I. Bir Kitap
gözleriniz değince
sessizliği bitecek sözcüklerin
özgür olacaklar
sevginin yolu açılınca
yüreğinizin ışığı dokununca
II. Baştan Sona: Bir Adam
hepsi saklanıyordu. masalar dört bacağıyla. el yazmaları. zarflar. imzalı kitaplar. imzasızlar. armağanlar. armağan edilmiş tortular. öfke. sevinç. tütün kokusu. gazı bitmiş çakmaklar. boş kibrit kutuları. dolu kataloglar. bozuk fotoğraflar. şipşakçı portreleri bir yarı-köylünün. kırık pipolar. resimler: düşbozumu. karikatürler. imza günü fotoğrafları zarflanmış. gülümsemeler. göz kırpışması. somurtmalar. şemdinli tütünü. türküler’i unutma! telaşı.
osmanlı imparatorluğunda mülkiyet ilişkileri. kapitalizm ve tarım. bilim ile yazın arasında. tebrik kartları. gidilmemiş nikah davetiyeleri. hepsi saklanıyordu: baştan sona.
III. Bir Başka Adam: Sondan Başa
hepsi saklanıyordu. masası bir geçmişin. geçmişte ve
gelecekte hep anılan bir adamın elyazmaları. sarı zarflarda. beyaz zarflarda. kağıt kenarlarında karalamaları. dava dosyaları. düzeltme kararları. düzeltme kararlarını düzeltme dilekçeleri. yitirildi sanılan fotoğraflar. kendisini tab’ettiği fotoğraflar. pazarlar. pazar günleri suladıkça canlanan mineler. karanfiller. kadife çiçekleri. onur’un kazındığı bir sin
sonsuz enginliğinde yaşanan bir dünyanın: kapital’in, anti-dühring’in, doğanın diyalektiği’nin, insanın türeyişi’nin, madde ve insan’ın, fiziğin evrimi’nin, kemal atatürk ve çağdaş türkiye’nin. hepsi saklanıyordu, yılgınlık ve kin dışında: sondan başa.
IV. Çok Uzaktan Bir Başka Kitabın Sesi
beni üzen, sayfalarımda taşıdığım doğrular ya da yanlışlar değil, içimde ne olduğunu bilmeden tutuşturan insancıkların karanlık dünyaları. o karanlık dünyalara yakılırken bile ışık tutamamak ne acı.
V. Bambaşka İki Adamın Sevinçli Yorgunluğu
saklanan her şey taşındı taşındıkça taşındı
kollarımız taşıdıkça güçlendi
bildikçe bildik gözlerimizde derin gölgeleri
gördükçe gördü görmediklerimizi bilincimiz
donandı yüreğimiz ışıdık ve sönmedik hiç
alnı akıtmalı doru bir at taşımadı çeyizimizi
gittik geldik, gittik geldik ayaklarımız üstünde
gittikçe sevindik gidildikçe
şimdi herkes buruk gibi
gidiyorlar ırmakta sarsılan bir kayık gibi
kucak dolusu: yunus
gidiyorlar incitilmeden soylu bir gün gibi
kucak dolusu: asi
üç basamak çık ileri
beş adım yürü sağa
üç basamak çık sola
yirmiüç adım yürü dümdüz
yirmidokuz basamak çık dönenerek
onyedi adım yürü durma!
yenibaştan
VI. Önemsiz Bir Ayrıntı
her şeye yeniden başlarken
japon elması da solmakta
turgut büyük saat’iyle geçerken
fısıldadı usulca
herkes ne kadar da mutluydu ‘oysa’
ne bıraktıysam o kadar kaldı orda*
*turgut uyar, kayayı delen incir’de ekinoks.
VII. Göç Etmiş Bir Kitap Gibi
geldik işte
dizildik dizildikçe
dizildik ve dizildik ve dizildik
dünyaları ayağınıza getirdik
sana evren benim içimdedir, diyorum, taşıyor durma bak
harflerde sözcüklerde noktalarda virgüllerde
kalabalıkta ve kimselerin ayak basmadığı saatlerde
insan benim içimde
sevgi ve nefret
barış ve savaş
düş ve gerçek
tutku ve iktidar
ah, kapağım kapalı, oysa sözcüklerimin gözleri açık
sana evren benim içimdedir, diyorum, taşıyor durma bak
pi’ler fi’ler pisi’ler beta’lar alfa’lar ve abece
bilincinin sözcükleriyle çarpıştıkça sözcüklerim
gözlerinin kapanmayan yüreğinin çılgınlaşan coşkusuyla
yeni bir insan yeni bir insan olarak bakabilirsin dünyaya
VIII. Sona Sığmayan Son
bitmedi hiçbir şey başladığı gibi
bitemez de
hüzün değil
yıkım dolayısıyla
taşınıyoruz
ilhanilhan kitabevi
bayındır sokak
yirmiüç bölü altı
aynı sokak
iki bina aşağıda
bir kat yukarı
ruhumuz göğe biraz daha yaklaştı
söyle kalbim:
kim düğümledi bu ipi kopacağı yerden
Tuğrul Asi Balkar