Şiirlerden Dökülen Yapraklar

Şair: Yaprak Şiirleri Bercestem

Güneş'e

aşk sevgilim ayın yüzüne yazılmış güzel bir şiirdir aşk ağacın tüm yapraklarına resmedilmiştir kazınmıştır aşk… serçelerin kanatlarına, yağmur damlalarına lakin benim ülkemde sevgilim bir kadın ne zaman bir erkeği sevse taşlara tutulur
Nizar Kabbani

Islak mı ıslak bir dalda kalmak için çırpınan yaprak Ahmet Necdet Döküldü fesleğenin yaprakları:

Sesleri hâlâ kulağımda.
 
Süreyya Berfe Nasıl da yaprak gibi.. Düştüm Göğüslerinin arasına ... Keşke sevgilim Yapraklarım dökülmeden önce Ulaşsaydı bana Selâmın Selâmın Ebdulrehman Mizûrî Her yıl bir yaprak daha düşüyor çınardan Yaşlı bir aslanın boynu bükük dönmesi gibi ormana Dibine kadar mağlûp, dibine kadar mağrur, dibine kadar munis Cihan Oğuz Annemin dargın Yaprağıydım ben… Arif Damar yaprak dökümü elli bin şiir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatır elli bin film seyrettim yaprakların dökümünü gösterir elli bin kere gördüm yaprak dökümünü düşüşlerini ,sürünüşlerini, çürüyüşlerini yaprakların elli bin kere duydum ölü hışırtılarını kunduramın altında avucumda ve parmaklarımın ucunda ama yaprak dökümüne rastlamak yine de burar içimi hele bulvarlarda yaprak dökümüne hele kestaneyseler hele çocuklar geçiyorsa oralardan hele güneşliyse hava hele iyi bir haber almışsam o gün dostluk üstüne hele o gün sancımıyorsa yüreğim hele sevdiğimin beni sevdiğine inanıyorsam o gün hele o gün insanlarla ve kendimle aram iyiyse yaprak dökümüne rastlamak burar içimi hele bulvarlarda yaprak dökümüne hele kestaneyseler. Nazım Hikmet Esridi dönmekten altın yapraklar Pembemsi suyunda havuzun, Ve hafif bir kelebek sürüsü gibi Uçtular yönünde bir yıldızın. Sergey Yesenin Yaz yağmuru sıcak: Nasıl ki ağır bir damla düştüğünde sarsılır tüm yaprak. İşte öyle sarsılır yüreğim sen düştüğünde içime Erich Fried annemde ilk yer sarsıntısı yaprak kasırgası Mehmet Müfit Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra, sonra ağaç meyvesini kaybeder. – Ya sonra? – Sonra yapraksız bir bahçe. – Yapraksız bir bahçe mi? – Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe. Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir? Abbas Kiarostami iki gündür dolanıyorum sokakları kurumuş yapraklar gibi. Burhan Eren Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak. Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak. Fazıl Hüsnü Dağlarca benim için yapraklar topla, yatağını lekele. İlhan Berk Orhan Veliden istanbulu dinliyorum Belgrat ormanında sarı yapraklar Yeter ki bana yeşil görünsün Kuruyan o dallar çiçek açsın Dökülen şiir nağmeleri Yeniden yüreğimde kalsın İstanbul bana bir şiir söyle. Naser Neşo Sen bambusun, ben rüzgâr, sen mırıldanırsın ben yapraklarının arasına karıştıkça, Alberto Ruy-Sánchez ben geçerken savurduğun yapraklara dönerim, sen duru bir yağmur olursun, ben susamışım, tutkunum senin yapraklar arasında oynaşan ışığına, ben bambuyum, sen rüzgâr. Alberto Ruy-Sánchez sessiz oturabilir miyiz seninle? aramızda yaprakların hışırtısından, ve ceylanların hayata çıkışından başka bir ses olmadan. Kemal Sayar
Savurdum, eledim, seçtim zamanı Yaprak yaprak, tel tel açtım zamanı Haftada üç asır geçtim zamanı Nereye gittimse zamansız vardım. Abdurrahim Karakoç Kollarıma düştünüz Solgun periler gibi; Ruhumla öpüştünüz, Bir ümid diler gibi... Şükûfe Nihal Peşimde kanıma susamış canavarlar var, gecenin sabaha yakın olan kısmında çalı ol yapraklarının arasına al beni, dikenlerin batmasın ama. A. Kadir Bilgin seni severken yaz güneşi şehvete boğar bahçeyi kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları Adnan Özer Yaprak düştü dalımdan Kuş uçtu, soğuk vurdu çiçeğimi Üşüyor, titriyorum Hisseden, ısıtan nerde? … Mustafa Ceylan Senin resmini yaparken Parlak kırmızıyla laciverti Birbirine karıştırıyorum. Söyle bana ey gelincik Toprakta ne al, ne lacivert, Ne kırmızı, ne de sarı varken Sen nasıl boyuyorsun böyle Çiçeğinin yapraklarını?.. Nakagawa Kazumasa Hangi iklime sığınsam, Dökülür yaprakları akasyaların, Neşter vurulur bahara Kan kaybeder gelincikler… Solar papatya kokusuz kalır tenim Ve soluksuz kalır mevsimler, Bir tek uçurum çiçekleri düşer payıma. Dündar Sansur  Gelincik açılmadan önce, kapalı çanak yaprakları badem kabuğu gibi serttir. Bir gün bu kabuk çatlayıverir. Üç çanak yaprağı toprağa düşer. Bu kabuğu açan şey balta değildir, sadece zar gibi incecik, tortop olmuş yapraklardır. Çiçek açıldıkça neon pembesi yapraklar kırlarda görebileceğiniz en arsız kızıla dönüşür. Sanki çiçeğin çanağını çatlatan güç, bu kırmızının kendini gösterme, görünür olma isteğidir. John Berger Bir Yaprak dökümüdür dört yandan. Bir dostun, seninle ağlamış gülmüş, Bir sabah gazeteyi açarsın ki: Ölmüş!” Ziya Osman Saba Şu âlem, âyân ettiğin bize, Ağaç, dal, yaprak, meğer her şey mu’cize! Ziya Osman Saba Keder gibi ödünç kahkaha gibi karanlık neş’e gibi yapraksız ve kasaba gibi akşamsız bu şiir peşimden bir başkası gibi geldi Haydar Ergülen  Bir kilim ser odama, dört köşeli Üstünde asma yaprakları olsun; Dost yüzlü gölgeler içinde, Misafirim olursun. İlhan Demiraslan “Yaruk soruyor: -Yaprak mısın, Yaprağın gölgesi mi? (Ağacım diyemiyorum)” Seyhan Erözçelik  sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar Turgut Uyar Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Metin Altıok  çiçekler sulasan, kurumuş yaprakları kessen sözgelimi tırnaklarını yemesen akşamları erken yatsan iyi olur. Edip Cansever hangi ağacın yapraklarını siyah kadifeyle örttün Ölüm? hangi Söz’ü bana verdin de benden geri aldın, ey Dil? Hilmi Yavuz  kanlı bir karanlıktı gördüğüm ben mi çok geniştim dünya mı çok dardı nasıl yaprak yaprak açılıyordu vahşi bir bitki gibi içimde keder ağaçlar sonbahara azalıyorlardı. Attila İlhan Yeşil yaprak, alaca gölge, düşen yıldız Bir gün en büyüğü karşısında gerçeklerin Maceramız yarıda kalmalıydı… Turgut Uyar  Babamın sözlerini hatırlarım O güzel köyü Geyve boğazındaki Gözlerime bir büyük yaprak açılır Turgut Uyar Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi Sezai Karakoç  “…ve her şey bir kader iledir.” ey atını uçurumlara süren çocuk terkisinde taşıdığın rüzgarla acının ağacından “toy bir yaprak” düşürdün Arif Ay yaprakları anlıyorum, yere yaklaşan gökyüzünün dilini çözdüm geçtiğim yerdeydi cennet, şimdi buz tutmuş bir cehennemi yürüyorum güller vazgeçti, çocuklar bekliyor Nuri Demirci  üstümde üçbin yaprak yüzbin ipekböceği dinle toprağa batık bir ören söylüyor - üstümde üçbin yaprak yüzbin ipekböceği Cemal Süreya  benim ölmüş olmamı hiç bir yaprak damarından hiçbir su özünden atamayacak beni ortaya benim ölümüm sürülecek pey akçesi olarak İsmet Özel ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım ey yaşarken kanayan acı şimşekli gök, tufan, kan fırtınası uçurum kıyısında hızla büyüyen ot yapraksız bir ölümün anısı için Arkadaş Zekai Özger  bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına ölümden anlayani ciddi bir yaprak unutulacak diyorum, iyice unutulsun neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak. İsmet Özel Tekrar loş yalnızlıkların en dibindeyim Sararmış yaprakların usulca savrulduğu Köprüler yıkıldı artık kendimleyim Parmak uçlarımda ölümün soğukluğu… Attila İlhan  Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya: Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı; Fark etmez anne – toprak ölüm maceramızı. Yahya Kemal Beyatlı sarılayım diye sana geldim oysa gördüm yapraksız bir dalsın umudumun gözünde sen ölümün gülümsemesisin Furuğ Ferruhzad  İnsandır… Sonunda solacak, kurumuş bir yaprak gibi rüzgâra ilişerek geldiği toprağa dönecektir. Nihat Behram Sen tutunca ellerimden Avlunun beyaz taşlarına dökülürdü Kızıl yaprakları bir çınarın Ve ben günlerce O yapraklara gömülüp ölmek isterdim. Tuğrul Tanyol  Durdum, hazin hazin, acıdım kendi halime Aksetti bir dakîka uzaktan hayâlime, Sakin Emirgân’ın Çınaraltı’nda kahvesi, Poyraz serinliğindeki yaprakların sesi. Yahya Kemal Beyatlı Öyledir benim sevdam Bir kuş uçuşu uzaklıkta değil Yanı başındadır her zaman Burkulur kalır bir ağaç gibi Dalları uzar yeryüzüne Yaprakları dosttur gün ışığına Ahmet Ada  Bir zamanlar öyleydi Diyelim duruyordun bir ağacın yanında Kış oluyordu diyelim, tek yaprak olmuyordu dallarda Şimdi kimse inanmaz buna ama Çiçekle donanıyordu ağaç bir anda Kuşu bile oluyordu hatta İsmail Uyaroğlu Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan Kim koparmış dalından bu yabani incirleri Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan. Edip Cansever  Belki de yenilenmeli ağaçlar. Boyalar devşirilmeli mevsimin