Beyaz ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif yüreğiyle
Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.
Sen elimden tutunca
Bir mavilik çökerdi gözlerime
Sonra tüm denizler çekilir
Bir orman uğultularla sarsılır
Bir güvercin sürüsü havalanırdı
Kış bürümüş yüreğimden
onu vurdular
gözümle gördüm onu
bir güvercin havalandı.
başını menekşeye koydu, uyudu
bir güvercin çalılığın orada
Edip Cansever
Güvercinlere emanet ederdim yüzümü
Aç gagalarını ıslatırdı gözyaşlarım
Didem Madak
Zümrüd-ü anka uçar senin bakışlarında
Benim rüyalarımda birkaç deli güvercin
Nurullah Genç
dehşetli bir tutkuyla aynı yere
çer çöp taşıyan güvercine.
Ali Lidar
Sonra bu güvercinler niye varlar
Bir anıyı yaşatmak için mi
Erdem Beyazit
Birden güvercinli güvercinli gülüyorum
Bak
Sevdamıza bir numara dar geliyor sanki şimdi yeryüzü
Akgün Akova
ak bir yaban güvercini
gibiydin aşk
vişnelere
bulaştın kirlendi beyazın.
Behçet Aysan
sen bende daha bitmedin ki
gönlü güvercinli kadın
Tekin Gönenç
Dallarında defne ağaçlarının
İki çıplak güvercin gördüm,
Biri ötekiydi,
Ama hiç kimse değildi ikisi.
F.G. Lorca
balkonum güvercin güzergâhı,
banyomda kabilesinden kovulmuş örümcekler
Turgay Demir
türküsü ağaca takılmış güvercinler
türkülerini aramaya gittiler
dönmeyecekler
Kuşları temaşa eden yedi adamdan biri
‘Ben yedinci güvercinin kanadında
Siyah bir nokta görüyorum.’
Der.
Halil Cibran
Yüreğini
Avuçlarında bir güvercinin
Yüreğiyle yatıştıran çocuğun
Bileklerinde çözüp
Doldurduğu şeyi
Sana anlatmalıyım…
Nihat Behram
Siyah kahırdı yaşadıklarımız, cesur bir güvercin ayaklandı bundan
Gözlerimiz mahcup bakardı, un ufak olmuş devrim çocuklarıydık
Aşk kadar kısacık ömrümüz vardı, korkmazdık uçurumlarda yaşamaktan.
Engin Turgut
Korkuyla kaçışıyor güvercinle karanfil
Dönüp arkama bakmıyorum
Edip Cansever
Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Turgut Uyar
güvercinim/ ürkek ve sıcak/
sokulmuş koynuma uyuyorsun
Emre Gümüşdoğan
İki güvercin ey ömrüm
yılların omuzuna tünemiş
biri hayat, öteki ölüm
yaşadığım olsa da
Refik Durbaş
gün sessizce çekildi güvercin rengi kubbelerden
ezanlar doldurdu kuş yuvalarını
İzzet Yaşar
bu yolu buraya mavi otobüsle kasten getirmişler
tuhaf güvercin dalgalarıyla
Ey avlanmış atın falı, ey yeniden başlamanın
Aç güvercini! Falımız yok bizim.
Melih Cevdet Anday
Bölüştürülen mutluluk günün bütün saatlerinde
Çeşmede güvercinlerin içtiği inciler doğusu gibi
Aragon
sen yanıma gelince
yıldızlar
koşuşur karanlığa
güvercinler
ayaklanır
Behçet Aysan
Atmacanın pençesinde atmacayı kendinden geçiren
Bir güvercin ki ne gören olmuş
Ne işiten
bilenmiş yoksulluk
hasta posta güvercinleri
kokusu beslenmese
ölecek çocuk
Hamdi Özyurt
Telaşını taşıyorum yıllardır
Konuşurken birbirine vurduğun parmaklarının
Ve içine yüreğini koyup koyup
Ak güvercinler gibi ağzından uçurduğun
O büyülü, sıcak, doğru sözlerinin…
Şükrü Erbaş
Bulacağız biz güvercinlerimizi yeniden bir gün,
Ve tutacak güzelliğin elinden sevgi.
