Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa “siz” diyordu

Şair: Zambak Şiirleri Bercestem

Akdua ölülerin ak ayaklarında açar zambaklar (zambaklar) yer kurtlarının tezgâhında dokunur senin – kötüler kötüsü – yüreğin bunları bilmez ölülerin ak soluklarıyla büyür zambaklar (zambaklar) mahşerin ak bildirisidir okunur senin -yetimler yetimi- aklın bunları almaz şairlerin ölüm çiçeğidir zambaklar (zambaklar) çocukların karbeyaz uykusudur senin -mutrıplar mutrıbı- gönlün bunları çalmaz zambaklar gün gelir şairlerin başucuna sokulur Adnan Özer Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam Sana uzun heceli bir kent vereceğim Girilince kapıları yitecek ve boş! Azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam! Ece Ayhan Bayılırım kır zambaklarına, uzak, çaresiz hep birini bekleyip duran; Rainer Maria Rilke onu vurdular, gözümle gördüm onu ak bir zambağa binmiş                            gidiyordu zambak dur, sana da bulaştı kan. Behçet Aysan Garip bir intihar gibi arada bir hatırlanan Kan göğü götürür yüreklerde Ve gülümseyerek deler geceyi Kendi zehirinde açan zambak Metin Cengiz Ne gül, ne lâle, ne zambak, ne muz, ne hurma ve nar, Ne Şam semâsını yâlel’le dolduran şarkı, Ne Zahle’nin üzümünden çekilmiş eski rakı, Felekten özlediğim zevki verdiler, heyhât! Yahya Kemal — Bir günlüktür saltanatı zambakların, güllerin Jose Maria de Heredia Ne güzel  geçti bütün yaz, Geceler küçük bahçede… Sen zambaklar kadar beyaz Ve ürkek bir düşüncede, Ahmet Hamdi Tanpınar Solgun zambağın güzel kokusu Düşlerime bir süs gibi çöküyor. Zambaklar kıyamet habercisi, Bu dünyada kalmayacaksın, diyor. Zinaida Gippius Aşk diyorlar en mukaddes hayale Ve sen de düşesin o sonsuz hale Hazdan dudakların olsun bir lale Güller, karanfiller, zambaklar öpsün. Abdurrahim Karakoç Düştüğüm yeri kendime de söylemedim Kopan zambak yapraklarından ellerim Özlem Sezer ida’nın eteğinde gelincik aralığından zambak kapısına süzüldüm omzum kuğulara değdi rüyalarınızı ağzından öptüm şiir sandınız! Ahmet Uysal Ve rastgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa, onları da toplayacak, kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine yapıştıracaktı – böyleydi, delik deşik, görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte. Yannis Ritsos Saksı düşmüş Fesleğenler açılmış Yeşil soğan yitip gitmiş elinden Bir mor zambak Açıldı açılacak Geçmiş yerine Ben ne derim Ankara’da Günel’e Arif Damar can erikleri boşaltıyorsun eteğinden zambaklar çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları anıların kokusu var onlarda Arif Ay ah, şu kar altında uç veren dağ zambakları yok mu yalınlığı sevdim onlar yüzünden; Ahmet Uysal Bana sormayın bilmem ki Bir çiçeğin gümüş rengi vaktinden doğduğumu Güneş karanfillerin içindeyken Ve babam güvercinlere yem vermeye gitmeden Mayısın yirmisinde Bin dokuz yüz kırk yedi yılının Toprak damı fırdolayı karanfil bir evde O yüzden çiçekler doğumuma sebep O yüzden gökyüzü zambak rengi Ahmet Ada Açtım kendimi bir zambak arzusuyla. Bir zambak nasıl isterse çiğini sabahın Ve gece nasıl gölgeli ve nemliyse, Öylece açıldı ruhum. Bejan Matur ah, şu kar altında uç veren dağ zambakları yok mu yalınlığı sevdim onlar yüzünden; az az söyleyip susmayı, aşk kılmayı her yolculuğu Ahmet Uysal ida’nın eteğinde gelincik aralığından zambak kapısına süzüldüm omzum kuğulara değdi rüyalarınızı ağzından öptüm şiir sandınız! Ahmet Uysal Dertlerim, çöpe atılmış çürük mor zambaklar. Süreyya Berfe Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek: “Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle, “Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek “Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle, Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye, Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan. William Shakespeare İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin Dört nala açan kiraz çiçeklerinin Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Ömer Çelik Ey çalıların o her yıl yeşerme sabırsızlığı Kavrayan inanmazlık o beni her şeyin dönemecinde Lâleyle kardelen ve ilk kadifemsilerin incecik buzu Bir iç