yapraklarından, haşarı erguvandan. Enis Batur Yapraklarım yok artık kuşlarım yok Büsbütün viran oldu dağlarım Ezberimdeki türküler de savrulup gitti Ömrümün karşılığı kalmadı sesimde Sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü Ahmet Telli  kurumuş ağaç kabukları yaşadım diyor birden başlıyor ıslak sabahlarıyla günlerimiz dudaklarımız söğüt yaprakları kadar memnun Ömer Faruk Toprak Ah, güney deyince bir yaprak kopar içimden, Arif Damar  Bir ağacı uyur görürseler, uyandırmasınlar, Güneyde kalmış böyle güzel ağaçlar vardır, Duldasında bir an dinlendiğimiz o ağaçlardır, – Herşeyi o ağaçlar bilir dostum, o ağaçlar bilir! – Biz yaprak misali olduk artık, bize birşey sormasınlar. Arif Damar İndirin perdeleri, indirin perdeleri… Sonbahar ağaçlarda ağlarken yaprak yaprak. Hışıldayan bu altın yağmuruna dalarak, Dinleyin içerimde serinleyen kederi. Ziya Osman Saba  rüzgarları kışkırtan yapraklar gbi yapraklar gibi dökülüyorsa ve gülüyorsa yine de kuşlar gülüyorsa sevdiğim nedendir hep bir kırgınlığı dolaşmak nedendir savrulan bu gençliğim Sıtkı Caney Yapraklar, yel esince erken düşüyor bu güz, Ezra Pound  Biraz önce başlayan bahara dair yeni ne anlatıyor yapraklar? Nerede yaşar yapraklar kışın köklerin yanında mı gizlice? Pablo Neruda Artık ne gelen, ne beklenen var; Tenha yolun ortasında rüzgâr Teşrin yapraklarıyle oynar. Yahya Kemal Beyatlı  Ağaca bakarım seyretmek için kendimi Tutkuya bürünmüş ağaç benim işte Köklerim derinlerde ısıtır denizi Yapraklarım yağmuru çağırır sürekli Ahmet Ada sana da yağdı mı kar gözlerine usul usul ince bileklerine kirpiklerine son yapraklarına kalbindeki umutsuz dalların usul usul sallandı mı senin sana da yağdı mı kar Mehmet Can Doğan  Size bir olay anlatayım, çok kısa Bir kış günüydü, kar yağıyordu Gök sapından boşalmış papatya yaprakları gibi duruyordu Edip Cansever bense varacağım yere belki varmıştım güneş yaktığı zaman yaprak sarardığında kışları kar altında ve dağlarda her bahar sana kalbin en gizli bilgisini ısmarlamıştım Sıtkı Caney  Ah, bu düşen yapraklar, donduruyor içimi, devamlı, suskun; yüreğimi parçalayarak… Giosue Carducci Yapraklar renk değiştiriyor, acıklı Kenneth Rexroth  Bir sözcüğün içinden geçiyoruz seninle, ufacık bir sözcüğün, yaprak gibi, kırlangıç gibi… ilerden gelen şu çağıltıyı dinle karanlıkta: Derin bir suyu usta bir dalgıç gibi geçmemiz gerek… Sait Maden yaprakları anlıyorum, yere yaklaşan gökyüzünün dilini çözdüm geçtiğim yerdeydi cennet, şimdi buz tutmuş bir cehennemi yürüyorum Nuri Demirci  yürürdüm, sakin ve yaprak döken sokaktan içinde aşk olan şeyleri arıyordum Tuğrul Keskin Emirgân, kan altında kalır o saat, canı çekilir erguvanların, Usul bir yaş yürür , yaprağın damarında; yaprak çürür.. damar çürür.. an çürür… Üryan  Bir kez ‘seni seviyorum’ de! Dudakların eğer Dört yapraklı yoncaya değerse- Çiçek tarhlarında düş gülleri açar Else Lasker-Schüler Ey gül neye böyle ser-nigûnsun Kim attı seni bu reh-güzâre Yaprakların öyle pâre pâre Topraklar içinde rû-nümûnsun Abdülhak Mihrünnisa  yaşarız burada bir tek bitki gibi Yapraklarının anlamını bilmeyen. Pablo Neruda Ağaçlar yitirmişler artık ağaçlıklarını gözümde. Dallara rüzgarda yelken açtıran yapraklar da tükenmekte. İngeborg Bachmann Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar Umutlar yaprak yaprak alevlenirde yanar Nurullah Genç Yapraklarının altında deniz desem Ağaç desem bir kara ağaç Yürüyor içimde denize doğru Deniz içimde dumanlı orman Ahmet Ada Topraktan gelen ağaçlara Tutundukları ve gizli çekmeceler açtıkları Ve içine geleceğinden emin anılar Nur topu ceviz yaprakları İlk sevgili yaprakları İlk şiir sıcaklarını koydukları Cahit Zarifoğlu dalda yalnız ve dağılmış bir elma yalnız ve yapraklar örtmüyor onu gelen akşama geçen akşamın içlenmeleri dadanmış bu kahır sessizdir İlhami Çiçek Yaprağa düşen yağmurdur yapraktan düşen damla Ne yapabilir, rüzgârından merhamet dilemekten başka. Mahmut Temizyürek Gelip geçenler, yağmur altında Bu adam tek başına ne geziyor, diyecek. Yapraklar yollara dökülecek. Cahit Külebi Yağmur mahvoluyor çarparak kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur silkiniyor vuran her damlayla. İsmet Özel Yağmur yağdı bugün, savrulan yapraklar Sürüklendi bir süre dilsiz sokaklarda. Şükrü Erbaş Düşen yaprakları dağıttı akşam yağmuru.
Yu Hsuan Chi içimin ırmakları kurudu bütün yapraklar soluk hüzün kokuyor çiçeğim hangi yağmurları müjdelersen müjdele yeşermez bir daha yangının düştüğü yer aşk da küstü kim dinler kalbimin kırık sesini artık Nuri Can Küpeler takacağım kulaklarıma ikiz iki kirazdan ve tırnaklarımı papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim.
Sohrab Sopehri

Aldatma kendini: olmayacak Nuh’un gemisi kurtaracak seni - uçacak güvercini getirecek yaprağı olmayacak. Oruç Aruoba Elveda benim her mevsim dalları kırılan Sıska çelimsiz Ama son yaprağına son eriğine kadar cömert erik ağaçlarım Ne zaman yolum düşse Gözlerimi yumup sizi hatırlayacağım. Bedri Rahmi Eyüboğlu Bacaklarının daraçısında Bir yumak Bir kırlangıç yuvası Bir söğüt yaprağı susuz ve erkenci Bir mermi yatağı derin ve pusuda Bir saat kapağı tık diye açılır Bir tünek dalgın güvercinler için Yabancım diyorum ona Geriye kalan bütün kelimeleri de Kamulaştırıyorum böylece, Cemal Süreya hüzün ceketimin iç cebinde bir tütün yaprağı gibi Cafer Turaç Bütün o aşkları yazdı da ne oldu Gülleri çocukları denizleri tuttu da elinden Hep bir ceviz yaprağı gibi belirdi ince yüzü Bırakılmış gemilerin su kesimlerinden Hilmi Yavuz Bir çınar yaprağı düşüyor ayaklarımın dibine Kupkuru Elime alıyorum, çiziyorum üstüne kalbimi Kalbim, diyorum Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin aşkına sevgili. Edip Cansever Bir yaprak düşüverdi yere çırpınarak. Ardından salınarak bir başkası indi… Ransetsu Ben bahçelerin nefes alışlarını duymaya yakınım. Ve zulmün sesini işitirim ben, bir yapraktan döküldüğünde Sohrab Sepehri Ağaçların ölü dalları, yeni yaprak veremedikleri gibi, eskilerini de dökemezler. Oruç Aruoba Güz çoktan gelmişken dalının ucunda yeşeriveren ince Çam yaprağı gibi… Oruç Aruoba Gece, yağmur gökgürültüsü Sallanıyor ağaçlar, göğe karışıyor sesleri Yaprakları görünmüyor Benim seninle olduğum gibi Süreyya Berfe Bir dal verdi sevdiğim Üstünde sarı yapraklar. Yıl desen,geçer gider Sevdaysa yeni başlar… Bertolt Brecht Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatır Yanlış bir yere uğramaktır sonbahar Hışırdayan rüzgârdır Yaprak hışırdamaz Birhan Keskin Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman bu kez o olsun beni sana hatırlatan. Birhan Keskin Parça parça göçüyoruz yaşamdan Güzün dökülen yapraklar gibi. Nuri Erkal Koşamam, kök salmışım ve dikenli yaprak acıtır canımı Sylvia Plath Rüzgarlar, yapraksız ağaca feryat figan edecek; Ama, kimse benim için iç çekmeyecek. Richard Henry Wilde Yapraklar gibi dökülüyor saçlarım sen dokunmayınca. Bilirim seversin kızıl yaprakların kopuş anını görmeyi. Hadi, gel seyreyle son baharımı. ? Herkes gitti, kimse dönmedi Yaprakla örtülü asfalt yolda, Uzun zaman kimseyi beklemeyeceksin Anna Ahmatova Ardıç ağaçları… Bana da bir kuş, kaderinizden Yoksa yapraklarınızdan bir musalla taşı… Şükrü Erbaş Çok görmüşlüğüm var böylelerini, Omuzlarına ağır gelir kader; Kararsız, rüzgârda yaprak misali; Gözleri kısık lambalara benzer; Kalpleri işler kapıları gibi. Guillaume Apollinaire Ruhum, İlhan Berk köprüden geçiyor duyuyor musun? Bir serçe yavaş yavaş uçuyor Bir balık başını suyun yüzüne çıkarmış bakıyor Düştü düşecek dalından bir yaprak. İlhan Berk 5: bu solmuş çiçeklerin altında kimse yaşayamaz gösterişli yırtılmalar bundan böyle bir beden bol gelsin cüzdanında iki yaprak glayöl taşıyan bir çocuğa “-niye?” “-ne niye?” Enis Akın Deniz de çekildi aramızdan Yaprakları yumuşattı yel Bir tüy gibi düştü önümüze Ayrılık! Kadir Aydemir Ey bâd-ı muganni ki hadâıkda verirsin Her nağmeye, her saza muâdil Yapraklara bir dil… Cenap Şahabettin Düşler anıların kız çocuklarıdır. Sen yaprak bakışlı küçük kız, eğil bir yol öpeyim yanağından. Cemal Süreya Unuttuğum bir bitkinin yaprakları gibi Göğsüme değerse kurşunların, ne çıkar? Ülkü Tamer aklı zorlayan bir yer o perdenin ötesi. bir bahçe. gerçekten buraya bahçe mi demeli? ağaç, yaprak, meyve, kuş hepsi tamam tastamam hepsi. sanki biraz önce tamamlanmış gibi. İsmet Özel Akşamın tek bir ağaç gibi Dal budak saldığı sular Çocukluk rüyalarının bahçesi! Sakın kimse el sürmesin dallara, Yapraklar, meyvalar olduğu gibi kalsın Benim uykum boyunca! Ahmet Hamdi Tanpınar

O nefti yapraklarıyla gelmiş
O aksarı çiçeğiyle
Ne hevesle gelmiş kim bilir bu güzelliğe!
