Tag: Şükrü Erbaş

Şükrü Erbaş ve Bir Şiirin Oluş Yapılış Yazılış Süreci

Beni şiire genellikle bir küçük ayrıntı, herkesin geçip gittiği silik bir görüntü götürür.Kalabalık içine sıkışmış bir sessizlik, doğayı çın çın inleten bir yalnızlık, bir gözyaşı kurusu, tedirgin parmaklar, kekeleyen bir ses, bir hançer gibi eğri alın çizgileri, düğüm düğüm kirpikler, düştüğü yeri oyan bakışlar, vazgeçişin menevişlediği bir yüz, kimsenin duymadığı bir iç çekiş.… Her biri …

Devamını oku

5555. Paylaşım

Ölümün Yaşı Yaşlı bir adamı gömmüştükUzundu, zordu, bulanık ve tenhaÖldükten sonra da babamdı… Görünmez zamanı gördük bir günYıldızları gecesinden çaresizBir kasaba yalnızlığıydı erkenBiz büyüdükçe, vadesiz muratsız yaşı. Şükrü Erbaş

Aşk

Aşk, sanırım insanın en kolay olduğunu sandığı en çetrefil yaşantılarından birisi. Gündelik hayatın en kolay yaraladığı bir duygu. Her zaman biricik olduğundan, hiçbir deneyimin ‘ustalık’ kazandıramadığı bir güzel acemilik. Başlarken de biterken de acı verir. İnsana insan olduğunu duyumsatan en büyük imkândır. Zaaflarımızı büyüten bir erdemdir. Güçsüz düşürür bu yüzden. Kendisine özgürlük isterken, sevdiğinin üstüne …

Devamını oku

Zaman… Geçerek… ten

Bir maviden bir siyaha geçerek zamanGeçerek bir çocuk teninden yaşlı uçuk bir deriyeDokunup durgun yüreğine büyük sularınBinbir rüzgârla bir dinmez akışa geçerekGeçerek kirpikleri ve düşleri arasındanYüzünü güneşe tutmuş uzun adamlarınYağmurlardan yazlardan parklardan geçerekUçarı giysiler içinde telaşlı titrekKâküllerden gamzelerden alın çizgilerindenGeçerek bir ince ağrıyla gönül çarpıntılarından.Akşamlardan bir bozgun, gecelerden külhaniSabahlardan bir tüy gibi uykulu düşlerle hafifGeçerek …

Devamını oku

Yaseminlerin Sabahı

Gökyüzü bulut bulut uyanıyorduTanrının büyük yalnızlığındanAğaçlar birer ses salkımıydı kuşların ağzındaAyın puslu cümlesinde evler okunaksız harflerdiYasemin kokularından bir ışık sokaklardaGittim denizin lacivert bahçesine oturdumÖlümün mü hecesiydim yaşamın mı bilmiyorumArzuyla vazgeçiş canımda halkalanıyorduSes değil sessizlik değil zaman değil mekân değilAğzımda bir çocuktan kalma süt kokularıKirpik ırmakları dil pınarlari parmak yağmurlarıKayaların masalını dinliyordum kumlardanDağlar gecenin merhametinde çıkıyordu …

Devamını oku

Işık Heceleri

Damla damla akıyorsun gözlerimden.  * Şimdi yanında olsam, ağzım dinlesem, saçlarını giyin~ sem, güzelliğinin göllendiği yatağı sevsem, sevsem… Öyle bir hayal ecesisin ki, her yer sensin. Usul usul dökülen mimozalar, azalan limon çiçekleri, ayaklanan hanımeliler, deniz yaprakları, gülen güneşler, rayiha bahçeleri, bulutlu rüzgârlar… Tanrı da senin gibi var oluyor dünyada.  * Günaydın sabah sevinci, uykulu …

Devamını oku

Kim İzin Verecek Rüzgara

Sen Mem u Zin’iBen Ferhat ile Şirin’i Sen Cigerhun’u, Otuzüç KurşunuBen Nazım’ı, Cihat’ı, Turgut’u Sen gözleri deprem kızını kara çadırınBen Sürmeli Bey ağıdını Sen Dicle’yi durgun ve nazlıBen Kızılırmak’ı, mağrur ve geniş Sen Siverekli öfkeyi Fransız önündeBen dağların onuru Kamalı Efeyi Sen Cudi’yi uçurum ve dorukBen Konya ovasını beyaz ve tenha Sen düşmanını ağırlayan konukluğuBen …

Devamını oku

Güneş Filizi

Akasya ağaçları söyledi önceDelice kuşlarından yapraklarıylaIrmak boylarında birer tanrı ıslığıYılkılık istasyonlar, kamışların duasıSabah ezanları söyledi, çalgıcı kahveleriGözleri bütün dillerde merhametin gökyüzüKöpekler söyledi sokakların ıssız çanıylaİncinmenin ebruli ipini geçirerek canındanKirpikleri avuçlarında birer kandil ölüsüÇay bardaklarında soğumuş ihtiyarlar söylediEşikleri hayıf terazisi evlerDeniz turnaları, balıkçı rüyalarıArastanın rüzgârsız dükkânları söylediÇerçevesi can çekişen zaman eskileriDeğirmenler, okul kapıları, paslı pulluklarEmekleri yüzlerinde …

Devamını oku

Bu İğdiş Gökler Altında

Bu rüzgâr dağların kokusunu getirmiyorBu bulutlar tutsak daracık bir gökyüzüne…Akşam güven vermiyor, sabahın sevinci yokNe güleç bir yüz ne hareli bir merhabaHerkes sırtıyla konuşuyor birbiriyle…Toprak yok bahçe yok sular bir derin hasretKuşlar bile kekeleyerek uçuyor havada… Acıdan başka her şeyi bırakıp geldikAlnımızda külü kalbimizde koru yanan evlerinHer parmağımızda bir çocuk can verdi.Bizim olan ne varsa …

Devamını oku

6666. Paylaşım

Derin Kesik 1.Sitem de cana böyle mi batarmışGiyindim oturdum sesini çın çın. 2.YazmasaydımBorçlu ölürdüm aşka. 3.Öyle çok güldünüz kiGeceyi bozdunuz.Sizin hüznünüzü deKorumak bana düştü. 4.Gözlerine tek nokta siyah düşmesin diyeIşıttım geceyi sabaha dek gövdemle. 5.Bir tek ben bilirim değeriniAğzından ağzıma akan sözlerin. Kim neyi susarsa canımda gölleniyor.Bu aşkı ben senden sonra da söylerim. 6.O kadar …

Devamını oku