Sandalıma Aldığım Şiirler

Şair: Sandal Şiirleri Bercestem

ilham yiter ve solar gül; kalp su alan bir sandaldır işte.. ne kadar görkemli de olsa Kenan Çağan Şu kısacık ömrümü bir şeye benzetecek olsam, tıpkı o tekne gibi derdim, sabah limandan geçip giden ardında hiçbir iz bırakmadan. Mansy konup kalkıyor yorgun kanatlı bir serçe kumsala çekilmiş sandalın çürüyen gölgesine Nuri Demirci Dışına atıldım ben hüznün de sevincin de Bir kıyıya bağlanmış boş bir sandal gibiyim.
Cahit Külebi Irmaklarımın altından akan ırmak Sandal sefalarım Marmara toprakları Ama söyle olmuşsa yüzüme karşı söyle neyi inkar ettim Cahit Zarifoğlu Kırık bir sandal bulsam girip içine ağlarım Bütün unutulmuşluklarımı Tek bir gecede unutup Kabul eder mi beni Tahta Su Ve karanlık Ali Lidar Alkolden bir denize bıraktım kalbimi Kırmızı bir sandal gibi
Didem Madak üç güvercin kuşu var üstelik su gökleri direkler adamlar oturmuşlar sandal boyuyorlar adamlar oturmuşlar bir kırmızı uydurmuşlar denizin mavisine yangın ateşi Turgut Uyar Tüm bu şarkıları senin için yazdım ben iki mum yaktım, biri kırmızı, diğeri siyah biri kadın, diğeri erkek iki sandal ağacının dumanıyla evlendirdim onları Leonard Cohen Aşk ateşi ısıtır sanıyorsan aklından geçmeyen ihtimalle yanılırsın Cehennem ateşiyle aşk gönlü kavurur belki ama açık denizde bir sandal gibi yalnız ve savunmasız kılar bedeni Babür Pınar soyumuz geçerlidir biliyorum geçerlidir, sık sık unutulan soyumuz geçerlidir bir kıyıya bir sandal gibi bağlanan. gelirdi. malatya’ nın kâhta kasabasından
Turgut Uyar dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden minareler göğü deldi bir sandal intihar etti izledim dur diyemediğim ölümleri Derya Önder Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal. Bir lahzada bir pancur açılmış gibi yazdan Yahya Kemal Büyük bir sandal -Akıntının içinden çekip- Rakı kadehimle benim arama bırakacak.
Sait Faik Abasıyanık Doldurdum kadehleri ey felek! Şanlı felek! kahbe felek! Buyur karşılıklı oturalım. Tüm gelişlere, yollara, gidişlere sandal olsun unutkanlığımız. Şafak Temiz
anlamı yok sensiz bir çıngının göğsüne baş yaslamanın küreksiz bir sandalla uzak denizlere açılmanın
Kemal Bayrakçı Hepsi yirmişer, otuzar yaşında ihtiyar rüyaları görmüş; Aşağıda, İstanbul bıçkınlarının söğüştüğü sandallarda. Sait Faik Abasıyanık Irmaklarımın altından akan ırmak Sandal sefalarım Marmara toprakları Ama söyle olmuşsa yüzüme karşı söyle neyi inkar ettim Cahit Zarifoğlu Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Can Yücel Kimsenin ölümü, Çinli şair Li Po’nun ki kadar güzel olamaz. Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti. Hava açıktı. Günaçığı değil de, ayaçığı bir gece. Li Po, ayın sudaki görüntüsünü bütünüyle kucaklamak istedi. Bunun için suya sarktı. Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı. Cemal Süreya İpleri kesik artık uçurtmaların insan yiyen otlar çıkar göldeki sandalından. Dilek Değerli İçimde ıssız balıkların Çekingen kabarcıklarla Dolandığı Mahzun bir akvaryum var. Sallanan bir sandalım da Perişan hafif rüzgârda Ahmet İnam Şimdi Akdeniz kıyılarındasın Bütün bir yıl çiçek açan limon ağaçlarının altında Bir sandalda dostlarınla geziyorsun Guillaume Apollinaire Kumsalda, çam tahtasını astarlıyor sandalcı baba Çocuk büyümüş; yüzmeyi biliyor, denizle oynamasını da Yüreğim çürümez; gözyaşları işlemez, kurşunlarınız da Ali Cengizkan birdenbire batacak olan düş denizinde yarattığın umut sandalıdır Nevzat Çelik Mehtapta sandallar ne hoş manzara Sahildir yayladır yerin İstanbul Aşık Veysel Pansiyon önündeki sandalların kıpırtısı, çiçeklerin çekingen dirimi, günbatımıyla gölgelenmiş alanların rengi kalmış aklımda.