İnsanoğlu beni görsün diye mi?
Can Yücel
önceleri bir kuru daldım ama; tuttum yapraklar açtım, seni görünce dünyaya.
Metin Altıok
o eski hüzünlerin aldığı biçim; harflerin ormanında çok çok dolaştı; ağacı, yaprağı, çiçeği aştı; -ama yok! bir karşılık bulamadı melâl’e… Hilmi Yavuz güzün yaprağın umutsuzca dala tutunması  petrole bulanmış sülünün ovaya son bakışı gibi  Tuğrul Keskin özlemlerini hiçbir yere yazmadı bir gül yaprağına yazmıştı saklar onu cüzdanında hiç soldurmadan Tuğrul Keskin Kısacık bir an’dık: kuşların Boğaz’ı geçişi gibi rüzgârın tozları savuruşu gibi yaprağın toprağın yanağına değişi gibi sevdik… 
 
N.Yesilyurt kim beni çağırdı: sohrab! tanıdık bir sesti, havanın yaprağı tanıdığı gibi.
Sohrab Hayın kaderin fırtınaları altında Soldu güller açan taç yaprağım da Yaşıyorum hüzünlü ve yalnız Ve gelir mi sonum diye bekliyorum. A .S. Puşkin Dalından düşen bir yaprağın kaderini yaşıyorum Mustafa Özçelik Hayın kaderin fırtınaları altında Soldu güller açan taç yaprağım da… A.S.Puşkin ağaçkakan kimin şiirini yazar ağacın defterine? neden toprağın altında arar yıldızları salkımsöğüt? cırcırböceği neden yaprağın sesine sarmaz uykusunu? bütün bu soruların yanıtlarını yıllar sonra sende buldum. nesli. Ülkü Tamer Ben hangi yaprağın ince hüznüyüm Sen hangi sersem haydut… Birhan Keskin
Nerden bakarsan elinde kalıyorum.. Öyleyse bırakma / sarıl.. Bahar geçti de / ben yaprağa nasıl söylerim, ağlarken düştüğümüzü.. Sıdık Bakır
Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. Takahama Kyoshi gül yaprağı gibisin yastığımda saçlarında yosun kokusu hangi limanlardan geldin hangi mavilerde yıkandın Emre Gümüşdoğan “Esmekten vazgeçiyorum.” dedi rüzgar.  Kılı kıpırdamadı yaprağın…  Sahir Üzümcü bir ağacın titreyen yaprağına koy beni bir kez olsun, yaralı bir İstanbul say beni zehir akıt içeyim a hanedânım, bir su ver a cellâdım, a kahrım, a zindânım, bir su ver Nurullah Genç Hayın kaderin fırtınaları altında Soldu güller açan taç yaprağım da Yaşıyorum hüzünlü ve yalnız Ve gelir mi sonum diye bekliyorum. İşte böyle, sonbahar soğuklarına yenik Fırtınanın kış ıslığı duyuluyor gibi Çıplak dalda tek başına Titremekte geç kalmış bir yaprak! A .S.Puşkin Rüzgârla yaprağın aşkı Neyse dört mevsim Öyle süreceksin. Şükrü Erbaş Anılardan anılara sallanan bahçe Hangi yaprağı koparsam son anı avucumda kalıyor iyi. Edip Cansever dalından düşen yaprağım, yerine çürüdüğüm, ucundan tutamadığım, kapısına varamadığım, Gökhan Özcan bana biçilen bu ölüm armağan mı bela mı bilemedim eğildim dünyaya yüzünün yaprağına değdim Veysi Erdoğan Ölü yaprağa kim verebilir geri Rüzgarın alıp götürdüğü kokuları? Baygın parlaklığı kim verebilir! Gerard de Nerval Dere gibi usulca akıyor nefesi. Titriyor gözkapakları defne yaprağı gibi. Gabriela Mistral
dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan Nuri Can bir yaprağım eski, bu parkta, senin elden ele dolaştırdığın. ölü kuşlar mevsimi: güz! diyordum Koray Feyiz Dalından düşen bir yaprağın kaderini yaşıyorum Mustafa Özçelik Bakakaldım  bindiğin taksinin ardından  onlar ki her mevsim  sarı birer sonbahar yaprağıdır  terk ettiğin kentin sokaklarında  rüzgarla savrulan Sunay Akın Senle ben, iki yaprağıyız çam ağacının; bir gün kuruyup dökülse de hiç ayrılmayan birbirinden. ? gül yaprağı düşse  kanıyor bu yara  duruşun bakışların  böyle demiyor ama  bildim mi? Zeynep Uzunbay
Her aşkı feda edebilecekmiş gibi duran çelik bir kalp taşıyormuş gibi asi, umarsız ve ifadesiz bakışlarla yürümelisin… Fakat hiç kimse bir yaprağa gözyaşı dökebilecek olmanı anlamamalı! Tarık Tufan Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma  Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma Erdem Bayazıt Hayatı bir yaprağa bakarak da öğrenebilirsin Engin Turgut Bir sonbahar yaprağı gibidir hayatım,  Ayın solgun ışığında titreyen;  Çelimsizdir dokunuşu, kısadır randevusu,  Huzursuzdur ve hemen son bulur.  Yaprak düşüp yok olmadan,  Yandaki ağaç, gölgesiyle ağlaşacak.  Rüzgarlar, yapraksız ağaca feryat figan edecek;  Ama, kimse benim için iç çekmeyecek. Richard Henry Wilde
Hiç kimseye söylemedim; Çirkin bir yaprağa aşık olduğumu. Bulutları beklerken göğün mahrem yerinde Sevgilimin tenine rüzgarların dokunduğunu. Nihayetinde bir damlaydım, Pıtırtımdan başka neyim ola… Mustafa Nazif
bir söğüt dalının yaprağına gömün beni bahar gelince, umutlar yeşerince sevişince kumrular ürperen bir yaprağı öperken dalında seher yeli Nuri Can Anılar defterinde gül yaprağı Gibi unutuldum kurudum Cahit Zarifoğlu seni yatıracağım ellerimde bir ıhlamur yaprağı gibi seni yatıracağım göğüslerimde menekşeler gibi seni yatıracağım gözlerimde bir yağmur suyu gibi… Lale Müldür Ben kapını çaldığımda, Kalbinin kapılarını aç. Ben içeri girdiğimde, Sen orada ol. Ben gülünce gözlerimin içi gül gül, Dalım ol, yaprağım ol, bahçem ol. Sahir Üzümcü Annem var, ağaç yaprağından daha güzel, Sohrab Sepehri Gidişini sorsam, zamansız bir yaprak dökülür takvimlerden Gel diyemem, yüzlerce mum birden söner kalır içimde.
