Dedim ki, güneşe dönen bir çiçeğim

Şair: Güneş Şiirleri Bercestem

nedir dostluk? ikinci bir güneş. Adonis Her akşam , aynı yer, aynı saatta, Güneşten eşyama düşen bir çubuk; Yangın varmış gibi , yukarı katta, Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk ! Necip Fazıl Kısakürek umut kesilmiyorsa dostlarım kesip barikatlar kurarak kangrenli gövdemizden şurda güneşe ne kaldı İlhami Çiçek Neresi yurdum? Güneş belki de. O hep duran. Çocukluğumu tanıyan eski dostum kaplumbağa. Bejan Matur Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten. Güneşle gelecek ölümden? Orhan Veli Saçı siyah salkıma benzeyip; Sanki taç gibi parlıyor, Güneşin ateşiyle yıkanıp, Doğrulardan geliyor, Yunus Emre Dünün sonsuz gönlünden, Ölen bugün yine yaşar, Doğacak başkası yeniden. Güneş yok olursa eğer, Yunus Emre her akşam tufanında harap oldu güneşim gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm Nurullah Genç Yaşam, belleği icat etmekle gaddarlık etmiş. En eski anılarımı ayrıntılarıyla içlerinde taşıyan ihtiyarlar gibi, ölümün kıyısına gelmişken belleğim, güneşin çevresinde dönüyor ve neleri aydınlatmıyor ki o güneş! Frida Kahlo Yoruldu şimşir dualar şimdi Güneşten süzdüğüm bahtım Kör karanlıkta yoğruldu Arif Ay Kan çok eski bir ırmak Bütün köprüler yıkık Sessizlikte ses korkak Ağ örüyor karanlık -Güneşin benim- derdin, Doğacaksan doğ artık! Bahaettin Karakoç odur en sağlıklı ve güneşsi ve daha çok nasıl ölsün o tüm göklerden, yalnız odur göklerden daha yüksek olan e. e. cummings Taşralı bir şair bir kuşbaz gidip geliyorum dünyada silahsız, ıslık çalarak yolda, boyun eğip güneşe, kesinliğine, yağmura, keman diline onun rüzgarın soğuk hecesine. Pablo Neruda güneş göğün ortasında durdu, gün kurtuldu boyunduruğundan ve yavaş yavaş mavi serin bir sis içinde alacakaranlık çöktü. Nikos Kazancakis Şimdi son güneşin batımını izliyor. Son kuşun ötüşüyle avunuyorum. Arzunun karanlık nesnesinden Hiçliğin kollarına savruluyorum Bir gün geleceksin böyle mavilikler içinde güneş sularda erinip duracaktı. Ağlayacağım, hep bir geçmişi yaşadım burada / denizin derinliklerinde. Ulus Fatih Çocukluk çağlarından birinde karşılaşmıştık. Güneşe doğru giderken sana bakmak için dönmüştüm; sen de dönmüştün, ‘Kalplerin görebileceğini söylüyordun’ ve bana el salladın. Ulus Fatih Günaydın bana geri gelen şiir Bana geri gelen anıt Bana geri gelen kalbim Bana geri gelen kalbimin ayışığı Gözleriyle iyileştiren yaralarımı Kalbim güneşim efendim Günaydın yüreğimin kuşluğu Sezai Karakoç Peki güneşi ellerinle göğünden aldın mı hiç kalbinde aydınlığı her an taşımak için… Teodora Doni Ateşle dans eder o güneşle dans eder Çırçıplak çıkar güneşin karşısına Belki yaşayamaz güneşi eksik kışta Fakat ardında unutulmaz bir yaz bırakır Sezai Karakoç Gül tütününden doğmuş sanki Anne doğurmamış da gök doğurmuş onu Saçlarını güneş destelemiş Yıllarca peşinden koştu onun Kavuşamadı ama ona Batı bir uçurum gibi girdi aralarına Sezai Karakoç Sen de beklenir birisin, unutma, Kendinin bekleyicisi, kendinin tuhaf bekçisi, Çık güneşe, yeni bir ateş kur Herkesin, ama yalnız ikimizin boğasıyla. Ülkü Tamer Kısa bir misafirhanedir dünya Günah ve cehennemin arasında Güneş, Ahmed Şamlu Bu yüzden mutluluk güneşin düellosunda Erol Çankaya Günlerin gündüzlerin güneşi Alnıma Yalnız alnıma değsin ellerin Refik Durbaş Mâr-ı sermâ-dîdeye Tanrı güneş göstermesin Şehrî Gölgeden korkacak bir yapıda olduğumuz halde, güneşi büyülemek sevdasında bulunuyoruz! Hâfız-ı Şîrâzî Artıyor içimde aşkın ateşi Oluyor bir sitem yangını eşi Ömrüm baharının batmış güneşi Kurumuş hayatım kış havasıyla Tâhirü’l-Mevlevî Bu uzun bahar günü huzur dolu güneşte, yunarken tüm dünya sevinçle, kiraz çiçekleri dökülüyor yere, kalmak istemezcesine. Matsuo Başo Ve yukardan aşağı Göğüsleyerek güneşi Getirir ve bağlar korsan çağımıza Yerinden oynayan kopan bir fırtına gibi Kalbim sağ yanımda. Alaeddin Özdenören İşte birlikteyiz seninle Ama yalnızlığın güneşi bir ağaç gibi sarkıyor üstüme Şimdi seninle sevişiyoruz sanma Yalnızlığımla sevişiyorum. Osman Serhat Erekli Bıkmaz mı Dağlar oturmaktan, sular akmaktan Ve güneş her gün doğrulup aynı yöne Doğudan doğup batıdan batmaktan? Tahsin Saraç ıslak kanatlarını açarak güneşi bekleyen kara kuşa bak kırılmış dalgalara karşı dalgakıranda tüneyen sarhoşa bak kömürden kollarını uzatıp çekiyor bulutun yakasından tam yırtarken gömleğini bir örümcek iniyor da arkasından yükleyip sırtına güneşin küllerini uçuruyor A.Ali Ural valizimi hazırlamama yardım et kelimeleri sol tarafa koy söylenmemiş olanları, yürünmemiş yolların yanına kollarını mavi gömleğimin boynuna ayrı ayrı koy güneşli günlerle karlı günleri karıştırma A.Ali Ural birazdan güneş kapıma dayanacak A.Ali Ural Ayrılık derdindeyiz sevgili Bulut değdi gözüme Gölgelendi dünya Bir yağmur damlası aradı gözlerim Bulutun yüreğinde bir yağmur damlası aradım Güneşin sarısını hapsetmiş içine bir yağmur damlası Bir yağmur tanesinde umudum Gassan Satar Sen uykudayken Sana dokundum dün gece Her dokunuşumda bin güneş doğdu Kuşlar döndü göçlerinden Yağmurlar yağdı durmaksızın Gassan Satar yalnız reisin şemsiyesi vardı o da güneşten korktuğundan değil yüceliğini ortaya koymak için hepimiz kırk yaşlarında erkeklerdik başımızın içinde arı uğultusu yine de aydınlık ve keskinlik bir buyruğa kapılmıştık açıklanmamış ... suyu arayan adam değil suyun aradığı adam ol sen de sen doğu olursan güneş sana gelecektir ... içinden güneşe varan ses babadır gündüzleri ... sen ne denizler gördün güneşin batışında kesildiği andaki bir kurban gibi kıvranan ... ama içecek sudan yoksun edilen sökülüp atılan coğrafyasından bağbozumu mantığından çocuklarına düşünce tozu serpilen kuşlukta kuşkulu öğlede eğlenen bir küme yapılan halkı götürülüp uçurum kıyısına bir ölü kuzgun gibi bırakılan kenti güneşin batmakta erken davrandığı her gün son akşam gibi gelen bir akşamda Hızırla Kırk Saat / Sezai Karakoç bir dağın sırtını sıvazlıyor rüzgar güneş işliyor kayıtsız bir terzi gibi usta Zafer Yalçınpınar Mesut olana, hiçbir şeyden efkar dokunamaz, Eğer bu hediyeyi alırsa sessiz gönülle: Sabah muştusuyla örülmüş ve güneş berraklığı, Şiirlerin perdesi, hakikatlerin ellerinden müjde. Johann Wolfgang von Goethe İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. Yves Bonnefoy Ve artık hayatını ve gözlerini eğecek hiçbir şey …..kalmamıştır, ve artık övünçle gösterip türküsünü söyleyemeyeceğin …..hiçbir şey kalmamıştır, ve artık yüzünü güneşe çeviremeyeceğin hiçbir şey …..kalmamıştır. Yannis Ritsos ve yaklaşan ölümün kaçınılmazlığında bir yumuşakça gibi saklarım altmış dört yaşımı güneşten küçüğüm, küçük kadınım sevdamız çıngıraklar ve alarmlar günlüğü Akgün Akova Zerre benem güneş benem çâr ile penc ü şeş benem Sûreti gör beyân ile çün kim beyâna sığmazam Nesîmi gördüm: göğsünden kopan güneş’ti Hilmi Yavuz Güneş küçük sanılır uzaktan bakılınca; Göz dayanmaz amma, çıplak gözle bakıldı mı.. İmam Bûsîrî Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan Kim koparmış dalından bu yabani incirleri Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan. Edip Cansever bense varacağım yere belki varmıştım güneş yaktığı zaman yaprak sarardığında kışları kar altında ve dağlarda her bahar sana kalbin en gizli bilgisini ısmarlamıştım Sıtkı Caney Nereye gittin ki dökülmüş yapraklar arasında Güzel kış güneşim ey güzel kış güneşim Dokunduğu şeyin rengine giren Öyle genç kara ve yeşil Gölge ağaç hava güneşim Aragon Hangi umuda sığınsam, Döker yapraklarını bir bir, Solar bütün kardelenler, payıma öksüzlük düşer yine. Göç eder güneş, meçhul sahillere… Dündar Sansur Dökül ey yürek, zaman ağacından, dökülün yapraklar, kim bilir ne zaman güneşin kucakladığı, soğumuş dallardan, dökülün, büyüyen gözlerden dökülen yaşlar gibi! İngeborg Bachmann Benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar, benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye benziyor adamakıllı serserin olana kadar Haydar Ergülen Kocamış bir çınar gibi yüreğin Dallarına hüzün yağar Kökü yedi kat altında olsa da yerin Yaprakların güneşe sevdalı Ali Haydar Timisi Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale akıyor ışıklar. Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Öbür kıyısındasın artık nehrin. Güz yaprakları gibi. Hem dalındasın hayatın hem de düşmeye hazırsın. Rüzgârı bekliyor gibisin. İnceldiğin yerden kopmaya hazırsın. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Zamanın Sahibini selâmla. O’na konuş, O’nunla konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece, hece. Şimdi ikindi namazı vakti. Mevlânâ Celâleddîn Sen olmasan… Seni bir lâhza görmesem yâhut, Bilir misin ne olur? Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücud Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar, Ve bulur; Fakat o zulmete mümkün müdür alıştırmak Bütün güneşle, semâlarla beslenen rûhu, Bu rûh-ı mecrûhu? .. Tevfik Fikret … Biz Güneşle birbirimizin sevgilisiyiz. Ne vefalı iki sevgili ! Kimbilir : ben mi ondan ısınıyorum ; yoksa o mu sıcaklığını kalbimden alıyor… Petöfi Şandor Hicranınla yanarken ben derinden derine, Karşında, solan yüzüm gibi, güneş de soldu… Dalgalar, sürükleyin beni de enginlere, Kumların arasında ben de bir parça taşım!… “Ayrılmayız, beraber dalarız derinlere” Derken, bıraktı gitti elimi arkadaşım… Şükûfe Nihal Hanım Kırmızı gelincik tarlalarını kim sevmez. Bir gömleğim olsaydı ahh! Gelincikler renginde Güneş de uçurtmam. Kim tutabilirdi beni Satmıştım anasını dünyanan. – Güneş uçurtmamdı benim, dedim. – Yalan! Hepiniz bilirsiniz, Güneş’ten uçurtma olmaz. Özkan Mert Olan oldu Ayaklandık devrildik sarmaş dolaş Kapattı üstümüze fesleğenin kokusu Seviştik bir kilimde –mor çizgili– Yağmurlu bir sokakta bir güneş Dolaşmaktan yoruldu
 
