Kalp Şiirdir

Şair: Kalp Şiirleri Bercestem

Kalbim: kalbinde misafir kalsın bu gece Refik Durbaş Yerinden oynayan kopan bir fırtına gibi Kalbim sağ yanımda. Alaeddin Özdenören Ey! Dünden bugüne taşınmış eşsiz kederiyle kabul gören geçmiş. Yazdım, harf harf yazdım yeryüzünün kalbine, acıdı kalbim. Oya Uysal Eğer anılacaksam, kalbimle anılmak isterim. Murat Tokay Yanlış daha baştan yanlış Bir şiirdi bu, biliyorum Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir Kalbim unut bu şiiri Ahmet Telli En son evin önünde, Gözlerini açıyor delikanlı Ve kapıyor sonra hüzünle, Elini koyuyor kalbinin üzerine. Johann Ludwig Uhland bir tren makas değiştiriyor kalbimde bir vapur yan yatarak eğleniyor denizle Altay Öktem Sen kalbime dokunmuş bir dostumsun, bu kalp daima seni anacak. Kalbine iyi bak. Şair görünüşlü adam. Unutulmak korkusuyla tedirgin Tükeniyor kalbimin direnci Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgarını özlüyorum. Şükrü Erbaş Katılaşır onun kalbi yorgun kaldırım taşları gibi. Gelmez birisi yumuşatmaya kızımın kırılan hevesini. Mir Mahfuz Ali Kalbim neden isli bir şehir? Kalbim! Neden ben? Bir tek aşk sözü söylememiş gibiyim. Didem Madak/Enkaz Kaldırma Çalışmaları Dün, silindir geçti üstünden bir çiçeğin Bugün yine açıyor Demek ki kalbinin çevresinde kalbim dolaşıyor Süreyya Berfe gelsen de artık aklımın kalbini toparlayamazsın öyle dağılmışım ki boşluğa bir şiir yetiyor soluğumu yutmaya Fulya Codal Dün, silindir geçti üstünden bir çiçeğin Bugün yine açıyor Demek ki kalbinin çevresinde kalbim dolaşıyor Süreyya Berfe gelsen de artık aklımın kalbini toparlayamazsın öyle dağılmışım ki boşluğa bir şiir yetiyor soluğumu yutmaya Fulya Codal Ben rüyâların dokumacısıyım Rüyâ bekçisiyim ben. Yavaşça uykunda yürürüm Ve kalbine görüntüler yerleştiririm. İnuit (Eskimo) Şiiri Kalbin Kararı Önce sola, sonra sağa, yine sola Bakan akıldır, kalp uzatmaz Akıl iki kere ikiyi iyice bilir Kalp ikiyi inkar edecektir. İnsan uykudadır, ölünce uyanır Günün adamıdır ve karşılanır Can uyanır ve karar anıdır kalp için Allah sürprizdir, Rabbül âlemin Kalbin kararını akıl tartar Bu şuna benzer: akıl esnaftır Şuna da: akıl yaralanır Kalp yaralanmaz çünkü yaradır Ahmet Murat İlk orada unuttum çocukluğumu, kalbî hüseyni akışlı bir nehri taşımak neymiş gözlerime orada bildim, ve daha bu güz kendime geldim: Auswitzch’den sonra da yazılmalıymış şiir, Sıvas’tan sonra da, çünkü şiir çöldür bize ve her Muharrem’de kanlı su yerine geçer, İmam Hüseyin ve kalbî hüseynî doluların aşkına, unutmak düzyazıdır, şiirse şehitlerin çığlığı: Bir yudum su istemeden bekleyenin muzaffer yenilgisi, “Tuz Günleri” , “Kanlı Düğün” , ve “Biz kırılırdık daha da kırılırız” suçsuzluğu, çocuktum, çölde okudum masumlarla ve çok susadım, babaannem su verdi almadım, bir cümleden de şehit olurdu insan ve ne yazsa şair olmak istemezdi Kerbelâ’dan sonra, olmasın, Kerbelâ’nın şiiri kalbimde hâlâ, ve çöl sürüyor: Hüseyin Kerbelâ, Lorca Granada, Behçet Sıvas, Deniz Ankara… Haydar Ergülen Âh mine’l aşkı ve hâlâtihî Ahraka kalbî bi-harârâtihî Şeyh Galip Mevlevi Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan Emily Dickinson