vâkıâ ben de yoruldum, o fakat pek yorgun… Mehmet Akif Ersoy Mezarlık Dün akşam gün batmadan Yaşlı ölülerin arasına Bir küçük misafir geldi. Çocuk bahçesinde kovası kalmış Kumların üstünde küçük küreği. Besbelli çok yorgun hemen uyudu. Doğruldu yerinden yaşlı bir ölü Örttü üstünü: Madem ki annesi burada yok, Bu küçük kız bize emanet, İlerde yatan bir başka ölü Yavaşça seslendi: Başındaki kurdelayı çözüp katlayın Ütüsü bozulmasın. Baki Süha Ediboğlu Yorgun gelmiş bir kedidir insan hayatı yinelemekten. Kalbine koy, uyuyakalır Tırnakları gevşer, mırıltısı damlar damardan Mahmut Temizyürek Kalbim, diyorum Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin aşkına sevgili. Edip Cansever Eski, yorgun, kırık olsa da kalbiniz, o şimdi içinizdeki kimsesiz kalbinizi yanınıza alın şeyhim gece yalnız geçilmez!” Haydar Ergülen oradan oraya taşınmaktan yorgun kalbim dinleniyor kendinde Ketayun Amuzegar Kafam yorgun. Kalbim dinleniyor. Süreyya Berfe Elimde bir çanta, şurda burda dolaşıyorum Hep bir yerlere gideceğim sanki Güvercinler konuyor saçlarıma bileklerime Uçuşuyorlar Bir çınar yaprağı düşüyor ayaklarımın dibine Kupkuru Elime alıyorum, çiziyorum üstüne kalbimi Kalbim, diyorum Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin aşkına sevgili. Edip Cansever bu tınıyı bir yerden tanır gibiyim gecenin bıçakları kalbime saplanırken sözlerinden sesime dökülen yorgunluğu Ayten Mutlu Kim katlanırdı, bu yorgun yaşamın yükü altında Homurdanıp terlemeye, Ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı? William Shakespeare Yorgun bedenlerde gizlenen hüzün gibi gizledim seni Ferman Karaçam Bizse ılık güneşlerde yorgun bir arzu ruhları sardığında, Giosue Carducci aşk yorgunu denizde mor köpüklü sular duruldu güneşin türküsü duyuluyor uzaktan,sabah oluyor ışığı sönüyor iskeledeki yorgun fenerin Bülent Güldal Ah, zaman yorgunu günebakan, Güneşin adımlarını sayıyorsun. William Blake Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. Cahit Külebi Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşamüstünün bir saatinde, yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? Murathan Mungan viran eylediğin gün yorgun hayallerini ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm Nurullah Genç Ben kimselerin anmadığı adam Yüz yıl yaşamış gibi yorgun Daha dün doğmuş gibi çocuk Afşar Timuçin Selamını almayacak kimse Hava sıkkın, kapılar kapalı Başlar omuzlarda Eller gizlenmiş Nefesler bulut, gönüller yorgun ve kederli Billurlaşmış ağaç iskeletleri Toprak ölmüş Gökyüzü kısa Güneş ve ay toza toprağa bulanmış İşte kış. Mehdi Ahavan Salis yorgunum savrulmuş harman yeri bitti yitirdim bir şeyleri Ayten Mutlu Bu bedeni ben taşıyacağım yıllar yılı Sen arkamdan geleceksin.. Ben yorgun düşeceğim aşkdan Kalbimi sen yükleneceksin… Aynur Şakman Öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu İner merdivenlerden, göğsüne tutunarak Ekmek derdi diyorlar, dertlerin en güzeli Hangi dağı kaldırsam, kabuk bağlıyor toprak. Nadir Aşçı Yazmıyorum sana bugünlerde biliyorum Şaşkınım belki. Belki, yorgun ama hâlâ sevdalıyım kadınım sana Gassan Satar Fırtına kuşları gibi içinde uçtuğunuz sert rüzgarlarla yorgunsunuz, günahlarınızla, hiç