Cihan Oğuz Bizi kendimize sala yaza göçtü babam, şarkılar söyleyerek dalından düşen her taze yaprak aşkına… E. E.Cummings Saka kuşunun yapraklardaki sesine kandı sesim. Orada kaldı. Süreyya Berfe ağacın kederi yapraklarından aşklar yerle bir oluyor gazelden önce Haydar Ergülen Sabahın buğusu, suyun köpüğü, ışığı yaprakların Azalan ağzından öğrendim her şeyin bir ömrü olduğunu. Beni sana bırakıp seni bana ekleyerek Gittim, aşkı ayrılıkla emzire emzire… Senden başka kimseyi aramadım gittiğim yerlerden. Şükrü Erbaş Ufukta iz gördüm kızıl bayraktan Bulutlar nem almış yeşil yapraktan Bir kız ağlar sesi gelir uzaktan Yine mi gurbetten kara haber var Anonim Ağaçlardan-dallardan Etrafa saçılan, Adımlarımızı kuşatan Ezilmiş yaprakların eşliğinde, Sabahların uykulu sessizliğinde Yeniden dünya’ya gelmişçesine Bu cennet kıyıları dolaştım; Tüm üzüntülerden arındım. Necdet Evliyagil Sesini yapraklara kazırdım Göğüsünü Şam güvercinlerine benzetirdim Ve denize uzanmış bir balkona Nizar Kabbani bahçemde, kanayan; ama sessizce kanayan bir ağacın melali kuşanan yapraklarını iki güvercin okşuyor kanatlarıyla İsa Karaaslan çiçeğini özleyen kirazın yapraksız dalına bir kuşu salıyor rüzgarı uçacağı yön belirsiz iki göz/ çarpan bir yürek/ camlardan akan bakışlar Ahmet Özer Sen mektubundan çıkan yaprak kadar narin –Benim dudaklarım kadar hırçın– Çiçek tozları kadar uçucu Bir ağaç gibi dayanıklısın Osman Serhat Erkekli Çınarlar yapraklarını döküyor dökme isteğinden Kumrular sokağında sıradan bir kadın aşktan söz ediyor Sözcükleri eski bir alışkanlık bildiğinden Omzumda bir el azar azar büyüyor Ne gitmeleri biliyorum ne kalmaları Gecede şiirin izini sürüyorum Artık hüznü ustaca yaşamanın zamanı Yasin Erol Çürümüş yapraklar akıyor ağaçlardan, suçsuz bir kalbi parçalamışlar Lodos yüzlü bir kadının gül sancısı tutmuş, taşa dönüşmüş şebboy. Engin Turgut Ardıç ağaçları… Bana da bir kuş, kaderinizden Yoksa yapraklarınızdan bir musalla taşı… Şükrü Erbaş Nerde o çılgın neş’en O yaprakların çiçeklerin meyven Hepsini götürdü mü sonbahar Harp görmüş bir şehir gibi gamlı Dokunaklı halin var Erik ağacı Zihni Hazinedaroğlu Yapraklar düşmede bilinmez nerden, Gökkubbede uzak bahçeler bozulmuş sanki Yapraklar düşmede gönülsüz Ve geceler ağır dünyamız kopmuş gibi yıldızlardan Kaymada yalnızlığa Hepimiz düşmedeyiz, şu gördüğün el düşüyor Nereye baksan hep o düşüş Ama biri var ki bu düşenleri tutuyor yumuşak ve sonsuz. Rainer Maria Rilke biraz sonbahardınız ne çok severdiniz harami rüzgârları güz gülleri açarken gamzeler yeşile yasaklı dallarınız yaprak dökerdi en kuytunuza bir bulut saklardınız gözlerinizde hüzünlü şarkı gibi yağardınız geceye Nuriye Zeybek Ben şimdi oğlumun yanında kalırım Onun kırmızı yapraklardan yapılmış Bir zamandışılığı vardır Beni anlamaz Anlamaz, niye anlasın Anlaşılmak! -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz Edip Cansever gitme, ateşime su ver. yitirilecek bir an bile yok… aşılacak tepe, yürünecek çöl… sararmış bir yaprak yalnızlığı var içimde. çaresizim, Betül Tarıman Tazeden bir yaprak Ağır aksak bir aşktır şiir Archibald Macleish Nereye gittin ki dökülmüş yapraklar arasında Güzel kış güneşim ey güzel kış güneşim Dokunduğu şeyin rengine giren Öyle genç kara ve yeşil Gölge ağaç hava güneşim Aragon Ölünce yaşamalıyım Defne yapraklarında Sakın ola ki silahlarda değil. Aziz Nesin İşte son gül soluyor Gizli ve kinli eller Yaprakları yoluyor Çiçeklerle beraber. Nurullah Ataç Ve batı rüzgarının esintisi Ağaçların yaprakları arasında dolaştırır seni Celadet Elî Bedirxan Güz yaprakları gibi çiğnettin temizliği Çürüdü göğsündeki iki küçük böğürtlen, Yazık, acılar bile bırakıp gitti seni. Oysa ki pırıl pırıl umut ışığımdın sen. Cahit Külebi Ben kökünü toprağa batırmış bir ağaç değilim Taşları ve o ana sevgisini emen Bu yüzden büyüyemiyorum parlak yapraklara her nisan, Bir çiçek tarhının güzelliği de olamadım ne yazık ki Sanki özenle boyanmış ve kendi payına düşen hayranlarını kabul eder gibi, Pek yakında bütün yapraklarından birer birer döküleceğini bilmeden. Benimle karşılaştırılırsa, ölümsüz sayılır bir ağaç Ve bir çiçek o kadar uzun boylu değildir belki, ama kalkışmanın anlamını bilir, Bense ömrünü bir ağacın, cesaretini istiyorum bir çiçeğin. Sylvia Plath Yapraklar dans ediyor Uzun uzun yağmur yağacak Bu akşam hareketimden evvel Ağaçların çiçek açtığını görmek istiyorum Philippe Soupault
Dökülüyor kavaklı yola sarı yapraklar, içinde sevgililer gidip gelirken yine. Ve güzün kadehinde belirsiz bir şarap var, ki güllerin, ey bahar, düşecektir içine. Rubén Dario baca sessiz, dinler durur gecede tutsak şeyi ve eski yağışları düşen tüyler ve yapraklar gibi
Pablo Neruda nereden hızlandırdın acının ateşini, birden, yolumun soğuk yapraklarının arasında? Pablo Neruda Kapıdaki baharı yaprak selini sarı kanaryayı Ölümsüzlüğünün kar yığını – granit yığınını – su yığınını Anlat durmadan Cahit Zarifoğlu yine güze, kahrolası yine güz yapraklar yapraktan çok sallanan ellere benziyor merhabasız elvedasız sallanan ellere Hamdi Özyurt Geleceğe ve sonsuzluğa uzatır yapraklarını sürgünde bir kıral gibi, ülkesi olmayan Bırakır kılıcını toprağa rüzgar ve büyüyle gelen adam Geriye uzak bir uğultu kalır ve kimsenin yak basmadığı bir orman. Onat Kutlar
Size bir olay anlatayım, çok kısa Bir kış günüydü, kar yağıyordu Gök sapından boşalmış papatya yaprakları gibi duruyordu Edip Cansever soruları cevapsız bırakmayı öğrendim senden bir budala gururuyla dolaşmayı anılarda yeri unutulmuş, hiç umulmayan bir yerde bulunmuş yanlış ağaçlarda bitmiş yapraklar gibi yabancılaşmayı Baki Aytan T. “hazar rüzgarı”nda dökülmüş “hasta yapraklar”a mı üzülmedik! serçelere mi acımadık, kış günlerinde kendimizi unutarak! Rıfat Ilgaz bir yaprak halinde süzülüp saçlarına eski teşrinlerden / kederli kırmızı zeynep beni bekle mutlaka döneceğim söyle kim önleyebilir buluşmamızı atilla ilhan Yolun kıyısında duran yapraksız, tozlu ağaç işte bir şiire girdin. Artık yalnızca bir ağaç değilsin. Ahmet Erhan Korkudan uykusuz Sarı yapraklar- Fırtına esecek diye. Kadir Aydemir yalnız bir ağacın öldüğü yerde üç kere döner kuşlar sunmak için kederi yaprak perilerine Ayten Mutlu Peki ne anlama geliyor bu ‘daha ilerde’ sözü? Neden senin suçun olsun, kuşkusuz, yaprakların arasında kalman- güzel, yalın, sıcaklığının altın çizgilerinde? Yannis Ritsos Islak süpürgesiyle yağmur süpürür Döküntüsünü kırlarda söğütlerin. Tükür yaprakları rüzgâr, öbek öbek tükür! Ben de senin gibi bir serseriyim. Sergey Yesenin Kalbimin yapraklarını gör ve git! Tufan gibi inşa et hüznün dallarını, Gül idik, gülleri derip git. Ki ben gül ağacıydım, Tufanın ayakları dibinde oturan… Vücudunun bütün dallarını, Tabiatın hışmıyla kır! Ey kervancı Düşünürken buldum kayayı. Otlarla konuşmaktan geliyordum. Ölü bir yaprak, adını unutmuş bir