Kalbim, sorarım sana, Aşk nedir söylesene. “İki ruh ve bir düşünce; İki kalp ve onun bir atışı.” Friedrich Halm kalbim yok gitti yeraltına umudum kalbim fırtınada uçuşan kurum gibi durmadan dolar gözlerine birilerinin ağlatır kanatır huysuzum tok bir çocuk benim sevgim kalbim kırılan oyuncaklarım gibi hep özletir bana güzeli yorgunum Kaan İnce senin kalbini taşırım (taşırım onu kalbimde) e. e. cummings Kalbim Uzun menzilim benim Yolumu karşılayansın. ben ona dedim ki Bütün kuşlar tünedi Göğsümdeki tek kanatsın. Şükrü Erbaş rehin kalmaya geldjm kendi ellerimle rehinim artık kalbinizde Sinan Oruçoğlu gideceğim yolu gözüm seçmiyor buğulu bir şarkı içinden geçtiğim haritam yırtık, rüzgârı göstermiyor fikrim karıştı, kalbim için başka bir mevsim gerekli Sinan Oruçoğlu Kalbimin En Doğusunda Aşkın kanununu tahsil etmiştim kalbimin en doğusunda içimde yağmur duasına çıkmış birkaç köy Birkaç köy sular altında Kalbimin doğusu, her resme güneş çizen bir çocuktu. Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda Kavruk ve çatlaktı dudaklarımın toprakları Ölümün ötesinde bir köy vardı Orda, uzakta, kalbimin en doğusunda Şimdi bana yalnızca Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı Güzel beyaz bir tay doğururdu her sene hafızam Yorgundu oysa Durmadan, durmadan hatırlamaya koşmaktan. Kalbimin doğusunda bir yalan dünya vardı. Okyanusları mavi olmayan. Benim için hayat, Kalbi kalpazanlıktan kırk sene yatmış çıkmış bir adamdı. Geçmişim acıyor şimdi, yalnız benim değil Benim ülkemin geçmişi de acıyor mesela. Bilirdim oysa ilk badem ağaçları çiçek açar baharda. Bilirdim çiçek satan çingene kızlarını Onlar bütün şimdileri, bütün zamanlara Bir gül parasına satardı. Oğlan kıza bir gül alsa Bilirdim odur en kırmızı zaman. Adına aşk diyorlardı Kalbimin doğusunda bir yalan dünya vardı. Kim bir şairi kırsa Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela Bilirim kim dokunsa şiire Eline bir kıymık saplanacak. Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman Yorgunum oysa Durmadan kendime bir tunç ayak aramaktan. Aşkın kanununu tahsil etmiştim kalbimin en doğusunda Boş salıncaklar gibi gıcırdayarak konuştum karanlıkla Kediler gibi mırıldanarak. Alkolden bir denize bıraktım kalbimi Kırmızı bir sandal gibi Arka sokaklarda sarhoş konuştum karanlıkla Avuçlarımla konuştum Allah büyüktür diyen insanlar gibi. Kedi dili bisküvilerinin bir pastayla konuşması gibi Yumuşak ve kremalı konuştum onunla. Boynumda leylaklar açardı baharda Mor ve pembe konuştum karanlıkla Gece açılıp gündüz kapanan bir parantezdim Sözler vardı içimde işe yaramayan Sözlerle konuştum karanlıkla… Önce söz yoktu kalbimin en doğusunda Sözler… Bir yağlı urgandı acıyı boğmaya yarayan… Didem Madak Kaybedeceğiz! hayır, bu sefer doğru anladın ispat edemem fakat öylece içime baktın ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı Furkan Çalışkan Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası her solukta yeniden eksilerek artarak Süleyman Çobanoğlu Seni dağladılar, değil mi kalbim, ... Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık! Necip Fazıl Kısakürek Kalbim bağışlanmayacak birşey yap Ahmet Telli kalbimiz yerin ve göğün alt edilmez bir dirilikte olduğu tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz. kalbimiz kalbimiz hızla gelişecek. Turgut Uyar Birinden ötekine geçip gitsem de Şehirlerdir acıtan kalbini Ahmet Uysal bu kaçıncı tünel, yaşlı bir ağaç gibi ovada acının gözleriyle bakıyor çıplak omuzlarından gecenin dökülen nehir gibi kalbim toprağına akıyor Çiğdem Sezer Üç Gencin Kalbi Bir gemici tanırım Kalbini bir limanda bırakmış Ya kaybolursa? Ağlar çocukluğundaki gibi Kalbini almaya gidecek hâlâ Bir oğlan tanırım Derin yeşil gözlü Gönlü güney denizlerinin dibi Kalbi ise yerinde Birine vermeye gidecek Bir gemi arar durur Bulutlardan. Bir şair tanırım Onunki içler acısı Kalbini asla vermemiş Çalmışlar Kalbi eski bir efsanede saklı. Ece Ayhan Kalbimin yetim kayığı Geçmeye çalışıyor oynak, dalgalı Zaman deryasını Ping Hsin -Bu cihanda bıraktığınız aksiseda, güzel efendim, Çarptıkça yakıp dağlıyor kalbimi Ömer Şişman İnsanın en çok kalbi temiz olmalıdır. Tüm organlarımıza buyuran bir güç var onda. Anlatmaya, yorumlamaya gücümüzün yetmediği bir giz birikimi bu. İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün nasıl kayıp gidecek elinizden! Kaygan, yabancı madde dolu bir şey olup çıkacak sonunda. Kalbin gereksinimlerine dikkat edilmedi mi emek de, ekmek de yitiriverir anlamını. Ne emek, ne ekmek; önce kalbimiz bozuluyor çünkü. Nuri Pakdil Kalbini kıbleye bırak… Senai Demirci Allah Aşkına Kalbim Allah aşkına kalbim, Sakla sevgini Ve gizle şikâyet ettiğin şeyi Seni görenlerden Ve ganimet bil onu. Sırları ifşa eden Benzer ahmağa Susmak ve gizlemek Daha yaraşır aşığa Allah aşkına kalbim, Sana geldiğinde Bir soruşturucu Gelirse sana sorarak sıkıntını Gizle! Ey kalp eğer derlerse: “Nerede sevdiğin?” De ki: “Belki esir almıştır, Benden başkasını” Ve sonra mutlu görün. Allah aşkına kalbim, Gizle hüznünü Seni üzen nedir ki Dermanından başka Bunu bil. Ruhlardaki sevgi Kadehteki şarap gibidir Ne su görünür onda Ne nefesler gizlenir. Allah aşkına kalbim, Hapset dertlerini, Denizler coşsa da Yahut yıkılsa da felekler Sen esenlikte ol! Halil Cibran bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan bu son mezar kalbimde hicranla kazılan Nurullah Genç harcı âlem bıraktığın kalbini merak edersen götürüp Londra’nın ortasına bıraktım ne bülbül ne çocukluk ne keder. Zeynep Elif Arkan kendi kalbinin tanrısı olduğunu düşündün kendin kendine inanmadın münkir günlerinde Sulhi Ceylan kalp çok genişti ona dünya dar batık gemiler uzak son bir öpüşle tam iyileşecekken tam iyileşecekken hayatla çiçek sapını kalbine soktu Baki Ayhan T. bu devinimi kalbimin beni mahsun kılan bu deli saçması hayat ve sen içimde çoğalan şey ve sen kalbimin çıkmaz sokağı bu canhıraş haykırış beni yeniden yorumlayan İlhami Atmaca Aşkın rekâtı yoktur lakin zekâtı vardır kalbinin zekâtı da unutmaktır, unutmanın cömerti ol! Esra Elönü artık kalbim yok artık kalbim yok ağladığımda sana düşündüğümde seni artık kalbim yok seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok ! küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak köpeğine suda sektirdim bir kiremit parçası gibi ve bekledim