bitmeyen hırslarınızla yorgunsunuz, kavgalarla, düşmanlıklarla, kızgınlıklarla yorgunsunuz, avucunuzda sıktığınız bir ustura gibi sizi yaralayan bencilliklerinizle yorgunsunuz. Ahmet Altan – Nerde kaldın? Beni hiç yoklamadın evlâdım! Haklısın, bende kabâhat ki haber yollamadım. Bilirim çoktur işin, sonra bizim yol pek uzun… Hele dinlen azıcık anlaşılan yorgunsun. Mehmet Akif Ersoy Üşümekten değil korku, ısınır olmaktan Yorgun savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi Gülten Akın Elleri artık titriyor eski gibi değil Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor. Burda bir Ahmet Erhan var uzakta Ahmet Erhan Ben kalkıp gideyim artık. Denize eğilen bir çam biliyorum. Öğleleri, hayatımız kadar ölçülü bir gölge verir yorgun gövdeye, ve akşamları, deri ve dudak olmaya başladıkları an ölümü yürürlükten kaldıran ruhlar gibi, garip bir türkü söyler çam pürleri arasından esen rüzgârlar. Bir kere sabahlamıştım o ağacın altında. Taş ocağından kazılıp çıkarılmış gibi yepyeniydim, şafakta. Ah, bir böyle yaşayabilse insan -ama ne çıkar- Yorgo Seferis Gönlünü şu zamanın güzellerine kaptıran yorulur durur. Ey filan ağır ol ki, güzellik seni oyuncak hale getirmesin. Ahid veren hiçbir güzel yok ki ahdine hiyarret etmiş olmasın. İbn Şucâ Senden söz etmekten yoruldum Ey düğünün gülü kasidede “Bağlı” kadın Kimsin sen? Bitişten başka bitişten başka. Senden söz etmenin yığıntısı bende Abdülali Rezaki Kimin boş vakti varsa Beni kovalıyor Yoruluyorum.. Mevlana İdris Zengin Tek başıma yorulmak istemiyorum, sen de benimle yorul istiyorum. Pablo Neruda Yoruldum yaşamaktan yurdumda, İçimde engin kırlara açılma özlemi, Bırakıp gideceğim kulübemi, Çekip gideceğim hırsız ve hayta. Sergey Yesenin sevmek de yorulur Cahit Zarifoğlu “Yoruldum, patron.. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri.. En çokta insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan yoruldum. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?” Yeşil Yol / Replik Zaman bedenleri yıpratır, dilekleri tâzeler, ölümü yakınlaştırır; umulanı uzaklaştırır, kim ona dost olur, onu elde ederse zahmete düşer, kim onu yitirirse yorulur, darlığa uğrar. Hz. Ali (r.a.) koşu bitince aşk bir yorulmadır kaçılmaz kırbacından Cahit Zarifoğlu ölümü düşünmekten yoruldum, şimdi ölümü düşünerek dinleniyorum: Cahit Koytak Söz ver bana Soran. Yorulmayacaksın değil mi? Sen meylettiğinde ölümlere. Bu sürgünlük çiçeğini ve sonbahar gecelerini gönlüne al. Uyardım gelincikleri, üşüdüğünde gelip yaslanacaklar yüreğine. Ama serçeler ve nergisler üzerine yemin ederim, artık yapamam dediğinde, Ben yine gelir sırtımı sırtına veririm. Fatma Savcı Fakat acı çekmekten yorulan kâlbim Bu kuşları hayranlıkla izlerken onlara imreniyor Bu kuşlar ki hayattan sadece bilirler Şarkı söylemeyi, sevmeyi ve ölmeyi! François Coppée Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı Bana kimse sen gibi sarılmadı Işığımız sönmeden gidiyorum Kazım Koyuncu Bakmaktan yorulduğum dağın ağırlığı Usulca yayılıyordu yüreğime Ben yükseldikçe bir şeyler okunuyordu Önceden duyulmuş fakat neden böyle yabancı! Tugay Kaban Sana şimdilerde kırka bölündüm desem Her köşede bir