sokak, sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak, bir de partal bir kuş yürüyorduk. İlhan Berk yapraklar ve kadınlar o kadar derinler, o kadar yoğunlar ki… birbirleri gibidir… Hilmi Yavuz Umutla beslerim göçük yanımı İzin verir yüce gönüllü hüzne Şaşkınlıkla bakarım biçer gövdemi Yapraklar için konuştuğumdan Toprağın uzundur sessizliği Ahmet Ada İçimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğu Yalnızlık bir başına kalmıştır. Edip Cansever Hızar sesleri geliyor yakından, güneşin döndüğünü görüyorum Çınar yapraklarının arasında yeşil yeşil Yeşille sarı birlikte dönüyor Denize düşüyorlar kırıla kırıla Edip Cansever Bütün yapraklarım “sevmiyor” diye, ucuz bir hediye olamam gerçi, ama bilinir ki; ne zaman bir çiçek dalında kurusa, bir sevgili daha çok üzülür. Özge Dirik Ben ağacım bilgim de ona göre Rüzgârlı havalarda konuşabilirim Bilmem gurbet sıla farkı Ayaklarım olmadığından Köklerim toprakla kardeş Zamana alışık yapraklarım Acımaz kırsanız dallarımı Korkmuyorum sizler gibi ölümden Çünkü toprağa karışınca Tekrar ağaç olmanın çaresini bilirim Oktay Rıfat Horozcu Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler, ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan. Ağlayan yüzlerdir bunlar, Parmaklardır gırtlağımızdaki, ve toprağa düşen yapraklardır. Yiten günün karanlığıdır. Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki. Pablo Neruda Andaç değil yanımızda götürdüklerimiz unutuşta uyuklayan sarımsı kumru değil yaşlarla kaplı yüzler / boğazımıza yapışan eller ve yapraklarından sıyrılan şey: aşınmış bir günün karanlığı, acıyı kanımızla tatmış bir günün Pablo Neruda sıçrayan sudan mı irkilip dökülüyor sarıgülün yaprakları? Basho Ne meleği? Ah geceydi gelen ağaçlarda yaprakları ilgisizce kımıldatarak. Rainer Maria Rilke Öyle kimsesiz kaldım ki Öyle bomboş Yapraklar ağladılar bana Sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi Düştüler son yapraklar Ne önceleri, ne de sonra Hiç böyle yalnız kalmamıştım Bu kadar Ve kimi beklerken olmuştu Hiç mi hiç hatırlamam. Pablo Neruda kuzum bir akıl hastasıyım ben hem de en güzelinden şizofren yaprakların rüzgarla sevişirken çıkardığı sesleri çığlık bilmem her bakıştan kamyonlar yüklü anlamlar çıkarmam bu yüzden Müşir Fuat asıldım yüreğinizin kapısına acıyı sevince bölerim su gibi yaprak gibi gülerim çıkmayın dokunmadan bana Nevzat Çelik Hangi umuda sığınsam, Döker yapraklarını bir bir, Solar bütün kardelenler, payıma öksüzlük düşer yine. Göç eder güneş, meçhul sahillere… Dündar Sansur Adım koptu benden, sığ yerinden ırmağın geçti öteye, geçti güz rüzgârından akıntıya kapılmış yapraklar arasından birbirimizi ancak duyabilecek uzaklıktayız artık Maria Banuş Ağaçlar soyunurken birer-ikişer Tam kalbinin üstüne bir yaprak düşer. Tut ki şairsin, duramazsın kaskatı; İmdada çağırır sevdiğin san’atı, Bildiğin şiirleri belki yüz kerre Söylersin, ağlarsın; sonra eskilere, Deli çağlarına dönersin, ümitle… Gültekin Sâmanoğlu kaçıp uzak koyakların yaprak kokularını bulsam da hep aynı yerdeyim ölü bir dostun son bakışına mı benziyorsun, acı gibi değil, değil matem gibi dönüp dönüp seni buluyorum sanki hep senden korktum hep sevdim seni Faris Kuseyri Dökül ey yürek, zaman ağacından, dökülün yapraklar, kim bilir ne zaman güneşin kucakladığı, soğumuş dallardan, dökülün, büyüyen gözlerden dökülen yaşlar gibi! İngeborg Bachmann Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Rakım bir türlü beyazlaşmıyor. Anahtarım güç dönüyor kilidinde, Nemli aldığım sigaralar. Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar. Metin Altıok bakır bir tasta iplerle oynayan ruhum dökülen ceviz yapraklarından anladı değiştiğini mevsimin kırdım çerçilerin, attarların yüzleriyle çalışan saatimi kurudu kuyu, babamın gözyaşları doldurmaya yetmedi
İbrahim Halil Baran bir yaprak bir yaprağa ……………doğru uğuldar: ve der ki onu yaşasan da ……………yaşatsan da bir Hilmi Yavuz okşayışın yeşil dalı olan elimi ölü yapraklarla seviştiriyorsun Furuğ Ferruhzad İşte böyle, sonbahar soğuklarına yenik Fırtınanın kış ıslığı duyuluyor gibi Çıplak dalda tek başına Titremekte geç kalmış bir yaprak! A .S.Puşkin Bir tek yaprak vermedi bu yıl: Başını mı dinliyor okaliptus ağacı? Süreyya Berfe Anlaşılan sonbahar Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli Yapraksız arkamızdaki ağaçlar… Melih Cevdet Anday Adı Yeşil bir genç kızdı Çıktı birgün aşkmerdiveninden - Yaprakları ince uzun İki keçeli basamak Sivrilerek uca doğru ışığa - Çıktı… çıktı… İnmemek üzre bidaha Can Yücel Ganj cılızlaşmıştı ve bitkin yapraklar Yağmur bekliyordu, kara kara bulutlar Yığılırken çok uzaklarda, Himalayalarda. Thomas Stearns Eliot Dağlara sinmiş huzur, En küçük kıpırdanış yok yapraklarda, Kuşlar ormanda suskun, Sabret yakın birgün sende huzur bulursun. Johann Wolfgang von Goethe Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak, Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Ahmet Muhip Dıranas çiğ mi yazar, çiy mi, yaprak aşkın adını konuşup durmuştuk bir eylül gecesinde çiyler çoktan kurumuştur kirpiklerinde eylülü bekleyemez bazen yapraklar Ayten Mutlu Aralamış pencerenin perdesini yaprak güzeli Uzanmış bakıyor saf saf bir çocuk gibi Söyle diyor haydi bir şiir yaz bırak tembelliği A. Kadir Paksoy sarılayım diye sana geldim oysa gördüm yapraksız bir dalsın umudumun gözünde sen ölümün gülümsemesisin Furuğ Ferruhzad Ve güneş ve ay ve yıldızlar Ne kadar güzeldi ne kadar. Yaprakçıkları taşıyan dallar Hevesle, aşkla uzadı, boy verdi.. Sevdi yanıbaşındaki fındık ağacını, O garibe önce kokusunu iletti, nereden gelmişse, Sonra yapraklarını dokundurarak belli etti Komşuluk sevincini.. Coşkun Ertepınar Başım artık, onu taşımak ne zor ! Başım , günden güne kayıtsız bana. Dalında bir yaprak gibi dönüyor, Acı rüzgârların çektiği yana. Necip Fazıl Kısakürek İnsandır… Sonunda solacak, kurumuş bir yaprak gibi rüzgâra ilişerek geldiği toprağa dönecektir. Nihat Behram bense varacağım yere belki varmıştım güneş yaktığı zaman yaprak sarardığında kışları kar altında ve dağlarda her bahar sana kalbin en gizli bilgisini ısmarlamıştım Sıtkı Caney Gülecek, koklayacak ne var ki yapraklardan, gökyüzünden başka. Ama çok şey yaparız sen istersen, usulca sarılırız birbirimize karanlık bir odada. Yevgeni Yevtuşenko Saksıda incilendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için… Faruk Nafiz Çamlıbel Dalına küsen bir yaprak gibi
kapı aralandı ve çıktım Cafer Turaç Rüzgarı yok yine de fısıldaşır yapraklar Han Şan adını sordum ağaca dal titredi, oynadı yaprak
Arife Kalender Gazelimi al aşktan güze say beni say ki yaprak olup düştüm dalına Haydar Ergülen Ey bulut, o giydiğin nemli, soğuk gocukla Gel, yapraksız bahçede gökyüzünü kucakla. Bahçe yalnız başına bütün gün, gece gündüz, masum, üzgün ve sessiz. Mehdi Akhavan Sales
Bazı ânların altında 
Ölü kelebek mezarları 
Ahdlar, anıtlar, ukdeler... 
