“Yaşlı kişinin kalbi iki şey üzere gençtir. Uzun yaşama sevgisi ve mal çoğaltma sevgisi.”

Şair: İhtiyarlık Şiirleri Bercestem

Arasıra düşmüyor değil aklıma Yabancı kadınların sıcaklığı Ama Allah bilir ya ne saklıyayım Yanında ihtiyarlamak istiyorum Turgut Uyar Ey hüzünlü ruhum,ihtiyar budala Charles Baudelaire – Neydi ayrılık delikanlı? – Hiç. Benden kaçması ihtiyar bir atlının. Süreyya Berfe Bitti aşk dolu günlerim, artık aklımı Alamaz eskisi gibi başımdan Kızların, evli kadınların, dulların çekiciliği, Terk etmeliyim o hayatı eskiden yaşadığım, İki kafanın uyuşabileceğine inanan o saf umudum geçti, Geçti aşırı şarap kullanmalarım, Yaşlı bir beyefendiye yakışacak bir günah için Sanırım para tutkusunu arkadaş edinmeliyim. Lord Byron Modern toplum düzeni, delileri, sakatları olduğu kadar yaşlıları da görünmez kıldı. Ayak altında dolanmamaları, hayatın akışında bir sekteye yol açmamaları icap eden, bu sebeple de mümkünse buharlaşan, silikleşen unsurlara dönüştüler: Bir yük, bir ayak bağı, yavaşlatan bir kaygı unsuru. Ahmet Murat Yaşlı bir adamdan duymuştum: Bir bildiği yok konuşanların, bilenler sessizlik içinde. Eğer o yaşlı adam Yol’u bilenlerden biriyse Neden beş bin kelime yazmak zorunda kaldı ki. Konfüçyüs Kuru dalı ağacın Artık çok yaşlı, beli solgun Ve yok tomurcuklanmak umudu Cahit Zarifoğlu Ördeklerle uçma özlemi içindeyim Yaşlı bir kaplumbağa gibi kabuğumun içinde sabırlıyım Kayser Eminpur hüzün çocuklar için arada bir, yaşlılar için sürekli Gülten Akın Ey yüce gökleri yükselten! Neden yaşlılığımda beni çaresiz bırakıyorsun?! Genç iken herkesten üstün tutardın beni; Yaşlılık çağımda neden alçalttıkça alçalttın beni?! Firdevsî Ve sefil yaşlılığının küskünlüğü içinde hayatını nasıl boşa harcadığını düşünüyor güçlü, yakışıklı, sazı sözü yerindeyken. Yannis Ritsos Hep duldalı güz şarkıları mırıldanır yaşlı kadınlar Cennetle Cehennem arasındaki A'râf'ta İlkbaharları, yazları geçmiştir ömürlerinin Kışları birer buz çiçeğidir tozlu rafta Bahaettin Karakoç Kurtlara yenilmemekti dileğimiz, Bizler de olduk birer tilki... Şimdi ne kadar bizden uzak kalbimiz, Bize ne kadar yakın kin, ne uzak sevgi. Hüsrev Hatemi Rahmetli ninem derdi ki “Bak oğlum! Beni tek inciten, tek üzen var ya? O yıllar söylenen aşk suçlarıydı. Gönül kovanımda ilk gezen var ya?” Dedemi göstererek: “Aha şu haşarı kızıl arıydı!” Ahmet Süreyya Durna Gençler bütün haşarı Yaşlılar büsbütün kederlidirler. Cahit Külebi bir somun ekmek çalan yaşlı kadındır aşk ve çok fazla ve fazlasıyla erken kullanılan bir sözcüktür aşk. Charles Bukowski pencerede oturmuş yaşlı adam gözleri yorgun saçları ak ağzı kötümser kimin yolunu bekler ölümünden başka Attila İlhan Serüvenlerin yorgun yeniği elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün ya da hasta bir tanıdıktır ancak hepsi o kadar Unutma Ahmet Telli Vâkıâ ben de yoruldum, o fakat pek yorgun… Mehmet Akif Ersoy Dün akşam gün batmadan Yaşlı ölülerin arasına Bir küçük misafir geldi. Çocuk bahçesinde kovası kalmış Kumların üstünde küçük küreği. Besbelli çok yorgun hemen uyudu. Doğruldu yerinden yaşlı bir ölü Örttü üstünü: Madem ki annesi burada yok, Bu küçük kız bize emanet, İlerde yatan bir başka ölü Yavaşça seslendi: Başındaki kurdelayı çözüp katlayın Ütüsü bozulmasın. Baki Süha Ediboğlu Ah, Yaşlılık günleri