İkimizde yalnızdık ve birbirimize ilişmemeye çalışıyorduk adını kimselerin bilmediği o uzak sahil kasabasında.  Murathan Mungan Bir çocuk bile çeker sandala beni Bu kadar ağır olmasam
Halim Şefik Güzelson Sevincim kırık bir sandalla gidiyor uzaklara Neşe Yaşın sandalını sağlam kazığa bağla aşkın gibi karışıp gitmesin kalabalığa Tuğrul Tanyol ben zamanı uyutayım mırıl mırıl ufkun sandalında deniz tutmuş gibi Emel İrtem Ya o, Muallâ’yı sandala atıp, Ruhumda hicranın’ı söyletme hikâyesi?
Orhan Veli mutsuzun biriyim işte. tek parça kaldı sandalım Cafer Turaç “Bir varmış bir yokmuş” derler hani: Aşkın küçük sandalı hayat ırmağının akıntısına kafa tutabilir mi? Dayanamayıp parçalandı işte sonunda… Mayakovski uzadıkça acının boyu boğulmuş bir sandala döndü dilim Betül Dünder Bu sandalı geçen hafta denk getirip Çalıntıdan düşürdük. Arkadaşlar ısrar etti, Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük. Yusuf Hayaloğlu Kuğular mı salmamıştı ardımdan, Sandallar mı, kara sallar mı yüzdürmemişti. Anna Ahmatova puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum. yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken hüznüm ardından ağlıyordu Pelin Onay Tüm gelişlere, yollara, gidişlere sandal olsun unutkanlığımız. Şafak Temiz Bana ‘benden iyisini bulamazsın’ diyen sevgilim: Ne gemiler yaktım ben, kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur. Küçük İskender Bir yanda parçalanmış teknem durur,  Sert tütünüyle gün bir yanda. Tutunacak bir tekne arar gibiydi Melih Cevdet Anday Yüreğim, sürüklenip giden teknene bindi bineli, tek bir gün geçmedi dondurucu dalgalarla baştan ayağa ıslanmadığım.
Ono Komaçi Ey, değerbilir dostlarım, n’olur hor görmeyin beni, yelkensiz teknelere döndüm içime çöken acısıyla aşkın. Arivara Narihira Tekneler kadar sağlam bağlı değil artık yüreğim Bir zamanlar adını yazdığım bu kumsallara İlker Pamukçu sevgilim ölü tekne  kırık omurgasıyla uzanırdı kumsalda ben ona korsan masalları anlatırdım Salih Mercanoğlu Bir kuş gibi tıpkı, hafif kanatlı belirdi pupa yelken bir tekne ve ok gibi uzaklaştı. Peyo Yavorov her şey bâtınî! göl  kendi dibindeki batıktan başka nedir? acılar derin ve siyah bayraklarını tekneme çekeli beriydi: her şey bâtınî! tenim  kendini yurtsuyor birden: “ben kendimin ………………teknesiyim ben…” Hilmi Yavuz dağbaşında tek ağaç fırtınada bir tekne uçurtması kopup gitmiş bir çocuk bakıyorum yalnızca şaşkın ve umarsız gözlerle arkalarından Hasan Hüseyin Korkmazgil Kumsalda sağlamasını yapan garip tekneyim Bir denize bakarak ve büyük gemilere Abdülkadir Budak Dağ gerindi, asfalt anımsadı uzun bir yol olduğunu usulca sallandı tekneler, gözlerini açtı orman bir saklı liman usulca çıktı yeryüzüne Zerrin Taşpınar Önde sakin tekneler, fırtına arkasında Ne dipte ne havada, suyun