gitmek; dağlara açılan eskil bir kapı eşiğidir, bilesin
gitmek, “mai ve siyah” * bozkırın kendine yürüyüşü
aslında çiçekleriyle donup kalmasıdır
ulu bir çınarın
böyle buz tuttum
böyle düştüm ben şeddatın kuyusuna
ve yatılı bir keder
çıngıraklı yılan gibi çökünce en zarif köşelerime
kalbimi çektim çıkardım
böyle dönüştü gövdem sarı sabır otuna
şimdi kuruyan dallarım
pul pul dökülen aşkın ölüm habercisi gibi dururken göğsümde
kaçıp sığındığım dağlardan bile saklıyorum gözlerimi
susuyorum
ve yağmur aksanıyla konuşan bir aynadan kopup geldiğimi
kurda kuşa söylemeye dilim varmıyor
anlıyorum
bir düşün,
başka bir düşte hayat bulma şansının bittiğini
iki kırık ayna diyorum sadece
“iki kırık ayna
tamamlamazmış birbirini”**
Temrin/Aralık 2012 Sayı:56
*Halit Ziya Uşaklıgil
**Seyit Pelitli
Fatih Yavuz Çiçek