yorgun, bezgin günler, Uykusuz geceler geçiyor acılarla: Ey gençlik günlerimin altın zamanları, Neden dönüp gelmiyorsunuz yeniden bana! Robert Burns on yılları uçurup yaşlılığa doğru kayarken Charles Bukowski Geçim parası için nice yaşlının eski İstanbul evlerinden getirdiği eşyalar üstüne kar koyulup satılıyor antik acılar çarşısında Sunay Akın orta yaşlı bir kelebeğiyim istanbul’un her ayrılık bir hüzün bırakır yüzümde Sunay Akın İhtiyârım ama bir gece sen beni adam akıllı bir sev de, seher çağında koynundan genç çıkayım Hâfız Bir çocuk sevdim uzaklarda Bir elinde yarın öbür elinde dün Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün Dünyanın haline bakıp güldü geçti Metin Altıok «İhtiyarım, hazan yaprağı gibi kuru; Karım yok, yalnızım, bir ayağım çukurda; Belim bükülmüş, Tanrım, mezarıma doğru, Nasıl eğilirse suya, susuz bir boğa.» Victor Hugo ya da ucuz bir pansiyon odasında Marilyn Monroe’nun fotoğrafıyla yaşayan bir ihtiyar Charles Bukowski “İnsan ne yaparsa yapsın ölümlü bir varlık. Vücudu yaşlanıyor; hemen değil hayır, önce gözleri ya da bacakları ya da kalbi yaşlanıyor. İnsan parça parça yaşlanıyor. Ve bir gün ruh yaşlanmaya başlıyor. Çünkü vücut ihtiyar olmak istiyor, ama ruhun hâlâ özlemleri, hatıraları var ve hâlâ arıyor, seviniyor, arkadaşlarını özlüyor. Ve mutluluğa duyulan özlem kaybolduğunda sadece hatıralar ya da kibir kalıyor; ve insan o zaman gerçekten sonsuza dek ihtiyar oluyor.” Sandor Marai Yaşım 27 -İnsan kökü çürümüş çınar gibi apansız ihtiyarlar- Azaltmıyor, azaltmıyor müezzinin sesi göğsümdeki kederi Ahmet Oktay Cami avlusunda İkindiyi bekleyen ihtiyarlar gibi Beklerdim gelişini Oysa sen Sehiv secdesi gibi geldin her seferinde Bizimki iki tövbe arasında aşktı Belli ki… Adige Batur Çardak altları bitti, bitti üzümün tadı, Artık ihtiyar çamlar, selviler saltanatı, İşte bir kere daha haraboldu bahçeler. Ziya Osman Saba Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum. Nemli bir tomar gibi. Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor. Galiba ihtiyarlıyorum… Cemil Meriç deneyimlerim sesleniyor ki bitimindeyiz zamanın yaklaşan bir sonu var ya senin, ya ihtiyar akbabanın Furuğ Ferruhzad Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri? Sana düşer azapların, tövbelerin beteri. Alçakları besler, yoksulları ezer durursun: Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri. Ömer Hayyam Bir ihtiyar delikanlılık taslarsa gülünç olur, Ama bir delikanlı yaşlı gibi olsa bu da hüzün verir! Nikoloz Barataşvili Güz- kuşlarla bulutlar bile yaşlı görünüyorlar Başo istanbul dönüşü yaşlı kucağına atlardım kırkında bir olgun adammış o zaman şimdi ihtiyar diyorlar, ben onu bu yaşıma değişmem Ömer Faruk Hatipoğlu Bazı el sanatçıları yirmi yıllık tecrübeleriyle övünürler. Oysa aslında bir yıllık tecrübeyi yirmi kere geçirmişlerdir. Sen bu hataya düşme. Senden büyüklerin tecrübe avantajına da kızma. Unutma ki onlar bu tecrübeyi kazanmak için karşılığım hayat keselerinden ödemişlerdir. Yemden doldurulamayacak bir keseden.» Otake-san hafifçe gülümsedi. «Sonra yaşlıların tecrübelerinden mutlaka yararlanmak isteyeceklerini de hatırından çıkarma. Ne de olsa ellerinde ondan başka bir şey kalmamıştır artık.» Şibumi Gecenin bir yarısı Lalelide ölüm raporu düzenlediğim yaşlı adam da hafızamdaki