Arif Damar
Unutma ki
İnsanlarımız gibi aşkımız da
Kazılarla bulacak kendi güneşini
Cemal Süreya
Güneşe kavuşabilmek için çocuk, gündüzün boş yere çırpınır durur. Nihayet, nihayet geceleyin çocuk, koynunda güneşle beraber uyur. Cahit Sıtkı Tarancıolmadı mı en çok onu sevdim saçlarını kurutmağa yaz güneşi olmadı mı ellerini sevdim gülüşlerini ateşler yaktım ısındım karanlığında yoluma çıktıkça gözlerinin akşamı ne ürkek ne büyük olduklarının akşamı Kemal Özer Ben güneşi misafir ettim odamda Gittiğinde Küçük bir ayna bıraktı bana Şerko Bekes güneşi topladım yaprak yansımalarından gözlük camlarında biriktirip gecemi aydınlatmak için kıvılcımlı karanfil kokuyordu Attila İlhan Güneşe gideceğiz. “Sev bizi” diyeceğiz: “Kirli, yasak, boşyereyiz”. “Kazan bizi” diyeceğiz: “Yokluğuz”. “Tut bizi elimizden, uçurumun kenarındayız; it bizi” diyeceğiz. Bezelerimiz acıyla salgılayacak. Güneşe giderken. Enis Batur İşte son damlalarını da bırakıyor güneş Karanlık bastiracak neredeyse Tırmaniyoruz Yüksekkaldırımı İyi biliyoruz, sevgimiz de öfkemiz de yalnız bizim olmamalı Güneş çekiliyor iyice Ne manzara kalıyor, ne göğün evlerindeki kızartı Edip Cansever O bütün tatlı saatlerinde gecenin Güneş perdelere gelene kadar, Kollarında bulutlarda gibiyim, Turgut Uyar anlamını yitirir yazılanlar sonunda güneşe tutulmaktan dokusu çözülmüş lime lime bir gerçeklik kalır Murathan Mungan bilinçaltına eğilip üstüne yeni doğan güneşin vurduğu içinden akan denizi gördüm içimdeki çocukluğu aldırdın Ümit Aydın başını cama dayayan çocuk hoşçakal ben burada kalıyorum güneşin altında anteni çıkar radyonu aç düşlerini unutma Ahmet Güntan Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler. Güneş, getir bir bayram sabahını. Açılın açılın tekrar Çocuk dizlerimdeki yaralar, Ziya Osman Saba Dağılıyor uyku kokusu gövdenin dilim meme uçlarına dokunduğu zaman; ateşten sapı üzerinde dönüyor ayçiçeği, bir güneş doğuyor bacaklarının arasında. Özdemir İnce Beni içerine aldın dağ gibi, Doldun gözlerime bir rüya gibi; Bende güneş gibi, yüce dağ gibi İçinde kaybolsam yayla dumanı! Ömer Bedrettin Uşaklı dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel bana gözümü gör edecek yakıcı bir güneş gerek ya rabbim! isterim ki bu şiirle sana biraz olsun yakınlaşabileyim Alper Gencer Yeter büyüsüne aldandığımız Güneşin…biraz da yalnızlığımız Kendi aynasında gülsün, gerinsin Güvercin topuklu sükût gezinsin. Ahmet Hamdi Tanpınar Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler Pablo Neruda Güneşin batımını, ve uykuda görebilmek ölümü Ne altınsı bir kederdir- tıpkı şiir sanatı, Hangisi ölümsüzlük ve belki de üzücü. Şiir sanatı Sürgit yinelenen ha güneşin batımı ha şafağın sökümü. Jorge Luis Borges
Bir mayıs çiçeği soldu mu hiçbir çiçek
Başkaldırmayacak vuruşlarına yağmurun;
Çılgın ve ölü olsalar da çiviler gibi,
Başları çekiç gibi vuracak papatyalara,
Güneş batıncaya dek güneşte kırılacaklar,
Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.
 
Dylan Thomas
Nerde bir yalnızlık görse
konuna almaya yetinen Edip
her şeye gecikilir demişti ya
hiçbir şeye yetişilmez
kimbilir, belki de ziyade ciddiye aldım şairi
hayata geciktim, ölüme yetişemedim
istesem kusurumu sırtına yükleyebilirdim
ama ben güneşi seçtim
Adnan Satıcı
Güneş solumda ve dikenlerin yolunu aydınlatıyor.
Çocukluğumla aramda ölüm var.
Ölümle hayat arasına sıkışmış, uykulu, kadim bir tepedeyim.
Annem yoldan gelmiş yol olmuş kardeşime,
Ölümleri gösteriyor. Birlikte ağlıyorlar.
Ben güneşe ağlayacağım. Issızlığına bu tepelerin.
 
Bejan Matur
Sen, kurumuş çatırdayan
ağacımın çiçeği,
sen, ölümlü yaşamın
tek ve son çiçeği,
soğuk topraktasın
kara toprakta;
artık ne güneş seni neşelendirir
ne uyandırır aşk seni
Giosue Carducci
Ya ben! her geçen gün başımı daha bir eğerek,
Tatlı ışıkları altında güneşin, titrek,
Şamatanın ortasında çekip gideceğim,
Sonsuz yeryüzünden hiçbir şey eksilmeyecek.
 
Victor Hugo
Yüreği kabarmış bahçenin güneş altında.
Boşalıyor bahçenin zihni usul usul
yeşil anılardan!
Furuğ Ferruhzad
Ey dil ile söylenen söz
Ben ne vakit senden kurtulacağım da
Mârifet güneşinin nuru ile gerçek Padişah’ı bulacağım,
Dilden de, kıt’adan da, şiirimden de bıktım artık
 
Mevlânâ
Kötü alışkanlıklarım yok, sessiz
Sedasız okuyorum denizi, taşı,
Deniz kabuklarını, kamaşıyor gözüm
Güneşin terazisinde, akşam saatlerinde
Ahmet Ada
Güneş gözlerime gelip de merdiven titrerse altımda ve tuğlaları da
yanlış yere koyarsam, anla ki seni düşünüyorum.
 
Carl Sandburg
Gidersem bir ince silüettir hatıraların kalbi
Gelmek gitmemektir derim
Gidememektir bakışının düşmediği yere
Geceye, gündüze ve güneşin doğduğu yere.
Erdal Çakır
Ah, bilemezsin hâlâ, o hatıra güneşler,
Yalnızlığının karlı vadisinde dinlenen adam.
 
Arif Damar
Burada
ılık güneş, dingin deniz, serin rüzgar
aldatmasın seni:
Tufan
bekliyor orada seni.
Oruç Aruoba
Artık güneş görünmez olur, gök bulutludur,
Rahatça dal, ölüm sonu gelmez bir uykudur.
 
Yahya Kemal Beyatlı
Durmuş saat gibiydi durup geçmiyen zaman.
Donmuş sükût içinde güneş görmiyen cihan.
Yahya Kemal Beyatlı
Güneş solumda ve dikenlerin yolunu aydınlatıyor.
Çocukluğumla aramda ölüm var.
Ölümle hayat arasına sıkışmış, uykulu, kadim bir tepedeyim.
Annem yoldan gelmiş yol olmuş kardeşime,
Ölümleri gösteriyor. Birlikte ağlıyorlar.
Ben güneşe ağlayacağım. Issızlığına bu tepelerin.
Ve yanımda soyunmuş derisiyle bir yılanın, çok istese
Lapis olacak mavi bir taşın rehavetiyle bakınıyorum.
Neresi yurdum?
Güneş belki de.
 
Bejan Matur
Kim daha çok etkiler toprağı
insan mı, güneş mi?
Pablo Neruda
korkuyorduk… yalnızdık şaşkın ve şaşırtıcı
bir basmada desendik… tek tek ve bütün
tenimize güller döşerdi güneş turuncu adımlarıyla
genç kız nefesi kadar sıcak
sıcaktı hazirandı yazdı
çıplaktık… zamanı atmıştık eski bir giysi gibi sırtımızdan
zaman yoktu…
 
Emre Gümüşdoğan
Şiir aniden gelir
Mayısta yağan kar gibi,
Güneş çarpması ya da aşk gibi.
Blaga Dimitrova
Gökler yıkılmış, can dağlarına kar yağmıştır
Güneş ansızın infilâk edip kararmıştır 
 
Nurullah Genç
Sen, kurumuş çatırdayan
ağacımın çiçeği,
sen, ölümlü yaşamın
tek ve son çiçeği,
soğuk topraktasın
kara toprakta;
artık ne güneş seni neşelendirir
ne uyandırır aşk seni
Giosue Carducci
Bizse ılık güneşlerde
yorgun bir arzu ruhları sardığında,
çiçekler açtığında ve
döndüğünde cam gözlü Proserpina,
Bizse, seni düşüneceğiz, delikanlı,
dönmeyecek olan seni. Gümüşsü ay ışığında
nisanda geçecek gözümüzün önünden
sevdiğimiz hayalin bizi selamlayarak.
 
Giosue Carducci
ve kestane renkli ışıl ışıl saçlarının arasındaki
körpe yanağını; güneşten daha güzel
düşlerim, hale gibi,
sarıyordu seni, narin kadınım.
Giosue Carducci
Yakında Güneş’in yanından geçip gidecek.
 
Kenneth Rexroth
İnsan tutkusudur, ona benzer
Yaşken güneşle dağlar gezmiş…
Mahmut Temizyürek
Değil mi ki zerre kadar aşk verdin, 
Lütfettin de başımı güneş gibi yücelttin.
 