Ahmed-i Şâmlû
omzumuzda mırıldanan güvercinler dahil
aldatıyor bu kahperengi hayat bizi
Özge Dirik
Bütün uçurtmalarımı göğe salıyorum
Güvercine bulanıyor o yılgın avlular
Ali Emre
Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Pablo Neruda
Sedeflerinden yapılmış İstanbul camilerinin taşları
Beyaz güvercin kanadı köpüklerinde kubbelerini gördüm camilerin
Sezai Karakoç
Korkma, hiç yaşanmaz nasılsa,
artık posta güvercinleri yetişmiyor düş bahçelerinde
Ulaşmaz ellerine parmak uçlarımda yazılı mahrem şiirler
Cihan Oğuz
ellerim çenesi düşmüş bir adam
dudak dudağa iki kadından başka
bir hiç şimdi güvercinler
Müşir Fuat
tanışana kadar vardır
sardunyasız dünya
güzelsiz, güvercinsiz
Serkan Yıldırım
Geceleyin damlar üzerinde güvercinlerin sesi
Hapishanelerin iniltisi dalgıçların incisi
Şarkı söyleten ve susturan her şey sensin
Louis Aragon
Ve toprağa bakıyorlar
Masum güvercinler
Kendi beyaz burçlarının tepelerinden
Furuğ Ferruhzad
ölüm girmeden aramıza
kavuşacağız elbet
öpüşürken iki güvercin
Nuri Can
senin bakışın
bulutlarla yanak yanağa gezen kırlangıç
uçurumların anlamını bilen albatros
yağmurlu günlerde güneş devrimi yapan güvercin
Akgün Akova
Ansı bir gün mısır serptiğin güvercinleri
Nasıl mutluydun ölümsüzdün cömerttin
Necati Cumali
Yaşamaya yerleşiyor seniha
Kendi yaşamına
-Güvercinsiz bir avlu mu? olabilir
Sırları dökülmüş bir ayna?-
Edip Cansever
Ve büyür gözlerimde güvercin güzelliğin
Sonra bıkıp usanmadan sabahlara dek
Biri durur kapında korkulu ürkek…
O duran benim.
Yavuz Bülent BÂKİLER
Kamyona, yerli gelenekle,yüzüm açık yükleneceksem,
bir şey damlayabilir alnıma bir güvercinden; uğurdur.
Nazım Hikmet
Bir güvercin kadar hafif kelimelerle konuşalım isterseniz
kısayısa mutluluklar dileyelim birbirimize
Özkan Mert
İnsan dediğin saçaktaki
Güvercinin farkında olacak
Ve bir çiçek açacak kendince.
Metin Altıok
Yıl 2000
Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin
Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında
Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı.
Didem Madak
Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüyoruz
Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
Bir akdeniz şehri çıkabilir içinde
Alıp yaracak olsa yüreğini
Şimdi bir güvercinin
Cemal Süreya
Öpücükler kondurup bu küçük armağana
Şiir-söz taşıyan bir güvercin uçuruyorsun.
Ahmet Necdet
– Bir evden anlaşılmaz fısıltılarla düşüp –
Bembeyaz bir el gibi bir güvercin konacak
Sabri Esat Siyavuşgil
Sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
Sarılır mekiğine sabahın
Ürkek bir güvercin halinde.
Ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
Kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
Uçar gider geçmiş bir günün ardından,
Bir tüy kalır geriye senin bittiğin yerde.