mezarlıkta yerli yerinde duruyor. Anladım ki, insan dokunduğu ölüleri hiç unutmuyor. Ya şu önümüzdeki bilmem kaç piksellik ölüm fotoğraflarına da dokunsaydık… Ya dokunanlar… Ya sevdiğimiz birinin ölüsüne dokunmak… Zehra Betül Yaş da geldi yaşlılığa erdi ya, herkese her şeye bir veda gözüyle bakıyorum artık. Eskiden gördüğüm, duyduğum dokunarak geçtiğim her eşyadan, her insandan, her yerden son bir kez daha görerek, duyarak, dokunarak geçeyim istiyorum. Ali Asker Barut Dualar bir işe yaramıyor ve inatçı yağmur, yaşı gereği toplulukta yağmurun tutumunu herkesten daha iyi bilen en yaşlı adamın uyarısından sonra diniyor: “yağmak mı istiyor? bırakalım dilediği kadar yağsın” Louis Althusser ben, yeryüzünün yaşlı şairlerinden biri, taşların, otların, kuşların dilini çözmüş sanırdım kendimi. Cahit Koytak Yanımdaki masaya bir genç kız oturuyor, On yedi on sekiz yaşlarında. ‘Ne çıkar’ diyorum kendi kendime, ‘Güneşli bir ikindi değil mi yaşlılık da?’ Ahmet Ada – “Sağ ol, sağ ol genç adam. Kaç yaşındasın sen?” “Seksen,” diye yanıtladım. – “Ah ah, şimdi seksen olmak vardı!” “Peki ya siz? Siz kaç yaşındasınız?” – “Seksen dört, Evet, aynen öyle, seksen dört. Hiç inandırıcı gelmediğine eminim. Arkadaşlarım otuzlarımda gösterdiğimi söyler” Irwin D. Yalom ...Gencim, ne ki, eriyor tükeniyor gençliğim, tıpkı yaşlılığım gibi. Korkuyorum yaşlılığımdan daha uzaklarda olmasına karşın. Yok bir farkı ömrümün baharının ondan.” Giacomo Leopardi Mutluluğun capcanlı anıtını gördüm geçen gün Dimdik bir yokuştan çıkıyor Çok yaşlı bir kadınla bir erkek Kol kola elele Dayanmışlar birbirine Bakışları gülüşleri titrek titrek Sanki yapışıp kaynaşmışlar Aziz Nesin kardeşler ben çalayım siz görün nasıl geçilir kiraz rengi sokaklar soluk soluğa yeni aşklarla yorulmaz yaşlı bir yürek bile gülüşler ona akar da Haydar Ergülen Eskiden her konuda konuşurdum istekle Bir geniş gülümsemeyle dinliyorum şimdi Şükrü Erbaş Oğul bakıyor yürümeyi bile göze alamayan yaşlı anaya adım atsın diye koluna giriyor ve düşünüyor yıllar öncesini o anda: “Onun gibiydim bir zamanlar ayaklarım güvensiz titrek… Beklerdim uzatsın diye kollarını esirgesin beni yürümeye başlarken…” Kemal Özer Artık yüzün Yaşlı bir adamın yaşlanmaya başlamış yüzü, Uzun süredir yolcuların inmediği Bir hanı andırıyor gözlerin Ülkü Tamer Tanabay, “Böyle olacağını bilsem hiç bugün yola çıkar mıydım?” diye hayıflandı. “Şimdi ne ileri gidebilirim ne de geri. Yolun ortasında kalakaldım. Atı iyice yorup bu hallere düşmesine sebep oldum.” Cengiz Aytmatov Âşinâ, çehre azaldıkça duraktan durağa, Acı bir hâtıra enkazı çöker ortalığa. İbrahim Alâettin Gövsa Yaşlı adam, yaşlı çocuk, yaşlı kız Savaşın sağladığı eşitlik! Şükrü Erbaş Yaşlılık işte. Bardak doldu, ama damlası eksik. Onu bekliyorum efendim. Ercan Kesel Ben yaşlılığa inanıyorum, sevgili dostum. Çalışmak ve yaşlanmak, işte yaşamın bizlerden beklediği. Günün bitiminde ihtiyarlamak, ama her şeyi anlamaktan hâlâ çok uzak bulunmak, öyleyken yeniden işe koyulmak, öyleyken sevmek, öyleyken sezgilere açık olmak ve yıldızlara varıncaya kadar uzakta yer alan ve dile gelmeyen ne varsa, tümüyle ilişki içinde yaşamak. Ralner Maria Rilke ‘Oğlumu benden önce almayın’ diyen Yaşlı bir adamın bakışları Karanlıkta Vicdan gibi. Bejan Matur Bir zamanlar olduğumdan daha yaşlı