seni çok özleyeceğim

Şair: Sigara Şiirleri Bercestem

İnsan seni sevince iş-güç sahibi oluyor
Şair oluyor mesela
Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri
Caysın be güzel
Caysın be iyi
Tütünü bırakıyor, tütün neyime zarar
Keseme zarar, ciğerime zarar, sevdama zarar

Metin Eloğlu
ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık. Refik Durbaş Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Orhan Veli başkalarının yaşadıklarına tütün ve tuz olan kelimeler aşkların telef ettiği kalp susuzluğuna düşen pay kendine kazdığın kar kuyusundan su taşır herkese kısık çeşmeler Murathan Mungan yürek değil çocuklar içimdeki tütün közü yakar yakar ısıtmaz Hamdi Özyurt Eleni’den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha İlhan Berk
acı şeyler o evde üzgün günleri çağırıyor ağlıyor bağırıyor sessizce soluk alıyor her soluktan bir demet, amfizem gülü elinde sakallı adam işte, bitlis tütünü sarıyor dövünüyor çağırıyor göğsünü parçalıyor ve yaldızı dökülmüş sobalarda yanıyor kemikleri Tuğrul Keskin
ayyaş hıçkırıkları başlayacak, tütünün posası çıktı çıkacak; midem boşalıp boşalıp dolacak, ben ki, yenmiş yutulmuşsa yüreğim, - tütünün posası çıktı çıkacak - ey çalınmış yürek n’eyleyeceğim? Arthur Rimbaud herkes silâhını aldı geldi bir alana oturduk etrafta yangınlar ve kötü tütün kokuları sıra sıra Turgut Uyar
çünkü seni unutalı, varoş çarşılarında harac-ı mezat eyledim bilgeliğimi yanımda tütün bir kaç kitap biraz intifada esmer çocuklar ve ıssız bir halk kuşattı sesimi direndim ve bir baharı emzirdim son umutlarımda Hasan Tan
Kimi zaman asarlar kendilerini tütün dumanına bir akşamın en ince yerinde yorgun yorgun, Hasan Ali Toptaş
Bir cigara sar bitlis tütününden bir çay demle sonra, anısı kalsın Ahmet Telli
Bir yanda parçalanmış teknem durur, Sert tütünüyle gün bir yanda. Melih Cevdet Anday
Çıt yok koskoca ovada Yapayalnız üzümler tütünler
Sabri Altınel bir nefes tütün bir demet yaprağa ne kadar benzerse
Bedri Rahmi Eyüboğlu elleri telaşlı; iş arıyor, anıları ateşe veriyor, tütün sarıyor öyle ölümsüz ki kadının elleri, her dokunduğu adam diriliyor
Fulya Codal Ama ben yaşlı bir kadınım artık. Bunu duymaya alışık olmayabilirsiniz, yani bir kadının kendi kendini ele vermesi sizin için şaşırtıcı bir şey olabilir. Olsun. Ben gerçekten yaşlı bir kadınım. Bir zamanlar diri birer aşk ikonu olan göğüslerim şimdi güneşte kalmış bir sigara paketi gibi solgun ve yorgun. Ama içlerinde hala tütün, hala aşk var. Çünkü zaman yalnızca bedeni yakar.
