Öfkeli şimşeğe benzetmiştim zamanı;
değilmiş, uyuşuk, miskin serseri…
Evsiz barksız, bimekânmış;
nerde sürttüğü,
kime yüz verdiği,
belli olmayan.
Çiğneyip salkımları
ecel şarabı hazırlayan,
güzel ayaklı zaman:
– Olgunlaştı mı şarabın?
– Ver güzelim, ver bakalım…
Ölümü senin elinden tadalım.
İhsan Üren