Arasında yaprakların 
Kalbim, güzel başlangıç 
O resimli mağara 
Bir göçükte ağzı kapanır mı onun da
Mahmut Temizyürek belki umurumdasın evet umurumdasın bir yaprak düşer yere; çıt. işte sonbahar gibisin, ıslaksın, çok uzaktasın Altay Öktem belki yine seviyordur diye bir papatya kopartıyorum yapraklarını yoluyorum, çiğniyorum, zıplıyorum üstünde nasıldı bu fal, yani nasıl açılırdı bir kapının kilidi anahtarı deliğe sokmadan önce Altay Öktem Nazlı için. Düş— tü! Yaralı ece, bir yaprak inceliğinde ve göğsünde kırmızı çiçekleri, kurak bir iklimden kopuk, öylece, Seyhan Erözçelik oraya acıdığım yere dokunduğun zaman bana iyi geliyorsun ama her zaman değil seni beklemektense oraya taze bir yaprak koyarım daha iyi
Lale Müldür Ağaçlarda yapraklar, çok yapraklar olur benim ülkemde. Meyve vermemekte özgürdür dallar. Rene Char kuyuya düştümü çıkmaz oradan oraya savrulan yaprak rüzgârı götürür çağrıldığı yere Tuğrul Tanyol Gün ağarmış, yapraklar derin bir sessizliğe bürünmüş, yelkenleri suya indirmiş rüzgâr, gece bitimi iki sevgili sanki, söz tükenmiş, aşk sütliman. Saygyo mürekkep bitti, daha yazacak onca şey vardı, unutuldu ve çizildi üstü… aşk güz yapraklarına büründü Tuğrul Tanyol Düşler Ne kadar safsalar o yükseklikten düşer ölürler Şimdi dört yapraklı bir yoncayı kokluyorum ben Eski düşüncelerin gömütünde boy atmış yonca Furuğ Ferruhzad beni umutsuz koma tarihle avutma beni çünki aşkla sınanmışım sana sana yangınla, suyla, ateşle ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım ey yaşarken kanayan acı şimşekli gök, tufan, kan fırtınası uçurum kıyısında hızla büyüyen ot yapraksız bir ölümün anısı için Arkadaş Zekai Özger Yaprakları gizlice öpen yağmur altında yürüyoruz biz bize ve öylesine. Veselin Hançev Benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar, benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye benziyor adamakıllı serserin olana kadar Haydar Ergülen Düştüğüm yeri kendime de söylemedim Kopan zambak yapraklarından ellerim Özlem Sezer Akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız Salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul Hiçbir rüzgarın duruşunu bozamadığı Bütün yağmurları topladım yapraklarına. Şükrü Erbaş Küçücük bir bakışın Çözer beni kolayca Kenetlenmiş yapraklar gibi Sımsıkı kapanmış olsam Yaprak yaprak açtırırsın E.E.Cummings Beni kırdın Sen de kayıpsın ama dedi göz ucuyla Gökyüzünün susmasından alınmış Bir kızın yağmursuz küskünlüğü Sen ki ağacını beğenmeyen yaprak Süleyman Unutmaz Tekrar loş yalnızlıkların en dibindeyim Sararmış yaprakların usulca savrulduğu Köprüler yıkıldı artık kendimleyim Parmak uçlarımda ölümün soğukluğu… Attila İlhan Yeşili kasvetli bir hüzün boğar; Hazanla her yana yapraklar yağar. Fethullah Gülen Gidişini sorsam, zamansız bir yaprak dökülür takvimlerden Gel diyemem, yüzlerce mum birden söner kalır içimde. Cihan Oğuz derdimi ancak papatyalara açabildim şimdi onlar taç yapraklarını yoluyorlar Mustafa İslamoğlu Hatıra defterinin arasından düşen bir kuru yaprak verdi seni ele yaşadığımı sanıyordum ya anılarının arasına çoktan girmişim bile.. Mustafa İslamoğlu ki ölüm gelir yağmur ilk bahar yapraklarına konar Köksal Özyürek bana gelince ben hazan yüzlü bir adamı aradım hep bir sonbahar günü beyaz pardesüyle kurumuş yaprakların üstünden kapımı çalmasını bekledim gelse ne olacaktı onu da bilmiyordum ya Lale Müldür senin karmaşan ve sana ait bilmediğim ve bilmek istemediğim onca şey. buna benzer çözemediğim birçok şey ormanda sarı yapraklar birer ikişer düşmeye başladığı zaman saçlarının arasından. sarı bir yaprak fosili boynunun tam kenarında. Lale Müldür Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur. Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarümar olur. Mevsim boyunca kendini hissettirir veda; Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ. Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir. Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir; Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere. Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere. Yahya Kemal Beyatlı Yanlış düşler içinde dalgın dalgın yürüyen Başını çarpıp kanatan ara-sıra gerçeğe İkide bir karıştıran ağaçta Bir dal mı olduğunu yoksa yaprak mı Abdülkadir Budak Ve sevincim doğduğunda, çatıya çıkıp haykırdım: “Gelin komşular, görün, gülümseyen güneş oldum!” Ama hiçbir komşum gelmedi sevincimi görmeye Aylarca sürdü şaşkınlığım, unutuldum, yalnızdık. Ve sevincim solgun, güçsüz büyüdü; benden başka Hiçbir yürek ona sevgi duymadı, öpmedi hiçbir dudak; Ve sonunda her canlı gibi öldü sevincim, yalnızlıktan… Ve şimdi öldü sevincimi, ölü hüznümle anımsayabiliyorum. Ve yüreğimde kardeş anıları, rüzgârda mırıldanıp düşen Suskun ve solgun güz yapraklarını andırıyor şimdi… Halil Cibran Artık yapraklar da dallarına ağır geliyor İdris Ekinci Koşarken ardından sokak sokak Sararan yapraklar ki savrulur Hüzünlendirmez beni asla Aşktır çünkü anlam veren onlara da Ahmet Ada Bir ağacın ilkyaz eşiğinde Leyli leylim yaprak dökmesi. Bilene ağıt gibi oturur Burda bir kadının gamsız gülmesi… Şükrü Erbaş Bazen rüzgârın uğultusuna karışıyor, Bazen ağustos böceğinin teranesine Büyük Bahçıvan’ın beni çağıran sesi, Eylülün sarı yaprakları çağırması gibi Ve gecenin, sarhoş kelebekleri… Cahit Koytak Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna, Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz: Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna, Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz. Faruk Nafiz Çamlıbel Sen elimden tutunca Bir mavilik çökerdi gözlerime Sonra tüm denizler çekilir Bir orman uğultularla sarsılır Bir güvercin sürüsü havalanırdı Kış bürümüş yüreğimden Sen tutunca ellerimden Avlunun beyaz taşlarına dökülürdü Kızıl yaprakları bir çınarın Ve ben günlerce O yapraklara gömülüp ölmek isterdim. Tuğrul Tanyol Dinle solgun bahçenin kalbe anlattığını, Ağacın yaprak yaprak, havuzun damla damla. Ziya Osman Saba Karıştın mı tüm varlığınla karışacaksın doğaya Şiire tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzattın mı bir kez çocukluğu “Kuş Ayak” Bir öğle uykusu gibi, bir yaprak gibi, bir masal gibi dinleneceksin Haydar Ergülen Şimşeği kuşanmış yüzünün binlerce anlamı, çoğalan.. yüzümde soluğun; binlerce aralanmış damla.. açıyor dallarını sonuna dek; orman, örtüyorsun beni.. yüzün.. soluğun..baştan sona yaprak denizi. Şerif Erginbay İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. Orhan Veli Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak… Ahmet Haşim Toprağın iştahıyla dallardan kuruyan yaprakları topluyor rüzgar üşüyen çocukların teniyle kelebekler sindi solgun çiçeklerin dibine göğün karaşın kıvılcımları kırlangıçlar tel tel sıyrılıp bulutlardan göçtü uzaklara yaz bitti… Nihat Behram dokunsalar akasyalar gibi yaprak dökerdik Ahmet Telli Bu ne biçim sonbahar Ben anlamadım Yapraklar yeşillenmek istiyor… Nakata Sonra kuşun bir tüyüne dokunayım demeden Bütün kafes tellerini teker teker silersin Yerine bir ağaç resmi yaparsın Dallarının en güzeline kondurursun kuşu Tabii ne yapraklarının yeşilini unutacaksın Ne yellerin serinliğini Ne de yaz sıcağındaki böcek seslerini Otlar arasında. Jacques Prevert ilk gördüğümde yaprakta uyuyordu düşmekle tutunmak arası su içecekken şırıl yağmurdan beklemek kadar sonsuz dudağımın kenarına oturup beni seyretti Baki Ayhan T. hangi tuzak kurulsa bilirdi düşmeyi uzun yol sürücülerinin yalnızlığını anlar avuçlarında biriktirirdi bütün sessizlikleri kalbinde karışık görüntüler saklardı diriler kitabına baktım, yok ölüler defterinde, yoktu duyar gibi olurdum soluklarını yaprağın kenarında üşürken beni de alacaktı sanki yüzüme baktı Baki Ayhan T Keyfim yerinde, mutlu edebilir beni; Açan bir çiçek, düşen bir yaprak.
Matthias Claudius Bir tezgahtar parçasıyım ben Kendime alıştım bodrum katlarında Geceleri yokluğum karşıladı beni Kuru yapraklar sererdi merdivenlerine Didem Madak Bir sonbahar yaprağı gibidir hayatım, Ayın solgun ışığında titreyen; Çelimsizdir dokunuşu, kısadır randevusu, Huzursuzdur ve hemen son bulur. Yaprak düşüp yok olmadan, Yandaki ağaç, gölgesiyle ağlaşacak. Rüzgarlar, yapraksız ağaca feryat figan edecek; Ama, kimse benim için iç çekmeyecek. Richard Henry Wilde
Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman bu kez o olsun beni sana hatırlatan. Birhan Keskin Ve ellerin uçuşan yapraklar gibi Birden Nasıl yalnız olduğumuzu anladım Kimseler yoktu ikimizden başka birbirine bakan Cahit Zarifoğlu Trabzon hurması ağacına döndüm Tüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldım Yine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimle Tepeden tırnağa Turuncu turuncu Kütür kütür Bu benim sonbaharım Bu benim son gürlüğümdür Can Yücel Doğrudur küçücük bir kuş olduğu Oho, büyüyüp öğrenecek daha Ölü kuşların konuşmadığını Çürümüş otlar yapraklar arasında Ahmet Ada bir toprağa ad söyle coğrafyasını bilsin yağmur ormanlarında her ağaç konuşamaz köklerimizin yanıp yapraklarımızın üşüdüğü yağmuru, ince uzun dallarından düşürmeyi salkımsöğüte bıraktılar bugün çok fazlayım kendime birazımı al
