‘Dostun evi nerede?’ diye sordu, günün battığı yerde süvariGökyüzü biraz duraksadı.Dudağındaki geçici ışık dalını kumların karanlığına bağışladı ve‘Ağaca varmadan, Tanrınının rüyasından daha yeşil asma dallarının indiği bir sokak var’Ki orda sadakatin tüyleri kadar mavidir aşkErişkinliğin arkasındaki o sokağın taa sonuna kadar başını çevirme.Sonra yalnızlık çiçeğine doğru yönünü değiştirirİki adım kala güle,Mitolojik toprağın ölümsüz fıskiyesinde durursun.Orda …
Tag: Sohrab Sepehri
Şub 23
Temaşa Suresi
Andolsun temaşayaVe sözün başınaVe zihinden uçuşuna güvercininKi bir kelime var kafeste Sözlerim bir parça çimenlik gibi açıktıBin dedim onlara:Dergahınızın yanında bir güneş varAçarsanız kapıyı parlar amellerinizeVe dedim onlara:Süs taşı yok dağlardaNasıl kazmada bir süs değilse madenYerin avucunda görünmez bir cevher varGözleri kamaştı parıltısıyla tüm resullerinCevher peşinde ölümLahzaları götürün risalet otlağına Ulağın ayak sesiyle müjde verdim …
Şub 23
Uzun anlardan sonra
Uzun anlardan sonraPenceremin boz ağacında bir yaprak yeşerdiVe yeşil bir esinti uyuyan hücrelerimi titretti.Ve ben henüzTenimin köklerini rüyaların kumlarına sokmamıştımKi yola çıktım. Uzun anlardan sonra Bir elin gölgesi vücudumun üzerine düştüVe parmaklarının titreşimi beni uyandırdı.Ve ben henüz Kendi yalnız ışınımı,İçimin karanlık uçurumuna atmamıştımKi yola çıktım Uzun anlardan sonra Sıcak bir ışın saatin donmuş gölüne düştüBir …
Şub 23
Gülistane’de
Aaah! ne geniş vadiler!Aaah! ne yüce dağlar!Mis gibi ot kokardı Gülistane ne hoş!Ben bu vilayette, bir şeyin peşindeydim:Bir düşünIşığın belki, bir çakılın, kim bilir belki de bir gülüşün. Kavak dalları ardındaSili bir haylazlık vardı,Çağırırdı beni hep!Bir kamışlık kıyısında kaldım,Rüzgâr esiyordu, dinliyordum onu ben:Kimdir benimle konuşan?Süzüldü bir timsahKoyuldum yola ben.Yol üstünde bir yoncalıkSonra bir bostan, sonra …
Şub 23
Suyu Bulandırmayalım
suyu bulandırmayalımaşağılarda bir güvercin su içiyorya da hoş uzak bir köşede bir sığırcık kanat yıkıyorya da köyde bir testi doluyor suyu bulandırmayalımbelki bu akan su gidiyor ayağına bir kavağınyıkasın diye bir kalbin kederinbelki bir dervişin elikurumuş ekmeğini suya banmıştırgüzel bir kadın su kenarına gelmiştirsuyu bulandırmayalımgüzel yüz ikiye katlanmış! ne içimli bir sune kadar duru akıyor!yukarı …
Şub 23
Serüven
Görünürde yok kimse sâhilde.Yok karanlık bir leke denizde Yaklaşsa hanibir kayık Kalmış sâhildeBir kayık; dökülmüş üstüne gece.Gövdesini aydınlık olmayan bir yoldanÇeksin onu suya.Geç vakitte her dalgaKulağına bir şey fısıldar.Uzaktan gelen perişan bir dalgaAnlatır bize fırtınalı öyküsünü bir gecenin.Açılmıştı o gece balıkçıAlmak için sudan Bağlandığı şeyiRüyadaki hayâliyle. O gecenin sabahı denizde bir dalgaÖteki dalgaya vurmuyordu gövde.Balıkçıların …
Şub 23
Denizlerin Ardında
Bir kayık yapacağım,İndireceğim suya. Uzaklaşacağım bu garip topraktan.Yok oradabir kişi,Kahramanları uyandıracak aşk ormanında. Geçireceğim kayığıBoşluk ağından,İnci arzusunun tâ yüreğinden.Ne gönül vereceğim mavilere,Ne deniz kızlarına, sudan başlarını çıkaran,Balıkçıların yalnızlık parıltılarındaSaçlarından afsûnlar saçan. Süreceğim kayığı,Süreceğim öylece.“Açılmalı, açılmalı.Yoktu o şehirdeki adamın esâtiri.Bir üzüm salkımıyla dopdolu değildi o şehrin kadını. Hiçbir salon aynası tekrarlamadı sarhoşluğu.Göstermedi bir su birikintisini, hattâ …
Şub 23
Yolcu
Gurûb vakti eşyanın yorgun huzûrundaGörüyordu vaktin hacmini bekleyen bir bakış. Ve masanın üstünde birkaç turfanda meyvenin hayhuyu.Gitmekteydi ölümü idrâkin belirsiz semtine.Ve bahçenin kokusunu, rüzgâr, ferâgat halısının üstündeSaçmaktaydı yaşamın saf hâşiyesine.Ve zihin, yelpâze gibi, çiçeğin parlak sathınıTutmuştu eliyleVe yelpâzeliyordu kendini. Yolcu otobüsten indi:“Ne temiz gökyüzü!”Ve caddenin uzayıp gitmesi aldı götürdü onun gurbetini. Gurûb vaktiydi.Geliyordu kulağa bitkilerin …
- 1
- 2