Şeyh Galip
akşamları aynı yerden güneşi izlerdi hep
ve korkardı ölmekten
Tuğrul Keskin
Gelirsin sen, uyandırırsın bende çok eskiden öğrenilmişleri!
Onlardır onlar hala! hala çiçeklendirir güneş ve neşe sizi,
 
Friedrich Hölderlin
Ve dolaşırken göz kamaştıran güneşte
hissetmek hüzünlü bir hayretle
nasıl da benzediğini, hayatın ve acılarının,
üstü cam kırıklarıyla kaplı
şu duvar boyunca yürümeye.
Eugenio Montale
Kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
Uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
Ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
Sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
 
Charles Baudelaire
Kimin dikkatini çeker küçücük bir bulut
güneşi kapatmadan önce?
Kemal Özer
Geniş kalçasıyla güneş yürüdüğümüz denizde
Isısını veriyor görülmeyen biçimde
 
Ahmet Ada
Bir kuş havalanıyor su birikintilerinden,
Denize doğru uçuyor,
Bakıyorum ardından hüznüm dağılıyor,
Güneş sünepe bir bulutu aralıyor.
Yanımdaki masaya bir genç kız oturuyor,
On yedi on sekiz yaşlarında.
‘Ne çıkar’ diyorum kendi kendime,
‘Güneşli bir ikindi değil mi yaşlılık da?’
Ahmet Ada
sabah-ı şerifin hayrolsun ama 
diyorum kendime
her sabah güneş 
yeniden yerinden 
çok şükür geldiğinde
 
Fatma Şengil Süzer
Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir
ıssız bir patikanın dar bükümünde
neler bekler insanı kimler karşılar
belki güneş yağmuru belki çığ
Ahmet Satıcı
İşte bu yağmurun ilkidir diyorum
Güneş doğacak birazdan ıslaklığımıza
Eskitecek çok kaygımız var
Yürüyecek çok yolumuz
Oysa ben
Bismillah demeyi ve seni seviyorum
 
Hicabi Kırlangıç
Güneşin yeni doğduğunu sana haber veriyorum
Yağmurun hafifliğini toprağın ağırlığını
Sezai Karakoç
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…
 
Can Yücel
Sonuç daha bir güzel olacaktır.
Yağmur bulutları ile kaplı gökyüzündeki bir aralıktan
Gelen güneş ışığı, kasvetli tepelerin üzerinden
Ansızın süzüldüğünde…
Heidegger
Ve çiçekler arasındaki erik ağacı 
Güneşe ve yağmura dikmiş gözünü –
-Güneş ki olduracak meyvasını
Yağmur ki besleyecek meyvasını
Meyva ki sürdürecek erik ağacını
Ağaç ki çiçekler arasında
O ben’im işte
 
Zareh Yaldızcıyan
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Can Yücel
kendimi çok ölü hissediyorum bugünlerde
bir güneş düşüyor bir yağmur damlıyor
 
Eren Safi
Eylül gölgesi düşmüş güneşe
Ağlamak bir şey degil
Hançer sokuyorlar adamın sırtına
Murat Kapkıner
bütün sabah
seni taşıyıp durdu ezanlar
tepeden tırnağa içime
kar topluyordu güneş
dağlarımın sırtında inceden
 
Esra Balaban
Sert bir alkol gibi yaşamını içtin sen
Elveda yüreğim
Elveda
Boynu vurulmuş güneş
Guillamue Apollinaire
Çarşamba
Öğle üzeri, güneş sol yanımı ısıtırken
 
Emine Okumuş
İnsanların canı havaya benzer, tozla karıştı mı gökyüzünde perde olur, gökyüzünü göstermez.Güneşin görünmesine mâni olur.
Mevlana
Küçük serinlikler bağışladın sen bana; 
Güneşli havalarda, hızla 
Bir ağacın altından geçersin ya. … 
 
İbrahim Tenekeci
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,
Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..
M. F. Gülen
bir toprak sıcaklığı: bir yaşam soluğu
onu da ısıttı güneş ve şimdi çıplaklığında
en tatlı yaşamını keşfediyor,
gündüz yitip giden ve toprak tadında.
 
Cesare Pavese
Bütün ışıkları yanıyor üzüntümün
Gitmek istemezken gittiğim o yer
Güneşin yok saydığı çelimsiz günler,
Bir anlık öfkeye verdiler beni;
Dünya zemin kat, yüksek kader…
İbrahim Tenekeci
Bir kadın bir adam aynı şeyi yapıyor
Ben birazdan kalkıp Sirkeci’ye gideceğim
Sevgilim trene binip gidecek
Bir zaman hiç güneş doğmayacak sabah olmayacak, bir zaman dünyada değilmişiz gibi korkacağız.
Bunlar hep olacak ruhum
 
İlhan Berk
Güneş de böyledir – güz geldiğinde
Açık havada da göstermeliktir,
Ama yazın puslu günlerde bile
Dünyayı ısıtır ve yaşam verir.
Nikolay Alekseyeviç Neksarov
Ve, hiçbir şey, ne oda, ocak yada sevginiz,
Sarmaz beni denizde parlayan güneş kadar.
 
Charles Baudelaire
Hüseyin gece bir vakit
dokunmak gibidir güneşe,
eski yarasını Kûfe’nin
yıldızlar basmadan önce
Hüseyin Ferhad
Yağmurlar da diner ölür gibi sonunda
Tükenir gece, yıldızlar söner, güneşi çağırır hüzün.
 
Adnan Satıcı
sondur bu akşamlar, geceler diriltir beni
bir kuşun sesinde
sen nerdesin hepimiz nerdeyiz
güneş oyalıyor ikindiyi
bir kuş sesinde
kuşla mukayyet değiliz
Turgut Uyar
Heyhat doğu batı güneşinden ayrı ve yalnızım
O ay yüzlüden sonra tarümar olmuş mülküm,karanlıkta kalmışım
 
Ehmedê Xanî
Yer yarılır, açılır denizlerin dibinde bir uçurum
Fırtına sonrasında güneşin parlak ışıkları;
Ağrısız ve dingin
Ruhum kendi kendini dokuyor orda
Eğiliyorsun kayanın kibirli başına,
Ve düşüyorum bitimsizliğine, yine o kanlı uçurum!
Delmira Agustini
Kesiğinden kan sızıyor incecik yüreğimin
balkonuma yuva yapan kırlangıç telaş içinde,
aşk yorgunu denizde mor köpüklü sular duruldu
güneşin türküsü duyuluyor uzaktan,sabah oluyor
ışığı sönüyor iskeledeki yorgun fenerin
 
Bülent Güldal
Senle yaşadığım günler
Gümüş bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine
Can Yücel
Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta, 
En asil şey seni buldum kainatta, 
Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır, 
Ne de süse, gösterişe baktığın vardır. 
 
Sabahattin Ali
Neye yarar hatırlamak,
Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerde
Hatırlamak geçmiş şeyleri,
Bu beyhude akşam bahçesinde
Kapanırken üstümüze böyle
Zaman çemberi
Hatırlıyor yetmez mi
Güneşe uzanan ellerimiz!
Ahmet Hamdi Tanpınar
Ve benim gözlerimle bakanlar güneşe
 
Ahmet Hamdi Tanpınar
Güneşin rüzgarına gerilmiş
                           bir badem ağacı gibi...
Can Yücel
Yaz güneşi dinlenmek istedi.
Çınarın gölgesini seçti.
 
Süreyya Berfe
boğazımı yakan acı bir imgedeyim
güneşi anımsamada,
ve orada durmakta
ama orada kaybolmaktayım
ah! öfke için geç,
çok geç öfke için
durgun gölü bulandırmak gerek…
Birhan Keskin
Bütün güneşler, içinde doğup içinde batan biriydim
Kekeleyen bir yaşamın hecesinden gelmiştim sana.
 
Şükrü Erbaş
Gözyaşı tufanıyla taşıp gidiyor ovalar.
“Nereye bu göç?” diye sesleniyorum kuşlara.
Bakıp bakıp arada açan geçen güneşlere,
Karım bana soruyor: ” Sana ne oldu? Neyin Var?”
“Hiç” diye susuyorum. Ama bir hoşum, avara.
Ahmet Muhip Dıranas
Senin güneş yüzünün aydınlığı karşısında,
Feleğin güneşi sanki küçük bir kelebek!
 
Baba Efzel
Adamın kafasında koskoca bir güneş var diyorum ben
Erdem Beyazit
Geceleri Güneş nereye gider?
Sen
Nereye
Gidiyorsun?
 
Osman Serhat Erkekli
yüzümü güneşe çevirip terli avuçlarımı
kurutacağım
uzayan tırnaklarımı ve saçlarımı seveceğim
Yasin Erol
Sabah olmuştu, ve penceremin kepenkleri arasından
Gönderiyordu ilk ışıklarını güneş
Kör karanlık odama;
Uykum daha hafiflemişken
Ve daha da tatlılıkla gözlerimi gölgelerken,
Beliriverdi yanıbaşımda ve baktı yüzüme
         o kadının hayâli
 
Giacomo Leopardi
yeraltı nehri
gün yüzüne çıkar
durmadan şaşırarak
yaşadığına
ve öldüğüne
bir pınara dönüşüp
güneşe kavuştuğu yerde
Atılcan Saday
- ki yanılgı
silinsin reçetemden
sevdama güneş değsin -
 
Emre Gümüşdoğan
Yer yatağında iki sevgili!
Çokça zaman
Türkü çığırıp
Umut bestelemişler
Sırtlarını dayayıp soğuk peteklere…
Heyhat..
Zaman yine yapmış yapacağını
Bir sabah ayrılığı işlemişler
Doğan güneşe..
Okan Savcı
çünkü sağlıklı bir güneşe taparsın sen
her bir ışını şiir yazanlara umut ve hüzün veren
 
Turgut Uyar
Ortalık karardı, serinledi birden,
güneşle benim aramdan geçti kocaman bulut.
Ekaterina Yosifova
Güneşin korkusuyla, gizlendim elbisemin ardına.
 
Yu Hsuan Chi
boş ev
sıkıntılı ev
gençliğin baskınına kapalı ev
karanlık ev ve güneşin hayali ev
yalnızlık, fal ve kuşku evi
perde, kitap, dolap ve resimler evi
Furuğ Ferruhzah
Güneşin sıcak cilası
Kapladı yakın ormanı, köy evlerini
Yatağımı, ıslak yastığımı
Ve kitaplarımın arkasındaki duvarı.
 
Boris Pasternak
Sakınarak gözünden şafağı ve evreni
Öyle olacaktır, öyledir dalaşımız güneşle.
Öyledir, öyle başlar yaşamak, dizelerle.
Boris Pasternak
Ve sen yanımda benim bir soluyan bir geniş tarla gibi 
Bir güzel kış güneşi altında bir dökülmüş yapraklar içinde 
Üstüne senin üstüne güneşi genç güneşi okşayan kışın 
Ah başına kadar yılın 
Kıskanırım güneşi ben düşüncelerini ben
 
Nereye gittin ki dökülmüş yapraklar arasında 
Güzel kış güneşim ey güzel kış güneşim 
Dokunduğu şeyin rengine giren 
Öyle genç kara ve yeşil 
Gölge ağaç hava güneşim
 
Aragon
Ve o şarkının sesi
Güneşin temiz ve kızıl ışınları gibi
Yankılansın yüreğimizde
Kavalım
Sensin vatan aşıklarının kederlerini dağıtan
Celadet Elî Bedirxan
Yağmur… Ne değeri var
Düşmese güneş üzerine
Yerdeki çiçek demetinin?
 
Ebdulrehman Mizûrî
Sahi,
unutmuşum,
güneşimi vurdular
tam alır yerinden yemiş kurşunu güneş
melekler her ahından bir cehennem yontarlar
güneş ki masum kadınların iffetine eş
göklerin maksadı ne ki kırılıyor gerdanlar
neden beni okşayan melekler uykudalar
sahi,
unutmuşum,
güneşimi vurdular.
Mustafa İslamoğlu
İkiye bölünmüş kalbim, 
Tutuşmuş ateşiyle aşkın. 
Alev alev yanıyor, nereye sığınsın? 
Zincirlere vurulmuş kalbim, nereye kaçsın? 
Eriyip tükeniyor, güneşe tutulmuş balmumu gibi; 
Yaşıyor, ama ölümle kol kola, çırpınıyor çılgınca. 
Dualar ediyor, atabilmek için bir iki adım daha, 
Ne çare ki, bu cehennemlikte yanıp kavrulacak; 
Vay bana ki, burası benim yerim olacak!
 