Arife Kalender
Gazelimi al aşktan güze say beni say ki yaprak olup düştüm dalına Haydar Ergülen Kal biraz. Üzerime ger sessizliği bir serin çarşaf gibi. Sınırsız. Beyaz. Öldü yaz. Akıyoruz kuşla, yaprakla dalgın gecesine bir uçurumun. Sait Maden ben ona sabah olamasam da dingin bir ikindi olayım istemişimdir her şeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin yüzünde uçuk bir gülümsemeyle yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını dinlendireyim istemiştim üşütmek istememiştim. ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında gecikmiş… ince… güzel ve uzak… biraz da kendime istemiştim sevgi adına Şükrü Erbaş Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok gibi, Mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın. Yahya Kemal Beyatlı sen ve ben dalında eğreti güz yaprakları aramızda uçurum rengi bıkkınlık varız zannederek yok oluyoruz Ayten Mutlu günbatımına doğru bir sepetin içinde asma ve incir yaprakları üzerine dizilmiş renk renk incir ve üzüm getirdiler. yolculuğun sonuna yaklaşmıştık. bir akşam vakti, tekneye gene yaklaşıp sorduklarında, isteyecek hiçbir şeyim yoktu. bir denizkızı istedim. gittiler ve bir daha görünmediler.” Akgün Akova (Nerdeyim Kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi inceyim Para bozduranların az çok bildiği Adres soranların gene bildiği Bir sokakta bir aşağı bir yukarı Saatlerce dolaşanların hemen hemen bildiği Amansız bir güceniğim.) Edip Cansever Bizim araladığımız kapıdan girer rüzgâr O da bir başka gökyüzünün sürgünüdür Bir yandan bulut taşır köklerimize Bir yandan yapraklarımızı döker gider… Şükrü Erbaş suyun gözesine düşen sarı yaprak dönendi dönendi akıp gidemedi Gülten Akın şimdi sen bile bu şiir için çeperleri kapanmış, kendi başına bir ses, kışın soğuk balıklardan takviminde sadece kendine dökulen bir yapraksın. yalıçapkını yeni bir sözcüğe uçuyordur şimdi bilmediğimiz bir lugatta. Adnan Özer Böyle mahsun kederli değildin eskiden Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi Baygın kokusuna anılarla beraber giden Böyle mahsun kederli değildin eskiden Victor Hugo bir ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine ya topla yaralı kırlangıçları ya da bu vefasız şarkıyı bitir özgürlüğe giden tutsaklar gibi siyah gözlerine beni de götür. Nurullah Genç Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir; Ömrümün yaprakları dökülür bir bir; Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge: Dünya dertleri zehir, şarap panzehir. Ömer Hayyam Yaprağa düşen yağmurdur yapraktan düşen damla Ne yapabilir, rüzgârından merhamet dilemekten başka. Mahmut Temizyürek Hep mutlu ol yaprak, güz nedir bilme… Rafael Alberti Öyle kimsesiz kaldım ki Öyle bomboş Yapraklar ağladılar bana
 
Pablo Neruda Ben bahçelerin nefes alışlarını duymaya yakınım. Ve zulmün sesini işitirim ben, bir yapraktan döküldüğünde Bir ağaç arkasında nurun öksürdüğünü ben duyarım Sohrab Sepehri Yalnız bir adam tanıdım Yüreği maviydi,eylüldü gözleri. Hazan yaprakları gibi buruktu Dilinden dökülen sözleri. Figen Yıldırım benim bahçem yoksuldu iki dala bir yaprak düşerdi ağaçlarımdan Özdemir Asaf Seninle yaşayan ben değilim Yere düşen yaprak Süreyya Berfe Bir dal verdi sevdiğim Üstünde sarı yapraklar. Yıl desen,geçer gider Sevdaysa yeni başlar… Bertolt Brecht Kocamış bir çınar gibi yüreğin Dallarına hüzün yağar Kökü yedi kat altında olsa da yerin Yaprakların güneşe sevdalı Ali Haydar Timisi Ruhumu hüzünlerle incitmeyin, devran benim Göğüm sizinle gölgesiz, güneşiniz kolay gelsin Nice görüşmeyeli Zamanı gözlerinizle aldattım, başım dönüyor Bilirsiniz sizi anımsadığım tan vakitleri Tepeden tırnağa yaprak ve çiçek kesilirim. Hüseyin Cahit Kerse Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara tek yaprak bile kımıldamıyor nedense Ahmet Telli Bana ne sessizlikten? Yaprak değilim ben Haydar Ergülen Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan. Daima daha taze, daima yeni baştan Turnam bir gün bırakmıyacağım peşini, Sen nereye, ben oraya, adım adım İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım.. Turgut Uyar Bir anıyı bir şehre bağlayan Hat üzerinde Kendine kıvrılmış, kendine kurumuş Yapraklar iyileşmez. Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatır Yanlış bir yere uğramaktır sonbahar Hışırdayan rüzgârdır Yaprak hışırdamaz Birhan Keskin Bu şiiri yazan, caddelerde Seninle başbaşa yürüyecek. Gelip geçenler, yağmur altında Bu adam tek başına ne geziyor, diyecek. Yapraklar yollara dökülecek. Cahit Külebi Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin Ataol Behramoğlu Ne yapsan en başa dönülemiyor Ne yapıp yapıp dalı unutmalı Rüzgârla yere düşen sarı yaprak Afşar Timuçin Seni yaprakların gölgeli yalnızlığına bırakıyorum. Bejan Matur Birgün bir parkta otururken biliyorum Bir el yağmurlarla dokunacak omuzuma Bir çift göz, bir davet, bir kalp Çoluğu çocuğu terk edeceğim Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak Turgut Uyar sen kimseye küsmezsin bilirim, gözlerin de yaprak hırsızı güz: anılar düştükçe göz dolar, yaz gelmeden temizlemek gerekir gözleri yoksa küskünlük de gözyaşıyla kirlenir Haydar Ergülen Bahçenin nefesini duyuyorum. Ve karanlığın sesini bir yapraktan düştüğünde. Sohrab Sepehri ey sevgilim! ey tek sevgilim! ne çok kara bulut var güneşin şölenini kollayan! sanırım uçuşu düşlediğin yolda göründü o kuş ve sanırım hayalgücünün yeşil çizgilerinde oluşan o taptaze yapraklar sabah esintisinin isteğiyle nefes alıyorlar Furuğ Ferruhzad ve hep bir yaprak değil miyiz ki bir zaman yarıp çıkmak serüveninde özdalımızı topu topu bir mevsimi yaşarız işte müşa’şa’ bir sonbahar figüranıyız hepimiz de İlhami Çiçek Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın sokaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını. İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım? Şükrü Erbaş Kalp, rüzgarın önündeki bir kuru yaprak gibidir, bir o yana bir bu yana savrulur Hz. Muhammed Bilirim gücünü sözcüklerin. Esip geçmiş de bir rüzgâr bir halayın topraklarına düşmüş taçyapraklarıdır bunlar. İnsandır bütün ruhu, dudakları ve bütün iskeletiyle. Vladimir Mayakovski “…ve her şey bir kader iledir.” ey atını uçurumlara süren çocuk terkisinde taşıdığın rüzgarla acının ağacından “toy bir yaprak” düşürdün Arif Ay yazık ben kandan, kanlı destanlardan başka sözü olmayan ve gururdan, kendini hiç bu kadar alçaltmamış olan gururdan ibaret bütün hatıralarımla şansımın son deminde beklemekteyim ve kulak veriyorum: ses yok uzun uzun bakıyorum: yaprak kımıldamıyor ve bütün safiyetin benliği olan adım mezarların tozunu bile kımıldatmıyor artık” Furûğ Ferruhzâd ve ben gidiyorum seninle yapraklarda çamlar ve sessizlik arasında, sorarak kendime nasıl, ne zaman ödeyeceğim diye şu bahtımı Pablo Neruda uçurumlar ki sende büyür dağdır ki sende göçer ben yaprak derim çiçek derim çam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derim Nevzat Çelik Ve fırtına bir yığın kara yaprak bıraktı Pablo Neruda Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler, ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan. Ağlayan yüzlerdir bunlar, Parmaklardır gırtlağımızdaki, ve toprağa düşen yapraklardır. Yiten günün karanlığıdır. Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki. Pablo Neruda Koşamam, kök salmışım ve dikenli yaprak acıtır canımı Sylvia Plath Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgar. Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu? Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar? Cahit Sıtkı Tarancı Her şahsâr şimdi – ne yaprak, ne bir çiçek! - Bir tûde-i zılâl ü siyeh-reng ü nâ-ümid… Cenap Şahabettin Aşk,dostluk!.. Hepsi dökülür yapraklar! Çıplak bir ağaç durgun suda aksin. Yalnızlık dediğin hayatta başlar; Kabir boyunca devam etmek için. Cahit Sıtkı Tarancı Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz. Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara Ağac yaprak verir, sır vermez rüzgara Ve kış yaz, Dalda kuş eksik olmaz Dağ başında duman Yalnızlık nedir göreceksin olduğun zaman. Cahit Sıtkı Tarancı Anımsıyorum (onu) ve yaz gelip geçiyor. Güz yeli yaprakları dökecek birazdan. Yağacağını düşündüğüm ince yağmurlar başlayacak ve ıslatacak, gece ve gündüz, usulca. Unuttuğum sözcükleri anımsayacak mıyım? Bilmiyorum. Ali Püsküllüoğlu Yarın gazetelerde çıkacak ilanlarım Ruhi Bey öldü Bu ölüm töreninde mutlaka bulunacağım Bir daha görmek için ölümü Çelenkler yığılacak avluya Ki benim sayısız ölülerime Yaldızlı yapraklarını kıpırdatarak bakacaklar Sevgiyle Ve babam elinde gümüş kırbacıyla Bir başına bir ölü Annem bir limon görüntüsünün önünde giyinmiş ölümlüğünü Ölüler halinde duracak onlar da Dışımdaki ölüler, içimdeki ölüler Bir alaşım halinde, donuk güneşin altında Edip Cansever Rüzgarın birbaşka eser akşamlarında Sonbahar bir başka sarıdır yapraklarında Yedi tepen gelinlik giyer kışlarında Çiçekler erken açar erik ağaçlarında Yazı yaşayamaz olsamda kıyılarında Sen benim ilk ve son aşkımsın İSTANBUL. Ender Şahin içimde yapraklanan bir ağaç vardı