uzvumla seni beklesem Sana tehirden yorulmuş saçlarımla gelsem Görmesen de sen bu kalbi duyarsın İdris Ekinci "Bu iş kalbimi zayıflattı. Hepsini hatırlamaya çalışıyorum… mezarları örterken toprağın sesi… kesilmiş vücutlar ve yüzler… oğullarını asla bulamayan anneler. Hafızam benim yükümlülüğüm. Hafızam benim katkım. Yoruldum, çok yoruldum..” Zulkarnain Banday Boyun eğiyorum ve neredeyse mutlu Hissediyorum kendimi Neredeyse mutlu, üzgün olmaktan yorulmuş Biri gibi. Fernando Pessoa Açtım kendimi bir zambak arzusuyla. Bir zambak nasıl isterse çiğini sabahın Ve gece nasıl gölgeli ve nemliyse, Öylece açıldı ruhum. Son arzusuyla yöneldim suya Köklerimle bir kuyunun ıslak Duvarlarına tutundum. Köklerimin bana fısıldadığı yol, Ölümümdü. Bitti aşkım Yoruldum. Bitirdim aşkımı Ve onu bir zambağın Gövdesine sakladım. Bir zambağın kendini açma arzusuyla, Kapanma isteği arasında geçen an, O andı hayatı yapan. Ölümü ve aşkı içiçe kılıp Bizi kuyuda tutan o an. Bejan Matur yorulup taşımaktan hatıraları topukları toprakla tanışır hükümdarın A. Ali Ural Elimden geldiğince görevimi yaptım Gülümsedim hıçkırıklarımı boğarak Sonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldum Aziz Nesin Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum. Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!.. Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum. Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!.. Çisel Onat Şairlerin flaşları kalpleridir Dışarıya da parlamalı biraz Kaldı ki ben içimde gezinmekten yoruldum Sensin, iyi anlarsın beni Edip Cansever Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Erdem Bayazıt Bu nâs ile yorulma Kalbinden ırağ olma Nefsinle dahi kalma Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler Erzurumlu İbrahim Hakkı Hüzün geldi baş köşeye kuruldu Yoruldu yüreğim yoruldu. Bedri Rahmi Eyüboğlu Yorulmaya değmiyor. Ve mehtapta dışarı çıkmak bekleyenin yoksa değmiyor. Cesare Pavese uzun denizlerde yorulmazdı gözlerimiz birbirimizin güneşine baktıkça en yeni yerlerimizi birbirimize borçlandık çünkü âşıktık, kararlıydık, haklıydık Murathan Mungan Çünkü bir ihtimal, bir daha hiç yalnız kalınmayan bir aşk şekli var. Ve hepimiz de onu arıyoruz yorulmadan… Sahir Üzümcü Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sâdık yârim kara topraktır Beyhude dolandım, boşa yoruldum Benim sâdık yârim kara topraktır. Aşık Veysel Burası Anadolu’dur Zaman yorulur gönül yorulmaz Ama sen Sen uzaksın Sen uzaksın balam, gönül özler Beklerim, beklerim sabah olmaz. Bahaettin Karakoç Rûzigârın önüne düşmeyen âdem yorulur Lâ-edrî Yorulmaktır cihân-ı köhneyi ta‘mîre uğraşmak İzzet Mollâ Bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum Ben Gözlükten, taş hamurdan ve çarşaflardan Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış Yakup Uyumak istiyorum. Edip Cansever O’nu öğer öğerim, yorulmam ve usanmam. Affa sebep umarım; Şairlikle, devlet memurluğuyla geçen ömrün bütün suçlarını.. İmam Bûsîrî (Kaab bin Zubeyr) bir nehir gibi akıyorsa büyüttüğümüz düşler yüzmeye başla, yorulduğunda seni tutmaya geldim Pelin Onay Sanki biraz da yorulmuşum kendimden, sözümden, bana benden hatıra her şeyden. Masuma