tam yüzündeyim Caner Fidaner denizini yitirmiş bir sevdalıyım ben gözlerim yalnızlığın hüzün teknesi fırtınalarda bir yanı zifir kıyılarımın bir yanı zehir hiç bir limana çıkamam artık Nuri Can Oysa şimdi küçük kız, bakışların Fırtınaya tutulmuş tayfaların Rüzgar dinse bile, yarılmış, kırık Tekneleri sulara gömülürken Umutsuz, çaresiz gözlerine dökülen Parlak bir yıldızın ışığından farksız. Gerard de Nerval Uzaklardan geldin sen ve uzaklardan Ve kokular ve ışıklar ülkesinden Şimdi bir teknedeyim seninle birlikte Fildişi, bulut ve kristal Götür beni ey yüreğimi okşayan umudum Furuğ Ferruhzad Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden  Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen. Victor Hugo Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş, Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum. Birhan Keskin Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede berrat ettiriliyor deniz Abdülkadir Budak Aşkın acılığı dolmuş içime, sarhoşum; Yarılsın artık bu tekne, alsın beni deniz. Arthur Rimbaud O güzel iklimlere sürükler beni kokun  Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu Tekneler, son seferin meşakkatiyle yorgun Charles Baudelaire kaçınılmazdım omurgası su alan teknede durmadan daha derine Tuğrul Asi Balkar
Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgarını özlüyorum. Şükrü Erbaş Geceleyin tek başına, gözyaşından bir döşekte; sanki ıssız bir deryada, terk edilmiş bir tekne. ? Yürür zavallı kırık teknecik, yürür; “Yürümek, Nasibin işte bu! Hala gözün kenarda… Yürü!” Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne? Tevfik Fikret Bir sallayan yoksa, inilir salıncaktan Gökyüzü mavi yırtık, deniz yamalı bulut Bir güzel boğul tekne!.. Alabora olmadan Hülya Deniz Ünal batık teknemin suya gömülmüş ahşap direklerinde asılmış tüm yolcularım. celal’im! sinan’ım! bu deniz nereye gider, bir biz kaldık ve yağmur tüm kapıları siler. Tuğrul Tanyol bir akşam vakti, tekneye gene yaklaşıp sorduklarında, isteyecek hiçbir şeyim yoktu. bir denizkızı istedim. gittiler ve bir daha görünmediler.” Akgün Akova ha geldi ha gelecek beklediğim gemi: ya bir yolcum var ya binip ben gideceğim. Bilgin Adalı kırık bir tekneyim çılgın sularda içimde kırık bir dal artık kırklara karışır giderim anne Sıtkı Caney Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus  yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında Ahmet Telli Teknenin su aldığını herkes biliyor Herkes biliyor, kaptan yalan söyledi Leonard Cohen gerdik ya ölü yüzlerimizi rüzgârın sesine, sevdamıza savrulan küller kadar ıslak gözlerimizi kurutmak için; dökük tekneler gibi Kaan İnce  ıssız teknelerle kıyılarıma koşardım hemen, bakardım (bakmak uzanmaktır); atlaslar yırtılırdı düşümün bir ucunda, bir ucunda ben; Hasan Ali Toptaş Git. En fazla hırçın kayalarda parçalanır teknen, kalbimdeki fener söner. Ah şairdir bütün fenerciler. Peşinen kayalara oturacak biliyorsun teknen gitsen, gitmesen ölü bir balık olarak kıyıya vuracaksın. İbrahim Baştuğ Bir kayığa biner geceleri Sığlıkta o kadın tek başına Dua biçiminde inceltir korkuyu Sunar içtenliksiz, tanrısına
Sunay Akın
Kalbimin yetim kayığı Geçmeye çalışıyor oynak, dalgalı Zaman deryasını Ping Hsin
 
