Tag: Turgut Uyar

bir yılın en soğuk akşamında aşk övgüsü

yemin ederim şiir değildir, şiir değildirdaha başka bir şeydir ki, göz yumulur.. nasıl yadsınabilir yüreklerde gezinmesitozlu bir gümüş tabağın, çiçeksiz bir sardunyanınbir kadifenin avuçları kamaştıran anısııpışık caddelerden, armağanlık çiçeklerdenkanı çekilir gibidir eski dünyanınkalabalıkta, yarışsız bir hipodrom ıssızlığındabir suyun durmadan durmadan aktığı sanısıgeceyi, egemen geceyi hazırlayan akşamıbir altın yüzük gibi sıyırmak taşbebeklerdenköşebaşları acımasız bir yüzdürler sunarlar …

Devamını oku

Bahar Hastalığı

Şimdi katar katar trenler Anadolu’daBahardan bahara dolaşmaktadır.Biri Sivas’tan kalkar, biri Malatya’ya varırGurbetçiler Ardahan’dan, Posof’tanYayan yapıldak dağları aşmaktadır.Bilmem bu delişmen sevda içinde halimNereye varır. Nereye varırsa varsın umurumda mıHiçbir şey tutamaz beni artık.Ne iş ne güç, ne çoluk çocukBir su ıslatır, bir sıcak kuruturDenizlerde gemiler göklerde bulutlarPırıl pırıl sevdalardadır çağımHiçbir şey tutamaz beni artıkBu bahar, bu …

Devamını oku

Bir Gün Sabah Sabah

Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,Uykudan uyandırsam seni:Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç’ten.Vapur düdükleri ötmededir.Etraf alacakaranlık,Köprü açıktır henüz.Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam… Yolculuğum uzun sürmüş oldukçaGece demir köprülerden geçmiştir tren.Dağ başında beş on haneli köyler,Telgraf direkleri yollar boyuncaKoşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden,Uyanıp uyanıp yine dalmışım.Biletim üçüncü mevki,Fakirlik hali.Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,Sana Sapanca’dan bir …

Devamını oku

Bıktım Böyle

Üç yıl sonra mıydı bilmiyorumama ekimin onbeşiydi biliyorumekimin onbeşiydi ama ekimin onbeşinde ne oldu bilmiyorumherkesin sular gibi dağıldığı ama herkesinbir sur önünde miydik bir yolda mısemtini bilmediğim bir karakolda mısonra topluca bir bahçede durduk bıktım böyle sayrılıklardanateşim çıksa neyse ne neyi bıraksam aklımdan bir suya karışıyorbir büyük savaşda Kıbrıs kıyılarındavurulan ve ölen bir askerinçelik miğferi …

Devamını oku

Kaçak Yaşama Vergisi

Günlerden o gün alıp başımı evin yolunu şaşıracağımTaze ekmeğim eski kanlarım benim ellerim şaşıracakYa da tek başına acıkcaksın sen tek başına gözlerinHiç umrumda değil ya şundan şundan şundan korkuyorumKim uydurdu bu haziranı bu temmuzları bu yaşamaları gizlikapaklı Bu yulafları oğlakları bardakları bu bütün puştluklaru buşarkıları Hiç umrumda değil yoksa yalnızlıklar, bozuk paralar uzunboylu ay ışıkları, …

Devamını oku

Bir Şeyle Mukayyetiz Serbest Değiliz Efendim

şaştım, senin hançerin bu kadar mıydıvarmadı yüreğime için suçlu bir deniz gibidokunma yüreğime tabansızım,aklım başımda, ellerimuyanık bir atmaca gülüşünde ellerin boyalı da olsa kentten de gelsendağdan değilsindokunma yüreğime şu ölenler kimdi, şu şarkı nerden sanadokunma yüreğime sondur bu akşamlar, geceler diriltir benibir kuşun sesinde sen nerdesin hepimiz nerdeyizgüneş oyalıyor ikindiyi bir kuş sesinde kuşla mukayyet …

Devamını oku

Yaralı Olduğunu Sanan Birisinin Hüznüne Gazel

Şehir birden başladı, sol tarafta hendeklerişportacılar, dükkancılar ve akşamüstüne gidip gelenlerve onun hüznü vardı Şehirler olsun varsındı ve manavlar kapansındı.evlerin ince bir buğuya, bir cinselliğe kapansındı ve onun hüznü vardı Aksaçlı ortodokslarla dövüşken çocuklar.aşk romanları ve trafolar ve “Sen ne güzelsin”lerkendilerini bitmez sansındı Nalbantlar resamlarla ve bütün tarlalar çarşıda.hele yılgınlıklar bir sabah temizliğindeve bir coşkudan …

Devamını oku

Otuzyedi Gün Kaç Gündür

– ama siz ne kadar sayarsanız o kadar bu yaşta hakkım yok ki mutlu olmayaher şey taze ve güzelve çılgın olmaya hazırbenim,– ama her yaşta mutlu olmaya hakkı vardır insanın peki, o zaman insanın kalbi nerdedirAtina’da mı, İskenderiye’de miİ.S. 1900′de Azapkapı’da mı İstanbul’da– ama insan kalbinin içindedir peki, ne yazdınız ne yaşadınız bu güne kadarne …

Devamını oku

bir barbar kendin tartar bir barbar aşağlarda

ey susam!.. ey karanlık!.. ey borçlarını ödemeyenler!..sen o ses misin en aşağılardan gelen!..karıştırın bütün otları o aşağlardayıkın benim güvenimi,soğuk bir at olsun seslendigim ses, yıkın!.. ben koşarım aşağlara, koşarımyıkanacak boğulacak su bulsam… ey her şey!.. ey beni gülünç eden bitki sapları!..sessiz katlanmalarıyla… içimde ölmüş çocukları sallayanvazgeçilmez uğursuz şarkının salıncağı!..ben durmadan en utandırıcı şeyleri hatırlasam.nasıl camsı …

Devamını oku

Üstüme Sinmişliğin Var

kent sabahıdır, bilmemek olmaz,çıkardıkendisiyle bir uğultuyu çıkarırdı sokaklarayıkanmış o ağız kokularından,çoğalmalardansen bir susun, bağırmak benim işimağırım, isyanlara doğruyum, yataklardanım üstüme sinmişliğin var işe yaramaz şeylerin güzelleştirdiği dünyadasen bakma ey, mutlaka seslenmeliyimaşka hiç benzemeyen o yalnızlıktan üstüme sinmişliğin var bir eve girmek, orada yatmak, büyütmek bir bakışmayıdağınık dağınık dağınık eviçlerindetoplandıkça dağılan eviçlerindeben bir içkiydim herkesi geçerdimtoplandıkça …

Devamını oku