Ahadova Kaç ölüm tasarlıyorsun çıkmazında belli, yoruldun kendini denemekten. Ahmet Oktay akşamlara doğru yürümenin yoruldu adımları, buz tuttu hayallere giden bütün yollar Fatma Savcı Anne ben geldim, yoruldum artık Her yolağzında kendime rastlamaktan Hep acılı, sarhoş ve sarsak Şiirler çırpıştıran bi adam Ahmet Erhan yoruldum. kendimi kurcalayıp duruyorum. yoruldum. kendimi sahi ben biraz ölsem. sahi ben biraz ölsem. sahi ben biraz İsmail Kılıçarslan Ve Sen Tanrım! Hâlâ çağırmadınsa İsrafil’i… İşine karışacak değilim Ben Yoruldum sadece Müsait bir yerde inebilir miyim… Dilek Kartal Aşkın bir adı da yorulmamaktır. Erdem Beyazit yoruldum seni beklerken vakit geçirdiğim dublörlerinden sana yazdığım hikayeyi yanlış okuyorlar her seferinde Murathan Mungan Bir yanlışlık oldu, ömür de yoruldu ömrümüz olmaktan. Hevesin huyu değişti, yıldızları saymak geçmiyor içimden!… Hüseyin Atabaş Dinleneceksin artık ebediyen, Yorgun yüreğim benim. Öldü artık o son hayâl, Benim ölümsüz sandığım. Öldü o. Hissediyorum, Yüreğim, içimizde o tatlı hayâllerden, Arzu da söndü, yalnız umut değil. Dinlen sonsuza dek. Fazla Yoruldun. Yok hiçbir şey heyecanlarını Hak eden senin, hiçbir şey lâyık değil dünyada Acılarına senin. Acı ve sıkıntı, Başka bir şey değil yaşam; ve çamur yalnızca dünya. Giacomo Leopardi yaşamaktan mı yoruldun itiraf et öyleyse yorgunluğu duymak bile yaşama sevinci değil mi bırak adımızı anmasın kimse Bayram Balcı İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur Attila İlhan şiir de yorar, şiir de yorulur, hiç başlanmamış, yarım kalmış şiirlerden söz etmiyorum, onlara heves yetmemiştir ya da heves o kadardır. Şu tamamlanmış gibi duran, yayımlanmaya hazır, hatta yayımlanmış şiirler de bazen ‘neyse’ yorgunluğunu taşır. ... İnsan bazen en çok kendinden yorulur! Haydar Ergülen Anne ben çok yoruldum.. Erdem Arslan Demek hepsi Burada kalıyor öyle mi? Boşuna yorulduk desene Özgür bir yürek olmaktı en güzeli… Mevlana İdris Zengin N’olur git biraz Yoruldu gönlüm Selma Özeşer Anlamakla yoruluyorum bazan İçimde acı bir hüzün var Annemin yüzünü hatırlıyorum bunaldıkça Ve Allah’ı. İlhami Atmaca Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor An be an çöküyor, insanın içindeki güç Işığı sönüyor… Beyaza dönüyor rengi git gide Hissizleşiyor… Çisel Onat Yoruldum küçücük rolümden Yoruldum boyaya bulanmış yüzümden Buhurdanların yükünden yoruldum Nizar Kabbani Aşk da yorulur çok bedende gezinmekten Arife Kalender ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla durdu. artık yaşamaktan yoruldum diye yanıtladı oğlunu Tuğrul Asi Balkar Adam olmaktan yorulsam, yorulsam ki yoruluyorum kendimden, senden, kanayan ve temiz bir biçimde kesilemeyen her şeyden, her şeyden sökülüp gidemeyen bir iz bırakmaksızın koyu ve kirli. Antonio Lopez sen de mi demekten yoruldu sezar Perihan Baykal bir zaman yorulursun hayat yorucu hayat bıktırıcı tekrarlarda Selim Temo intihar eden şairleri hatırla hatırla bazen yorulur insan kendisi olmaktan Ümit Aydın Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Sabahattin Ali O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve. Nazım Hikmet yorulduğun eski tüfek kalkışından belli