Jacopone de Todi
Güneş yok burada.
Kendimi çıplak hissediyorum
gölgesiz
ve de kadınsız.
Kendimi çıplak hissediyorum
kendimsiz.
Faraj Bayraktar
Tek tek kalktı eşyamız, ahşap ev bomboş kaldı;
Güneş gözünü yumdu, has odamız loş kaldı…
 
Necip Fazıl Kısakürek
Kim ki güneşe sürekli bakıp durur
Siyah bir lekenin uçtuğunu görür
Gözlerinde, çevresinde ve havada
Gerard de Nerval
Ah, zaman yorgunu günebakan,
Güneşin adımlarını sayıyorsun.
 
William Blake
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…
William Shakespeare
Soğuk kış gecesinde 
Güneşin ocağı da 
Yanmıyor kandilimin sıcak ocağı gibi,
Ve ne ışık saçıyor kandilim gibi
Ne de gökte parlayan soğuk aya işliyor ışığı.
 
Nima Yusiç
Sen ey, o uykulu savaşçı, kumlar üstünde,
Yorgun bir su ısıtıyor güneş saçlarında
Ve bir günlük yakarak düşman yanağında,
Karıştırıyor bir aşk içkisini gözyaşıyla.
Stéphane Mallarme
ama bilirim titreşti ürkünç gece,
gelen gün kadehlerini şarabıyla doldurdu
ve güneş, o tanrısal saltanatını kurdu.
 
acımadan soluk almadan sardığında beni aşk
kılıçlarıyla yarıp beni dikenleriyle
yanık bin yol açardı yüreğimde.
 
Pablo Neruda
Ey gece sen de aldatıldın
Sana da tuzak kurdu yüzü güneş parıltılı kız
Cahit Zarifoğlu
Çekilirken bir çınarın burcuna 
yüzünün gölgesi olan güneş bayrağı, 
bir adam çam iğnelerinden bir çelenk koyar 
kayanın dibine, bir gençlik anıtı olan kayanın. 
Sonra ağır ağır ağaca dönüşür 
Geleceğe ve sonsuzluğa uzatır yapraklarını 
sürgünde bir kıral gibi, ülkesi olmayan 
Bırakır kılıcını toprağa 
rüzgar ve büyüyle gelen adam 
Geriye uzak bir uğultu kalır ve kimsenin yak basmadığı bir orman.
 
Onat Kutlar
Sen de bilirsin hüznün incelmişliğini,
Fırınında değil, mezecilerinde bulunur kalbimizin,
Oysa keder, kara ekmek gibi zorunlu nerdeyse…
Senin verdiğin hüzün kedere dönüşüyor gitgide.
Sabah güneşi vuran doruklardan,
Pembe rengi sildim şimdiki halde…
Tipiyi çağırdım, göz gözü görmesin yine.
Gözlerime ilgisizlik bulutları ardından,
Kış güneşi gibi soluk, serin bak.
Her zamanki bakışınla muhakkak,
Özlem bulutu çözünür, taşkın olur.
Sabah güneşi vuran doruklardan,
Pembe rengi sildim bugünlerde;
Dağdan kereste kesemem bunu bekleme,
Kafeste kuş beslemek de değil bana göre
Son nefesine yetişmeyi düşler miyim,
-Tanrı beni korusun-
İlgisizlik bulutları ardından,
Kış güneşi gibi soluk bak gözlerime.
Tipiyi çağırdım göz gözü görmesin yine;
O güzelim bakışın kesinlikle
Eritir buzulları taşkın olur.
Ömür vâdisinin sona erdiği uçurumda,
Duygu nehri çavşanlaşır ve korkunç coşkun o
Hüsrev Hatemi
Meltem öpücük aldı benden binlerce
Binlerce öpücük bağışladım güneşe
Senin gardiyan olduğun o zindanda
Bir tek öpücükle sarsıldı bir gece varlığım
 
Furûğ-i Ferruhzâd
Değer kıyımlarına en soylu yanıt
şarkıyla
güneşe köprü kurmak.
Türkan İldeniz
Güneş damlası kızlar geçiyor yoldan. 
Ne ki ben eski moda biri. 
Serinletiyorlar alnımı saçlarının rüzgârıyla 
ve. geçip gidiyorlar..
 
Liçezar Elenkov
ah, kim bilir, kim 
bir zamanlar, daha ben ben olmadan önce, benim de 
böyle bir limandan yola çıkıp çıkmadığımı, gün doğarken 
güneşin eğik ışınları altında bir gemiyle 
bir başka limandan ayrılıp ayrılmadığımı? 
 
Fernando Pessoa
anlaşıldı, zaman yok nesneleri sevmeye
güneşin kalbine girmeye zaman yok
Baki Ayhan T.
Güneşe Ait Çocuk
 
Güneşin arkasında görünen çocuk,
eliyle güneşi gösterir durur.
camlar arkasında düşünen çocuk,
hırsından camlara yumruk savurur.
 
Camlar arkasında bekleyen çocuk, 
üç mevsim güneşin seyrine dalar;
ve kışın güneşi özleyen çocuk,
diliyle buğulu camları yalar.
 
Güneşe kavuşabilmek için çocuk, 
gündüzün boş yere çırpınır durur.
Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,
koynunda güneşle beraber uyur.
 
Cahit Sıtkı Tarancı
sen güz güneşinde,sanki kanadı kırık bir kuş,
konmuştu bahçeme,
ona şefkatle eğilirken
pır diye uçtu birden
kırık sandığım kanatlarındaki sahtelik,
ve, inancımla birlikte.
Ahmet Muhip Dıranas
güneş alçaldığında biraz dur
düşlerini anımsa
düşlerine adadığın hayatı
içinde rüzgârın soluğunu duy
ve düşlerin bilediği kılıcını al
 
Ayten Mutlu
Unutmak kolaydır suçlamak kolaydır
Aslolan beslenip bir gül fidanı gibi
Yaşamın yapraklarıyla geçmişin toprağından
Bir gün bile yitirmeden bulutlar içinde
Güneşin yolunu
Geleceğe güller sunmaktır
Geleceğe güller sunmaktır..
Şükrü Erbaş
Mutluluk toprağın ve güneşin eline bakardı.
 
Şükrü Erbaş
Artık ben gideceğim ata eyer vuruyorlar
Hatıralarımı birer birer yakacağım
Entarimi parça parça edip
Zehirli kirpilere bırakacağım
Beyaz bir kayanın üstüne çıkıp
Göğsüme siyah bir gül takacağım
Batan güneşe doğru kurşunlar sıkıp
Kendimi boşluğa bırakacağım
Sezai Karakoç
Dünya duruyor yerli yerinde
Kendi ekseninde dönüyor herkes
Bir ben miyim pervane yörüngenizde
Uydusu kölesi olduğum güneş
 
Vüs’at O. Bener
ağaca tutunan yosundum o zamanlar
güneşe yekindim de
ardıma gölgem bile düşmedi
Adnan Satıcı
elbet sığ yanlarım vardır benim de
işlemeye vakit bulamadığım, zamanın yetmediği
ya da başka şeyler
diyelim güneşle aramıza giren kara bulutlar gibi
şu mevsimsiz iklimler
yoksunsa küçük şeylerden, gündelik ayrıntılardan
hayatım ve şiirim
her sevdayı bir masal, her masalı bir destan
gibi yaşıyorsa yüreğim
gözlerimi sıklaştırıyorsa demir parmaklıkların gölgesi
duyarlığım mecbur geziniyordur şimdi
o mağrur dağ doruklarında
demek ki ne denli dirensek de sevgilim
tarihle yüzleşsek de
bitmeyecek bu kavga, bu feodal kasırga
demek ki
hükmü sürmektedir dağların coğrafyada
üzgün müyüm, dedin?
yoo, hayır merak etme sen beni
 
iyiyim, iyiyim.
 
Murathan Mungan
Hangi sokağa girsem
Sonunda, kendime çıkıyorum gene
Üzgün bir kuşla üzülen bir gökyüzü üstümde
Ağzımın kenarında
Yılların kırgınlığıyla dolu
Üsküdarca bir gülümseme
Geri verecekmiş gibi eski sevincimi
- Günde kim bilir kaç defa –
Ha doğdu ha doğacak
Diye diye beklediğim güneş
Karşılayabilir mi sahi
İçimdeki beklentimi
Ali Asker Barut
Şiir aniden gelir
Mayısta yağan kar gibi,
Güneş çarpması ya da aşk gibi.
 
Blaga Dimitrova
Bir güneş saatiyim ben kendi halimce
Bir güne bakanım belki de, doğudan batıya dönerim
Alnı gökyüzüne dönük bir güneş çocuğu…
Ahmet Erhan
Güneş, daldan dala sıçrayarak yürüyor
Bir neden var mı mutlu olmamam için?
Daha ne kadar yaşadım ki şunun şurasında
Adını biliyor muyum bütün çiçeklerin?
 
Ahmet Erhan
kadın baharsız bir tomurcuk
cehennem içinde cennet arıyor adam
yağıyor da yağıyor yağmur / inceden
diz çöküyor yağmura toprağın çatlamış bedeni
diş ağrısı gibi zonkluyor, çekiliyor, af diliyor
ne ay güneş’i özlüyor, ne güneş ay’ı geri istiyor
araya bulutlar giriyor
yüzler paramparça, diller alev saçıyor
olduğu yerde kırılıyor aynalar
Fulya Codal
Benim güneşimden öteye kimse gidemez
Benim güneşimin üstüne doğmadığı yaşam yaşam değil
 
Sezai Karakoç
Hangi umuda sığınsam,
Döker yapraklarını bir bir,
Solar bütün kardelenler, payıma öksüzlük düşer yine.
Göç eder güneş, meçhul sahillere…
Dündar Sansur
güneşi, gece de görecek daha iyi bir yer düşünüyorum.
 
Tuğrul Ediz
Bu güneş ki her şeye bir soluk kazandırır,
Hiçbir zaman tümüyle yitip gitmedi gözden,
Tümüyle batmadı gizlendiği tepelerden.
Victor Hugo
Dökül ey yürek, zaman ağacından, 
dökülün yapraklar, kim bilir ne zaman 
güneşin kucakladığı, soğumuş dallardan, 
dökülün, büyüyen gözlerden dökülen yaşlar gibi!
 
İngeborg Bachmann
Ellerinin renginden anlıyorum güneşi
Aşksız güneş rastlantısal bir ömür
Aşksız güneş bu yarın’sız bir dündür
Louis Aragon
Güneş gurup etti… oda karardı… 
Bir anda yok oldun sen hayal gibi. 
Şimdi düşünürüm senden ne kaldı.. 
Gönlünde hatıran kara hal gibi…
 
Bahtiyar Vahabzade
Ben bu iskelenin süryanisiyim
giden gider
bana kalır güneşin kızıllığı
herkesi uğurlayan o uğurlanmaz hüzün
ayırmaz kıyısından içimdeki korsanı
Ali Ayçil
Dostum yaşlandı ve kendine yetmiyor artık 
Geçenler hep aynı yağmurla 
güneş aynı ve sabah bir çöl 
Yorulmaya değmiyor. Ve mehtapta dışarı çıkmak 
bekleyenin yoksa değmiyor.
 