Hüseyin Avni Cinizoğlu Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var. Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım. Nazım Hikmet Ran Vadideki zambağın solgun ve ıslak yaprakları kadar soğuk Yanıma uzandı, şafakta Ezra Pound Dalgın gezindiler kuru yapraklar boyunca Usulca dokunarak kadının ellerine: “ Tutku, çok yıprattı yüreklerimizi.” William Butler Yeats Sonbahar üzerindeydi adamın: ve bir kez daha durdular gölün o ıssız kıyısında. Ölü yaprakları sürüklediğini görmüştü kadının Döndüğünde Sessizce topladığını onları, gözleri Göğüsleri ve saçları gibi nemli. William Butler Yeats Bir söğüt altındaydık. Bir yaprak kopardım üstümdeki daldan dedim: Açın gözünüzü bundan iyi âyet mi istiyorsunuz? İşitiyordum konuşuyorlardı aralarında: Seher bilir, seher! Sohrab Sepehri Gözlerini süzüyorsun Bir balık gibi akıyorsun kaldırımlarda Bir daha yüreğini kaparsan bana ‘Bu yaprağı parampaça yaparım’ Çiçekleri sarı yapraklar ve bir ocak ayı Ağız ağıza sin ve cim harfleri Ateş kararıyor, bu içimin alevleri Acı çekiyorum elimden alınmışsın gibi Cahit Zarifoğlu Ümidim yılların seline düştü Saçının en titrek teline düştü Kuru yaprak gibi eline düştü İstersen rüzgara salıver gitsin Necip Fazıl Kısakürek Kapının dışında, kırmızı yapraklar düşmüş yerlere Beklediler gelişini. Niçin süpürüyor onları şimdi? Yu Hsuan Chi Yaprak dolu bir avluda, hızlanıyor mutsuz rüzgâr Geçerek perdemin üzerinden, batıyor biçare ay Yu Hsuan Chi Minnacık bir balık bir yaprak gördü Körpe – yeşil – ve yemiş bahar güneşini -yaprak değildi Bahardı gördüğü- Ve o düşle fırladı denizden Ve düştü kaldı Balık ki yaprağı görüp sarhoşladı O ben’im işte Erik ağacından düşen yapracık Damarlarında hâlâ özsuyun hazzı Bir gözyaşıyla Sapından sarkan Yaprak ki düştü erik ağacından O ben’im işte Ve çiçekler arasındaki erik ağacı Güneşe ve yağmura dikmiş gözünü – -Güneş ki olduracak meyvasını Yağmur ki besleyecek meyvasını Meyva ki sürdürecek erik ağacını Ağaç ki çiçekler arasında O ben’im işte Ve meyva ki güneş kokar Usulcana erir ağzında Ve bir an emip de çekirdeğini Ya yere atarsın ya da denize O çekirdek ki mutlu O ben’im işte Zareh Yaldızcıyan (Zahrad) kolayca açar beni en ürkek bir bakışın parmaklar gibi kapamış olsam bile kendimi, sen hep yaprak yaprak açarsın beni, Baharın (dokunup ustaca, gizlice) açışı gibi ilk gününü Edward Estlin Cummings Her geçişinizde farklı bir koku sunardı , Yapraklar ve kozalaklar. Her geçişinizde farklı bir koku sunardı , Yapraklar ve kozalaklar. Antanas Baranauskas sen kimseye küsmezsin bilirim, gözlerin de yaprak hırsızı güz: anılar düştükçe göz dolar, yaz gelmeden temizlemek gerekir gözleri yoksa küskünlük de gözyaşıyla kirlenir Haydar Ergülen Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Yanında ben varım Can Yücel Titreşirdi rüzgarla güneşli yaprakları; Ömür sürdü öyle hoşnut dünyasından, Aydınlıktan uyku tutmazdı bazı gece, Motor sesleri duyulurdu uzaklardan. Can Yücel Fısıl fısıl binlerce dudaktı yaprakları Dalcıkların kuytularda; Onların da kopmuş birer yaprak, dudakları Akıp gidiyor sularda. Ahmet Muhip Dıranas Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr. Dolardı aydınlık olup, odama. Ahmet Muhip Dıranas Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan, Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.
Ahmet Hamdi Tanpınar Tıpkı yaz göğü gibi Yüzünü yapraklara resmederdim Sesini yapraklara kazırdım Nizar Kabbani kelebeğin benden daha yiğit olduğunu gördüm ateş dedi / yandı eylülün sarı yapraklarında yeşeren aşkın newroz ateşlerinde halaylar çekmesini düşledim ateşimin alazı sende eylülünün soğuk külü bende kaldı abdurrahman adıyan oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar Attila İlhan Hiçbir şeyin adı kalmamıştı: uçuyordu boşluğumuzda ne varsa. Yaprak beni yargıladı binbir gece. Suyun kıyısına geldim duymamaya. Adımın bir öyküye yetmediğini gördüm. Badem ağacına giysisini asıp giderken gördüm onu son kez, gizlice. Şerif Erginbay Güneş açardı ıslanmış yapraklarımıza bir tomurcuk patlardı dalda Neşe Yaşın Tomurcuklandı çiçekleri ağacın Ötüştü bütün kuşlar. “Alayım mı onları elinden?” dedi Esintiyle rüzgâr. “Hayır” dedi sallanırken ağaç, Titremeden yaprak yaprak. “Çiçek açıncaya kadar Onları rahat bırak.” Björnstjerne Martinius Björnson Yapraklar erkenden dökülüyor bu güz estikçe rüzgar Ezra Pound Âyetlerini ezber bilen Yapraklar kanad… Arif Nihat Asya Şiir ve sen Öylesine nazlı ve duyarlısınız ki Sol yanımda tarafsız bir orman Sağ yanımda taraflı bir ağaç Çağır beni Derelerin denizleri görme düşü gibi Al beni Dışarısı yağmur İçimde bir yaprak büyür gibi Yasin Erol sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar Turgut Uyar Yanıma geldi sonbahar. Bir şeyler söyledi kulağıma Saint Michel Bulvarı korkudan tir tir titriyordu Ve yol boyunca şen şakrak yapraklar Neşe içinde dans ediyordu. Endre Ady Hep mutlu ol yaprak, güz nedir bilme, o kör, ışıklı yılların kokusunu minicik kıpırtısıyla bana getiren yaprak. Rafael Alberti Eğilir dallar ve düşer yaprakları, Solar o şen günlerin çiçekleri Ve rüzgar oynar onlarla vadilerde Ve sel gömer geçtiği her yerde, Yok olur her şey, güzel bir düş gibi, Zihinde parlayıp yok olan, Ebu’l Kâsım Eş-Şâbbî kaderimiz Stêr’im sadece şu oldu;sessizlik talihimiz karanlıklarda tohum kanda fidan karanlık gecelerimizde dallar yapraklar endişe ve korkularımızda derin bir inilti talihimiz Stêr’im benim Mehmed Uzun Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden Kar yağsada bu sessiz vadiye, gün bitmesin Yapraklar üşüse de , çiçekler üşümesin Nurullah Genç yaz tüketmiş yaprak gibi dağıldım senden sonra.
köksal özyürek sende mi esti bu rüzgar savrulur saçların da şimdi yapraklar tümden nefti Arif Ay Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale akıyor ışıklar. Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Öbür kıyısındasın artık nehrin. Güz yaprakları gibi. Hem dalındasın hayatın hem de düşmeye hazırsın. Rüzgârı bekliyor gibisin. İnceldiğin yerden kopmaya hazırsın. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Zamanın Sahibini selâmla. O’na konuş, O’nunla konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece, hece. Şimdi ikindi namazı vakti. Mevlânâ Celâleddîn Ağaca bakar ağaç olurdum, köpeğe, göğe, serçelere Yaprağa bakar yaprak olurdum, tırtıla, kuşa, yaşlı teyzelere Mahmut Temizyürek içimin ırmakları kurudu bütün yapraklar soluk hüzün kokuyor çiçeğim hangi yağmurları müjdelersen müjdele yeşermez bir daha yangının düştüğü yer Nuri Can Kadınlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar Titrek dudaklarında sarışın bir keder Nabız kaybolur kan susar dolaşım yavaşlar Sisli bir nebuloz gökte yazılmamış şiirler Attila İlhan yüreğimi yaprakların arasına gömdüm diyorum Lale Müldür
Her işin başı sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Yanında ben varim. Can Yücel Kış yapraklarının gerisinde Anı anı bellekte kalır ya - Archibald Macleish Ve işte, orada, evlerin sonuncusunda, Bir genç kız bakıyor penceresinden, bakıyor merakla; Saklamaya çalışıyor gözyaşlarını, Sarı menekşeler ve gül yapraklarıyla. Johann Ludwig Uhland Taze yaprak kokusu dolar genzime birdenbire. Bakarım birdenbire karşımda başaklar insan boyu. Ayağımın altında toprak boyanır çağla rengine. Birdenbire çıkıyorum yalnızlıktan, giriyorum birdenbire beraberliğe. A.Kadir Eyy oğul ey veled-i rüzgar Senin için büyüdüm Düşmek için bir yaprak olarak kaldığım yerde. Betül Dünder Yapraklar dökülüyor Ömrümün duvarları Artık çok da sağlam değil Yaprakların düşüşünü duyuyorum Geceleyin ayak seslerinin gürültüleri ya da öpülüşleri gibi çocukların bir perde gibi düşüyorlar yaprakların arasında hatırlamaya çalıştığımız gökyüzünün kırıntıları Nathaniel Tarn Çok görmüşlüğüm var böylelerini, Omuzlarına ağır gelir kader; Kararsız, rüzgârda yaprak misali; Gözleri kısık lambalara benzer; Kalpleri işler kapıları gibi. Guillaume Apollinaire ağaçların sermayesi yapraklarını haşarı bir çocuk gibi sallıyor rüzgar Müştehir Karakaya Bir yapraktın belki Esen rüzgarlarca kımıldayan Mustafa Özçelik Senin yapraklarınla dolmuş bir havuzum Akşam kurbağalarının gürültüsüyle avunan. Salih Bolat seni düşlemeye gün yetmiyor artık günler bende bakırçalığı serin rüzgarlarda saçların yapraklarda sesin bin yıldızlı gök yaptım gözlerinden sevgilim demek için geceme Arif Ay Ezelden beri mi göçüyorum ben? Her hayal kalbe döner ve vurur bir eski saatin sesiyle: -Bana gel. Kimdir ki o ben, mevsim bir yaprak ırmağı gibi akıp gider içinden Ahmet Oktay Yapraklarda dolaşan serin bir rüzgarsın ki Her gün eser durursun hafızamdan. Cahit Külebi
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 15.07.2014