olmayı isterdim. daha dingin, deneyimli, bütün olumsuzluklardan kurtulmuş, dünyaya yukardan bakabilen biri. Belli yaşa gelmiş, tutkulardan arınmış, durulmuş oturmuş kadınlara hayranlık duyar, imrenirdim. onları hayatlarının hesap sağlamasını yapıp kadınlık sınırını aştıklarını, gözyaşlarını arkada bıraktıklarını, sevilmeye fazla gereksinme duymadıkları için artık acı çekmediklerini düşünürdüm. Şimdi gençliğimde özlediğim yaşlardayım, ama hâlâ olmayı umduğum kadın değilim. Bu modelin bana pek uyduğunu da sanmıyorum ayrıca. Olgunluğu niteleyen bütün iyiniyetli sözcüklerin arasında başıboş dolaşıyor, yan yollara sapıyorum bu yüzden. İnci Aral -87’yim! Ama bir türlü kendimi yaşlı gibi hissetmeye başlayamadım. Sanki orta yaşlıyım. Sanki  yapacağım daha çok şey var… Betül Mardin Malum, ölüme hazırlanmak üzerine çok kesin sözler söylenebilecek bir mesele değildir. Ama eğer seçme şansım olsaydı son gün gelip çattığında Schmid gibi sıradan, sevdiğim bir gün gibi yaşayabilmeyi isterdim. Yağmur sonrasının rayihasıyla tüten bir avuç toprak, limon kokulu yaprakları ürperten serin bir rüzgar, sevdiğim bir şiirin eksik hatırladığım mısraları, taze bir bahar kokusu ve yaraları iyileştiren ‘insan olma’ mucizesine derin şükranla… A. Esra Yalazan Gölgeler yerleşiyor pencereme; Çağınız başlıyor ey hâtıralar Cahit Sıtkı Tarancı İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım? Şükrü Erbaş Herşey herşey belli Ortada ve açık Birlikte çekilmiş resimlerimizden pişmansın Resimde sarıldığın yaşlı adam Üç beş yıla kalmaz ölür Kalıtı arasında resimlerin görülür Onurun iki paralık olur Herşey herşey belli Yazdığın mektuplarından pişmansın O güzelim sevi sözlerinden Ki yaşlı adamın uğruna can vereceği Aziz Nesin Bir anlasam şiirden şiirden ne anladığımı bilsem Aşktan -yalan- yaşlılıktan -doğru- anlarım Belki bilirim yaşlı olanları sadece onları Yaşlı karmaşık ilişkileri Yaşlı sıkıntıları bıkmaları Yaşlı istememeleri ve sonuçlarını ve benim gibi bütün yaşlıları Yaşlarına göre geç de olsa anlarım Aşktan ve şiirden ve insan sevgisinden ve senden anlamam Şiir olsun diye değil sahiden anlamam Süreyya Berfe Sanki birçok hayat yaşamışım gibi Çok yaşlı hissediyorum şimdi kendimi. Belki de hiç bilemeyeceğim artık Deli olduğum için mi, Yoksa yazgımın isteğine uyarak mı bunları yaptığımı. Gary Snyder Her yıl bir yaprak daha düşüyor çınardan Yaşlı bir aslanın boynu bükük dönmesi gibi ormana Dibine kadar mağlûp, dibine kadar mağrur, dibine kadar munis Cihan Oğuz Yaşlı bir adamı gömmüştük Uzundu, zordu, bulanık ve tenha Öldükten sonra da babamdı… Şükrü Erbaş Ama ben yaşlı bir kadınım artık. Bunu duymaya alışık olmayabilirsiniz, yani bir kadının kendi kendini ele vermesi sizin için şaşırtıcı bir şey olabilir. Olsun. Ben gerçekten yaşlı bir kadınım. Bir zamanlar diri birer aşk ikonu olan göğüslerim şimdi güneşte kalmış bir sigara paketi gibi solgun ve yorgun. Ama içlerinde hala tütün, hala aşk var. Çünkü zaman yalnızca bedeni yakar. Martha Nicole King herkesin gençliğinde yaşanmamış bir çocukluğun, yaşlılığında da yaşanmamış bir gençliğin gömülü olduğunu biliyor Cahit Koytak Ey ölüm, yaşlı kaptan artık gidelim! Charles Baudelaire Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan Hüseyin Atlansoy “Yaşlı kişinin kalbi iki şey üzere gençtir. Uzun yaşama