Yakarış

gözlerindeki kederi öperim
alın kırışığında kanat çırpan sevgiyi
öyle yıkık durma ne olur
akşama düşen gün gibi.

o büyük sırrını öperim
bir hazine gibi üstüne titrediğin
içindeki güneşini duygularının
geceye düşen o çiy tanelerini…

sesini öperim çocuk
yüreğinin, kirpiklerinden sızan
o dilsiz ince türküsünü
öyle mahzun durma ne olur.

gülüşünün aylasıyla büyülü
o derin göllerini gamzelerinin
içinde ömrümün yudum yudum yunduğu
o en temiz yerlerini öperim.

seni bana getirdikçe güzel
götürdükçe nasıl da acımasız ve soğuk
adımlarını öperim çocuk
öyle uzak durma ne olur.

1986

Şükrü Erbaş

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.