daralması bir eskisinden daha uzun görünen her şey Bu geç kalan cevizden duyduğum tasa ve gemler evecenliği Ya çiçek açmazsa bu kez hiç bir şey diye ve dağıtmazsa Kaygımı yasemin de nergis de Zambak gerekmez ki en azdan bana geri dönmüş sanayım diye Louis Aragon En güzeliydi dünyanın mevsimlerinden; Tepelerde beyaz zambaklar açıyordu. Rut dalgındı, Boaz uykuda, otlar kara; Victor Hugo Seninçin dallardan süzülen ıtır, Seninçin karanfil, yasemin zambak… Ahmet Muhip Dıranas Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım. Baygınlık getiren şiirler. Kiraz mevsimi, kiraz Küfelerle dolu pazar. Zambaklar geçiriyor bir kadın Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor. Sait Faik Abasıyanık Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum Ve yavrumsa sevdiren bana her şeyi bir bir Bu mutluluk, bu düzen, bu bitmeyen aydınlık Anasının yüzü suyu hürmetinedir. Yavuz Bülent Bakiler Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Sezai Karakoç Ne kitaplar beni ağulasın diye yazdım, Ne de zambak peşinde koşan; Acemi çaylaklar için! Ayı ve suyu dileyen Basit kişiler için yazdım: Pablo Neruda Zambaklar sokaklarla dolu Sokaklar zambaklarla dolu Ahmet Ada İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin Dört nala açan kiraz çiçeklerinin Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Ömer Çelik Bu güzel zambaktır hepimizin yetiştirdiği Bu kızıl saçlı rüzgarın söndüremediği meşaledir Guillaume Apollinaire Işıktan sesleriyle ölüyor kuşatılmış bahçelerdeki çiçekler Küskün zambaklar sığınıyor gecemin üşüyen dar kapılarına Özcan Ünlü bu dizeyi ancak bir kadın yazdırabilir insana diyen sesin hâlâ kulaklarımda oysa bir tek kadın bile tanımadım ben hayatımda o dizeyi yazdıran zambak kokulu küçük bir kızdır olsa olsa hâlâ pişmanım bu gerçeği hiçbir zaman söyleyemedim sana Altay Öktem Düştüğüm yeri kendime de söylemedim Kopan zambak yapraklarından ellerim Bağışlanma dilemeyen Zeliha benim Özlem Sezer aşk denilen büyük tutkuya, yalınlığa inanmayı yalnız kaldıkça, bedenim azaldıkça sözgelimi ellerimi zambaklara yatırmayı, güz hevenkleri örmeyi sözcüklerinizden Ahmet Uysal sapa patikalarda kır zambaklarını gözyaşıyla karşıladığımı bilmediniz. Ahmet Uysal yazın gözüne elbette güzel görünür yaz çiçeği o çiçek gün gelip bir hastalık kapmaya görsün ama ondan kat kat üstün olacaktır otların en adisi en tatlı şeyi en acıya döndürüverir konumu zambak çürüdü mü, ottan beter olur kokusu William Shakespeare birbirine uzak iki zambak hakkında benim bildiğimi bilmiyorlar derdimi ancak papatyalara açabildim şimdi onlar taç yapraklarını yoluyorlar Mustafa İslamoğlu gelme çocukluğumun hasnâ perisi düşlerimde yeşillen yaban gülleri, zambaklar toplayayım adına rüzgarın eline tutuşturayım ismini yazıp yapraklarına uçurtmalar yapıp dudaklarına doğru Mustafa İslamoğlu içini açtı bir zambak bir şiir öksüz kaldı perde kapandı, kalem kırıldı ve işte son gemi de yandı belgelere geçsin “top secret” kaydıyla artık nihai sözümü söylüyorum: -rahman, rahim olan Allah’ın adıyla Mustafa İslamoğlu yağmurlardan geliyorsun upuzun gecelerden ay ışığına batmış üstün başın bir hasreti bölüşüyoruz şimdi tüm acıları bölüştüğümüz gibi can erikleri boşaltıyorsun eteğinden zambaklar çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları anıların kokusu var onlarda Arif Ay Ben. Yüzümde o zambak işareti, eski Bir benim bir onun bir kimin ikindisi Vurdum güneye Üstünü konuşulmamış sözlerle örten. Edip Cansever İşte kadınlar, bir bardak şarap gibi sıcak. Ne gül, ne zambak, ne karanfildi onlar, İnce kamışlar gibi gergin, tüy gibi yumuşak, Sel sularında yansırdılar. O kadınlar da akıp gittiler şimdi. Cahit Külebi Gözlerin kararan yollarda üzgün, Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün; Süzülüp akasya dallarından gün Erir damla damla ayaklarında. Ahmet Muhip Dıranas Baba, bak, vallahi masallarım kahramansız kalıyor Zambaklarım soluyor, Zümrüt kanatlı kuşlarım ölüyor.. Baba, ben bu saklambaç oyununu hiç sevmiyorum.. Sağım-solum sobe… Nereye saklanıyorsun böyle, Seni hiçbir yerde bulamıyorum baba.. Ali Kınık ay dalından düşerken zambaklar gibiydi yüzünde uyku ama hâlâ bayramını