 
‘Olay kapandı’ derler ya işte bu da öyle, Aşkın kayığı günlük yaşama çarptı. Ödeştim yaşamla. Vladimir Mayakovski
Uysallaşmışsın sen de. Geriye dönen yol unutulmuş, Kaybolmuş gözden. Boş bir kayığa dönüyorum, Senin gibi, sularda sürüklenen. Tu Fu
 
 
Seviyorum onu… Tohumun ışığı sevdiği gibi Tarlanın rüzgarı sevdiği gibi Kayığın dalgayı sevdiği gibi Kuşun yüksekleri sevdiği gibi Seviyorum onu… Furuğ Ferruhzad
Adaya sığınmış rüzgâr gibiyim gökte tütüyor kayığım bu sefer ruhuna çek beni anne, içine değil! Haydar Ergülen
 
Ay ışığında şarkı söylüyorum, ve sürüyorum resimli bir kayığı İnanarak esen rüzgârın beni tekrar evime uçuracağına. Yu Hsuan Chi
 
 
sen kimin kayığıyla vardın karşıya ben kime kaldım, bilmedik. Kemal Varol
 
bizi karşıya geçir, söz dolu kayığını çağırdın geldik, haz dolu bahçeni dağıttın geldik, göç dolu dilini aldattın geldik, iz dolu rüyalarında beyazların gözü var Haydar Ergülen
Eğer sularını köpürtüp delirtiyorsa kayığım Ben yokum kayığım yok… R.Tagore
 
Keşke, Ah, keşke Bir kayığım olsaydı Ve her akşam gözlerinin mavi limanına doğru yelkenlerim savrulsaydı… Nizar Kabbani
Olur da yanlış anlarsan söylediklerimi Çok özür dilerim Bakma marifetmiş gibi anlattığıma İcap ederse susup tek kelime etmeden İçimden geçenleri buluttan bir kayıkla yollayıp sana Beklerim.. Ali Lidar
 
“gerçeğine geri dön” diyor kadın, sesinde kayıp bir kayık yalpalıyor. “geç kaldın şiire, hayata geç başladın. bu yüzden bir ihtiyar gibi yazıyorsun imgeleri, yaşamadığın günleri özleyerek. Murathan Çarboğa
İçimin denizinde bir kayık yüzüyor bir de küskün kır çiçeği.
Engin Turgut
 
bir şiir kazırım kayalara koyveririm dalgalansın bağlanmamış bir kayık gibi dünya.
Han Şan
Taş sırrını unuttu Ada hapsindeyiz, kayık gitti Issız kaldım suyun gövdesinde Gonca Özmen
 
Hani o masal dünyası yalılar, Hani o kayıklar ki kızca beyaz, Hani o kadınlar ki sevdalılar, renk renk şemsiyeler altında bin naz? Ahmet Muhip Dranas
deniz feneri olsaydım gecede, fırtınada ışıktım balıklara, vapurlara, kayıklara.. ne yazık ki ben kendim batmak üzere olan bir gemiyim!.. Wolfgang Borchert
 
Yalvarıyorum sana, geceleri kayıklarda konuşulan o birbirine karışmış güzel diller adına. Henrik Nordbrandt
varsın patlasın fırtına yansın gün de gece de ıssızlık tünesin damımda olsun, ben yine sarılır ve yatarım öksüz bir kayıkla
Akide Ufuk Türkelli
 
şimdi herkes buruk gibi gidiyorlar ırmakta sarsılan bir kayık gibi Tuğrul Asi Balkar
vardın, oldun, kayboldun şimdi ortasındasın ne kayık göle dahildir artık ne kuş gökyüzünde seferi yangının içi şehir yol senin içindedir Haydar Ergülen
 
Ben, birlikte kıyıya sürüklediğimiz kayıktan saflığımı ve sabrımı aldım tek kalanları kumsala göm sen de Birhan Keskin
 
 
Deniz dökme altın, salıvereceğim sulara gördüğüm düşü ışıyan bir kayıkla. Bir pırlanta gömeceğim çakıllara, pırıl pırıl.
Konstantinos Karyotakis
 
- Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın; Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme… Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın; Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme, Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zira Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha!
Tevfik Fikret
 
İçinde bir kaçakçı yaşar senin, Kayıkla dolaşır göllerinde, Beynine tabanca ve şiir satar, O kaçakçının bakışını sakın unutma. Ülkü Tamer
 
Her satırı Mendireğe dizili karabataklara benzeyen Bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler icinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan
Sunay Akın
 
 
Sana bakmak gölde kayık olmaktı
Abdülkadir Budak
 
Gûş etmiş idi o sergüzeşti Âteş yemi üzre mum keştî ... Mumdan gemiler edip hüveydâ Kılmış nice dîv o bahri me'vâ ... Tâbût idi san o keştî-i mûm Olmazdı mezârı liyk ma'lûm ... Ol fülk u o nâr-ı pür felâket Hep şem'-i mezârdan ibâret Şeyh Galip
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 19.08.2013