Cesare Pavese
Yaralar sabah. Bu ıslak kumsalda
ağlara’ve taşlara takılarak sürünür güneş.
Çıkar dışarı adam bulanık güneşte, yürür
deniz boyunca. Vurup kıyıya artık yatışmayan
köpüklere bakmaz bile…
Cesare Pavese
nedir günbatımı? 
güneşin bedeninden dökülen ter.
 
Adonis
Güneşin batımını, ve uykuda görebilmek ölümü
Ne altınsı bir kederdir- tıpkı şiir sanatı,
Hangisi ölümsüzlük ve belki de üzücü. Şiir sanatı
Sürgit yinelenen ha güneşin batımı ha şafağın sökümü.
Jorge Luis Borges
ve sen bir güneşin daima şakıdığı şarkısın
işte kimsenin bilmediği en derin sır
 
e. e. cummings
Nasıl olsa bir gün eriye eriye tükenecek Güneş,
nasıl olsa düşeceksiniz bir kaldırıma, severken
ya da koklarken bir çiçeği, bir mektubu okurken ya da
bir parkta güneşlenirken, çocukların oynaştığı bir sıra
(sevgi, o yabanıl dağ geyiği, kaçar durur sizden)
Ali Püsküllüoğlu
onlara bir güneş çiziyorum
siyah
bahar yapıyorum
gri
‘elimden gelen bu’
kar
kara yağıyor defterlerimde
her eylül giden leyla
kötü
çok kötü
eylül müsveddeleri birikiyor
gene cebimde
 
Murat Kapkıner
Tüm yaşamımın belki en güzel şeyiydi
Yatak örtülerinde sabah güneşi
Ataol Behramoğlu
güneşin ortasında karanlık olmak gibi
kuruyan bir denizde sessizce yanmak gibi
ıpıssız bir evrende tek canlı kalmak gibi
bu çılgın yalnızlığın bir tanımı olmalı
 
Ayten Mutlu
çaresizliğim gün gibi aşikar
su olup çesmelerde akan güzelliğin
inceliğin ışık ışık yüzüme vuran
sen güneş kadar sıcak
tabiat kadar gerçek
Ümit Yaşar Oğuzcan
Kumsalı avuçlayıp okyanusu tanıdığımı anlattım
bir denizatıyla yaşadığım düşünsel serüveni
güneşin tenimde nasıl dolaştığını ve unutturduğunu yalnızlığımı
dağların ucuna konup konup kalkan bulutu anlattım
 
Zerrin Taşpınar
Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, neredeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.
Necip Fazıl Kısakürek
İyice yaklaştı bana büyük karanlık. 
Artık ne kibri nâzırın, ne kâtibinin şakşağı. 
Tas tas ışık dökünüyorum başımdan aşağı, 
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan. 
Ve belki, ne yazık, 
hattâ en güzel yalan 
beni kandıramıyor artık. 
Artık söz sarhoş edemiyor beni, 
ne başkasınınki, ne kendiminki.
 
Nazım Hikmet
tılsım tamamlanıyor
dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle
sevgilim oluyorsun
uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında
bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına
Murathan Mungan
Allahaısmarladık Allahaısmarladık
 
Boynu vuruk güneş
 
Guillaume Apollinaire
Kalbim, göller bölgesindesin
Ne olur gölgeli yollardan yürü
Başında bir şapka güneşten sakın
Gözlerinden okuyorum acını
Bir aile yangınında testilerin kırılmış
Kavrulmuş gitmiş sanki çocukların
Ergin Günçe
Kıyıda tahammülfersa çay bahçeleri,
Sıcak ve güneşte parlayan semaverler 
Bu olmayacak..böyle gitmeyecek bu 
 
Hüsrev Hatemi
Kırmızı gelincik tarlalarını kim sevmez.
Bir gömleğim olsaydı ahh! Gelincikler
renginde
Güneş de uçurtmam.
Kim tutabilirdi beni
Satmıştım anasını dünyanan.
- Güneş uçurtmamdı benim, dedim.
- Yalan!
Hepiniz bilirsiniz, Güneş’ten uçurtma olmaz.
Özkan Mert
Hızla akıyor yaşamım güneşe doğru.
 
Özkan Mert
başını cama dayayan çocuk hoşçakal
ben burada kalıyorum güneşin altında
anteni çıkar radyonu aç düşlerini unutma
Ahmet Güntan
Sen ey kendiyle yetinen! 
Artık suyumuz bulanık, 
bir güneş bile olsa sonunda, 
yolumuz kırık, önümüz karanlık 
ve ağır tuğrası alnımızda 
padişah yalnızlığın, 
ama yine de umudumuz kalabalık…
 
Metin Altıok
Öğle vakti oturunca kulübemin önüne
Birden bire gördüm güneşin parlaklığını
Han Şan
kırgındırlar,
yorulmuş düşüncenin ağırlığından.
güneşin ışığını ararlar, öyle sıradan,
herkesi ısıtan, ama bulamazlar. artık ondan
 
Ahmet Güntan
Aşklar öyküleriyle güzeldi eskiden, şimdi
her aşk bir öykü arıyor kendine;
ah benim uman bulunmayan umarsızlığım!
Kadının biri ısınma umuduyla dolaştırıyor
koynunda ellerini, adam apış arasında
arıyor güneşli günleri. Çile yurdu ömrüm
benim, komşudan soruyor adresini!…
Hüseyin Atabaş
Güneş Yanığı
 
yüzümdeki leke arzu güneşinden hatıra 
sesimdeki girdap 
içimden sökülen kökdala
uzun geceler bazen böyle 
gövdeme vura vura içerden 
uyandırıyorum ya kendimi Necati! 
rüyada bana görünenler olmasa 
beni uykuya götürenler olmasa 
tekrar nasıl dönerim ben kendime Necati!
suçluluk izin vermiyor özgürlük duygusuna 
günışığına çıkınca kamaşıyor göz 
bakarken güneşin utkusuna
akın var akın, içimden akın 
beni güneşe götürüp yakın 
güneşe varamayanlar 
güneşin uykusuna yakın
sökülerek gidiyor insan 
boşluk halinde her durak düşerken benzine 
kökleri iç açılarının toplamında 
biriken bir krizle gidiyor 
öyle akarak dipten dalın benzine 
baksalar alevalır, ağır alev 
baksalar güneşini yitirmişin benzine
doluluk yok bizim gecemizde 
içimizde büyürdü güneş 
sayrılık hatırlamadı uykusunu sesimizde 
çok seneler geçti, geçmedi 
öyle memnun ki yerinden 
sadece “keşke”lerdi beliren gönümüzde
böyle çıktıkça dünyadaki yerimden 
gölgeler neden kısalıyor içimde 
bilen yok ne yapacağımı kaygı belirdiğinde 
kefilim yok! yok kelimelerden başka 
yok olan bu güneş tutulmasında 
şimdi tekrar nasıl dönerim ben kendime
Bu cıvayı kim koydu kalbimize Necati?
 