sevgisi ve mal çoğaltma sevgisi.” Hz. Muhammed S.A.V. aşlı bir komşum var, ahvâli güzeldir Yaşlıları severiz; Gel, bir çayını içmeye gideriz İbrahimî Feyzullah Yalçın yaşlı bir köpek şimdi şiirim ne kulağı duyuyor ne yüreği Haydar Ergülen kırk yıldan fazla oldu martha, anımsa beni lütfen seninle bir kahve içelim eski günlerden bahsedelim şiirler, yazılar ve martha, her şeyim sendin, senin her şeyindim yarını hiç dert etmedik kederlerimizi kaldırdık rafa yağmurlu bir günde indirmek için kendimi çok yaşlı hissediyorum sen de yaşlandın tabi kocan, çocukların nasıl? biliyorsun, ben de evlendim şanslısın, seni koruyacak birini buldun o günlerde çok gençtik,aptaldık şimdi olgunuz ve güzel günler geride kaldı Tom Waits Ne kadar uzakta görünüyor yıldızlar Ve ilk öpüşmemiz ne kadar uzak Ve ah, yüreğim ne kadar yaşlı” William Butler Yeats Sen de öyle incineceksin sonunda. Ama ben yaşlıyım, sen gençsin Ve barbarca bir dille konuşuyorum ben. William Butler Yeats Yalnız bir taze kadın yaşlılığı arıyor; Yaşlılığım, yaşlılığım! Diye yalvarıyor. Sırları dökülüyor baktığı aynaların; Söndürüp yürüyor bir bir aynaları kadın Ahmet Muhip Dıranas Ah kırlaşan başım, sevecen yumuşaklılığıyla Yaşlılık’ın karlarını eritmeye yetmez; Şu yaşlı bedenim, saçsız ya da başsız, Batıyor Zaman’ın soğuk öfkesine. Robert Burns yaşlı şairlere iş kalmıyor demektir, yârenler, yaşlı şairlere iş kalmıyor, sessiz sessiz ağlamaktan başka; Cahit Koytak Bazı yönlerden sen benden daha yaşlısın. Asla derin bir şekilde aşık olmadın. Belki de asla olmayacaksın. Aşk insanın yakasını bırakmaz. Erkeklerin yakasını. Yeniden yirmi yaşına döner insan, yirmi yaşında olduğu gibi acı çeker. Yirmi yaşının bütün saçmalıkları. Şu anda sana çok mantıklı görünüyor olabilirim, ama kendimi hiç de öyle hissetmiyorum. Bana telefon ettiğinde, heyecandan neredeyse altıma kaçırıyordum. Ben aşık olmuş yaşlı bir adamım. Eski neslin komik bir figürü. İyice bayatlamış. Hatta komik bile değil. John Fowles Yaşlılık, karasevdaya döndürecek gözlerini Yalnız, yapayalnız olacaklar Perde kapandıktan sonraki sahne gibi. Lo Men Yılların, azgınlıklarının yıprattığı, belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin ağır ağır yürüyor dar sokakta. Konstantinos Kavafis Giderek azalınca kaygıların, Bir an gelip adın yaşlı olur, Yaşlılığa teslim olma yine de, Kale ol fethedilemeyen. Şota Nişnianidze kırığım ve yaşlıyım nasıl onarsam kendimi Gülten Akın Uykuya dalan bahçeyi uyandırmadan geçti de yağmurlu güz, kışı atlatamadı, toprakla kucaklaştı sokağın yaşlıları. Oya Uysal sözverdiğimiz yerde buluştuk sözverdiğimiz zamanda değil. ben yirmi yıl erken gelip bekledim sen geldin yirmi yıl geç ben seni beklemekten yaşlıyım sense beklettiğin için genç Aziz Nesin Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısı Ağzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadı Sevilince kendimi tadıyorum bir de Kendime dönüşüyorum Edip Cansever Acı, ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında, öfke, kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda, keder, yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında, duracaksın,
Ahmet Altan
kardeşler ben çalayım siz görün
nasıl geçilir kiraz rengi sokaklar
soluk soluğa yeni aşklarla
yorulmaz yaşlı bir yürek bile
gülüşler ona akar da
 