Martha Nicole King
Bana elmadan sıkılmış soğuk sular sunarlardı. Evlerinde oturacak yerim vardı. Tütün sunarlardı. Bir dinlenme zamanı kadar birbirimizi duyardık. Alışmak için zorluk çekmezdik. Çünkü karşıt yerlerimiz kalmamıştı bilirdik. Girintilerimiz çıkıntılarımız uygundu. Sussak da ses çıkarmazdık. Turgut Uyar Rakıdan tütünden beter alışık Olduğumuz korkunç güzel bir şey var Tutmuş bırakmaz bizi bir sıkımlık Canımız çıkana kadar Cahit Sıtkı Tarancı
Yine söndürüyorum seni Kül tablama basarak Önce külün Sonra ateşin Son olarak tütünün Bir iki duman çırpınışı Birkaç zerre ateş Söndün işte Başka sigaralarımla bir olamazsın Çare ağlamakta mı lizi Dumanında yorgunluk Külünde ölüm Tütününde doğuş Ateşinde meydan okuma Ben de ise bu cesaret! Bu masal biter mi lizi? M. Hanifi İspirli
Bir cigara sar bitlis tütününden bir çay demle sonra, anısı kalsın bekle başında onun sabaha dek Belki benim sana böyle sığınan yapayalnız ve öylesine yorgun kimliği duvarlarda kalan bir kaçak Ahmet Telli muhtemelen kaçak uyrukludur tütün muhtemelen kan ve ağıt yüklüdür gam kokuyorsa gümüş tabakalarda fırat’tan nil’e havva’nın doğurduğu adem’in çocuklarıdır buralar da sevdalar kaç renktir
abdurrahman adıyan sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar Turgut Uyar
Sade bunlar mı Cahit Külebi! Doğup büyüdüğün Niksar’da Kadınlar görmedin mi? Kaybolur gider sanırdın Tarla çapalarken güneş altında; Karanlık odalarda tütün dizerken Yanıp sönerdi ıslak ıslak Yeşil tütün renginde gözleri. Cahit Külebi ve alkışlanıyor babalar ki tütün başında ekmek başında kabir başında
Cahit Zarifoğlu saçlarında bölünmüş bir şefkatin sımsıcak izi dudaklarında kaçak tütün tebessümü ve tokalaşmaları sertçedir, samimidir kendi renginde akar Kızılırmak Dicle kendi dilinde çalkanır ansızın hatırlanmış bir şey gibi Selim Temo Yıllarca mektuplarla yaşadım. Kaçak tütün, yasak yayın Larla beslendim. Unutmadım. Unutmadım. Cevat Çapan hüzün ceketimin iç cebinde bir tütün yaprağı gibi Cafer Turaç bu amansız takip bu olmadık tütün sancısı bu haksız rüzigar bende bir yeri biriktiriyor bende bir yer var: oradan usul usul dönüyorum bir elimde asayı musa diğerinde züleyhadan kalma sadaka taşı dünya durdukça aşk durdukça isyan ya da devrim durdukça ben de durup duracağım oldu mu bileğime burjuvanın sevdiği o çiçekten çizip çizip sonra sileceğim oldu mu bir şiir var ham erik gibi vadedilmiş kızlar ant içilmiş incirler gibi bir şiir ben onu bulup ayrılacağım aranızdan oldu mu sesim birden hırlamaya dönüşecek bunu beklemiyordunuz kimse beklemiyordu yalan da olsa çocukluk girilir çıkılmaz bir ırmak olsun, aramızda kalsın, ben sizi seviyorum İsmail Kılıçarslan ama bana inanmayın rol yapıyorum ekmek yiyorum, “nasılsın” lara teşekkür ediyorum bebelere tütün içmesini öğretiyorum tüm bunlar bir yana aslında iyi bir iş arıyorum Osman Konuk
Acının gurbeti yine acıdır sılası hani orda düşlere vakit yoktur kavrulmuş dudaklarda kalınca sarılmış tütün gibi yaşamın ve ekmeğin kahrı ağır ağır çekilir Arif Ay
Orhan Kemal romanlarında rastlardım o kadına hani tütün içen adamını kokusundan sever ya, tüttüm durdum da onca biri çıkıp demedi: o sigarayı bir tutuşun var ki adamım kim görse aşka düşer de kül olur ona! Başka resmim olmadığındandır bunca kül bunca duman o da eskidenmiş meğer, sönmüş, yetişemedim tütünün fiyaka sayıldığı büyülü zaman Haydar Ergülen tüter durur tütün gibi dün gibi Perihan Baykal
Bir gün seni bırakırım ya tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden, ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey olur bu. Cemal Süreya
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden Bahaeddin Karakoç
Umudun bir bütün olduğunu Seziyor muyuz yalnızca Baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan Öyle bir arada güzel Yaşamanın lezzetini Kanımızı tutuşturdukça gün günden Buğusunu saldıkça Bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi. Edip Cansever
Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni… Ahmed Arif
bu yalnızlığı biz yaratmadık bilakis tütünü bile dost eyledik kendimize Özge Dirik Ellerim ıslaktı gözlerim ıslaktı. Gelip caydırabilirdin beni gitmekten Oturup sigara içer anlaşabilirdik… Edgar Allan Poe Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde Garda Attila İlhan’a benzeyen bir adam Kendi mi içiyor rüzgâr mı Belli değil sigarasını Yakasında üşümüş zifiri bir karanfil ne düşündüğü seçilmiyor Ali Asker Barut Bıraktığın gibi duruyor tablada sigaran Sekseninci sayfadaki Gorki Ve penceredeki karın Seni bekliyorlar, dönmeni İsmail Uyaroğlu / Özlem
Mezarlarınız biraz aralı Ama atsan Ulaştırırsın herhal sigaranı
Metin Demirtaş Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Rakım bir türlü beyazlaşmıyor. Anahtarım güç dönüyor kilidinde, Nemli aldığım sigaralar. Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar.