Babür Pınar Aşk biraz yorulmaktır Al götür beni o uzak akşamlara A. Hicri İzgören Benim o hep fırtınalarla boğuşan ruhum Yorulmuyor yaşamaktan. Midyat’lı bir gümüş ustasıdır, süryani Ve yüzündeki çıban gibi Yüreğinde yaralar Taşımaktan. Yorulmuyor yorulmuyor Ağır işçi Kedere ve aşka çalışmaktan Behçet Aysan Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim. İsmet Özel senin bir parçan değildim ama beni aldın yorgundum../..yorulmuştum, omzunu yasladın Pelin Onay yoruldum bir gül olmaktan. Tam solacağım derken, derin bir iç çekiş değiştiriyor her şeyi. Mehmet Erte Yoruldum. Kimsesi yok kimsenin. Bejan Matur Soruldukça yoruldum ben Yoruldun mu diye sormadığından Emre Gökçe Eve dönmek istemiyorum albayım. Ya gelmemişse. Ne dediniz? Yazacak oyunlarımız mı var? Onlarla mı uğraşırız? Nedense bugün içimden gelmiyor. Ben artık biraz çöktüm albayım: Aklıma yeni bir şey gelmiyor. Oyunlar beni de yordu galiba. Tabii Bilge’ye belli etmedim, ama ben herhalde bu oyunlara artık devam edemeyeceğim. Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay Ve otel müşterileri, onlar En inandırıcı ölülerimdir benim Her biri ölümü her gün yeniden yaşar Camlara yapıştırılmış yüzler gibi – Unutmak utanmaktır, siz bilirsiniz – Hüzünsüz, anlatımsız, soğuk Akşamüstü rengindedirler ve yorgundurlar. Esip Cansever Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun. Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn, Bir cami eşiğine yatıversem diyorum -Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum! Ziya Osman Saba Attar’ın öldüğü yaşa geldim yorgun, öfkeli; içimde belli belirsiz bir hızla sönen mum: Fitil bitti bitecek, yağ sürüyorum boşuna: Belki de yarın olmayacak, diyorum. Enis Batur Kimi zaman asarlar kendilerini tütün dumanına bir akşamın en ince yerinde yorgun yorgun, Hasan Ali Toptaş Belki benim sana böyle sığınan yapayalnız ve öylesine yorgun kimliği duvarlarda kalan bir kaçak Ahmet Telli Büyük yorgunlukların ardından oturup sigara içerdi En büyük zevki yalnız kalmaktı Cesare Pavese sevişme sonrası içilen sigaralar gibi yorgun ve uykuludur yüreğim Pelin Onay Geçti ömrüm iklimden iklime Yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasına Yorgunum, kahvem çamur gibi Batmaya da razıyım, artık beni anla Yeter ki sen beni Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma. Didem Madak Hepsi ve her şey tuhaf ve yorgun şimdi Yokluğum seni üzmesin Gecenin alnına sür atını Hayat seni korkutmasın Uçabildiğin kadar uç Ve şu benim çocuk yüzümü unutma… Engin Turgut Yorgunuz, kaybetmişiz, dalgınız, kırgınız, küsmüşüz Mevlana İdris Zengin Sen hangi aşkları içinde taşıdın da Şimdi ölümün Yorgun tayını gözlüyorsun Mustafa Özçelik Dinleneceksin artık ebediyen, Yorgun yüreğim benim. Öldü artık o son hayâl, Benim ölümsüz sandığım. Öldü o. Hissediyorum, Yüreğim, içimizde o tatlı hayâllerden, Arzu da söndü, yalnız umut değil. Dinlen sonsuza dek. Giacomo Leopardi pencerede oturmuş yaşlı adam gözleri yorgun saçları ak ağzı kötümser kimin yolunu bekler ölümünden başka Attila İlhan Yalnız gideceğim oraya Tanrılara ağlayacağım bu defa –Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa– Bejan Matur Başımı avuçlarına bırakıyorum Avuçlarında dinleniyor ruhum, ellerin benim vatanım Orda soluyor düşler, şiirler… Else Lasker-Schüler Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi… Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi, Tanrım, bir meleğine emredecek: “Yetişir!” Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım. Beni bekleyedursun artık ılık yatağım, Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir. Bir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik, Oraya geçmek için aşacağım bir eşik. Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli. Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak. Onları bulacağım!.. Ve annem şaşıracak: “Oğlum! Ne kadar da büyümüş ben görmiyeli.” Ziya Osman Saba Yorgunluk benim genel halim. Bana, ‘Nasılsın?’ diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın ‘Yorgunum,’ demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak ‘Yorgunum’. Şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğinden ne olacak, iki-üç dinlenmeyle geçer, ama ben aslında vatan yorgunuyum! Ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum. Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtamaz beni sanırken, her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum. Murathan Mungan Bu, son savaşımız olacak Olric. Sonu nasıl gelirse gelsin, yorgun ordumuz son savaşını veriyor. Askerler, yorgun ve isteksiz. Zafer ya da yenilgi onlar için aynı anlama geliyor artık. Artık savaşmak istemiyorlar. Oğuz Atay / Tutunamayanlar Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları Biraz mahmur oluyor bakışları, fersiz, çaresiz Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde Duvar diplerine bırakılmış acılar Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan Nurullah Genç Bir cenaze geçirilmişti. Resulullah (salallahu aleyhi ve sellem): "Hem o istirahata kavuştu, hem de ondan istirahata kavuşuldu" buyurdular. Bunun üzerine, yanındakiler: "Ey Allah'ın Resulü, "istirahata kavuşan" ve "ondan istirahata kavuşan" kimdir, bu ne demektir?" diye sordular. Şu açıklamayı yaptı: "Mü'min kul (ölünce) dünyanın yorgunluk ve ağrılarından kurtulur. Tacir (ölünce) ondan da kullar, memleket, ağaçlar ve hayvanlar kurtulur." Hz. Muhammed (S.A.V.) akşam eve yorgun ve yufka yüreğimi sorgulamış olarak dönmeme rağmen hava karardığı zaman kol kanat germiş bir vaziyette durmuyor sorgulayıcı bir edayla sarıyordu üstümü çatı İsmet Özel Yorgun gözümün halkalarında Güller gibi fecr oldu nümâyân, Güller gibi… sonsuz iri güller, Güller ki kamıştan daha nâlân, Gün doğdu yazık arkalarında! Ahmet Haşim Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar. Yavuz Bülent Bakiler Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı! Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş…. Bekir Sıtkı Erdoğan Gelmiş ve kalmış o yorgunluklar… İbrahim Tenekeci Ve kimim ben, düşe kalka dolaşan yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur? Ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah yolculuğa çağırır? Birhan Keskin Eski, yorgun, kırık olsa da kalbiniz, o şimdi içinizdeki kimsesiz kalbinizi yanınıza alın şeyhim gece yalnız geçilmez!” Haydar Ergülen Sen ey güzel sesli kuş tutsaksın benim gibi, Ağlıyorsun, yorgunsun, perişansın bak kolun kanadın yok. Pervin-i Bamdad fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını Nurullah Genç bütün savaşlardan yorgun çıkacağız ve yenik Baki Ayhan T. Kime yenilmeliyim söylemiyor toprak papatyaların kehanetinden yorgunum yorgunum yüzüme defnedilen mahşerden niyedir bilmiyorum ama geceyarısı şeytan deresine vuran ayışığına teslim ediyorum seni ilk defa kendimi yenmekten dönüyorum Şeref Bilsel Bakışı, gözlemekten öylesine yorgun ki parmaklıkları, bir şey tutmaz olmuş artık. Binlerce parmaklık durur önünde sanki, dünya yok ötede, yalnız binlerce parmaklık. Rainer Maria Rilke yorgunsam da bildiğiniz yorgunluklardan değil, yine de büsbütün yabancı değilim size diyeceğim o ki yorgunum, Suavi Kemal Yazgıç *nedir kıyı? dalgaların yorgunluğu için yastık. Adonis insanlar yorgun, hayat tarafından cezalandırılmış, ya sevgiyle ya da sevgisizlikle sakatlanmış. Charles Bukowski Dün geceydi Sormadan yanıma aldım seni Göğsünde soluklandı yorgun bedenim Korktum haber uçuramadım Kimseler duymasın dillere dolanmasın. Seher Keçe Türker Ve çıktığım her yolculukta Yorgunluğuma aldırmadan Düşler kuruyordum. Bejan Matur Şimdi kavaklar budanır bizim oralarda Rahatlar yorgun gövdeleri ağaçların Dallarda ilkyazı muştulayan o göksel koku Balkır babamın yüzü gibi Güneş karşı tepelerde A. Kadir Paksoy Soğuk Ve yorgunum Gitmeliyim Ama yorgunum Susmalıyım artık -ki dinleyen de kalmadı!- Çok yorgunum Ali Lidar Gidelim kelimelerin anayurduna Susmayı deneriz belki şiirlerin koynunda Yorgun adımlarla geçip gidelim bizi içlerine almayan şehirlerden Geçip gidelim sevdiklerimizin Düşlerinden Şehmus Ay başlarını koymak için yorgun dizine sen hazır tut dizini anne o mükemmel güne Nevzat Çelik İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor İlhan Berk Ah hüznü bırak Yorgunuz bizi bekleyen başka aşklar için, William Butler Yeats Ah, Yaşlılık günleri yorgun, bezgin günler, Uykusuz geceler geçiyor acılarla: Ey gençlik günlerimin altın zamanları, Neden dönüp gelmiyorsunuz yeniden bana! Robert Burns Yorgunsan, uzatamam sana elimi. Ya da açsan, seni besleyemem. Sanki yaşamamışım bu dünyada, hiç yokmuşum. Unutmuşum sanki seni. Bertolt Brecht Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor.. Gonca Özmen Ortasında bir gecenin, düşünürken yorgun, bitkin Edgar Allan Poe çünkü sevmeyi beceremiyorum artık, dünyevi bir aşkla çünkü bana dokunma çünkü yorgunum, bitkinim sonsuzca çünkü çok acı çektim Edward Stachura yamalı bir kum torbasına dönmüşüm kendimi dövmekten geliyorum bir iş dönüşü saati yorgunum, bitkinim dargınım kendime! Reha Yünlüel Yorgun başımı göğsünde emniyette bileyim; Artık taslarımız ayrı çeşmelerden dolmasın. Cahit Sıtkı Tarancı bu kadar saf bir insanın yorgun görünmesi, Ahmet Güntan testisi kırık yorgun bir yolcuyum hiç bir şey avutmuyor artık Nuri Can Ilık bir aydınlıkla yıkayıp yorgun ellerini Görgülü ihtiyarlar bir bir ortalıktan çekilir Yaşlandıkça insan dünya başkalaşıyor. Attila İlhan senin yorgunluklarını hastanelere makbuz yaptılar çekingen duruşunu intihara karşı kullanıyorlar koğuşlarda İsmet Özel Zaman bir kum gibi akıyor ayaklarımın