Br aşktan geriye suskunluk kalır

Şair: Susmak Şiirleri Bercestem

dediler: kalbi susmuş bir adamdır bu! terk edin! eli düzgün yüzü güzel bir ölüm getirin ona! Veysi Erdoğan   Bari sen susma, yolun kıyısında açan gelincik Sustuk biz, kendi içimize gömüldük Ahmet Erhan   marifet susmaktır demiş bir derviş, bilmiyorum kim unutmak olmalı belki Mehmet Solak   ya da bir adamın eskisi bir adamın eksiği mesela hep karanlıkta açması kendini ve sürekli suskunluğa düşmesi Kenan Çağan   Söz biter, gönül susar Felakettir… Adige Batur     Olgunun halinden ah, anlar mı ham? Söz uzar, kesmek gerektir vesselam. Mevlana Celaleddin Rumi   Senin ölçün —kendin için kullanacağın mihenk taşı— olacak o: Ona layık olamazsan, hiçbirzaman hiçbirşeye yaramamışsın, demektir—— O zaman —öyleyse; öyle ise—, büzül — küçül; ve, işte, yok ol——— ... O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!… Oruç Aruoba   Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı Herkesin konuştuğu bir dünyada ben sustum! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... Nuri Can   bu karanlıktan ve suskunluktan yorgun dedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarı gözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzu ağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip al ve beni unutmanın peri suretli ülkesine götür Furuğ Ferruhzad   Susmalıyım artık -ki dinleyen de kalmadı!- Çok yorgunum Ali Lidar   Sustu bülbül gazel döktü bağlarım Her gün hatırlarım her gün ağlarım Veysel ağlamanın zamanı geldi Aşık Veysel   Tariz ve kinayeli sözleri ue gömülü bir hastalık addet Şiirinde göz yaşı dökeceğin zaman Günün birinde sabahın erken saatlarında ayrılan (dost)lara, ve hevdecler içinde sefer yapan hanımlara Üzerine bir hüzün çöker (o vakit) zaptetmelisin Gözlerde masun kalmış olan göz yaşlarını Şayet (bir dostuna) sitem edeceksen Vaadi tehdidle ve yumuşaklığı serılikle karıştırmalısın Böylece sitem ettiğin şahsı bırakmış olursun Naşi Abbas (Ali b. Abdullah b. Vasıf)   Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*) Mehmet Akif Ersoy   Yine endîşe bilür kadr-i dür-i güftârum Rûzigâr ise denî dehr ise sarrâf degil Nef’î   Susmak mesele değil. Susar insan. Başka çaresi yoksa susar. Haksız olduğu için susar bazen, bazen de haksızlık karşısında susar. Çok konuşmuştur vaktinde o yüzden susar. Ya da hep susmuştur, üşeniyordur konuşmaya o yüzden susar. Susmak mesele değil. Ama söyleyeceği şeyler içinden boğazına kadar yükselmişse, istediği için değil mecbur kaldığı için susuyorsa o zaman susmak ızdırapların en büyüğü olur. Diline kadar gelen ve dışarı çıkamayan söz, en acı zehir gibi ruhunu yavaş yavaş çürütür… Ali Lidar   şimdi iyi şeylerden susmalıyım uzun uzun alnımda kaynayan göğün müptezel alevinden damlayan atları koşmalıyım intişar caddelere ilkin kavmime susmalıyım kavmim bana susmalı Hüseyin Cahid Doğan   Şeyhî bu defteri oda yak var sükût kıl Usanmadın mı şi’r-ü gazelden ne fâide Şeyhî   Firkât demidir ko şi’ri, Ahmed Mahşer gününe terâne sığmaz Ahmed Paşa   …şiir, söylemekten ziyade bir susma işidir. İşte o sustuğum şeyleri hikaye ve romanlarımda anlatırım. A.H.Tanpınar   Seviyorum susmanı, yokluk gibidir çünkü. Öyle uzak, acılı ölüp gitmiş gibi sen. Yeter o zaman bir söz, bir gülümseyiş bile. Sevinirim, başka şey yok öyle sevindiren. Pablo Neruda     Sonsuza dek konuşabilecek olanlar en çabuk susanlardır genelde. Sonra kadınlar gelir ki onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla. Sonra şairler… En son ölüler susar! Emily Dickinson   Sustum! sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız! Nuri Can   Ne umduğuna nail olabilmiş virgül, Ne de içimdeki çığlığı susturabiliyor nokta. Bilal Tırnakçı   Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra Seni, kaburgamın altın parçası Seni, dişlerinde elma kokusu Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ahmet Arif   Güneş altında söylenmedik söz yokmuş.. ... Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde…. Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor… Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim … Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ….. Aziz Nesin   Bazen bazı şeyleri söylemeye hakkım var diyorum, ama söylersem karşımdakine haksızlık olacak, susuyorum. Lord Chesterfield   Sus Ne bulduk iki yüzlülüğünde seslerin Sus büyüsün bu derinlik Büyüsün öğreneceklerin Sennur Sezer   Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum Adnan Yücel   Suskunluğun sevindiriyor beni, uzakta gibi göründüğünde. Ve şikayet ettiğin şey, üveyen bir kelebek. Ve işitiyorsun beni uzaklardan, ulaşmasa da sesim sana. Öyleyse bırak susayım suskunluğunla senin. Pablo Neruda   Ben ne susuyorum, sen ne anlıyorsun… Murat Özel   başkalarının yaşadıklarına tütün ve tuz olan