batmasını bekledim batmasını yanan bir gemi nasıl ağlayarak denize dökülürse istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok! artık kalbim yok baktığımda eski resimlere özlediğimde seni arta kalmış bir kalbim yok! YOK! Küçük İskender bir aralık kapıdan gülümser anneannemin tül kalbi. Halim Yazıcı her şey benim kalbimdir ki bilirim kimsenin olmadığı bir yerde ölümü denemek isterdin hiç değilse bir defa nisansız bir serçe gibi herkesin gözlerine saçlarına avuçlarına dolanan ama nisan olsa da olmasa da serçeler benim kalbimdir Turgut Uyar Kalbimin derinlerinden bir kuş uyandı, uçtukça büyüdü, çoğaldı, oysa yüreğimi hiç terketmemişti… Halil Cibran Kalbime sığmaz oldun. İbrahim Tenekeci Ruknettin’in Kalbi İçin Kehanetler Ruknettin’in aynalarda ağladığı kadar var. Bir mevsimin kıyısından tutarsan Ruknettin Kurak ovalara yağmurlar yağar, Ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi, Kalbin şiir olup vadilerini sular. Senin de vadilerin vardır Ruknettin! Kehanetler kurarsın,yağmalarsın kendini Kurtarıp o yangında ilk önce kalbini Niyedir,aynalarda azalır sesin. Doktorum Ben bu kalbimi sarınır örtünürüm Kış gecelerinde o nu yakar ısınırım Üşürsem helak olacağımdan korkarım. Doktorum Gayya kuyusuna inmek istemem Bana bir ip uzat,yağmurlar istemem Aynaları kırarım,suretimi istemem Mevsimler dönedursun,bu dünyayı istemem Ben Allah’ı isterim. Ben hep aynalardan geçerim doktor Aynalar benden geçer. Araf’tan bir sepet sarkıtırım aşağı, Doluşur içine narin böcekler Yaşamayı yeni öğrenmiş kelebekler Üşüşür ben kalbimi sarkıtınca aşağı Ben hep aynalardan geçerim doktor! Günahları için ağlayan kim varsa Kanatlarıyla okşar onu melekler Hep böyle midir Kalbin hep böyle yavaş mıdır Ruknettin? Aynalar sana bir savaş mıdır Ruknettin? Yarin dudaklarından trenler geçer de Kalbiyin istasyonunda durmaz mı Sen hiç satrançta yenilmez misin Atına binip hep gider misin Bilmez misin,atından ayrı düşen bir vezir Zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı Ve nihayet şahlar da aynalardan geçer Bir sen mi kalırsın bu rüyada Ruknettin Herhalde hep böyledir Bu dünya sevenlere bir tuzaktır Ruknettin! Buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik Konuşmayı unuttuyduk,hal diliyle söylediydik. Dua okuduyduk,yağmur dilediydik Kalbinizi kuşatmaya geldiydik. Hoşgeldiniz.Buyrun.İşte kalbim. Adımı unuttuğum zamanlarda RUKNETTİN’im Gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim. Şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim. Benim kalbim bir ıslahevidir doktor. Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde Benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur Uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde Kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor Tıkanır,ölür metropollerde. Bir çiçeği uyandırmak için mi Söner bu ateşgahlar Kaldırmak için mi yeraltını O derin uykusundan Kurur bu göl Ne var ve ne oluyor Neden türkü söylüyor fesleğenler Uzakta biri mi göründü Biri İncil okurken düşüp bayıldı mı Bir rüya mı gördü yalnız keşişler Ne oldu? Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız Bir çay ocağında ya da bir merdiven başında Sunmuş olmalıyım kalbimi size Bakın!demiş olmalıyım henüz avladım O’nu İgvanın zehrini boşalttığı kuyularda. Yalnız günah parlar zifiri karanlıkta Ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur Bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda Ay gibi ışıdığında bir aşk Bir mevsim yönünü şaşırdığında. Hayret etmiş olmalısınız,kalbim Hezarfen misali havalanınca. Korkarım sevgili doktor,bu mektuba kendimi üzerek başlayacağım Çabuk büyüyen bir çocuk gibi, Ceplerimin nerede olduğunu unutacağım önce Ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine. Sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı unutacağım. Unutacağım,hangi şehirde durursam yar beni karşılar. Nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar Gülümseyen bir arap olacak yüzümün size bakan tarafı, Terkedip gitmelerin ağırlaştığı bir güz olacak öte yarısı. Alnımın dokunduğu yerden savaşlar artacak Ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet ”gönüllü mağlupları olacak hayatın” doktor. Yarından korkan adam,Ruknettin böyle söyler. Siz doktor,yazabilir misiniz bir gülü yeniden Alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa Kabaran yağmuru yeraltına Ve bir aşkı ayrılığa Yakıştırabilir misiniz doktor Kanatlarında hüzün ve manolya taşıyan Kuşlarla konuşabilir Ve trampetimi geri verebilir misiniz bana? Ah kalbin moğolları ! size verecek ne kaldı Bir kitap olup yandı da o Külünden zehir kaldı Bir hayal olup uçtu da Gökte melekler bağırdı ”eve dön,eve dön!” Döndüm ki;şehrin ağrıları üstüme kaldı Bulvara uzanmış diskotek kızları/o melul orospular/ Süpermarketler,bankalar /yani toplu insan mezarları/ Üstüme kaldı. Size ne denir ey kalbin istilacıları Barbar denir,’bir hayal yıkan’denir. Alın O’nu da götürün,bir kalbim kaldı. Bir ilkokul atlasında gemilerim yandıydı Cenevizden geliyordum,elimde mektuplarım vardı. Elimde ölü bir kızın sağır saçları vardı Bir mevsimin ortasında kalakaldıydım Bakkaldan manavdan değil, Cenevizden geliyordum doktor O kızın saçlarından geliyordum Yitirilmiş bir mahkemeden Galiba kalbimden geliyordum. Bir güle boyun eğdiren nedir O aşk değilse Nedir kalbe çıkartılan Tutuklama emri, Aşk değilse. Ah,o sığınaklardan Yitikleri toplayan Ve düşlere vuran gemi Nedir aşk değilse Size kendimden bahsediyorum doktor Biraz yağmur kimseyi incitmez. İyi ruhların arasında dolaşan Bir gölgeden sözediyorum. Acıdan çatlamış kalbi Soğuğa dayanıklı kılan bir bilgiden Terkedilmiş şizofrenleri Kendine çeken vadiden Keşişlerin hüznünden Ve bir aşk yüzünden Ayları karıştıran kişinin Tababet-i ruhiyyesinden Size kendimden bahsediyorum doktor Ben kar yağarken ıslanmam. Benim öbür adım rüzgar Uğradığım orman Değdiğim kalp uğuldar. Deki bulunur elbet İyi bir hal üzre kaybolan kişi Kemal Sayar Kalbim , unutacağız onu, Bu gece, sen ve ben. Ben ışığı unutayım, Onun sıcaklığını sen. Unuttuğun vakit, söyle bana, Ola ki düşüncem donar. Acele et, oyalanırken sen, Hatırlayabilirim onu tekrar. Emily Dickinson Kalbine iyi bak sevgili sufi Kalbine iyi bak sevgili sûfî… Mevlânâ’nın Uzak dediğin yer ancak bir karış diyerek adres verdiği kalbine… Aşk’ın Hüsn için nice