Metin Altıok Büyük yorgunlukların ardindan oturup sigara içerdi En büyük zevki yalnız kalmaktı
Cesare Pavese hücreme temiz çamaşır ve sigara ve selam yolladığın günlerde de gördüm, yiğittin
Hasan Hüseyin Korkmazgil İşte ben de o zamandan beri gereğinden fazla dalmamaya bakarım yaptığım işe. Çevremde olup biten şeylerle de ilgilenirim. Birileriyle konuşmak için işime ara veririm çoğu kez. Bir cıgara içemeyecek kadar hızlı araba sürmekten vazgeçtim. Yolcuyu düşünüyorum artık. Bertolt Brecht
Bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim: Devletin bekasının da Allah belasını versin Malboranın da! Ah Muhsin Ünlü
Mutluluk, bir acının bilincine varıp da onu dönüştürmektir Yaşamın sonsuzluğunda karar kılan bir umuda Sevgilinin boynuna dokunduğunda duyulan ürpertidir Öpülen ilk dudak, içilen ilk sigaradır belki Denizden yükselen kokudur sabah karanlığında Kabullenmektir yani yaşamı, acısı ve sevinciyle aynı boyutta Yalnızca yaşamaktır belki de kimbilir… Ahmet Erhan
sürüyor gecenin karnında şafağa bakan oyun masa üstünde üşüyen bir sigara yanında küçücük bir cam bardak içinde rengi bu gecenin cılız titrek bir kibrit kağıt kalem sandalye geride flu yağlı büküm büküm bir ip ve çingene kuralına uygun değişmez dekoru mudur idam mahkumunun Nevzat Çelik
Sonra sen kendi yolunu çizdin.. Benim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim.. Bir işe girdim, ikisi ciddi beş kadını sevdim.. Beşiktaş’ta bir eve taşındım ve sigarayı bıraktım.. Bulaşık makinem var.. Alttan iki dersim var.. Bir kitap projem var.. Ve sen yoksun.. Ah Muhsin Ünlü Güz erken geldi,sen gelmedin gelecektin,ben sigarayı bırakacaktım nikotin bantları yerine yağmuru akıtacaktım damarlarıma Refik Durbaş
Hepsi de ur gibi beni Sarmıştı ur gibi Ruhi Beyi O gün sigara içtim akşama kadar - İkinci gün aldılar sigaramı - Ve saatler biraz sarardı Sarardı bütün ayrıntılar. Edip Cansever
Sesi duyacaksın, “yine mutfakta sen varsın” diyeceksin, Camlar açık olacak, bir karanfil sigarası kokusu olacak evde, Boğulacaksın! Çisel Onat
Son nefesini vermekte aşkımız Ulaştı sıfırın altında iki yüze Ah ne şiddetli hava Rüzgar söze katılıyor Bu son gece için değil mi Şiire giriyor soğuk Kül tablasına, sigaraya Nizar Kabbani Farkında değilim mutsuz muyum? Yoksa mutlu mu? Aylaklık günlerine idmanlıyım Hiçbir şey yapmıyorum Kadehleri soğumakta Ve sigara içmekten başka… Nizar Kabbani
işte bir sahne daha: bir sigara yaktıydı babam Edip Cansever İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne İki muhabbet kuşum. İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak? Didem Madak
Sigaramı göğsünde söndürüyorum Ahmet Necdet Sigara paketimi masada unutmuşum. Sandalyede Tıpkı benim gibi Oturuyor boşluğum. Cemal Süreya
kadere inansaydım sana inanırdım Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
 
Arkadaş Z. Özger Mesnevi okuyup sigara içen mütesettir kızlar beni neden sevmez Erkan Mesnevi okuyup sigara içen mütesettir kızlar beni neden sevemez Erkan Süleyman Unutmaz