kelimeler aşkların telef ettiği kalp susuzluğuna düşen pay kendine kazdığın kar kuyusundan su taşır herkese kısık çeşmeler Murathan Mungan   Sözler doğru ve yalandan ibarettir. Susmak ise hilesi ve yalanı olmayan bir doğrudur. Bunun için insanlar konuşurken ben hep sustum. İnsanlar, konuşanlar ve susanlar diye ikiye ayrılır. Ben suskunlardanım. Benim dışımdakiler habire konuşurlar. Dilsizler ve bebekler ise Allah’ın ağızlarına vurduğu mühür dolayısıyla konuşmazlar. Oysa ben, kendi ağzımı kendi elimle mühürledim. Ben susmanın tadını anladığım halde, konuşanlar konuşmanın acılığını anlayamadılar. Mihail Nuayme   ah güzel çocuk konuşmayalı çok oldu seninle hala susuyor musun hala seni başkalarından mı dinliyorsun Gassan Satar   çocuklar kızmazlar bana gidersem susarlar derslerde -bu iyi- denklem çözmezler fatih istanbul’u alır mı bilmem ama maveraünnehir dökülmez! Altay Öktem   bu gece susmaya gelsem sana sıcak bir düşün terine ayaz yedim bütün gün bana şarap versen kırmızı pembe beyaz içimde küskün bir çocuk var usulca örtsen üstümü gözlerinle Zeynep Uzunbay   artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Hasan Hüseyin Korkmazgil   boş bir sayfaydım kitaplarda unutulan sustuğum yalnızlığımdı Abdullah Eraslan   susmuşsam bana kahretme kelimelerim ölümün ta kendisidir Müştehir Karakaya   Bir susuş bir küçük sessizlik vurur öldürür adamı.. Sen bana susmayı değil ölmemeyi öğretsene.. Dilek Kartal   ayet gibi, karanlıkta, sessizce, ölüm yüzüme indi ve gördüm iyilik olsun diye sustum ve öldüm. Tozan Alkan   ölüm diye mırıldandı gün boyu sonra duru duru sustu hep Akgün Akova   Böyle yastıkta görenler yüzünü, Avuturlarken uzun sözlerle, O susup baktı derin gözlerle, Evi rüzgâr gibi bir sır gezdi, Herkes endîşeli bir şey sezdi. Bir sabah söyledi son sözlerini, Yumdu dünyâya elâ gözlerini; Yahya Kemal   Can vermeyi bilmeyen bülbül sussa ne olur Aşkların pırıltısı pervanede kalmıştır Esrâr Dede   Sen, penceredeki suskun kadın : Hayatımda ol, kal, öl, istiyorum. Enis Batur   söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün; zaten sözler de bezgin… kime anlatılsın? ... ve giderek aynada nedensiz kırılmalar; dil bitti!.. söz susuyor!.. bende bulutlanmalar… Hilmi Yavuz   Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar Geçmedi üşümem Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum… Şükrü Erbaş   Cesâret kalbim, cesâret! Sustun bütün kış, ürktün kırılmaktan; Çok gerilerde kaldı derken kar, Hüsrev Hatemi   susardım sonra susardım sonra susardım büyük ağaçların altında oturur susardık arkadaşlar sevgilim ve yeni bir nehir bir ses; acılarınıza dönün şiir oradadır Tuğrul Keskin   susma artık bakıp bakıp uzaklara şimdi seninle gerçekten yaşamak vardı ve şiiri tam burada bırakmak ve çıkmak yağmurlara yağmurlara. Sıtkı Caney   unutulmalı yağmurda ve “susanlara hiçbir şey sormamalı” Haydar Ergülen   Yeter ama yeter, ölüler için de, diriler için de! Ayıp, çünkü bakın, Tanrı konuşmak için Sizin susmanızı bekliyor. Cahit Koytak   Susanlara hiçbir şey sormayınız. Behçet Necatigil   Susacak ne çok şey var Gemiler ayrılacaklarını bilmiyor kıyıdan Susacak ne çok şey var Kıyı duruyor hep ayrılıyor gemiler. Celal Fedai   Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce yok olup gitmeyi hayal ettim defalarca. İşte öyle anlarda sözcüklerim gözyaşlarım oldular. Ertelenmiş umutların arasında ne kadar dayanabiliyorsa insan ben de o kadar dayandım. Varoluşu düşünüp dururken anladım ki, düşünerek değil, acı çekerek varolabiliyor insan.. Samuel Beckett   Sustu. Konuşmak lüzumsuzdu. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. Biliyordu anlamazlardı. Aylak Adam-Yusuf Atılgan   artık rolleri değişiyoruz sevgili sana şimdi anlamak bana da susmak düşüyor yaşattığın için biliyorum, yüreğin biraz titreyecek hazır mısın..? Pelin Onay   Susardın, durmadan susardın Ve kar yağardı A. Hicri İzgören   öyle sitemkar susma nolur beni hüzne ihbar ediyorsun tarih boyunca en ince sızlayan yürek kimindir ve o zı şimdi evrenin neresindendir diye sorma bu azap nerde başlar ve nerde biter bu suskunluk bunu en iyi sen biliyorsun Hasan Tan   boş onu susturmak elde değil onu susturmak tekdüze bir ağlama su nasıl ağlarsa rüzgâr nasıl yağan karda elde değil onu susturmak ağlıyor uzak şeyler uğruna Federico Garcia Lorca   Söyledi hemen: “Sana serin Bir mezar kazıyorum, sus!” Çukur birden açıldı derin, Böyle der demez güzel kız. Heinrich Heine   Bakarak yüzüme üzgün, suskun Sallıyor başını, gidiyor yavaşça. Heinrich Heine   Kim öğretti size bu şarkıyı Esen gökte uçan kuşlar? Susun! Kalbim duyarsa Gene kıvranmaya başlar. Heinrich Heine   şevkimi kırdılar / sebep(?) kelimelerden yana nasibimi murdarladılar oysa ben de susunca zehir zannediyordum dilimi ne fena cana değmenin can