Göle düşen vakitsiz akşam,
bekleyişin uzuyor ahtapot kolları.
Dalgın gövdemi vursam yollara
tuzaklarından kurtulamam kuytu ormanın.
Rüzgarın kulağıma fısıldadığı yolculuk;
senden çıkmalı yola, çocuk!
Üşürsün, diye anne soluğu ceplerinde;
yürümekten korkma ormanın derinlerine.
Dağ ormanlarında kaybolursam
ladinler, sedirler serinletir uykumu.
Bir baktın superisi…
dinlenirim defnenin kollarında.
Yürümeden bilinmez yolun hilesi;
vaad edilmiş her şey yalan.
Yürüdükçe yakınlaşan dağ, kalbim;
ama o sevişirken hep gözlerini kapar.
Tenimi titretir rüzgar
kendime yürürüm!
Asuman Susam