Yücel KayıranGüneşin sevincini Yıldız mezarlarına gömdüm Şükrü Erbaş Ah herşey burada kalıyor demek Bu içimizi ısıtan güneş, Mevlana İdris Zengin Sakın Güneşin sarı benzine dalıp bakma Büyüler seni. Ahmed Şamlu Şu sıralar çiğnenmiş bir vasiyet gibi üzgünüm. Anladım ki, adına dünya denilen şey, bana göre değil. Bütün ışıkları yanıyor üzüntümün Gitmek istemezken gittiğim o yer Güneşin yok saydığı çelimsiz günler, Bir anlık öfkeye verdiler beni; Dünya zemin kat, yüksek kader… İbrahim Tenekeci Ağarmayan saçımı güneşe tutuyorum Sezai Karakoç Bakakaldık bakakaldık bakakaldık bak gücümüz Sessiz kalmakla ıssız kalmak arasına sarkıtıldığımız kadarmış Yıldızların zillerini çaldıramıyoruz karanlık bastırınca Acı gün yasa kesiyor vurduramıyoruz güneşe gongunu Bir sevişme fasılasından santur imal edemiyoruz İsmet Özel Bana güneşinizi üfleyin, üşüyorum yokluğunuzdan! Engin Turgut Ve senden bütün istediğim Ümit dolu güneşli bir gün, Sevgi dolu bir kucaklayış W.Blake Daha önce kimse izlemedi beni, şimdi izlenirim. Döner laleler bana, ve ışığın günde bir kere yavaşça Bollaştığı ve yavaşça azaldığı pencere ardımdadır, Ve görürüm kendi kendimi, yassı, gülünç, güneşin gözüyle Lalelerin gözleri arasında kesilmiş bir kağıt gölgesi gibiyim, Ve yüzüm yok benim, kendi kendimi yok etmek istemiştim. Sylvia Plath Kalbimin doğusu, her resme güneş çizen bir çocuktu. Didem Madak Yıllar geçti… Neden sonra anladık: Yüce olan, bağışlayan tek biziz! Her kadehte kalan tortu sevgimiz, Her yerde o güneş, hep o aydınlık… Ümit Yaşar Oğuzcan düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan mutlu bir yusufçuk havalansın ... ölüp dirildim yeniden güneşli güneşsiz akşamlarda Nevzat Çelik Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere bağlandı vade; Dişlerinde, köpek nefsin, irade. Necip Fazıl Kısakürek Sözcüklerim yağıyordu senin üzerine okşamalarımla birlikte. Nice zamandır sevdim sedef ve güneş bedenini. Pablo Neruda Derdim Başka Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten. Güneşle gelecek ölümden? Ben ki her nisan bir yaş daha genç, Her bahar biraz daha aşığım; Korkar mıyım? Ah, dostum derdim başka… Orhan Veli Seninle biz, halâ bir kabukta İki badem içi gibiyiz. Baharsın; kokacaksın Güneşsin; yakacaksın. Rıza Polat Akkoyunlu açılmış yaraya kimse bakmıyor sevgili arkadaşım azalarını azaltıp gitti bak güneş Cafer Keklikçi Hangi güneşin mâtemidir zulmetin ey leyl, Ey şi’r-i muakkad Abdülhak Hamit Tarhan Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına; Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına, Yahya Kemal Beyatlı Saydam yusufçuklar yavaşça uzaklaşıyor ve beni sana getiriyorlar topaz tapınaklarda. Sen bir güneş tanrısı gibi gülümsüyorsun. Biliyor musun kaç yıl tek başınaydım ben karmaşanın içinde. Bir türlü tutunamıyordum işte. Lale Müldür Güneş altında söylenmedik söz yokmuş.. Aziz Nesin Fırtına dindi lizi İzin çıktı ayrılığa Lamba döşendi sokağa İstersen artık git Zindanıma güneş doğdu M. Hanifi İspirli Ve güneş uçurumun üstüne gelir durur Paul Valery hayat dalgınlaştıkça an derinleşir maziye ölümsüzlük tozanlarıyla… geriye sayım başlar aşk ışınlanmaktır artık yitirilmiş somutluklara avludaki güneş, camdaki gölge aşk ya da aura Murathan Mungan Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce. Şiir yazmayacağım bir süre, Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye. Şükrü Erbaş güneşle birlikte çıkıp yataklardan ayışığı ile dönüyorum evlere azalan ömrümü böyle uzatıyorum. Şükrü Erbaş Güneş senin, bahar senin, bak sen de bir çiçeksin; Gül ki, benim küskün gönlüm o gülüşe özensin, Sessiz dağlar kahkahana cevap versin, bezensin. Rıza Tevfik Bölükbaşı Bir olmaz emelin düştüm peşine Vuruldum hüsnünün şen güneşine Elâ gözlerinin aşk ateşine Yanıp da bahtiyâr ölmek isterim. Tâliin kahrı var her hevesimde, Boğulmuş figanlar titrer sesimde, O nazlı ismini son nefesimde Anıp da bahtiyâr ölmek isterim. Rıza Tevfik Bölükbaşı Hiç değilse perdeye düşen gölgeni izleyeyim özlemle Ve yaz güneşlerinden kopardığım ışıl ışıl hediyeni Bırakıp eşiğine uzaklaşayım Yarı gecede düşlerimin ışığını söndürme sakın Zareh Yaldızcıyan Ve çiçekler arasındaki erik ağacı Güneşe ve yağmura dikmiş gözünü – -Güneş ki olduracak meyvasını Zareh Yaldızcıyan Tutsağı oluyor güneşin Furuğ Ferruhzad Ve bak nasıl Şiirlerimin beşiğine Sen doğuyorsun, güneş doğuyor. Furuğ Ferruhzad Aşkından başka güneş yok bana. Vladimir Mayakovski Nefessiz kalmış aşırı sevgiyle; geniş güneş Batıyor sükunetinde; William Wordsworth Gelmedi gün daha çalmadı saat, Daha uçurmuyor beni bu kanat; Sabırsızlanma, ey kapımdaki at! Güneş daha gözlerimi yakıyor. Ahmet Muhip Dıranas Ve ağzında binlerce güneşin tadı Dilinin ucunda yalnızca kendi adın. Çünkü sevdikçe beni sen, kendini tanıdın. Edip Cansever Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit, Anlamsız ve tek başına. Melih Cevdet Anday uzun denizlerde yorulmazdı gözlerimiz birbirimizin güneşine baktıkça en yeni yerlerimizi birbirimize borçlandık çünkü âşıktık, kararlıydık, haklıydık Murathan Mungan Güneş doğdu Sen oturuyorsun bir ucunda yatağın Bense kar altındaki sevgimi denetliyorum Güneş doğdu ve bulamadım sevgiyi Ne büyük ne de küçük Nizar Kabbani kucakla güneşi /kucakla abdurrahman adıyan Güneş açardı ıslanmış yapraklarımıza bir tomurcuk patlardı dalda Eğilip öperdim küçük damlacıkları alnında bir ateş çiçeği denizlerin kıyısında. Neşe Yaşın Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir ıssız bir patikanın dar bükümünde neler bekler insanı kimler karşılar belki güneş yağmuru belki çığ Ahmet Satıcı böylece bir sahne daha: güneşler, alışmak ve biz sanki bir tramvaya bindik, az sonra ineceğiz Edip Cansever Kaçırdığımız sabahlara ciddi bir özür borçluyuz beraber uyanmadığımız bütün sabahlar bir şey eksikti vardı yeryüzünün haberi yanımızda başka bedenler aklımızda başka hayaller ama aynı güneş aynı gökyüzü ve sen büyürken kimselerin fark edemediği yerlerde gözlerini anlamsızca dikerken en yükseklere durmaksızın seni düşündüğümü söylemem doğru olmaz.. Ali Lidar Güneş sanki günahımızdı üstümüzde. Erdem Beyazit Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor O güvenilmez ilkbahar güneşi Rüyada mıyım, gerçek mi bu Hem var gibiyim, hem yok gibi Ataol Behramoğlu Alnında bir tutam güneş Kalakalıyorsun ortada Cemal Süreya birden gerçekliğini algılayarak saat çalınca ve görünce güneşi birden vazgeçilmezliğini algılayarak önemli ve gerekli buluşunu kendini birden hatırlayarak geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini ve her şeye ve ölüme kalbimiz hızla gelişecek çağımıza pek uygun bir hızla gelişecek kalbimiz Turgut Uyar Nerdesin, unutuş güneşini mi çeviriyorsun yüreğimde? Paul Eluard sohbetimi kuran dostlar güneşi de verin bana ... gözlerimde güneş koşar ve çiçekler ekersiniz toprağıma. Ersin Ergün Geniş kanatları boşlukta simsiyah acılan Ve arkasından güneş doğmayan büyük kapıdan Geçince başlayacak bitmeyen sukunlu gece. Gruba karşı bu son bahçelerde, keyfince, Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül. Ya lale açmalıdır gögsümüzde yahut gül. Yahya Kemal Beyatlı bir düş horozudur güneş her saat seninle kurulur masaya bir güzel ıssızlıklardan ıssızlıklara öter Arif Ay Kim getirecek bize ellerimizi ısıtacak güneşi? Yannis Ritsos bana gözümü gör edecek yakıcı bir güneş gerek ya rabbim! isterim ki bu şiirle sana biraz olsun yakınlaşabileyim Alper Gencer Küçük heyecanlara paydos Çünkü rüzgarla aynı yaşdayım Çünkü güneş kardeşim Bir ırmakla şevişmekteyim Ataol Behramoğlu Bir Hazin Uzaklık Çocukların uçurtmalarına benziyorsun Biliyor musun… Rüzgarları hiç dinmeyen bir mavilikte Güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün. Ve ben çok aşağılarda Katı ülkesinde toprağın Tutulmuş heyecanına Titreyerek izliyorum süzülüşünü… Bir hazin hızla uzaklaşıyor her şey. Şükrü Erbaş. Ya ben! her geçen gün başımı daha bir eğerek, Tatlı ışıkları altında güneşin, titrek, Şamatanın ortasında çekip gideceğim, Sonsuz yeryüzünden hiçbir şey eksilmeyecek. Victor Hugo Hayır! Gözlerim güneşi görmek istiyor. Kendimi güneşin aydınlığına kandırmak istiyorum. Gılgamış Destanı Bugüne iki güneş koyalım ne zaman aransa yüzünü bulsun elim ayağım takılsın o yürek çarpıntısına itildim, devriliyorum; ama az öncesinde kırıldı dal Veysel Çolak Anmamak olmaz Osip Mandelştam’ın mısralarını: “Petersburg’da buluşacağız yine Güneşi oraya gömmüşüz gibi.” Ülkü Tamer Aşk ile sarıl güneş görmemiş koyaklar gibi sarıl dille yıkanır gibi sarıl Babam öldüğünde el kadardım ben, beni herkesten kıskanır gibi sarıl Ali Emre Kızıl güneş batıdaki dağın ortasına takıldı Geyik sürüsü de üzüntüden ağlar Parçalanmışçasına duran dağın üzerinde Ben senin ismini haykırırım Gim So-Vol Güneşin kızarttığı kayısılar gibi Aklından ben geçerim güneşlenirken, Kızarır al al olur ben öpmüşçesine. Ceyhun Atuf Kansu Kar yağıyor güneşli kirpiklerine Turgay Fişekçi Şimdi eşikte umudun bilinen şafağı Işıyor güneşin yumuşak aydınlığında. Goethe güneşin zekasıyla doymak isterdim ... Bozkırda yaz akşamları seni seyrederdi seni seyrederdi ormanda gürbüz sabah ağırkanlı bir güneşle yaşanan kış ağır, kanlı bir güneşle yaşanan hasat zamanı İsmet Özel Hâtıralar, ne istersiniz benden?.. Sonbahar… Durgun gökte ardıç kuşları uçuşmadalar, Güneşten, ölgün ve soluk bir ışık vurmada İçinde poyrazlar esen sararmış ormana. Paul Verlaine Konuşabilseydi keşke aşk Bin gülen güneş adımlarında bin ağlayan yıldız arzularımda Aşk konuşabilseydi keşke. Ahmed Şamlu Bir gün olur, hepsi biter Endişeler, o çocuk üzüntün Hepsi biter. Aydınlanır senin için geceler, güneş gibi görünürsün. Biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır! Ama Allah’ın koyduğu yerde Yıldızlar daima yalnızdır. Behçet Necatigil “Kardeşlerim, neyleyim ben çelengi, Bir sevgilim yok ki sizinki gibi, Zaten güneş soldurup, rüzgar savurur Benim çiçeklerimi.” Johann Ludwig Uhland Çayırlık boyunca kıvrılan sarı yol İlkbahara ve güneşe bürünmüşken, Adını kalbimde taşıdığım Kovacak beni eşikten. Sergey Yesenin Duasını ederken başlıyor gün doğmaya Güneş hem göğe doğuyor, hem