yakmaktan başka yolunu bilmiyorlar misal ben, yenilmek koymuştum bu senle aramda olana Dilek Kartal   Alnım omzuna dayalı olarak ihtiyarlayacağım sanıyordum oysa ben. Ekaterina Yosifova   ey ipini boynuma doladığım balon, sende duyuyor musun, yüzlerce yılın suskunluğunu konuşuyor martılar şafak alacası vuruyor şehrin yüzüne çocukları namaza kaldıracaklar. Elif Akyol   şimdi soğuk geceler büyütüyorum koynumda daha az gülüyorum daha çok susarak aşk eksilmez bir yaradır kalbimde Zehira büyüyen bir yaradır ki aşk ben yalnızca aşkta küçülüyorum Adem Erdoğan   Ooh, gel… Ruh-i tabiat gibi malımür ü hamüş, Bu vefasız gecenin koynunda Kalalım bir ebedi saniye dalgın, bi-hüş… Kim bilir, belki de son leyle-i sevdamızdır; Bunda her lahza biraz örnr-i saadet sayılır! Tevfik Fikret   susmak! akşamın sözüne kadar; susmak! dile çile olup dört duvar; her şeyi bırak da, çekil erguvanlara… Hilmi Yavuz   susulur, orda işte, sesindeki kargaşaya aldanır gönül bir gün bir çocuk mecbur sorar: bu nasıl gitmek kahır, korku, sabır; vedâ bile mahrum bana yalnız, etten ve kemikten bir ses: gitme! hüküm soran donuk annedir öpüp başıma koyduğum bir el gıyâbında yargılanır kalbim anlatılır: buymuş sana sebep Kemal Varol   “Bunlar güvercin” dedim, “gövdesinin inceliğinden..” “kumru olsa..” dedim, ona baktım baktım beni dinlemiyor güvercinler uçtu, sustum Gülten Akın   Boğdum, sükûn-ı kahr ile, aşk-ı muhâlimin Vahdet-güzîn-i kalbim olan yâr-ı lâlini; Ahmet Hâşim   Gözyaşı tufanıyla taşıp gidiyor ovalar. “Nereye bu göç?” diye sesleniyorum kuşlara. Bakıp bakıp arada açan geçen güneşlere, Karım bana soruyor: ” Sana ne oldu? Neyin Var?” “Hiç” diye susuyorum. Ama bir hoşum, avara. Ahmet Muhip Dıranas   Babam yıllarca sustu kelimeleri sevdi bilmedi kuşların omuzlarını terkettiğini Haydar Ergülen   – akbabanın süslenip püslenip yüreğimin başına konmasından, orada boğuk boğuk ötmesinden ve yüreğimin ebediyen susmak, ebediyen yok olmak arzusundan kuvvet bulan sessizlik Cahit Koytak   Suskunluk boğucu! Soluk alacağım biraz, elimdeki şu kalemle. Pierre Abeilard   Güzeldir karşılıklı susuşmak Daha güzeli de gülüşmek, Nietzsche   Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız. Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları Konuşurlar İsterler Susarlar Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi Ev meslek iş para geçim diyerek Düşünün şimdi bir de Şehirlerde kasaba ve köylerde Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu Cahit Zarifoğlu   Kendimi nelerle avutuyorum bir bilseniz (sen biliyorsun) Aşıklarının öykülerini okuyorum, inanıyorum bütün o delilerine Suskun, başı önde ve düşünceyle dolu her biri Ahmet Murat   Sessizliğe bürünse ortalık, herkes susacak olsa yine de kısılmayan bir sesle konuşan ağzımızı görsün Kemal Özer   al, göm göğsüne dağlanmış suretimi al da susalım biraz Yılmaz Odabaşı   Bir tek ben bilirim değerini Ağzından ağzıma akan sözlerin. Kim neyi susarsa canımda gölleniyor. Bu aşkı ben senden sonra da söylerim. Şükrü Erbaş   Dil yarası ağır dedim susmadın Şükrü Erbaş   Günlerdir mektapsuzum. Asırlardır diyecektim. Bu yaştan sonra her gün bir asır. Mezar taşı gibi bir sükut. Üşüten ürküten, asabileştiren. Unutmayın ki sevginin büyülü dünyasında her kopuş, her kayıtsızlık, her yanlış adım tehlikelidir. Nasıl ve niçin susarsınız? Ben hayalinizin bir an için gölgelenmesini bir cinayet sayar, kahkahadan kaçar ve kendimi mutlak bir ruh ve vücut bekaretine terkederken, sizden kitaplarımı kıskanır, yazdığım her satırda sizi bulur, sizi yaşar, sizi düşünürken susuyorsunuz. Hangi hakla? Cemil Meriç   Sözü vardı bize suskun dudaklarının ne oldu?! Yıllanmış şarabı vardı aşk kadehinin ne oldu?! Hüseyn-i Vefâyî   Hafiz; sus ve hâlis altın değerindeki bu özlü sözleri korumasını bil. Çünkü şehir kalpazanları aynı zamanlıda sarraftır; şiirin iyisini kötüsünü birbirinden ayırırlar. Hâfiz   ah, şu kar altında uç veren dağ zambakları yok mu yalınlığı sevdim onlar yüzünden; az az söyleyip susmayı, aşk kılmayı her yolculuğu Ahmet Uysal   Henüz belirlenemeyen ve belki de hiç belirlenemeyecek nedenlerle Hakkımı helal etmeme hakkını Susma hakkımın yanına Asr suresiyle beraber asıyorum. Murat Özel   Bazen gürültülü bir coşku anında Bir şölende, geniş bir salonda Aniden susup, gitmek zorunda olduğunu Bilir misin? Hermann Hesse   Susarak anlattım bütün gizliyi Sakladım duygumu ben konuşarak Mehmet Akif İnan   susmanın ilminden geçtim aşkın kadim toprağından Perihan Baykal   Bir keman gibi boynuna sokulmak düştü bana ellerine bakarken ellerimi anlamak; bir aşktan geriye hangi suskunluklar kalırsa, öyle bakakalır durgun bir göl kendine, içine bir zümrüt düştü sanır, ben senin esrikliğin sanırım içtiğim şarabı. Ersan Erçelik   Ölen bir kişinin son bakışıyla bakmak dünyaya Yaşamanın