altından. Kalbim bir saat gibi işliyor. Aşk takatiyle çok yorgunluğa talibim. Münire Daniş Sen hangi aşkları içinde taşıdın da Şimdi ölümün Yorgun tayını gözlüyorsun Mustafa Özçelik Yorgunluğun o çiçekleri sulayan Koca bir nehir olacak Baba, acıların sürgün… Ahmet Erhan Uyumuş… yorgun… ya da hasta numarası yapar, T.S.Eliot Sırata adım atamayacak kadar yorgunum Cihan Oğuz şimdi ah… yorgunuz Yelda Karataş Yorgunum yaklaşmaktan, Yorgunum dokunmaktan, Yorgunum, önce sarılıp, dayanıp, Sonra yıkılıp dağılmaktan. Böyle iyi, böyle iyi, Şimdilik böyle çok iyi! Cahit Koytak Yorgun ama hâlâ içinde o yakıp tüketen özlemi bilinmeyenin. Cevat Çapan Çekildi derin bir uykuya Artık kalmadı yorgunluğu. Emily Dickinson Peşinden koşmaktan yorgun düşerim Necati Cumalı Bedenim öylesine yorgun babam öylesine ölü Cahit Zarifoğlu suya sabuna sapmadan hınzırca çekiyorum o ipi boğazımdan gerçek nedir diye sorgulamamalısın artık mütemadiyen yorgunum Fulya Codal Eskisi kadar özlemiyorum seni, Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda.. Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor.. Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık. Biraz yorgunum.. Biraz kırgın.. Özdemir Asaf Ayrılık acısıdır damarlarımda kıvranan Yorgunum, yaralıyım; no’lur, bırakma beni Şahikasın; şavkınla tutuştu hücrelerim Esirinim; ey nur-i nigahım, yakma beni Nurullah Genç Hayat bir ah çekiştir, Umut serapa bir ufuk, Geçmişi yüklersek, Geleceğin yorgun sırtına, Hüznümüze kapılarını açarsa mutluluk, Bakarsın bir ateş rüyasıyla ıslanır sokaklar. Muhsin İlyas Subaşı Bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne Ve yorgunluk göz kapaklarımı indirince Seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim. N. Vaptsarov Ağır gözkapaklarım, yorgun gece içinde Hayalinle apaçık kalsın, dileğin bu mu? Shakespeare Annem yok artık. Bu kesin. Gelinecek bir yere gitmedi. İşte geldim çocuklar demeyecek Nasılsın yavrum demeyecek Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını, Ataol Behramoğlu Elleri artık titriyor eski gibi değil Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor. Ahmet Erhan Artık içimi ısıtmıyorsun Aşk Ey donmuş güneş Gönlüm ümitsizlik çölü Yorgunum, aşktan yorgun. Ey aldatıcı şeytan, şiir Senin de sevinçli goncan kurudu, Furuğ Ferruhzad Gözlerinin mavi limanında Dağınık kayalara doğru masum çocuk gibi koşarım Geri dönerim, ama kuş gibi yorgun. Nizar Kabbani Şimdi çok yorgunum. Dinlenmek için, kendime çekiliyorum. V. Kayra şimdi bir masaldan bir peri sessizce dinlesin beni, alsın yorgun başımı alsın cümlemi usulca kalbine koysun. benim cümle taşıyacak halim yok Birhan Keskin Sonra birden bire gözlerindeki yılgınlık yerini titrek bir umut ışığına bıraktı.. Bütün gücü ile silkinip, erkeğe yaklaştı : -Belki de yapabiliriz. Ne dersin? En az Onun kadar istiyordu erkek de.. Ama, ondan daha çok yol katetmişti.. Daha yorgun, daha bitkindi..”Zor” dedi.. “Çok zor…” Dilek Kartal güzelsin, küçük yağmurlar topladın da yüzüne sana sığındıkça ıslandı yorgun saçlarım Haydar Ergülenyorgunluk-siirleri
Ben ölürsem öldü demeyin, yoruldu gitti deyin.
Neşet Ertaş
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 06.01.2017