Tag: Sezai Karakoç

Sultan Ahmet Çeşmesi

Su yerine süs akıyorDeliklerindenEğilmiş ölümsüz ince bilekliCariyeler bakıyor                  Derinlerden geliyor sesleri Önünde dokuz minareAynalar kadar aydınlık yüreğiKilise öte yanında yara bereİçinde kendini sessiz bir oluşa bırakıyor                  Değiştiriyor deri Tramvayın köşeleri sarıdırOrtasında oturmuş mesut bir sağırBütün gün türkü çağırırErir çeşmenin …

Devamını oku

Köpük

Portakal büyüsüdür yalayan seni beniKentte başlarken gece horozun terk ettiğiBir kadını havlıyor taşıyor o ıssız köpekler kiKırmızı bir karpuzun ortasından kesilen o köpekler kiDeniz mi dedin ne deniziBen Kristof Kolomb’un uşağı değilimBen ırmakçıyım denizci değilimKulağımda ne bir aşk ne de bir kürek sesiBir meydan uğultusu barbar bir inşaat sesiBir kere kente girdinBir kadını al onu …

Devamını oku

Büyükanne

Üç yıl olmuş nerdeyse öleli büyükannem Ne iyi kadındı. Gömülürken Akraba, eş, dost, tanıdık, tanımadık Ağlamış sızlamıştı ta yürekten Yalnız ben dolaşıp durmuştum evde Üzgün olacak yerde şaşkın. Ayıplamıştı biri beni Tabutunun başında sessiz Kupkuru gözlerle böyle bakılır mıydı? Şamatalı yas, çabuk geçip gitti Üç yıl boyunca tatlı-acı olaylar, Başka heyecanlar, sarsıntılar, yıkışlar Silip götürdü …

Devamını oku

Savaş Alanında

Bir insan ha aslan pençesinde paramparça olmuşHa olmuş şiirimin nişanıAynı kaderdir onu bekleyenAnnesi yakında ağlayacak onaÖldürmeden önce başına dikildiğim andaİyi bilir ölümün satın almak için bir karşılık ödemediğimiVe en ufak bir kaygım olmayacağınıKarşılık olarak tasarlanan cezadan Korkunç kuzey rüzgârı üstünde koptuğundaVe köpükten kamçısıyla kıyıyı dövmek içinDağ gibi dalgalarını topladığı anBenden şiddetli olamaz deniz bile Düşmanımın …

Devamını oku

Endülüs’e Ağıt (Feryadnâme)

Çıkan iner, kalkan düşer, her yükselişin var bir sonuNiçin bunca gurur maldan, mülkten, adtan sandan insanoğlu. Oluşta ne var ki olduğu gibi dursun, hiç değişmesin.Sen de gök gibisin, bir gün masmavi güneşlik, bir gün bulutlu. Bu dünya kime kalmış, yaramış ki kalsın yarasın sana da.Yok hiçbir çizgisinde bu yeryüzünün ölmezlik rengi ve ölmezlik kokusu Zaman …

Devamını oku

Bahçe Görmüş Çocukların Şiiri

İlkin sakin kiraz bahçeleridir andığım eski günlerdenŞehrin çocuklara mahsus kaydıraklardan olduğuFi tarihinde kutsal sözleri kale almadıkları içinHarap bırakılmışlar tabiatüstü güçlerle Bir kere elime aldım mı çocukluğumuÜstüne kerametler yazılı derilerdeGeleceği bildiren derilerdeBaşlar yeni bir mantığın bağbozumu Paganini bakışıyla ölümü inkar edenAnneleri şaşırtan çocukları büyüleyenSevimli kahinlikleriyle fakirleri sevindirenVe siz ey çingene kadınları O yıllar savaş yıllarıydı geceleri …

Devamını oku