büyük bir şaka olduğunu anlamak Allah büyüktür der ve susarım, buraya kadardır cümlem Mustafa Akar   Sen nasıl sustun öyle yan yana ama birbirine karışmayan denizler Ben eski Türkçe sularla akarken Sen sanki Farsça sustun İbranice ve Sanskritçe Biz seni yenilirken sevdik diyen ayetlerle doluyken bağrım Süleyman Unutmaz   Susmakla başlayan her elveda bir çerçeve parçalar Duvara sığmayan görüntüdür hüzün Kuşların olağan göçü sanırız Meğer ki bir çiçek kendini erken soldurmakta… Cihan Oğuz   Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin Katı bir yalnızlık bu bilmelisin Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin. Erdem Beyazit   öylesine uysaldım ki sen bile şaşardın kayıtsız susarken bütün imalara böyle değil mi paylanan her çocuğun suçunu başını eğerek kabul etmesi Selami Karabulut   Acımın acısından susmuşum Ki suskunluğum göklere sığmıyor Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım Gönül dar geliyor sevgime Aziz Nesin   ölümlere ağlanırdı, tozu alınırdı küçük yaşamların nerde gülmesi gerektiğini bilirdi herkes nerde susması gerektiğini. gitmesini bilmezlerdi ama çünkü gitmek yeniden başlamaktır kendine ve eksik kalan ne varsa… Altay Öktem   sen, çınlattığın yaşam dolu kahkahalarından sonra da uzayıp giden ölümcül suskunluklarınla, bana, hep, birşey haykırıyordun -susmanla bağırıyordun- sessizliğinle feryat ediyordun, birşeyi bana; ama ben anlayamıyordum bunu -hala da, doğru dürüst anladığımı söyleyemiyorum -zaten söylenecek birşey de kalmadı artık: bağışla beni- __seni hep yaraladım. o en başta farkına vardığım yaralılığın da, birşeyler öğrenmeme yaramadı, işte… Oruç Aruoba   Her sözde ayrılık fark etmeden yeşerir Ve öfkenin hasadı biçildiğinde Söz biter, gönül susar Felakettir… Adige Batur   Şehirden çıkamazsın, geceden de Ama bir kalpten çıkarılmışsındır, ansızın. Sus, diye başlıyor artık adın. İsimlerin bile yok. Hiç yaşanmamış gibi Bir varmış bir yokmuş gibi Her şey’in hiçbir şey’e eşdeğer Metruk bir han gibisin. Adige Batur   Sustunuz ikiniz de, gözleriniz daldı Boğdu sevincinizi sularda kıskanç Bir hava kabarcığı Behçet Necatigil   Bir ölüm düşlüyorum, başımda Başımda o mavi erkeğim Bir ölüm…geniş odalarda pembe Devinirken mutluluk Uykulara varır gibi usul usul Usul usul susuyor yüreğim. Şükrü Erbaş   Ne konuşmalarımızda bir tat Ne susmalarımızda bir hikmet (Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar) Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor. (Aynaların ardında aynı kirin pası var) Şükrü Erbaş   boşadır ayrılığı anlatmaya çalışmak anlarsa ancak yüreği anlar bir çocuğun annesinden ayrılmışsa ) çıkıp gidiyor şiirden, yollarda bir suskunluk hele kutup yıldızını görseniz o nasıl suskunluk suskunluk, geriye dönmeyecek diye Akgün Akova   uzun uzun susuyorsun bir gülü koklarken hatırlamak böyle bir şey olmalı diyorum Ahmet Telli   seni bir gün en yakının ele verirse eğer, öğren susmasını ve ağlamamasını. bir kavanozun içinde mavi bir gül yetiştir her gün daha çok yaşayan. bir masalın ağzını kapat ve yat geniş odalarda. bir oksijen çadırında. ona kötü bir şey olsun istedim. bana aşık olsun istedim. Lale Müldür   Ah dalmış konuşmuşum uyanıp susayım Yaşamıştım aklımda kalmış özür dilerim. Mevlana İdris Zengin   Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça… Ahmed Arif   Yorulduğun zaman söyle Susalım, hiç konuşmayalım istersen Sussak da, hiç konuşmasak da, sözlerin senin Açık denizler gibidir zaten elimde Edip Cansever   sûr’um. susuyorum, kavmimin incinen gözüyle bakıyorum burçlardan çöle. kaab uzak, hırka küs..hüseyin ki artık kalbimizde süs! Metin Kaygalak   aman dilemek değil susuşum kendime bir son olmaktır asıl maksadım ve giderayak hepinizi affediyorum.. Hasan Tan   Soruldukça yoruldum ben Yoruldun mu diye sormadığından Ağıt ve kalemle Kına’dım bu sensizliği ellerime, Sen hiç susmadın.. Emre Gökçe   Bırak, suskunluğum senin şarkın olsun! Georg Trakl   Susarak katlanırsın, onlarsa anlamazlar seni Ey kutsal varlık! Solar gidersin susarak; Çünkü ah, boşuna ararsız barbarlar Arasında yakınlarını günışığı içre. Hölderlin   Susmayı bilenindir en haklı neden, varsa Eugene Montale   Söylesem tesiri yok Sussam gönül razı değil Fuzulî   Yazın, boğucu öğle sıcağında, Gölgelik bir yere götüreceğim seni; Orada susacak bütün üzüntüler Thomas Godfrey   İnsanlar bağırmaya başladığında sen sus! Gerald Messadie   Bakışlarında tüm sevgiler… Suskunluğunda tüm sesler… Ahmed Samlu   Sustu kalpler; sessizliğin saltanatına, Boyun eğdi her şey. Antanas Baranauska   Artık susabilirsin.. Dinlen artık. Yeterince yenildin. Hiçbir işe yaramadı Kıpırtıları içinin;değmez bu dünya iç çekişlerine. Giocomo Leopardi   Sen susarak katlanırsın,onlarsa anlamazlar seni Solar gidersin susarak Hölderlin   Unutma! Bir süre güvenmeyeceksin kimseye kendine sığınacaksın. Aşk konuşulduğunda sen susacaksın ?   -Sevmek nedir olric? -Sevmek sessizliktir efendimiz… -Susarsam bilmez ki sevdiğimi olric? -Susarak haykırınız efendimiz… Oğuz Atay   Sustum. Sustum. Sustum. Başkalarının ilgili yollarına adım atan ayaklarına susarak baktım. Yanımdayken kalktın. Gövdeni gövdemin karşısına, sana ilgili gövdelerin yanına bıraktın. Sustum. Seni yabancı olduğun gövdelerin arasından çekip çıkaramıyordum. Bunu yapmayacak kadar büyümüştüm. Kendini yormanı sessizce izleyecek kadar büyümüştüm. Birhan Keskin   Duruşun bir ayrılık resmi çiziyor Akşamın incelen sularına Susuşun yıkıyor beni en zayıf yerimden Bilmez miyim içindeki kederi Yüzü yağmura gömülü düşüm Şükrü Erbaş   Sessizliğe borcum var birkaç çığlık, Sustum, yıllarca sustum kan içinde Ödeyemedim borcumu onca şiirle Murathan Mungan   kadının gitmesi gerekiyordu. oturdu şarap içti sustu bir hayli uzun baktı adama anladı acıdı içinde bir yer usul usul ağladı Ayten Mutlu   sustum, her sustuğum yerdeki kaybolmalar çağırır akşamı... akşam, uysaldır, boynunu bükerek gelir, ve teslim olur bana şiirler, elvedâlar... Hilmi Yavuz   bundan sonrasını kendime susacağım kimse bilmeyecek kıyısız yalnızlığıma vuran gözlerini ve sözlerin en güzelini bana sustuğunu hiç kimse bilmeyecek bu şiirden çıkıp gideceğim.. Hasan Tan   ve susmak da bir şarkıymış bilmiyordum. Hasan Ali Toptaş   Kişinin en kolay mutsuzluğu ağlamaktır, geçiştirir umutsuzluğu. Daha zoru var, susmak zor, susmak bir ağaç dallarında, susmak, ağlamaları da tutuyor. Özdemir Asaf   Susmakla ağlamak arasında Yenilmek Cemal Süreya   seni bir gün en yakının ele verirse eğer, öğren susmasını ve ağlamamasını. Lale Müldür   Susmanın kalesine sığınıyorum Erdem Bayazıt   Ey oğul! Susarak kaçırdığın bir şeyi telâfi etmek konuşarak gücendirdiğin bir kalbi tamir etmekten daha kolaydır. Tulumdaki suyu muhafaza etmek, ağzını sıkı bağlamakla olur. Hz. Ali (r.a.)   yarın hava bulutlu olacak dedin sustum, yarın yoktu ve sen şiir sevmiyordun Enis Akın   Yaşanacak hayat, Şiirden uzun, Kavgalar şiirden zorlu, Ve gözyaşı, Şiirden çok daha parlak Olduktan sonra, Odalardaki hüzünlü suskunluk, Küstürmesin seni çocukluğuna. Melisa Gürpınar   Ve suskun ve sarmaş dolaş bulacak bizi Güneş, bir yığın acılar içinde Gabriela Mistral   Susacak kadar büyütürüz ya çok şeyi ben en çok yoksulluğumuzdan korkarım nasıl da yoksuluz sessizliğin karşısında korkuyoruz kelimelerin de bunca yükselmesinden ya düşerlerse aramıza! Harflerden kumu üfleyince çöl görünür mü bilinmez, fakat sözler kaybolunca görünen ufukta, hayat herkesi ıssız adasına indiren gemi… Haydar Ergülen   Göklerdeki yıldızları saydım bir bir; Gel, sevgili, gel: sabahladım: belki gelir. Gelmezse, görünmezse içim parçalanır, Ağlar yüreğim, suskunum: elden ne gelir! Baba Tahir Üryan   Susarız, katlanırız Uçsuz bucaksız rengini alırız bir daha hiç konuşmamanın Sorularımız ancak kalır, sıkıntılarımız. Edip Cansever   ah herkes mi susuyor kalbimi kalbine bağladığım dostum ah herkes mi susuyor kalbi kalbimize benzeyen dostlar Arkadaş Zekai Özger   Her şey, hepsi, gülen, susan, kamaşan Rengiyle toplanır bende ve akşam Rüzgârla tarümar, mevsimle sarhoş Gelir ta kalbimde düğümlenir… Ahmet Hamdi Tanpınar   Ardında fırtınadan arta kalan pişmanlık Önünde kalbi kırık bir suskunluk denizi Muhabbet sarayında bir peri ağlamıştır Kirpiğinden yanağına Çaresizlik dökülür Gözyaşı Nedamettir… Adige Batur   Susmak ve gizlemek Daha yaraşır aşığa Halil Cibran   kendini unutturmak için mi susuyorsun? arada bir uğra, sitem et, kalbimi kır, şiir yolla Fulya Codal   Ardına bakmaların olmasaydı mahzun, Bu kadar ağrımazdı belki kalbim… Ama beni yalnız bırakıp giderken, Bakışlarınla yıkılmış, Gidişinle kimsesizim… Son sahnemiz bu olacaktı demek bizim, Arada yüksekte bir Kan Kalesi Ve giderken arkaya bakış atan İki suskun. Hüsrev Hatemi   Çoğu kimse kayıp güzellik hakkında yazar, aniden başa gelen ve terk edilmiş suskun bir kalbin içine sürünen talihsizlik hakkında. Zvonko Maković   ve giderek aynada nedensiz kırılmalar; dil bitti!.. söz susuyor!.. bende bulutlanmalar… Hilmi Yavuz   Bir gün dünyaya edince veda Peşimden istemem gözyaşı ,susun Ağlayıp sızlamak yerine dostlar Herkes bildiğince şiir okusun. Captain Hook   Sonra bir mezarlıkta Bir çukurun başında Bir kapının ağzında Herkez susar Konuşur ölüm Ve sürer hayat. Erdem Beyazit   Suskun ve gururlu bir acı içinde ayrıldılar, Bazen ve ancak düşte gördüler yitik sevgiliyi. Öldüler sonunda, mezar ötesinde buluştular… Fakat orada da tanımadılar birbirlerini. Mihail Lermontov   Sevgilim, eğer bir gün Durur bakarsan mezarıma, Ve taşın etrafında taptaze Çiçekler dalgalanırsa, Bil ki, çiçeklerin her zaman yaptığı gibi Dalgalanmıyor çiçekler, Ya da ilkbahar onlara