koruyordu sesi Enver Ercan Niye enez bu zambak diye sordular mıydı Aşksız geçen günlerinde örselenmiş, de Metin Eloğlu işte ilk cinayetim. ilk katilliğim. ve ilk keşmekeş aslında cinayetin ta kendisiyim sesimi çölün eleğinde çarmıha gerdim kör bir bıçakla sevişti gecenin bakracında gözlerim af dilemekte şimdi tenimde kök salan zambaklar bile Arzu Eşbah her damlası birer gece yorgunluğu hazzıdır ömrüme – ki beyaz zambaklar balesidir gidilmiş tenime – öpülmüş haz düşülmüş düş dönülmüş gece Hüseyin Alemdar Zambakların ve leylakların ateşinde kanaryaları közlüyorlar. Tuhaf zamanlardayız sevgilim… Ahmed Şamlu Ve rastgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa, onları da toplayacak, kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine yapıştıracaktı – böyleydi, delik deşik, görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte. Yannis Ritsos Açtım kendimi bir zambak arzusuyla. Bir zambak nasıl isterse çiğini sabahın Ve gece nasıl gölgeli ve nemliyse, Öylece açıldı ruhum. Son arzusuyla yöneldim suya Köklerimle bir kuyunun ıslak Duvarlarına tutundum. Köklerimin bana fısıldadığı yol, Ölümümdü. Bitti aşkım Yoruldum. Bitirdim aşkımı Ve onu bir zambağın Gövdesine sakladım. Bir zambağın kendini açma arzusuyla, Kapanma isteği arasında geçen an, O andı hayatı yapan. Ölümü ve aşkı içiçe kılıp Bizi kuyuda tutan o an. Bejan Matur bir patikasın; önce köylere sonra uzaklara ulaşacaksın havada zambak kokusu olacak. yanında mor menekşeler, papatyalar, öte yanda dere gibi akacaksın rengin hasret senin derlerse, gurbet olup mor dağlarda ağlayacaksın … sen aşk şiirisin, kavuşmalar olacaksın. Cevat Çeştepe seni düşünüyorum sonra kiminle sevişsen anne oluyorsun ona antik bir vadide vereme yakalanıyor bir zambak terkedilmiş ufuklarla birlikte üşüyorum ve üşüyerek büyüdükçe çocuklar çiçekler ekiyorum dört bir yana tomurcuk tomurcuk büyüyor aşk Hasan T.. (Pejmurde Dilim) gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili hiç bir anı tek başına yaşayamazlar her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili Attila İlhan Solgun zambağın güzel kokusu Düşlerime bir süs gibi çöküyor. Zambaklar kıyamet habercisi, Bu dünyada kalmayacaksın, diyor. Zinaida Gippius Vadideki zambağın solgun ve ıslak yaprakları kadar soğuk Yanıma uzandı, şafakta Ezra Pound Şair! İnsandaki arka bahçe. Sendin bil, varoluşun dalgın zambağı. Vural Bahadır Bayrıl Uzun süre parsı unutturduğu söylenir bize Ağaç denizleri ile iğreti duruşu insanın Günlerin zambağı karanlık, tek çiçek yok Günlerin karanlık zambağı için su Utançlarımızın örümceği için su Ahmet Ada Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa “siz” diyordu. Sohrab Sepehri Bir zambağın kendini açma arzusuyla Kapanma isteği arasında geçen an O andı hayatı yapan Ölümü ve aşkı içiçe kılıp Bizi kuyuda tutan o an Bejan Matur Bitti aşkım Yoruldum. Bitirdim aşkımı Ve onu bir zambağın Gövdesine sakladım. Bejan Matur Başka kitaplarla hapsedilmek için yazmıyorum ya da zambağın somutlaşmış çırakları için değil gelip geçecekler için, gereksindikleri ay, su, düzenin değişmez temelleri ekmek, şarap, ve okullar, gitarlar ve el aletleri için. Pablo Neruda Vadideki zambağın solgun ve ıslak yaprakları kadar soğuk Yanıma uzandı, şafakta Ezra Pound pars zambağı yanlız ince kumda büyür… bir kadının kalbi büyür… tropikal bir hastalıktan… ve gölge geçer yıkıntılardan… Lale Müldür Gözümün açıldığı yerde durdun Yusuf Zambağa uçurum sesi dilediğim andan geldin Özlem Sezer Deniz aldatmış değildir çakılı, kumu, Deniz adamını, su zambağını Deniz ruhunu çağırdığında Çıkarsın uzun sürecek yolculuğa Başka limanlara başka kıyılara doğru Ahmet Ada (Kaç türlü girilirdi anılardan içeri? 1 – İşte bir zambağın özsuyunun içilişi gibi 2 – Süt emer gibi bir memeden Bütün renklerin ve bütün kokuların bir anda bilinişi 3 – Dibini kazıyor alanlar: dünyanın iç çekişi.) Edip Cansever Çünkü ben hayatta sadece zambakların, güllerin, manolyalar ve yaseminlerin niye açtıklarını, beni ne biçim sevdiklerini ve bende ne bulduklarını biliyorum. Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum… Seyhan Erözçelikzambaga-siz-diyen-sair
Yayınlanma: 27.09.2015