onun ruhuna. Victor Hugo olsun olsun, güneş olsun güneş olsun,olsun büyüsün o şeyler,büyüsün bu sarılan şey birisinin birşeylerin olduğunu bilmek var,dünyada sakın kapanma,dur,ey şuramdaki beni boşaltan delik ey büyüyen birşey sakın durma, dünyada üstüme sinmişliğin var Turgut Uyar Ey küçük kartallar, Söyleyin bana bir! Neresi olacak mezarımın yeri? —Eteğimin dibinde. Diye söylendi Güneş. F.G. Lorca Güneş giriyor koluma Ömrüm çağırdı beni Bu yolda yürürüm ben Ahmet Erhan şte herkes çekip gitti. geç oldu, ama anladım insandan korkmam gerektiğini. söyler- im,zaman ve veznadar cüreti: “esrik bir kadını öpüyorum. bakmayın adımı bilmiyor. nasılsa unutur güneşin kuzeyden battığını. kasıklarımda cinlenen hin’e sarılıyor. bildiğim tek özgür ülke, nüfus:1,rakım:1.72!” içime döndüm yine. seni severek kullandım çarşı iznimi Selim Temo Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin, eğer fazla maruz kalırsan. Veronica Shoffstall içimde seni yitirme korkusu olmasa yüzüm yüzüne değer mi bilmem ellerim ellerine. alnını ufka dayamaktan yorulursan kırık bir omzum var güneşe sorsan: bugün değil belki yarın, der dokunur dokunmaz bir sevinç depremi Tuğrul Asi Balkar hep bir gölgeyle saklandı yüzüm fark edilmedim güneş doğudan doğardı sırtımı ona verirdim güneş batıdan batardı sırtımı ona verirdim tepede yükselirdi güneş her öğle vakti bir saçak altı bulur beklerdim Tuğrul Asi Balkar Güneş değil batışa sürüklenen benim Soysal Ekinci ey sevdası yürek besleyen sevgili gözlerinin ışığını çevirsen ufuklara sevişmelerin anlamı hala gözlerindeyken güneş daha dokunmamışken dağların sırtlarına gün doğdu diye aldanacak koca bir şehir yarım kalmış uykularla başlayacak yaşam Gassan Satar Anlıyorum kimseyi senin kadar sevemeyeceğimi En çok senin kadar özlemediklerimde anlıyorum hasretini Saymayınca saatleri Beklemeyince güneşin doğumunu Umut bağlamayınca gelecek yeni güne Anlıyorum seni ne kadar özlediğimi Gassan Satar bak biz helva yedik güneşe karşı / şapka alıcak paramız yoktu / helva yedik sonra güneş yedik yüz derece sıcaklıkta şart değildi biliyorum güneş yememiz güneş onlarındı biz hırsızız hem valla hem billa biz toprak yiyorduk o zamanlar katık olsun diye güneşi de yedik yüz derece sıcaklıkta hırsızız valla Arkadaş Z. Özger O zaman Güneş soğudu Ve bereket topraklardan gitti Furuğ Ferruhzad / Yeryüzü Ayetleri Ve güneş, ve onun tutkulu yüzü. Anne Sexton Öylece oturuyorum: Güneş parmaklarını sürünceye dek Koyu bir karanlığa Bulanmış pencereme.. Ahmet Erhan Etime aşkın sıcak olabileceği ihtimali kazınsın güneşten süzülen buğday renkleriyle ak alnından öpülsün çocukluğum hala sıcak tutabildiği için aşkı ölen bir baba özlemi kadar… Muharrem Özcan Uyandım, baktım, güneş doğmuş. Seyhan Erözçelik Aşk ki ay değil güneş tutulmasıdır diyordum Sunay Akın Güneşin altında tok karnına Siyah, kanatsız birikintiler kıpır kıpır Daha kaç kişi yerine yaşamam gerekecek? Yerine ölmek için birini arayan Kaybolacak mı aradığında? Celâl Fedai Bir şey söyle bana Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan Ne istiyor diri kalma duygusundan başka? Bir şey söyle bana Kıyısındayım pencerenin Ve güneşle bağlantıda… Furuğ Ferruhzad bir damla güneş görünce sana da gülümseyeceğim yarın Arkadaş Zekai Özger güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum düşüverecek ellerinizden ve bir gün elbette zeki müren’i seveceksiniz (zeki müren’i seviniz) Arkadaş Z. Özger Sesini gölgeden çek, kül gibi yoksul kalsın da güneşin altında mırıldanacak şeyler bulunur hala Haydar Ergülen bu şiiri sadece sana yazmak kalbimi kırıyor aslında bir ayçiçeğinin taşınması gibi başka güneşlere geride kalıp hayatı oyalayan biri olsa ben yazmasam, sen gitmesen, biz düşmesek olmasa keşke yerçekimi, en çok itaat ettiğimiz yasa… Furkan Çalışkan Biliniyor bizim mahsustan yaşadığımız biliniyor şarkıların sırası bizde biliniyor hayat bizden razıdır biliniyor otların sarardığı yerlerde güneş kurşunun değdiği tende heves kalmıştır. İsmet Özel Varsın açıklamasın kendini hiçbirşey Değil mi ki gökyüzü toprağı kucaklamaktadır Değil mi ki mavilikler yolmaktayım göğsünden Değil mi ki bileklerimize kaynayan çelik Bir nehir gibi akan şu bulvar Gövdemizi dolaşan güneş Her gece üstümüze devrilen yıldızlar Senin doğurganlığından birer parçadır Ve elbet senin için söylenmiş türküler vardır Uzak dağlarında ülkemin Alaeddin Özdenören Güneşin olsun gönlünde Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa Güneşin olsun gönlünde O zaman gelsin ne gelirse Casar Flaischen Adamın kafasında koskoca bir güneş var diyorum ben Erdem Beyazit güneş doğarsa ,insafı kadar yakar tenimi Turuncu bakışların bazen gri bir kış bulutu güneş gizlenmiştir hüznünün arkasına ve sanki bir adım var trenin kalkmasına ve de ayrılığa… Mehmet Emin Arı Dedim ki, güneşe dönen bir çiçeğim Özlem Sezer Çok örseledim demek hayatı yordum Eski bir meselden esinlenmiştim oysa Karın güneşe mağdurluğu gibi oldu hep Bir düşe telefim yine A. Hicri İzgören Kulak verin revaklara: Güneşle gecenin çiftleşmesi benimle benim aramda sürekli bir düğün bu. Ama gövdem benim değil. Özleyiş ve lezzet onu aldı benden. Öyleyse bırak beni ve algıyı alevlendir Heveslerimi uyandır. Adonis Güneş gören bir ev gibi ısındı içim senle, dallarıma kuşlar, rüzgârlar konar. İşte birini sevmek böyledir sevgilim, sen daha sevgili bile olduğunu bilmezken sen bana düşersin, gelincik tarlaları bana, papatyalarla yıkarım uzayan saçlarımı, sen bir dağa gömer gibi yüzünü içine çekersin tenine saçılan kokumu, “birini sevmek” dersin, bana dönüp dokunursun ışıktan parmak uçlarınla. Şüphesiz ki insan, aşkta unutandır kendini. Ersan Erçelik Yeter büyüsüne aldandığımız Güneşin…biraz da yalnızlığımız Kendi aynasında gülsün, gerinsin Güvercin topuklu sükût gezinsin. Ahmet Hamdi Tanpınar Heyecanım kadar bekliyorum seni Ne kadarını ne sen sor ne ben Dur söyleyeyim: Güneş doğarken dolunayı görmek gibi. Bir ayet inceliğinde, Seviyorum seni. Yağız Gönüler Senin bir güle bu kadar benzemenin Ve benim bilinci nasırlı bahçıvan çaresizliğim Anlarım bitkiden filan Ama anlayamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Yılmaz Erdoğan güneşin kırılganlığına dokunup geliyorum. Birhan Keskin Kemik alınlar gelir dayanır güneşin ateş secdesine Cahit Zarifoğlu ey bütün kadınlar uzak!.. güneşi övmüyorum. ve kanım ne güzel akıyor… ıslak taşlıklarda. sanki her şey, sanki her şey!.. katıyürekli kârcıların, yani büyük tecimenlerin uzaklardan getirip sunduğu kanlı pahalı bir tabak… ey yanan bir şey, yanan ve içilen bir şey, karanlıktı kanım bir şey, güneşe başkaldırmıştı kanım (…..) sanarak. ben artık büyük kıyıları boylasam. Turgut Uyar Kertenkele gibi duruyorum bir an altında tunç bir güneşin Cahit Zarifoğlu artık güneşlerde kara doğuyor geçmiyor umudu vuran zamanlar hayat yıldırıyor hayat boğuyor bilmem kimin için çalıyor çanlar güneşler de artık kara doğuyor Mustafa İslamoğlu güneş ellerini çekti yakamdan sızısı kasıklarıma vuran arz kendini bana çalıyor yaralı bir atın toynakları gibi kirpiklerim beni ele verecek diye korkuyorum Mustafa İslamoğlu Rüzgâr esiyor usuldan bir kiremit düşüyor sundurmadan bahçeye elimin üstünde güneş birkaç damla yağmur karışıyor içtiğim çaya sonra bir bulut gemi gibi yanaşıyor masaya elele çıkıyoruz seninle güvertesine akşamın Arif Ay erken kalkabiliyorum her sabah; neden mi, çünkü, güneşin doğacağı saate ben kendim karar verebiliyorum bu evde. Cahit Koytak Toprakla güneş karışımı bir koku Ben gördüm Edip Cansever Çıkacağız yola Hesap günü gelince Yağmur yüzümüze değince Güneş bir mızrak boyu yükselince. Erdem Beyazıt Sen bir gece gelsen Güneş doğmasa Gitmeden yine gelsen Bu yeni geleni Bu bize bakanı Sana bir anlatsam Güneş doğmasa Sezai Karakoç Yıkansam, yıkansam, hep o güneşlerle yıkansam Dişleri tenime geçse yaz rüzgarlarının İzine pek rastlamasam Ama kalbini sert ve serin tutan bir denizciye Bunu bir daha sorsam Ne çıkar bir daha sorsam Sonra hiç konuşmasam, sonra hiç konuşmasam Ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği Benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi Kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam. Edip Cansever sen yollara yürürsen, çiçekler de yürür şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa Ahmet Erhan Şu yüzden şaşırtıcı: Senin gitmen üzerime her çullandığında, ciğerime bir yangı otururken, şimdi böyle dışarıda kuşlar çılgın - gün hafiften ağarıyor dingince yanıbaşıma gelmen -güneş doğuyor y o k k e n -oysa ki: v a r s ı n.. -Bunun ne demek olduğunu da h i ç anlamış değilim- ama biliyorum ki, h e p, öyle.. Oruç Aruoba Güneş bile bekletilebilir ama kim ısıtabilir yanarken üşüyen bir adamı. Veysel Çolak Ve sevincim doğduğunda, çatıya çıkıp haykırdım: “Gelin komşular, görün, gülümseyen güneş oldum!” Ama hiçbir komşum gelmedi sevincimi görmeye Aylarca sürdü şaşkınlığım, unutuldum, yalnızdık. Halil Cibran Fakat Yapa- Yalnızdım ben. Güneşin Ölümle tabut arasında kararacağını Nerden bilebilirdim Mehmet Fidan Bu güneş böyle güzel miydi Bu dallarını birden yitiren ağaç Bu duman böyle inceden ince Ben otuz üç yaşımdan sağdım da ağulu sütü Hem sızdırdım hem kana kana içtim de Üşüdüm her eşiği atladığımda eve her dönüşümde Dayandım da musallaya ferahladım iyi mi Sevindim bütün yolların aynı yere gidişine. İdris Ekinci Kalbim, kaburgasına yakın olmadığı kadar kalbine yakın Ve benim Sevgili kalbinden öptüğüm kadın; Senin yalnızlığın güneşin ağrına gider Benimse sensizliğim âyan beyan kıyamet. Turgay Demir an gelir; taşıyamaz bal meyvenin yükünü koca dal güneşin okşaması, rüzgârın esnemesi bahanedir kopar bağ Hilmi Haşal sevgilim, güneş bir avlu daha kazansın senden, denize de benden bir adam daha… Güzel avlumsun benden sokağa açılsan da! Haydar Ergülen Bir türkü söylerim güneş vardır içinde Kemal Burkay Gece ve sis içinde yürüyor yüzünüzdeki derenin şıkırtısı, hüzün dünkü çocuk kalır yanınızda, gözlerinizde yakamoz vakti ve ay sessizliği, kalbi acıkmış gece fenerimsiniz, ah benim kanımı ısıtan zalim efendim, içimdeki karları erittiniz, ağzınızın pınarıyla susuzluğumu dindirdiniz, evcil bir