emir verdi de Taşa boyun eğiyorlar sanma! Onlar yüreğimdeki Söylenmemiş şarkılardır; Ölümün susmaya zorladığı Aşk sözcüklerimdir. Hovhannes Toumanjan   Bir güvercin hüznünde susan geçmiş zamanlar! Affedin beni daldığım oluyorsa eğer, Neyleyim gönlümce değil bu olup bitenler. Cahit Sıtkı Tarancı   hüzün derindeki izidir aşkın birlikte susarlar yol ayrımında Ayten Mutlu   Hoşçakal, dostum, el sıkışmadan, suskunlukla Sakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün? Sergey Yesenin   Anılarımdan uzak düştüğüm zaman, düşlere dalarım içlerinden gülücüklerin, hüzünlerin, aşkların ve suskunlukların yükseldiği. Mari Nasır   Susmak yalnızlığın ana dilidir, Ömür hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yüreğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük…Yalnızım Ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün,yalnızım… Sularım toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle? Şükrü Erbaş   Kabul et, uzaklardaki sevgilim, Kalbimin vedasını, Dul kalmış eş gibi, Bir mahpusluk öncesi, Dostuna suskunca sarılan, İyi dost gibi. Aleksandr Sergeyeviç Puşkin   Sustu, sonra ben konuştum: “Dostlarım kaçtı yanımdan Umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan.” Dedi Kuzgun: “Hiçbir zaman.” Edgar Allan Poe   Hatırlarım bugün gibi sessiz geçen son geceyi Başın öne eğik bir suçlu gibi bana verdiğin hediyeyi İki küçük kol düğmesi bütün bir Aşk hikayesi İki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda Akşam olunca sustururum herkesi her her şeyi Gelir kol düğmelerimin birleşme saati Barış Manço   altıncı kata bir denize yükselir anlatır haftalarca telefonda susta duran Cahit Zarifoğlu   kırılmış dal gibiyim suskun güz birikimi yorgunum savrulmuş harman yeri bitti yitirdim bir şeyleri Ayten Mutlu   suskunluğu telâşsız sözlere sarıyorsun yüreğim örselenmiş kırık kanatlarıyla düşerken avucuna anlamıyorsun böyle mi biter aşklar Ayten Mutlu   Bilmem nedendir, sustu şarkım. ... Sağol, beni karşıladın, Şimdi de bulvar ve köprülerinde, Heryere taşıdığım dertlerimle, Beni başbaşa bırak. Hüsrev Hatemi   doluyor sesine, düşüyor ortasına dediğinin, sevdiğine susmasını buyuruyor; ... Daha katı günler yolda, yakın. İngeborg Bachmann   Güneşin Koskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiği Yazlar yok Yok artık altında suskun yolları saklı tutan Karla örtülmüş kırların kışı Gitti giden, yerine gelmedi başka biri İsmet Özel   Ben sana haykırışı suskunluk biliyorum Faysal Soysal   hayatın yalanını yüzüne vurmamak için sustuk. sabrımız sınadı dilimizi. meğer içimiz bir deniz gibi gidip gelirmiş acının yüreğine M. Sadık Kırımlı   Bazen sözcükler de yorulur ve siz onları daha fazla hırpalamamak için biraz susarsınız. Biz de öyle biraz sustuk işte… Levent Yılmaz   suskunluk —ne güzel çelişki sabırla bir araya gelen sessizlik donması suyun suyla Zafer Yalçınpınar   Dinleyin artık susun da! Belki de son aşkıdır bu gökyüzünün: onulmaz yarası kanar da kanar veremli ciğerlerimin dokusunda. Vladimir Mayakovski   Bir adam belki de en çok bir rüzgârdır şimdi Sisli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgâr Şehri bir yabancı gibi dolaşıyor Şehrin mabetleri bir bir tükeniyor Başlıyor içinde sonsuz susuzluk Avuçlarının içi terliyor. Erdem Bayazıt   bir şehri terk ederken susmak bu kadar güç müdür kadere dönüştüren nedir sıradan bir yolculuğu Attila İlhan   serviler boşalır boşluklardan bir mehtap karanlığına gazelhanlar susmuş çalgıcılar perişan bir ben ki sabahlara kadar böyle münzevi bir kanûnla söyleşirim Attila İlhan   En küçük kıpırdanış yok yapraklarda, Kuşlar ormanda suskun, Sabret yakın birgün sende huzur bulursun. Goethe   Ve sonunda her canlı gibi öldü sevincim, yalnızlıktan… Ve şimdi öldü sevincimi, ölü hüznümle anımsayabiliyorum. Ve yüreğimde kardeş anıları, rüzgârda mırıldanıp düşen Suskun ve solgun güz yapraklarını andırıyor şimdi… Halil Cibran   Bir ağlayışı sustuğun belli Şarkılarını söylerken Ergin Günçe   çok önce miydi, elimizdeydi bir masada saatlerce susmak boynumuzda güvercin gölgeleriyle kalkardık çınaraltından Akif Kurtuluş   herkes susuyor yâr gidiyor Pelin Onay   Tüm yangınlarda ilk susulacak bir söz kalır Lügatimde başka sözlere yer yok Konuşmak beyhude, susuyorum; hayır. Murat Özel   Kaderle fazla inatlaşmam, Daha son sözümü susmadım. Gördüğüm her şeyi nisyan hanesine Kazıyorum Kadınlar gördüm kimisi yar, kimisi har Ah çektikçe inleyen teşbihler de var Şimdilik susacaklarım bu kadar Murat Özel   sustum buruk kelimeler nüksetsin istemedim Abdurrahman Adıyan   Sus! Daha da derin batmaya diken yüreğine: Onun dayanışması güllerle Paul Celan   Birazdan çıkıp Haydarpaşa iskelesine takılan tanıdık bi martı var oralardaysa sustuklarımı ona konuşacağım o anlar beni. Kasım 2011   Bir şey söylemeyen