– Sarı Gülün yaşıyor mu hâlâ?
– Bu kışı çıkarabileceğini sanmıyorum.
– Aklıma geliyor bazen üzülüyorum.
– Ben günde iki defa görüyorum
– Seni mutlu ediyordur yine de.
– Yine de hüzünlü, ölümü anımsatıyor.
– Hz. Ömer’in ölümü hergün hatırlatmasını istediği bir adam vardı, duymuş muydun? Bunun için adamı maaşa bağlamıştı. Her gün gelip, “ölüm var yaa Ömer” der giderdi. Bizim de hatırlatanımız belki o Sarı Sül. Ölüm var!!! Çok şükür ki var.
– Evet biliyorum. Sakalında beyaz bir tel gördüğünde adamı, “artık gelmene gerek yok, ölümü anımsamam için bu beyaz tel kafi” deyip göndermiş.
– Belki sırf senin için açıyordur, tıpkı benim gibi. Senin için açıyorum bazen sırf senin için soruyorum. İyi ki varsın iyi ki hayatımdasın.
– Benim diyebileceğim, tek Çiçeğimsin. Bende senin Sarı Gülün olacağım, o Gül gibi karşında solacağım. Üzüleceksin. Ama “iyi ki tanıdım” da tebessümün olacak.
– Seni seviyorum.