Haydar Ergülen
Yolun başından başlamak için
Yolun başına kadar yürümek gerekti
Yaşlıydım
Mevlana İdris Zengin
ben ona sabah olamasam da 
dingin bir ikindi olayım istemişimdir 
her şeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin 
yüzünde uçuk bir gülümsemeyle 
yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına 
serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını 
dinlendireyim istemiştim 
üşütmek istememiştim.
 
ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında 
gecikmiş… ince… güzel ve uzak… 
biraz da kendime istemiştim 
sevgi adına
 
Şükrü Erbaş
Şarap içti mi, dilenci sultanlaşır;
Tilki çıkar deliğinden, aslanlaşır;
Yaşlı başlı adam delikanlaşır;
Delikanlı yaşca başca olgunlaşır.
Ömer Hayyam
Sanki birçok hayat yaşamışım gibi 
Çok yaşlı hissediyorum şimdi kendimi
 
Gary Snyder
Yanlış kıyılarda çırpınıyor bu yaşlı deniz
Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor…
Şükrü Erbaş
Üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiçbir zaman da tutulmayacaktır
Serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar
Unutma
 
Ahmet Telli
Neden, niçin aşık oldun bana?
Minicik kız, yazık sana.
Yüreğine anca bir kelebek sığar, ama
Sen tuttun, yaşlı bir kartalı hapsettin oraya.
Rupen Sevag Çilingiryan
Şu çiçeği yurt edinen,
bir çiğ tanesi değil,
benim yaşlı yüreğim.
Her esintisiyle meltemin
tiril tiril titreyen.
 
Ki Tsurayuki
yaşlanmak hatıra denizinde boğulmaktır
Kenan Çağan
birlikte yaşlanmayacağımızı bilmenin yaş farkı
 
Murathan Mungan
Bir ahşap gibi yaşlanmayı isterdim
Haydar Ergülen
Yaşlanmak, gözyaşları olmadık hüzünlerde
Sızar, görürsünüz çoğunuz
Kıyı köşe, durmayın üzerinde
Gördünüz mü giderim.
 
Behçet Necatigil
Yalnızlığa dayanırım da, birbaşınalığa asla..
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka..
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla…..
Elif Şebnem Akal
farkında mısın? akşamlar da yaşlanmada artık …
 
Hilmi Yavuz
Bedenimin ve yüzümün yaşlanması
korkunç bir hançerin yarası
dayanılır gibi değil.
Sana dönüyorum, ey Şiir Sanatı,
merhemlerden az çok anlayan,
düşlerle,
sözcüklerle avutmasını bilen.
Korkunç bir hançerin yarası.
Getir merhemlerini, ey Şiir Sanatı,
hiç değilse bir süre sızıları dindiren.
Konstantinos Kavafis
İnsan yaşlanır, ama gönlü yaşlanmak istemez. İşte öyle, arada sırada, bir silkinir, birden doğrulup koşmak ister.
 
Cengiz Aytmatov / Elveda Gülsarı
Değişmiş çok, yaşlanmış da
Sigaramı yakıyor durmadan
İstemem diyemiyorum – ama yakmasa –
Edip Cansever
sanki bir çocuk
daha ilk gülümsemesiyle birlikte yaşlanmıştır
 
Furûğ Ferruhzâd
Oysa, yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı…
Başaramadım sevdiğim,
Bağışla…
Sevdalar çocuk kalır…
Suna Tanaltay
Yaşlanmak, o her şeyin biraz biraz yettiği..
 