yağmur meleği olmalısınız, narın komşusu incir hanım olmalısınız, bakın güneşiniz bir şarap gibi üzerime dökülüyor, vazgeçemiyorum bir bahçe kadar derin bakan gözlerinizden! Engin Turgut Haziran gelecek, güneş yakacaktır tepemi, kayısılarım balla, şekerle dolacaktır. Ben bir kayısı ağacıyım, haziran gelecek, avuç içi kadar kayısılarım Ahmet’in ekmeğine katık olacaktır. A. KADİR Güneşe Kulum Ben Mademki ben güneşe kulum, güneşten söz açmalıyım size. Mademki gece değilim ben, mademki karanlığa tapmıyorum, düşten dem vurmak nafile. Mademki tıpkı güneşe benziyorum, elimi eteğimi çekmeliyim üzerinden ferah, mâmur olan yerin. Mademki tıpkı güneşe benziyorum, doğmalıyım ortasında harabelerin. Gerçi bugün bir kuru elmayım, ama değerim ağacımdan çok. Gerçi sarhoşum, yıkılmışım ama doğru lâf etmedeyim, erkekçe konuşmadayım. Benim gönlümün kokusu yöresindeki topraktan gelir. Ben o topraktan utanırım da nedense bir tek söz söyleyemem suya dair. Güzel yüzünden kaldır perdeni, böyle konuşmayı yakıştırma bana. Taş gibi kaskatıysa senin kalbin, bak benim kalbim yanmış, ateş haline gelmiş. Bir iyilik eder, şişeyi alırsan eline, bir de bakacaksın ki kadehle şarap bende dile gelmiş. Mevlânâ Celâleddîn Sen ey kendiyle yetinen; Artık suyumuz bulanık, Bir güneş bile olsa sonunda Yolumuz kırık, önümüz karanlık Ve ağır tuğrası alnımızda Padişah yalnızlığın Ama yine de umudumuz kalabalık. Enis Batur O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler, Dipsiz bir kuyudan tekrar doğacak mıdır, Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler, Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır. O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler! Charles Baudelaire Seninki huysuz bir acı, Oysa benim de yüzüm kara; Sevgin köklüydü, eksiksizdi senin, Benimki güneşe doğru büyüyen Tutkusuydu çiçeğin. Lawrance Duymak güneşin, rengin bizi bıraktığını, Ziya Osman Saba Ayrılık Çoğalarak giriyor günlerime Senden başka kim bilebilir Geçmişin dökümünü yaptığımı Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler Sonbahar hüznüne benziyor pencerede Artık konuk beklemeyen gözlerim Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı A. Kadir Bilgin sen nerdesin hepimiz nerdeyiz güneş oyalıyor ikindiyi bir kuş sesinde kuşla mukayyet değiliz. Turgut Uyar şimdi bu yüreği nerelerde beslemeli bütün saksıları kırılıyorken güneşin büyüsüyle ve ölümler ilençliyorken en masum sevinçleri ve her sevgi kendisiyle çelişiyorken şimdi bu nasıl doğmaklar olur yeniden beyazlara ama şimdi kim kandırabilir sizi bir ölünün hayat kokan ağzını öpmek için. Arkadaş Z. Özger gezgin ruhumda yol alan güneş. Şerif Erginbay Bir günü Güzel bir günü Güneşli bir günü Hiçbir şeye değişmem Onun için savaşı sevmem Onun için zulümü sevmem Onun için yalanı sevmem Bilirim yaşamaz güneşte Bilirim yaşamaz yanyana aşkla Ne haksızlık Ne korku Ne açlık… Necati Cumali Bil ki bu Budur işte Güneş yalnız dirileri ısıtır Güneşin kıymetini bil Oktay Rifat Güneş’i görmek bana yetecek Murat Kapkıner Dönmesin kalbim Tanrım, dönmesin kalbim Dönsün başım Dönsün başım Dönsün daima güneş sarhoşu başım Şaban Abak ıslanıp ıslanıp kurulanalım güneşte sen bakıp dur gözlerime gözlerime bak üveyka beni divane eden gözlerinle Bilal Can Ama güneş, bir gardiyan gibi tıpkı, Blaga Dimitrova Şükürler olsun ki, güneşi görebiliyorum; dağları, denizleri, Matthias Claudius Gülde çiy damlası… Buzum sırçayım; Güneşe çarpınca param parçayım. Bahaettin Karakoç Beni güneşin ortasına atsalar da Yanarım, pişerim, gelirim sana; -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! … Bahaettin Karakoç Ama günlerimiz hep aynı, Güneş o güneş, çekip giden Bir ışık çizgisiyle ardında, sevgi dolu. Salvatore Quasimodo Sokakta kuş ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım. Söz dedim, söz verdim. Ruhumu gömdüğüm yer hâlâ belli. Güneşi özledim, sonra seni Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım. Sonra gittin Gözlerin bir yeşil fanila unutulmuş balkonda Sicim yağmur taklidi Artık iyice inceldi. Didem Madak Bir daha görmeyeceksin gökteki güneşi Yavrusunu kucaklayan bir anne gibi, Bağrına bas onu toprak. Bir kadın nasıl örterse kocasını Sende onu öyle ört Vedâlardan Pencereme güneş eridi Aklıma çözüldü saçların Düşlerime taşan bir ırmak gibi Köklerimi topraksız bıraktın. Hicabi Kırlangıç ve tutunacağız, tüm gücümüzle, güneşin karşısında; Halil Cibran demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel güneşin şifa diye bilinen ışıkları İsmet Özel Yüzümü güneşe dinlendirsem Arif Damar Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor. Oktay Rifat Yanımızda göz göz unutmabeni Çiçekleri… Dokunma. Dokunma. Öldü nicedir canınla beslediğin yaz ve dindi su. Parça parça akıyor güneş. Sait Maden Aşkın gümüşten oltasına takılı sudan yeni çıkmış balık gibi güneşin altındayken ölmeli ölmek yeter mi Uğur Kaynar “kara kara gelen ölüm”ü düşünme çevir gözlerini güneşin doğacağı yere A. Kadir duraksama – uçurur güneş seni. Oruç Aruoba kurudu bir içdeniz, güneş çekildi bir mevsim gözlerini bırakıp gitti kar kokan bir rüzgârı çıkarıp sandığından Ayten Mutlu selam olsun yitirdiğim güneşe Selam olsun güz yorgunu bahçeme. Şafak Temiz Hangi tele vurunca böyle hıçkırabilir, Güneşi kanadında taşıyan büyük melek Senin ince gönlünü hangi kış kırabilir Güneşi kanadında taşıyan büyük melek Süleyman Çobanoğlu bütün günüme bütün güneş düşse ne olur, Birhan Keskin Güneş nasıl kucaklarsa ufukları Kalbini öyle kuşattı varlığım. Uzaklaşma benden, uzaklaşma! Cananım ol. Atharva-Veda güneş içime vuruyor güneşin ışığı var güneş yok güneşin ışığını kim anlatabilecek pazar pazar gezmek dağ dağ dolaşmak ve ormanlarda kalmak güneşin ışığını anlatabilecek olanı arıyorum güneş içime vuruyor Asaf Halet Çelebi sarp dağlardan örülmüş dört duvar içindeyim, nerdesiniz güneşler, nerdesiniz ovalar? dağılmaz, simsiyah bulutlar içindeyim; nerdesiniz güneşler, nerdesiniz ovalar!.. Ömer Bedrettin Uşaklı bir mezara gömülen hatıralar treni saklıyor seni beni bir mahşer toprağında güneş gibi kendime katamayınca seni Sıtkı Caney Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma Oysa güneş pek batmadı senin evinde Söyle Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç. Edip Cansever Ayrılalım, Sen annen güneşe git, nur ol; Ben toprakta dağılacağım. Bir akşamüstü Ormanı tek bir saz yapan En son dalda Son ışık ol, Gel, beni bul. Ahmet Hamdi Tanpınar Bir kaktüs olmalıyım ben, dışıma yağan bir sağnak Olmalıyım Uçsuz bucaksız dünyada Güneşin doğuşunu bekleyen. Edip Cansever Ne çok güneş vardı hatırla ne çok Seni gördüğümde ırmak kıyısında Mevlana İdris Zengin güneşin batışını fark etmeli ve deniz bir kavga gibi girebilmeli aramıza fark etmeli ki iyi bir güneş iyi bir yataktır Turgut Uyar Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Dürüstçe yaşadım ben, karşılığında Yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim. Jose Marti İnsan güneşle dünyanın arasındadır Mahmut Temizyürek Uyandım baktım ki bir sabah Güneş vurmuş içime Orhan Veli Güneşi eve çağırdım bana baksın, bakışalım odam boş kalmasın diye Petre M. Andreevski Yalnız güneşe boyun eğer bu yüzler Yalnız doğruluğa boyun eğer bu yürekler Yannis Ritsos Yücelerden yüce dururlar: Dünyayı doruktan seyreden, Bir öğle güneşi gibi Pablo Neruda “Hala buradasın, Güneş! Buradasın da neden yalnızmışım gibi geliyor bana. Hadi git sen, kalkarım ben hazır olduğumda. Bırak beni şiirimle baş başa. Cümlelerim devrik, Güneş! Onları bile koyamıyorum sıraya.” Arzu Eylem Son karesi gibi Red Kit’in batan güneşe doğru sürerken atımı gitme kal demeni bekliyorum Sunay Akın “Uyan Adem! Güneş el sallıyor İsolde Kurz Güneş mi var, Farketmeliyim Cahit Sıtkı Gene denizde, güneşte mi kalacak adamın aklı? Biz nasıl olsa öldük. Artık ne çiçek koklamak, Ne de ötekine berikine içerleyip Rakıya sarılmak var bizim için. Hiç, hiçbir şey kalmadı. Bari bizden sonra ne olacağını bilsek… Melih Cevdet Anday Bir anda aklım başımdan gidiyor. Umurumda değil hiç bir şey. Yağmurda sırılsıklam, Güneş altında kupkuruyum ama seninim diyorum. Haykırıyorum işte! Sana, yokluktan bir aşkı tanıtan; Sana, bir sebepsiz girdaptan ellerini uzatan Benim sevgilim! Yokluğunda sen oluyor dünyam Ve senden can istiyor Yokluğunda can çekişen bedenim. Emrah Altınok Nasıl unuturum, yüzüme kimin dokunduğunu güneşi, suyu ve ateşi gördüğümü kendimi hiç görmediğimi… Ertan Mısırlı sana misafir geliyorum denizlerin sisi içinde ve gündüz güneşlerinde şaşırmış Asaf Halet Çelebi adındaki ağlayan harften başlayarak öpüyorum seni aşk, dedim ve dilimi verdim kışa, yüzümü döndüm güneşe başladım son- ra’nın masalına… dediler iyi şeyler de vardır hayatta iyi şeyler de… karın yağması, yağmurun ıskalamaması gibi iyi şeyler… Beşir Sevim Ve birgün; Güneşin suyu öptüğü zaman Özgürlük renginde sevgiye açılırlar. Toprağın ilk su ve güneşi gördüğünden beri Kaç ihanet gördü kır çiçekleri, Kaç kurban verdi çığlara Ne yıllar tükendi, ne de baharlar, Bitmedi sürüyor o kavgalar Ve de sürecek; Yeryüzü sevginin, aşkın yüzü oluncaya kadar Sen yine de renk renk aç her zaman Kıyamet kopuncaya kadar kır çiçekleri…… Osman Çift yorgun bir aşk yorgun dünyasında sığındı kendine oysa gölgemi beklediğim güneşti kanda uyutulmuş veda busesi değil Ali Cengiz Akdeniz Kökü yedi kat altında olsa da yerin Yaprakların güneşe sevdalı Ali Haydar Timisi kış güneşi, ne çok yaram var, açıp baksana! Selahattin Yolgiden Ayın kırağında akşamı güneşleyen düş yeni bir aşk durduğumuz… durmadan. Aydın Şimşek Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi. Sabahattin Ali Güneş Çaldı Kapımı çok yalnızdım ve güneş çaldı kapımı sürgünden yeni dönmüştüm, makronissos orda kurak ve ıssız bir yüreğim vardı (şimdi sizin yürekleriniz gibi) onu da getirmiştim. arkadaşlarım hariç herkes beni terketmişti. yaşamım uzun bir deniz yolculuğuna dönüşmüştü git git varılmayan kıyısız bir deniz. evet, herkes terketmişti sevgili ve hüzünlü pire eleni bile. ve güneş çaldı kapımı kapımı çaldı güneş. gerisini biliyorsunuz. Behçet Aysan
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 31.12.2014