Yazılmaması Gereken Şeyler

1.
Bütün gece bir koza ördün
Yorgun yüreğimin soluğuyla getirdin güneşi
Uykusuzluk gitti geldi, gitti geldi
İlk defa ona yenildik
Ve dünyada ilk defa sabah oldu
Çünkü kolum değildi belindeki
Söyleyemediğim seçemediğim sözcüklerdi

Sabah serdi örtüsünü üstümüze
Yalnız bulutlar gördü bizi
Bir de sessizlik. Sevindi büyüdü
Kapıdan çıkarken bir şey değdi elime
“Kapıyı çektin mi?”
Senin sorduğun soruydu belki
Belki yoktu da bana öyle geldi
Kül renkli, baş döndüren bir sabah
Sundu bana serin bir sevda mendili

Göremedim
Seher yeli değiştirmiş elbiseni
Oturdum karşında
Bilmediğim bir yere gider gibi
O kadar çok ve o kadar pis şeyle boğuştum ki
Uzak durmaya çalıştım senden
Bulaşmasın diye gecenin, alkolün zehri

Bir gün her şey sona erse
İhtiyarlasa kafam, kalbim ve şiirim
Hiçbirini hatırlamasam yaşadıklarımın
Etimdeki ateş, derimdeki alev beni terk etse
Nerede olduğunu bilmesem senin
Hiç kimse de bilmese
Mutlaka uyanacağım sabahların en sessizinde
Kim bilir neler geçecek aklımdan
Dar mı gelecek odalar, evler, şehirler
Dar mı gelecek geçmiş günler, kağıtlar, kitaplar
Dar mı gelecek zaman bilmiyorum
Kalkıp uzanacağım bir kanepeye
Uyandığımda “Dünya” diyeceğim
“İnsanlar ve hayat”
Bakıp pencereden bir ağaca
Bir börekçiye, bir manava, bir sabahçı kahvesine
Şımardıkça yorganı başına çeken bir çocuğa
Babasına masal anlattıran bir genç kıza
Yaşarken hiçbir şeyini esirgemeyen bir kadına
Bakıp bütün bunlara
“Dünya, insanlar ve hayat” diyeceğim
“Sizi sevdiğim için oluyor, ne oluyorsa”

2.
Gece, yağmur, gökgürültüsü
Sallanıyor ağaçlar, göğe karışıyor sesleri
Yaprakları görünmüyor
Benim seninle olduğum gibi

3.
Boya değil, ışık sızmış geceden saçlarına
Nereye gideceği belli olmayan göçmen kuşlar gibisin
Vaktin gelir gidersin
Bir tek haber bile bırakmadan kapıma

4.
Ben nasıl beraberim seninle, neden beraberim
Sevsem, sevmek neye yarar
Öpsem n’olur sanki
Gelip geçen su gibi

5.
Ya bir bulutsun rüzgarlara boş veren
Ya da bir insansın çok uzaklardaki
Çünkü her tatilin bir serüven
Her kaçışın limansız bir gemi

6.
Her şeyleri bırakıp kaçmanın, unutulmanın meleği
Ne var beni hatırlatacak sana
Okunmayan şiirlerden, toprak kokan türkülerden
Ve insanların bitmeyen hüznünden başka

7.
Hiçbir yerini görmesem de olur, dokunmasam da
Başkalarının olsun görünen güzellikleri
Kimse paylaşamayacak biliyorum
Uçup gelen ve göğsümde kalan kelebeği

Süreyya Berfe
Ufkun Dışında, De Yayınevi, 1985

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.