Yalnızlık

bu yalnızlık yok mu
akça bir dolunay gölgesinde
dere başında hışır hışır
köklerim bir arguvan türküsü
kirpiklerim yağmur kokuyor
üstüm başım rüzgar

çocukluğumdan kalma bilirim
bu ağlamaklı his
bu yorgun sonbahar
nerden başlasam bilmem ki
öyle anlatılmaz çalakalem
öyle söylenmez ağdasız
bastığım taşlar ağlayan su
gecelerim uğul uğul
hınzır çocuk uykusu

ne hüzünlü kuşlar dinledi beni
gittiğinden beri
gözlerinde türkü söndürülmüş
bir ihtiyarın kanatsız sözleri gibi
yalın
üryan

ah bu yalnızlık yok mu
taze gelin koynundan
kına toplayan yetim kadar
içimde koyun koyuna
kandilsiz iki mezar
birine beni gömdüm
biri yalnızlığım kadar

ahmet uysal eylül/08

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.