sigara ve kahveyi saymazsak evde yalnızım günlerdir söylüyorum; sigara ve kahveyi saysak da evde yalnızım Seyyidhan Kömürcü Sessizce oturdum bir masaya yüreğim bozarmış bir bardak çay: demi sevda pınarından bir resim: avucuna kuş konmuş acının resmi bir yüz: geçen bıldırdan, yalnızlıktan incelmiş bir sigara: akşam içilir kederle ancak bir kitap: “Yokuşu Tırmanır Hayat” Refik Durbaş Neden olmasın, yeni yakilan bir sigarayla da anlatılabilir şiir Apansız bir yolculukla da Edip Cansever bu sigarayı seninle içiyorum masada senin gülümsemen bir bakışın var ki, masa ile aramızda dert oluyor Mahmut Avcı Hastaneye kar yağıyor Bu bir şiir sayılabilir Çünkü gözlerim terliyor Camdan soğuk bir gündemle toplanan Üşüyen serçelere bakarken Sırlı kalmış bir sigara ciğerimin sonuna yaklaşıyor İyiyim derken kendim hakkında Doktora kötü bir ipucu veriyorum Mahmut Özkızıl Bir sigara yakıyorsun, elindeki kadehten yudumluyorsun, Ve artık kendinde saklı o meçhul mutlu insanın peşinde değilsin, Sen ki bahtsız birisi değildin, Sen ki sabırsız da değildin. Leonardo Lorenz / Öneri
Kalın bir sicim bulundururdu yanında Ne zaman asacağını bilemezdi insan kendini, Bir şişe viski de vardı çantasında, her an sarhoş olmak gerekebilirdi İki paket sigara da vardı, her zaman yeniden başlamak mümkün Diye düşünürdü, Tek gidiş bir de tren bileti vardı Gitmeyi düşündüğünden değil, ama kaçmak zorunda kalabilirdi Bunların dışında normal biriydi Her sabah işine gider, akşam evine dönerdi Hiç anahtar taşımamıştı yanında
Leon Felipe Garda sigara paketini çıkarttı, yaktı Garda viskiyi çıkarttı, içti Ve oradan çıktı yola. Leon Felipe / Monogami
Çay, sigara, kağıt, kalem: Kuş sütü eksik.
Süreyya Berfe anladım ki küllenen sigaradır soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm Nevzat Çelik
Yolcu vapurunda Denize karşı Çayla sigara da içeceğim. Gülcihan Atalay hoşçakalın ağız tadları sıcak çorbam çayım sigaram Ersin Ergün Ötedesin o adamın duldasında Gözkapaklarına bürünmüş adam Eli her an omuzunda Eğiliyor sigaranı yakıyor Teşekkürler sigara dumanı, Sağolasın o adam! Cemal Süreya Sigaram var, ayakkabım var, rakı bitmiş, sen yoksun Alsın biri ayakkabılarımı, seni bana yürütsün Canım yanıyor be işte, insafın hiç mi namı yok? Ben ağlarım, susarım sonra, kimselere demem bir şey Sen ağlama, susma da ama, bak buna bağlı her şey.. Ali Lidar upuzun, tenha bir iskelede, yan yana aradık birbirimizi o parmaklarıyla oynadı ben, onun dudaklarıyla içtim sigaramı omzuma attığı elinden belli yaşıt olacağız birkaç yıl sonra Nuri Demirci ilk nefesimde sigaramın iliğimi emmesi, kavşakta yönsüz bir tabela gibi kaldığım!.. “alt tarafı aşk!” diyecekler, inanmadan; beni bir tek zeytin ağacı anlayacak! Emre Gümüşdoğan
iç içe kırılan dalgadan söz et iki sevişme arası sigara içimi yaşamın anahtar sözcüğünü fısılda Emre Gümüşdoğan nasıl bilebiliriz aşkın yanmamış bir sigara olduğunu ve bitmeye başladığını yakıldığı anda nasıl bilebiliriz aşkın yanmamış bir sigara olduğunu ve bitmeye başladığını yakıldığı anda bir erkeğin sevişi usul usul yaklaşan sigara dumanı gibi kendine doğru Lale Müldür
gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az her nefeste biraz daha kısalırken bütün beklentileri duman duman uçuyorlardı. Ahmet Muhip Dıranas
Kahveyle sigara kadar yakışırlardı birbirlerine Devrim Sevimay
sonbaharların kralı gelirmiş meğer istanbul’a ciğerlerimin filmini çektiler ciğerlerim artiz oldular icabında akut alevlenmiş kronik bir sonbahar gibi bakıyordu sigara figüran falan. Didem Madak
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 18.04.2014