basamaklardan geçip nice engelleri aştığı kalp ülkesine… Sadef içinde inci gibi parlayan kalbine… Öyle iyi bak ve öyle iyi gör ki; himmetle inen ve hikmetle süslenen aşkın senden aşkın bir hâl alsın. Taşkınlarca sevgilinin diyârına ulaşsın. Korkma… Âşık ve mâşuk arasında öyle bir yol vardır ki içinden geçen bütün cümleler hurûfî bir edayla tek tek ulaşır muhatabına. Kalpten kalbe yol vardır. Çünkü Fi’l kalbi mine’l kalbi ile’l kalbi sebîlâ… Kalbine iyi bak sevgili sûfî… Kalp ki maddeden öte mânâ dikenden öte gül-i rânâ… Sula sevgili sûfî sula. Kan nehirleri arasında kalan kalp vadisini istek aşk marifet istiğna tevhid hayret ve yoklukla sula. Sonrası bekâ… Sonrası sıla… Kalbin ki bütün yolların kaynağı ve bütün yolların son durağı. Cânânı aramak için kalbinden çıktığın bu yolda varacağın yer yine kalbin aynası… Çünkü ey sevgili sûfî… Seven ve sevilen birbirinin aynısı. Mevlânâ boşuna söylemedi ya: Gönül kemâlinden bir iz bulunca; can canı içinde seni buldu. Mevlânâ mıydı bulan yoksa Şems-i Tebrizî miydi arayan? Aranmakla bulunmuyorsa ancak bulanlar arayanlarsa neydi bu ikiz ruhları karşılaştıran? İki bedeni tek ruha iki kalbi tek aşka bağlayan zincirin adı neydi? Dil muhabbet dese de bütün dillerden yüce bütün dillerden öte bir şeydi. Lisân-ı hâl bile bu muhabbetin sırrını çözmeye yeterli değildi. Aynı anda fikretmek aynı anda hissetmek ve aynı anda zikretmek… Kalpten kalbe giden yolu sözden öze dökülen bir sohbetle gözden gönüle akan bir ateşle beslemek… Doyumsuz bir ateşle beslenmek… Ve Aşkî’nin kaleminden: İftirâk-ı sohbet-i cânâna doymaz gönlümüz İhtirâk-ı âteş-i hicrâna doymaz gönlümüz Kalp kalbin diğer yarısı ve bundandır ki kalp kalbe karşı… Çünkü üç harfe ve beş noktaya gizlenen bir lugat var arada. Çünkü Fi’l kalbi mine’l kalbi ile’l kalbi sebîlâ… Kalbine iyi bak sevgili sûfî… Çağlar öncesinden devraldığın ve çağlar ötesine sakladığın her yanını aşkla donattığın kalbine… O kalp ki mücellâ o kalp ki müstesnâ… Sen değil miydin Bende Mecnûn’dan füzûn âşıklık istidâdı var diyen? Âşık-ı sâdık isen kalbine iyi bak sevgili sûfî… Hikmeti gör. Gör… Aşk odu evvel düşer ma’şûka andan âşıka diyor Fuzûlî. Bil ki pervanenin kül olması için ilkin mumun alev alması gerekli. Yanan kim Mevlânâ mı Şems mi? Aşk dâvâsında sen ben ne fark eder ki? Âşık gelmiş mâşuk gitmiş ne fark eder ki? Üzerine bastığın toprak aynı ise geçtiğin yollar aynı ise yan yana durmak şart mıdır vuslat ânında? Kavuşmak bedenen değil kalben bir olmaktır aslında. Çünkü Fi’l kalbi mine’l kalbi ile’l kalbi sebîlâ… Kalbine iyi bak sevgili sûfî… Gülden bülbüle uzanan bir dal varsa mâşuktan âşığa uzanan bir kol varsa kalpten de kalbe giden bir yol vardır. Bu yolda lisân-ı hâlle örülmüş bir muhabbet vardır. Kalbine iyi bak ey sevgili sûfî!.. Kalbini noktalara sakla. Bil ki bu yolda hükümdar… Hükümdar bile (Muradî) ancak ve ancak bir nokta kadardır: Elbette bu hâlimden o yârin haberi var Fi’l kalbi mine’l kalbi ile’l kalbi sebîlâ Senem Gezeroğlu Yüzüne ince bir örtü gibi rüzgâr düşüren aralık kalbinden aşklar dökerken tanıdım seni Haydar Ergülen Farı, kalbim, farı da Kapına yığılacak karları Kürüyeme! Ben senin necinim, kalbim