kişi düşünür ki kendi suskunluğunu çevreleyen suskunluk her şeyi söyler. Niels Hav   Aşk Hayret’e varır, susulur. Her aşk yolculuğunun mumdan kayıklarla ateş denizlerini geçmek olduğunu bir kere daha anlarız. Şeyh Galip   sen gittin ve herkes ölmeye başladı birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için sonra kahverengi. sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. on iki yıl geçti susmak ne kısaymış. sen böyle ne güzel sonsuza kadar susalım diyorsun. sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim bunu da biliyorsun. Emrah Serbes   sussam zayi olacak sözlerim konuşsam çok üzüleceksin ne yana döneceğinden habersiz savrulup duran bir uçurtma gibiyim Fulya Codal   Umutsuzluk susar. Kaldı ki susmak bile, eğer gözler konuşuyorsa, bir anlam taşır. Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ya da uçurumdur. Camus   Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiç birşey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. S. Beckett   Rüyalarına geleceğim bazen Beklenmedik bir konuk gibi uzaktan. Sokakta bırakma beni Kapıyı sürgüleme üstümden Usulca geleceğim Oturacağım ses çıkarmadan Gözlerimi dikeceğim seni görmek için karanlıkta … Bir öpücük konduracak ve çıkıp gideceğim Nikola Vaptsarov   Acısı çıkıyor sustuklarımın. Oysa ben iyiyim görünürde. İbrahim Tenekeci   Sus bakalım sen de bıcır böceği Hişt Ot musun fasulya çiçeği misin Seni dinleyecek değiliz Edip Cansever   Sus artık. İzle son kez Yıkılışını umutlarının. Vermemiş bize kader Bir armağan ölümden başka. Giacomo Leopardi   Çevrilir dest-i kaderle bu şu’unun filimi, Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer. Neyzen Tevfik   bir aşktan geriye suskunluk kalır- Haydar Ergülen   Bungunum ve suskun, Boğazımda yıllanmış bir çığlık. ... Susuyorum, sustukça yüreğim küfleniyor. Konuşsam faydası yok; Sözlerim dağılıp harfleniyor. Metin Altıok   suskun göz yaşlarımla yetmiş beşime basışımın yalnızlığıma kurban gidişini kutlamaktayım Lou Salome   kimseye yakın değilim inan susmaktayım, uzağında değilim unutmanın Birhan Keskin   Ayağa kalk, yaklaş, dilini döndür ağzında de ki: Ben onunla denizin dövdüğü dilsizzz taşlar üstünde sustuydum. Birhan Keskin   Sözlerin bumerang gibi döner yaralarsa seni ağzın dilin gereksizdir susarsın Gülten Akın   Şarkı söyleten ve susturan her şey sensin Louis Aragon   İcap ederse susup tek kelime etmeden İçimden geçenleri buluttan bir kayıkla yollayıp sana Beklerim.. Ali Lidar   Sustu: Çok da uzun sürmedi çıkıp gitmesi ruhunun O susan sesle birlikte; ve akşam öncesiydi henüz O ilk ve son mutlu günü gözden kaybolduğunda. Giacomo Leopardi   göz susunca kalp kalp susunca göz görürmüş Hüseyin Alemdar   Gonca gülsün gül açılsın cuy feryad eylesin Sen sus ey bülbül biraz gül-şende yarim söylesin Nabi   acı çektim günlerce acı çektim susarak şu kısacık konuklukta deprem kargaşasında yaşadım birkaç bin yıl acılara tutunarak acı çekmek özgürlükse özgürdük ikimizde Hasan Hüseyin Korkmazgil   Konuşmanın ne anlamı var diyordum İnsanın yankısı olmazsa Suskun konaklar gibiydim Kapıları gittikçe çoğalan Bejan Matur   sustum içimdeki türküyü.. . Hilmi Yavuz   Saçlarını kesecek oldu Sonra da sustu sustu sustu Akşama dek Hüzünler acılaşıyor Hilmi bey Geceler katı ve parlak -Ansızın yere düşen Laciverdî bir kestane sesi- Acılar da acılaşıyor gittikçe Sanki Bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi. Edip Cansever   Soğuk Ve yorgunum Gitmeliyim Ama yorgunum Susmalıyım artık -ki dinleyen de kalmadı!- Çok yorgunum Ali Lidar   Gidelim kelimelerin anayurduna Susmayı deneriz belki şiirlerin koynunda Yorgun adımlarla geçip gidelim bizi içlerine almayan şehirlerden Geçip gidelim sevdiklerimizin Düşlerinden Şehmus Ay   Yaz bitti, dedi, az önce yaktığı ateşte ısıttı ekmekler bir çağ kapandı sanki…Ürperen akşam suskunluk olup kondu dudaklarına yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken yaz yaz bitti… Zerrin Taşpınar   Binlerce yılmış gibi ömrü, onlarca yıl susabilir; Nihat Behram   Söyleyeceklerini susuyorsun, ben sustuklarımı konuşuyorum Düştüm. İnkar etmiyorum. A.Kadir Bal   Gideni kolay uğurlayan Geleni heyecansız ağırlayan ve uzun uzun susan bir adama döndüm Çocuk değilim artık. Yüzümün coğrafyasından anlarsın bunu A.Kadir Bal   Şimdi ne anlatsam size tuhaf kaçar, susayım Bülent Parlak   ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz efendim baskının zulmun kıyımın açlığın bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın aşk mutluluğunun ve eski hesapların aritmetiğin bile bunları bulmayı bana bıraktınız size teşekkür ederim. Turgut Uyar   Ben yazdıysam ben sustuysam ben gittiysem Sizi doğurmak içindi sizi öldürmek içindi Sizi yaşamak içindi… Şükrü Erbaş   bu aşkı herkese susmak şarapsız çalmam kadar ayıp