Behçet Necatigil
Gönülleri yaşlanmamış;
Tutku ya da elde etme isteği,
Nereye giderlerse gitsinler, hâlâ yüreklerinde.
W. B. Yeats
Ahlat ahların ağacıydı,
Yaşlanmaya başlayanların,
İtiraf edilememiş aşkların,
Evde kalmış kızların.
 
Didem Madak
Sizinle beraber yaşamanın ve yaşlanmanın.
hayalini bile kurdum gizli gizli,
Sahir Üzümcü
Elini tutup çekiyorum
Yaşlanmakta olan elimle
Saklıyorum bakışlarını
Feri sönmüş gözlerimde.
 
Endre Ady
Hiç kimseyle birlikte yaşlanmak istemiyorum. Kendimle bile.
Tezer Özlü
“Çok, ama çok yaşlıyım. Kafa kağıdıma göre altmış filan, ama kaydım yapıldığında çoktan koşturduğuma bakılırsa yetmişime yaklaşmış olmalıyım.” Luis Sepulveda, Aşk Romanları Okuyan İhtiyar Aynasına bakıyorum ömrümün Bir nice yüz ki ben miyim şu, o mu ben Bir liman gibi ihtiyarlamışım Bir düdük sesi kaldı her gemiden Ne icinde yolcu, ne anbarında yük Ne işaret, ne kampana, ne düdük Bir limansız gemide boş gemiyim. İlhami Bekir Yıllardan beridir ağaran teller, Bu akşam parıldar şakaklarında. “Bu gece ömrümün en son demi, der, Büsbütün ağarsın varsın yarın da…” Ahmet Kutsi Tecer Çocuk olamadım hayatımda ihtiyar doğdum, onun için oyun kardeşliği edemezdim sana ama hikayeler anlatırdım, ekmeğimi bölüşürdüm. Cemil Meriç Bir ayağın çukurda, ihtiyar Maria, geldim seninle gerçekleri konuşmaya: Bir tesbihin dizili acıları oldu hayatın ne seven bir erkeğin oldu, ne sağlık, ne mal mülk, ancak açlık vardı paylaşılan. Che Guavera onlara ün mü gelir bazı ses mi duyarlar yumuşak bir kedere ufalır bakışları idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar ölüme koşullanmış bütün davranışları yorgun öksürükleri oturup kalkışları yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar her gece artık gitmek vaktidir sanırlar geçmiş günlerinden bir destek aranırlar uysal bir gülümseme tek sızlanışları idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar ölüme koşullanmış bütün davranışları Attila İlhan – Seni ne ihtiyarlattı? – “Beni Hud Suresi ihtiyarlattı?” – Hud mu? – Hud. – Hud da nedir? – “Elif lam ra… Öyle bir kitaptır ki bu…” Abdullah Harmancı/ Seni Ne İhtiyarlattı? – Neydi ayrılık delikanlı? – Hiç. Benden kaçması ihtiyar bir atlının. Süreyya Berfe Çok ihtiyarladığımı hissediyorum. Halbuki biliyorsun, henüz kırkıma basmadım. Nazım Hikmet Ran Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan Nurullah Genç Görgülü ihtiyarlar bir bir ortalıktan çekilir Yaşlandıkça insan dünya başkalaşıyor. Attila İlhan Lâkin bu ikinci varlığımda, Son devrede, ihtiyarlığımda, Artık çekilince söz ve sazdan, Ömrüm İç-Erenköyü’nde geçsin. Yahya Kemal Beyatlı Günler kısaldı. Kanlıca’nın ihtiyarları Bir bir hatırlamakta geçen sonbalarları. Yahya Kemal Beyatlı istanbul bir kadıköy vapurunda gazete okuyan asık suratlı ihtiyarlardır Abdullah Harmancı İhtiyarın bir oğlu vardı ve yirmi yıl kadar önce savaşta ölmüştü. Pek gençti öldüğü zaman ve şimdi onu Çordon’dan başka kimse hatırlamıyordu. Cengiz Aytmatov / Oğulla Buluşma Yaşam, belleği icat etmekle gaddarlık etmiş. En eski anılarımı ayrıntılarıyla içlerinde taşıyan ihtiyarlar gibi, ölümün