Kulun, kölen, müneccim İşlerin, açmazlar – – koş aç, koş aç! Behçet Necatigil Dinle!..Dinle Selim! ölürsem; -gülme- Kalbi deniz gören bir kadına gömsünler beni! Ali Asker Barut “geride kalan kalbinizse, mutlaka geri dönersiniz.” Umman Şahiner sen ey kalbim, titremez misin uzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına? Aslı Durak Üstüme kar yağıyor. Kalbimin Atışlarında eriyor kar Üşümüyorum, üşümek elimde değil Hiçbir şey elimde değil Sevmek istiyorum, sevemiyorum Çarpıyor birbirine kalbimin kapıları Edip Cansever Artık kalbimiz kutup denizinde ve yalnız. Hüsrev Hatemi Kalbindeki cama bir taş değer, dosttandır ‘kırılınca anlaşılır kalbin camdan olduğu’ kalbin bahçesinde bir gül solar, dosttandır Haydar Ergülen Kabul et, uzaklardaki sevgilim, Kalbimin vedasını, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Tutkularım bitti. Düşlerimden de soğudum. Sade çilem kaldı bana, Kalbimdeki boşluğun meyvası. Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Tutkuların çeşmesi kalbim yokoldu. -Geriye bir çöl kaldı- Federico Garcia Lorca kalbi tut kalbi kalbet kalbi kaybet gaybe doğru kalbi tut Suavi Kemâl Yazgıç Şâ’ir oldur ki anıñ kalbine Hassân gibi Nefha-i Rûh-ı Emîn eyleye ilkâ-yı sühan Sünbülzâde Vehbi Efendi Aşk oduna yanmıyanın Kalbi sâfî olmaz imiş Eşrefoğlu Rûmî Olmazdı kalb-i mahzûn tâ böyle zâr-ı Mecnûn Çeşmin kılaydı efzûn zülfün penâh olaydı Osman Nevres Lâkin o bahçelerde geçen devre’den beri Kalbimde solmamıştır o şi’rin çiçekleri. Yahya Kemal Beyatlı Bu bedeni ben taşıyacağım yıllar yılı Sen arkamdan geleceksin.. Ben yorgun düşeceğim aşkdan Kalbimi sen yükleneceksin… Aynur Şakman ben şimdi ve daima kalbine hüzünler ihbar edilen bir şairim: Hilmi Yavuz Yine namlularla çevrildin kalbim Ne önleyebildin ne karşı durdun Çevirdin şiiri aşk yönlerine Gel kucakla kalbim kuşat gülleri Osman Sarı Günaydın bana geri gelen şiir Bana geri gelen anıt Bana geri gelen kalbim Bana geri gelen kalbimin ayışığı Gözleriyle iyileştiren yaralarımı Kalbim güneşim efendim Sezai Karakoç kadınlar nasıl kokar çiçeklerden farkları avuçlarının arasına aldığımda gögüsleri bir güvercinin kalbi gibi mi çırpınır Ali Biçer Kalbini uzaklara söyle yolladın mı hiç Teodora Doni Ah bir kuş ismidir kalbimizde yaşar Sümeyye Şeker Akşamdır, iniktir elinin perdeleri. Çocukların koştuğu bir avludur kalbin; Dilsiz, ama ağlamasını bilen çocukların Gökten geçen leyleklere bakması kadar Sessizdir kalbin. Ülkü Tamer Dünyanın en hızlı/çarpıntılı akan iki nehrinden biri Çoruh Desem, doğrudur; ikincisi kalbim, desem: ‘şair sözü’ olur! Leylâ Şahin Kalbin iyi bir hedef olmalı meydanın ortasında Erol Çankaya Firari bir aşka saklanacak kalp bulmak Anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı. Belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin, uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda bir kalp bulmak bir kalbe çevrilmeyeek bir teklif sunmak okyanusları birleştiren hayali aradenizlerin sonundaydı! Küçük İskender Sen doğmadan sevmişim seni Ölüm bahanesiyle kapanmadan kalbim Ahmet Ertan Mısırlı Kavs-i kaderin attığı ok sath-ı zemîne Ancak geliyor, saplanıyor kalb-i hazîne