Metin Altıok
Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Pablo Neruda
neden yanılgılar peşimizde
karabasanlar gibi gezer
yenilgilere düşmeden
uçurmalıyız artık içimizdeki beyz güvercinleri
Zafer Şık
her gece konuşunca güvercinlerle sadece
insan anlıyor neydi o uyar’da taklit edilemez olan
insan anlıyor nedir bize sarılmayı öğreten
Zeynep Elif Arkan
Tam öğle vaktiydi gittin
Köy öğle sıcağıyla uyuyordu Soluk soluğaydı tarlalar
Güvercinler gökyüzüne uçmuşlardı
Balkondaydım. Yalnızdım. Bir başımaydım
Tam öğle vaktiydi gittin…
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Cahit Sıtkı Tarancı
Bütün camlarda akan kanın buğusu, özlemin koyu gölgesi
şimdi yalnız bir güvercin annem, daha çok bir kemençe sesi
Veysel Çolak
İstanbul’u mahur makamında selamlarım
– Günaydın Kadıköy vapuru
– Günaydın Kızkulesi
– Günaydın hülyalı martı
– Günaydın avludaki güvercin
ah İstanbul, beni inciten şehir
gençliğimin ince sızısı
öksüz çoçuklar geziyor şimdi içimde yalınayak
kanadı kırık güvercinler
Nuri Can
Birgün gidersem,
Haydarpaşa’ya iner inmez
Denizi kucaklayıp gözlerinden öpeceğim
Emirgan’da çay içecek
Yenicami’de güvercinlere yem verecek
Sonra gidip çığlık çığlık
Martıları seyredeceğim
Gülcihan Atalay
ve bilmiyordu kimse
yüreklerimizden uçan
üzgün güvercinin
inanç olduğunu.
Furuğ Ferruhzad
Andolsun temaşaya
Ve sözün başına
Ve zihinden uçuşuna güvercinin
Ki bir kelime var kafeste
Sohrab Sepehri
Üstünde güvercinler gezen şu rahat damın
Kalbi atar ardında birkaç mezarla çamın
Paul Valery
güvercin dönüyor
bir dal zeytinle
Murathan Mungan
Göğüsünü Şam güvercinlerine benzetirdim
Ve denize uzanmış bir balkona
Nizar Kabbani
Senin şiirin senin yüzün.
Yaralı bir güvercin misali
Başımın üstünde dolanır durur.
Gelir sessizce konar, bu şiirin bir yerine
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
Şanssız mıydık? haksızlık olur şimdi
Düşünsene nasıl geçmiştik hızla
Birleşen iki güvercinin arasından
Hiç dokunmaksızın onlara
Cemal Süreya
diyen kardeşin omzuna konan güvercin
gider mi gider gitme desen de.
Tuğrul Asi Balkar
dallar kırılırken
ince bir sızı güvercin kanadında
M. Aşır Karabacak
bahçemde,
kanayan; ama sessizce kanayan bir ağacın
melali kuşanan yapraklarını
iki güvercin okşuyor kanatlarıyla
İsa Karaaslan
Konsun –yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!
Arif Nihat Asya
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Cemal Süreya
Yok senin gibisi
Eriyen karından güvercinler su içer
Girdapları, hortumu; benden sorun akşamı,
Bir güvercin sürüsü gibi savrulan fecri.
Rimbaud
bakarsın bir haber getirir
ak güvercin kanatlarında gülücükler
nehrin kızını yazmak istiyorum nehri öpen dudaklarını
kaçak bir güvercin oluyor yüreğim, bir rüzgar
güz, hırkama altın ışıklar bırakıyor, kendimi şehre bırakıyorum
Cafer Turaç
içimde büyüttüğüm
bir güvercin uçurdum yüreğimi canandan
saat oniki oldu
ağlamak bana düştü
Müştehir Karakaya
Pencerede kopan alkış
Melih Cevdet Anday
sarıya boyamışlar evlerimizi
sanki güvercinsin, kanadındayım.
ve ben biliyorum
örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı
Ferman Karaçam
ankara garına usulca
ikindi yağıyor
bir güvercin çırpınışı yüreğim
yadsıdıklarımızdan bir yaz kalmıştı geriye, susarak
gölgesinde güvercinler vardı, ürkütmediğimiz
güvercinler ne şanlı saatleridir gökyüzünün!
Tuğrul Asi Balkar
Hoşça kal havuz, bütün güvercinlerim,
İnce bakışlarınız, yuvarlak uçuşunuz,
Onları unutmadım, yumuşak tüyleri de,
Max Jacop
Kim bilebilirdi artık
Yüreklerden kaçan o üzgün
güvercinin
İnanç olduğunu…
Furuğ Ferruhzad
Yine de severim sözcükleri.
Tavandan düşen güvercinlerdir sözcükler.