kıyısına gelmişken belleğim, güneşin çevresinde dönüyor ve neleri aydınlatmıyor ki o güneş! Her şey mevcut, hiçbir şey yitmemiş. Frida Kahlo Anladığım kadarı ile sona doğru gidiyorum. Kendimde ihtiyarlık ve zayıflığı daha çok hissediyorum. Ali Şeriati Ah nasıl inanmışım nasıl da kanmışım sonra yaşlandım işte Oysa ihtiyarlara kalan çok ağır ve çok kısa öyle ki rüzgar başka türlü eser onlara Louis Aragon Bu defa farkına vardım ki ihtiyarlamışım. Hayatı bir camın ardında gösteren tılsım Bozulmuş anlıyorum, çıktığım seyahatte. Cihan ve ben aynı değiliz artık eski hâlette. Yahya Kemal Gidip o ihtiyara sormalı bunu Kirpikleri ellerinden çok titreyen. Şükrü Erbaş ihtiyar bir adam neden hayattan öyle vazgeçer. Enis Batur Bu def’a farkına vardım ki ihtiyarlamışım. Hayâtı bir camın ardında gösteren tılsım Bozulmuş, anlıyorum, çıktığım seyâhatte. Cihan ve ben değiliz artık eski hâlette. Yahya Kemal su bitti gül susadı her şey bitti bir kurt ihtiyarladı ve soğuk bölgelere gitti Turgut Uyar belki de kırgın bir ihtiyar olduğum için artık olanla yetinmeliydi kalbim; gel gör ki, William Butler Yeats «İhtiyarım, hazan yaprağı gibi kuru; Karım yok, yalnızım, bir ayağım çukurda; Belim bükülmüş, Tanrım, mezarıma doğru, Nasıl eğilirse suya, susuz bir boğa.» Victor Hugo Ey hüzünlü ruhum. İhtiyar budala. Kanının kanatlarında hırçın bir kıvılcım yanardı, Charles Baudelaire Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale akıyor ışıklar. Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Mevlânâ Celâleddîn İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. Yves Bonnefoy Sen aklıma düşünce Üstüme yemek dökecek kadar ihtiyarlıyorum Bülent Parlak Dün gece rüyamda bir ihtiyar, aşk mahallesinde, “Bizim tarafa gel.” diye işaret ediyordu bana eliyle. Mevlânâ “Ben şahsım itibarıyla vazife-i Nuriyeyi yapmaya tâkatim kalmamış. Belki ihtiyaç da kalmamış. Hem müteaddit tesemmümlerle ve çok ihtiyarlık vaziyetiyle ve hastalıkla, şimdiki hayatta kalmak, tahammülüm kalmamış gibidir. Şayet müştak olduğum ölüm elime geçmese de, zahirî hayatımda ölmüşüm gibi diye bu vasiyetimi yazıyorum.” Bediüzzaman Said Nursi Koltuğuna gömülür de güzin Derdi ki ihtiyarlıktır önüm Beni yalnız bırakacaklar ah Yakında bütün aşıklarım Sâlah Birsel Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla Nurullah Genç İhtiyarların cebinde bir yumak sicim, Ve en fazla bir elli lira. Bir de paslanmış bir çakı. Hüsrev Hatemi Azalınca ihtiyarlık çağlarında Aşkın ateşi, Bir sevdâ hatırasıyla ısınmak Her ihtimale karşı. Behçet Necatigil Sıkıntım da benimle birlikte ihtiyarlıyor. Oğuz Atay Ben de     Boğaziçi de bu bahar Mavi sakalına erguvanlar takmış Sarhoş bir İskele Babası kadar Hem delikanlı               hem deliler gibi ihtiyar Can Yücel Bir mektup geldi ihtiyar anamdan İçinde kargacık burgacık harfler Hasattan bahsediyordu, yaz hasadından, Firenk üzümlerinden, kiraz ağaçlarından. Pär Lagerkvist Alnım omzuna dayalı olarak ihtiyarlayacağım sanıyordum oysa ben. Ekaterina Yosifovaihtiyarlik-siirleri
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 28.07.2017