Ey tîr-i kazâdan açılan şerha-i sîne! Dil-hânedeki perdeli revzenden usandım Tâhirü’l-Mevlevî Alnımın yazısı bezdirdi beni Kalbinden yaralı gezdirdi beni Ayaklar altında ezdirdi beni Belki toprağımı başta taşıdır Tâhirü’l-Mevlevî Savaşa girdin kalbim bin yara aldı beni Ne denli acı varsa aradı buldu beni Osman Sarı yağmur yağıyor ve ben yer altı nehirlerinden ıslana ıslana kalbinden sessizce geçiyorum Alaeddin Özdenören Akar saçlarımdan yalnızlığın ırmağı Kalbime dökülür.. Alaeddin Özdenören Kalbimde o kor bakış olan saklı durur; Bir gün çıkacak sanma sakın, saklı durur. Sen öyle güzel, öyle güzel bir gül idin.. Soldun, rubaimde kokun saklı durur. A. Vahap Akbaş bilincim açıktı kalbim yaralıydı derim ama sanırım bunu mazeret olarak kabul etmezsin bi salıncak gökten: öyle aman aman bir şey olmasına gerek yok özenmene falan olur mu İsmail Kılıçarslan Kalbim daima seni takibedecek ve asla seni unutmayacak. 5’ler Topluluğu-Adı Bilinmeyen Şairler (Çin) İ.Ö. II. Ve I. Yüzyıl Sen yetersin bana, sende kalbe kifayet var İmam-ı Şafiî yaşı hep altmış üç yüzü yeni gelmiş bir vahiy gibi gözlerinin önünde hep rahman suresi canlanır kalbi hep yasin okur Sezai Karakoç Ekdikleri dâne-i şirâre Biçdikleri kalb-i pâre pâre Şeyh Galip Durma sefer et güzâr-ı Kalb’e Can baş ko reh-güzâr-ı Kalb’e Şeyh Galip Çırpınır göğsünün içinde kalbi, Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi. Ahmet Kutsi Tecer Zamanla değil, bir yerde Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını Billurdan sarkaçlarıyla. Kalbim, sersemliğim benim.. Edip Cansever ve kalbimiz bize sahip çıkmadı Hilmi Yavuz güz bir ney’dir, bir gül üfler ……………………ve akik işler kalbine, dinle! hangi hüzünler evidir ve hangi sazlıkta gurbet gösterir bir kuş şimdi mesnevî ve ahd-i atik? Hilmi Yavuz Gözlerine ne oldu ki, “dur ağlama” desen coşar ırmak olur; Ya kalbine ne dersin, “yetiş huzur” dedikçe artar acısı gamı.. İmam Bûsîrî (Kaab bin Zubeyr) Kim ellerini alnımda gezdirirken o ten, ses ile, Bana kalbin musikisini verecek, haberi olmadan. Fazıl Hüsnü Dağlarca sözde direnen aşka sığındı veda uslanmaz güvercinin kalbi yenildi Pelin Onay ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle tırmanırım kalbinin tepesine ve işte, zakkumların diliyle konuşabilirim seninle. rüzgarın ve acının bildiği dilde acelesiz, hiç yarışmadan, sessiz oturabilir miyiz seninle? Kemal Sayar Sen olmasan… Seni bulmak hayâli olsa muhâl, Yaşar mıyım dersin? Söner ufûlüne bir lâhza kaail olsa hayâl; Soğur, donar, kırılır senden ayrılınca nazar Ne hazin Gelir hâyât o zaman hem vücûda hem rûha, Yaşar mıyız seni kaybetsek âh ben, kalbim, Bu kalb-i muztaribim? Tevfik Fikret Tüm şiirleri sökeceğim duvarlardan, Kalbimden ve kağıtlardan.. Murat Özel Kalbimde vardı “Byron”u bedbaht eden melâl Yahya Kemal Beyatlı Kalbim bir sağanağı içecek kadar susuz ; halbuki üzerine bir çiğ tanesi bile düşmüyor… Petöfi Şandor Herkes gider Ne? Bilmiyor muydun sanki Sevgili kalbim! Ali Lidar Sen aklınla ne düşünürsen düşün, kalbin kendi hafızası var... Murathan Mungan Kalbin nasıl?   Andrei Tarkovskykalp_siirdir
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 02.02.2015