Anne Sexton
‘sessizliğin sesi’ni, sonsuzluğun sesini
açıkça işitilir kılan,
daha gür, daha beyaz,
daha cesur kanat vuruşlarıyla
gökleri çatırdatan
‘tedirgin güvercinler’…
Cahit Koytak
ömür bahçesinden uçmaya kararlı
bir güvercinin boynunu koparmayı düşünürken
Güvercin Gerdanlığı’nı ah evet belki bunu için sevdim ben
Mehmet Can Doğan
Adamın kafasında koskoca bir güneş var diyorum ben
Adamın kafasında sultanahmedin güvercinleri
Gülhanenin ağaçları
Oturacak yerleri parkların
Erdem Beyazit
Bir an dudaklarıyla
Değen alnımıza masmavi
Bir güvercin kanadı gibi
Ey annelerin sesi
Erdem Beyazit
sarılırken mesafe koyuyorum kendimle arama
atılmasın diye içimdeki kedi
masum güvercinlerin üstüne
kahkahayla ağlayan kac kisi var söyle?
Turuncu
Kalbimin güvercinine bakan cefa
Kanımda günbatımısın sen
Özlem Sezer
Garip telâşını, binlerce fecrin
Ocağında nezir güvercinlerin
Hülyâm o kıvılcım ve kül yağmuru
Çırpınır bu beyaz mahşere doğru!
Ahmet Hamdi Tanpınar
Gülerken yüzün
Dem çeken bir güvercinin sesini
Gülten Akın
Buğday havada durdurur kurşunu
Onlar başkası değil bir çift cami güvercini
Güvercin buğdayın ağzında sırayla
Göğü soluyan bir ejdarha gelecek şehirlere
Bir zaman bıldırcınlar ve kırlangıçlar
Nasıl alınırsa ağıza ve ağırlanırsa
Cahit Zarifoğlu
Ne güvercin umurumda artık
Ne kışkırtır beni şahin
Hakan Şarkdemir
Yukarda bembeyaz bir güvercinin
Mavi bir balkonun bulutlarından
Benim toprağımı aradığını
Onat Kutlar
oysa
mor bir şafaktasın
canım sevgilim
güvercinim
Aria Ay
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
atlılar kaybeder yolunu, hasretimin
posta güvercinleri geri dönmez ülkeme
yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
Nurullah Genç
karımın gözlerinden güvercinler havalanıyor, sırtımı dönüyorum duvara
tanrım! benim gözlerime ilişen karanlıklar! karanlıklar! karanlıklar!
Cafer Turaç
Muhassen’e uğradım -çağırdı demin-
Firuze ve turuncu deniz kabuğu alaşımı Muhassen’e
Yedi lamba, yedi güvercin saçlarında
Edip Cansever
Biliyor musun: güvercinler isterlerse (ve istediklerinde) kanatlarını dimdik tutup, havada hiç kıpırdamadan durabilirler. En azından bir süre için…
Oruç Aruoba
bir ıslıkla, gecenin çok saklı sokağına. ürkütmekten
korkarak elinin güvercinlerini, kimseler dokunmaz saçlarıma.
Hilal Karahan
biz bu sokağı fesleğenli bilirdik, ezelden
şurada bir çeşme vardı hani
suyu güvercin sebili, gölgesi söğüt!
Perihan Baykal
çok önce miydi, elimizdeydi bir masada saatlerce susmak
boynumuzda güvercin gölgeleriyle kalkardık çınaraltından
Akif Kurtuluş
İçimde kaç güvercin tutsak
Kaçının kanatları kırık
İyice anlıyorum.
Mehmet Fidan
Gökyüzü kararıp şehrimin üzerine kapaklanıyor. Ayağı taşa takılan güvercinim ağlıyor.
Turgay Demir
Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Sesini sebil etmiş çeşmeler durulanır
Güvercin uykulardan bir menekşe uyanır
Zamanın aynasında salınır salkım söğüt
Göğün kırlangıcını şu ağaç tanrı sanır
Bülent Özcan
Yüreğim bakışlarımda
Ve sonra kanatlarımda şimdi:
Sarhoş bir güvercin gibi
Dalıp giriyorum
Onunla gözlerine,
Ruhuna,
Ruhun gök katlarına,
Göğün saklı bahçelerine.