kapını içimdeki müziğin susması altındaki tabureyi tekmeleyip kemancının çalması gibi son notalarını… Özge Dirik   insan neden uğraşır içinin kumaşıyla? neden susar, bağırır, ağlar, dağılır? bir taşa neden derdini anlatır durmadan? Veysi Erdoğan   henüz dur demedin deme suçlu değiliz yaşadığımız bağ bozumu anların ihmal aralığı sus müebbetinde yalnız hücresinde aşk Selma Özeşer   Aşkı ve öfkeyi söyleyemediğinde insanın konuşmaya dair hevesleri de bir bir yok oluyor. Susuyorsun. Tarık Tufan   Adet ettin aşk dersini asmayı Hüner sandın sırra kadem basmayı Yetti artık çok denedim susmayı İsyan eden bayrak açar sevdiğim Cemal Safi   artık alıştım kimseye kırgın değilim susuyorum ve susuyorsam kelimeleri insanlardan daha çok sevdiğim için susuyorum Jan Ender Can   Duy sesini, düşen çiğ tanesinin. Sustu kalpler; sessizliğin saltanatına , Boyun eğdi her şey. Antanas Baranauskas   Ve yenildim ve sustum Edip Cansever   Olur, aramam seni ve kimseyi Anıları pas tadında bırakırım Konuşacak ne kaldıysa kalsın Susmaktır birşeylere saygılı kılan Ayrılık da bir olanaktır bilirsin İnce bir sis, bir hüzün örtüsü Ahmet Telli   Ama susmaktan sesimi yitirdim Nasırlaştı dilim. Sennur Sezer   Kürtçe konuşmayı bilen bir derecik olmak orada; Kürtçe mırıldanmayı bilen ve Kürtçe susmayı… Cahit Koytak   Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş Aynı çıtırtıyla ürperen birer serçe. hep aynı yerde Karşılaşırdık tesadüf bu, birer tomurcuktuk hayatın Kollarında, birer çiğ damlasıydık bahar sabahında gül Yaprağında, dedim ya hiç yoktan susturuldu şarkımız Yüreğim kanıyor, yüreğim kanıyor Bitmeseydi bizim öykümüz böyle Gözüm yaşarıyor yüreğim kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle Yusuf Hayaloğlu   Susturun şu narin söğüt dallarını içimde Böylesi bir yenilgiyi beklemiyordum bilin Kuyuya düşen Yusuf İhbar edilmiş İsa: Beni siz tanırsınız ancak Bana gölge yok söğüt dallarından soluklanacak Bülent Parlak   taşa rastlayan bir çivi nasıl susarsa öyle eğileceğim her kuşkuya sandım ki söğüt ağaçlarına ağlayan ürkek süvarileri susturabilir Kemal Varol   Şimdiyse suskunluk var kalbimde bir tek, Georg Trakl   önümde hikayesi gönül güçsüzlüğünün bundan fazlasını söyleme sus artık. Ali Şeriati   Ah, nasıl susayım? Ah, nasıl susayım? Gılgamış Destanı   biliyorum her susuşun ardında bir yalnızlık var bir özlem, bir kahır var bilinsin ki, bir yanı yangındır susuşlarımın, bir yanı ölüm aşkın kor ateşlerinde sınanmış bir semenderim ben Nuri Can   Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır kin, susturur insanı; adına çıdam denir susulunca tutulan çetele simsiyahtır o siyah öcalmakcasına gür ve bereketlidir İsmet Özel   çok daha fazla, ah evet çok daha fazla, susabilir insan saatlerce ölülerin bakışları misali kıpırtısız bakışlarla bir sigara dumanına dalabilir insan Furuğ Ferruhzad   Bir güzel susmak geliyor içimden Can Yücel   bir salkım söğüt vardı suskunluğumu bir o anlardı her şafak vakti gün doğarken kapımızın önünde. ... -yıllardır kapımızın önünde her bahar arzı endam eden salkım-söğüt, bu bahar sus-pus, onun da yaşlandığını farketmekte gecikmişim galiba- Müştehir Karakaya   susmuşsam bana kahretme kelimelerim ölümün ta kendisidir bırak içimde zincirli kalsın susacaksan sus artık beni dilsizce bırak Müştehir Karakaya   susarsan, öfkem yitik bir vadide yankılanır denizgülüm çiçeklenmez dinmeyen bir yağmurda susarsan, yüzüm bir suçluya yakıştırılır yorulur, sevdiğim, bir çocuğun sevinci öksüz kalır susarsan, acıları kuruyan o ırmağı geçemem sırtımda kabaran yenilgi kenti git gide büyür sararan bir mevsim gençliğimi kanatır çalarım kapını, açılmaz, boşlukla kalırım. Tuğrul Asi Balkar   V. elin alnında otların hışırtısına kulak verdiğimiz o geceyi unutma. içinde çok dönmüş paslı bir anahtarla gelirdi ölüm sana gözlerin o zamanlar bir dua sessizliğiydi unutma. halkalanan bir deftere yazdık o geceyi harfler belki susar sandık bütün kelimeler bizi de an der gibi bakıyordu bize unutma. kimselere demeden çözdük iplerimizi unutuş dedik sabaha karşı dünya uzun bir unutuş bir meleğin kanatlarını elledik o gece unutma. sabahına ela bir ayrılıkla veda ettik.. konuştuklarımız değil sustuklarımız doğruymuş o gece unutma. ... bu yaşımda da gel gör beni. gel sen kapa gözlerimi! Kemal Varol   bana düşen artık susmaktır Pelin Onay   Suskunluk anlamdan Çıkar Suskunluk soruyla Girer Suskunluğu dilsiz bırakırım Rüzgârın beni bıraktığı gibi Vedad Benmusa   hiçkimse bilmiyor içimin yangınını ah herkes mi susuyor kalbimi kalbine bağladığım dostum ah herkes mi susuyor Arkadaş Zekai Özger   Uzun yıllardan sonra Sana bir daha rastlarsam Seni nasıl selamlamalıyım Susarak mı, ağlayarak mı? Lord Byronsuskunluk-siirleri-antolojisi
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 26.08.2017