Cahit Koytak
abimin acıyla yontulmuş yüzü
yaşlı bir güvercin gibi düşer avuçlarıma
dağılır ses olur acısı
ezberlediğim bir öğüdü yineler bana
Arkadaş Z. Özger
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Orhan Veli
Yakut dalgalar ayaklarımın ucunda
parçalanıp bütün yıldızları saçacak,
avuçlarımda iki güvercin
doğmuş olacak;
Konstantinos Karyotakis
Gidiyor dansöz gibi
Yere ve göğe açık avucunda o kan
O işlem onda güvercin ve sevap
Onlarda en ağrımalı yara
Ve yollanıyor o güvercin onlara
Güvercin değişiyor gittikçe ondan
Güvercin değişiyor vardıkça onlara
Cahit Zarifoğlu
Ölümsüz günler onlar, bir hiçle beslenen
Zaman dışı güvercinler, uçma bilmeyen
Oktay Rifat
koltuğunun yerini değiştirdim dün
yüzün beliriyordu camda
dudaklarından geçen güvercin
tozunu alıyordu sözcüklerin
sen ağzını açmıyordun ama
Enver Ercan
görgü tanıkları, posta güvercinleri, akbabalar
aşk çekişen biri var olay yerinde, belki o aklar
Akif Kurtuluş
Bir ağır çekimde yüzlerimiz
Şöyleydi
Su içen güvercinler gibi ürkektik, bakışıklıydık
Edip Cansever
Demek hançer yarasıyla süzülüyor güvercin
Otobüs durağından göğün uçurumuna doğru
Metin Cengiz
iki güvercin uçursalar
nerede olduğumuzu bilsek
Attila İlhan
Gökyüzümüz mü hani nerede? Sahi nerde bizim gökyüzümüz
hani lokman bulutlarımızda güvercin lekelerimiz?
Metin Eloğlu
ah, yine mi bir güvercin
parlamış gönlünün yokuşundan,
yel olup günboyu uzaklaşmış;
İlhan Berk
ben bu müphem dünyada acılarla sarhoşum
olmadı hiç rüyamda bir güvercin kafesi
dünyada olamadı benim bir sai kuşum
Sıtkı Caney
İçim güvercinleri okşamış gibi rahat
Sen yanımdayken ister istemez
Turgut Uyar
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma.
Melih Cevdet Anday
Siz rüyalarınızda yaşayıp durursunuz
Siz güvercinleri gözlerinden vurursunuz
Sezai Karakoç
Şehirde yüzlerce güvercinsiz otobüs tavanları
Güllerini en ucuza harcayan bir çiçekçi
İki yasemin arasına salıncak bağlayan bir şair
Sohrab Sepehri
Güvercin pınarının çevresinde dolaştı
William Wordsworth
şiirle şarkıyla olacak iş değil bu
dalda narı
tarlada ekini kızartmaz güvercinin gurultusu
– Nedir ayrılık delikanlı?
– Yuvalarına girmeyişi güvercinlerin.
Süreyya Berfe
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
kalbimden
aşk da
acı da
her şey ama her şey geçer
kör
bir güvercinin
türküsü
bile.
Behçet Aysan
güvercin gözlerine yakışmıyorsa yağmur
nasıl açabilirim bulutlara derdimi
nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden..
sevgilim
dökülürken tüyleri
savaş uçaklarına çarpan güvercinlerin
her gün değişen atlasların içinde tara saçlarını
ve yalnızca kanatlarına güven
Akgün Akova
Ve ölüm
Bir güvercin
Beyaz
Süzülen masmavi gökten
Berrak sulara.
Biz seninle
eski bir cami avlusunun
sahipsiz iki güverciniydik
Esra Ezher
gidiyorum..
eski plakları odaya serdim..
belki güvercinler
camı kırıp içeri girerler..
olmaz deme..
ben,
bu “belki”lere tutundum hep..
belki içeri girerler
belki değer gagaları plaklara
belki ben gittikten sonra da,
odam
duvarlar
güvercinler ve gece
sevdiğim şarkıları dinlerler..
b e l k i
Dilek Kartal
Güvercinler kuyusunda seher çırpıntısı
Cuma gecesinin kalp çarpıntısı,
Düşüncede karanfil çiçeğinin akışı
Hakikatin, uzaktan saf kişnemesi.
Sohrab Sepehri
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,
Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.