Bir meyhane buldum,mezarın karşısında.Beni ararsan,ya or’dayım,ya tam karşında. Aşkım, aşkın cânım,ben içerdim, or’da ben aşkını. İçerdim Dünyâmı, Anamı. Taşın suyu yok. Sıktım, biliyorum. Seyhan Erözçelik
Tag: Seyhan Erözçelik
Şub 23
KEŞKE,
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
her şey, olduğu gibi, kalsaydı. Fal, açıldı. Söz, bozuldu. Yağmur taşı!Yağmur taşı!Yağmur taşı! Taşı . . .Taşı . . .Taşı . . . Seyhan Erözçelik
Şub 23
Aşk, Kalpte Birikir ve Taşlaşır.
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Hem lodos var, hem dolunay.Adonay elehenu adonay ehad! Benim kalbimde lotos var. Adonay elehenu adonay ehad! Lotusu kim yalar? Adonay elehenu adonay ehad! Bu Dünyâda seni kim arar? Lâ ilâhe illâllah . . . Ben,seni arıyorum.Ner’desin? Seyhan Erözçelik
Şub 23
İkinci Yada
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Ey su! Yâ su! Taş ma, taş!Aka dur gök ten, göz ler i m den,çile m ne? Dağ ı na var dum,ayna n ı gör düm. Ağaç tanyürü düm, san a bürün ü yor um. Sâk! Ey su! Yâ su! Yağ dur su! Ak du i göz ler i m den, çile m var,dayan a …
Şub 23
Rüyâ Gibi Her Hâtıra
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Şimdi bur’da oturduğumda, gözlerimi kapıyorum,Aklıma, Dünyânın en büyük taşı geliyor: Ayers. Rüyâ, ne zaman gelecek? Aklıma mı, gelecek? Rüyâmda, ner’deyim ben? (Evde mi, Ana?)Hâtıralar, rüyâdan rüyâya, taşınıyor.Rüyâlarsa, insandan insana. Ben, şimdi sendeyim.Atıyorum yüreğinde. Seyhan Erözçelik
Şub 23
Amnesia
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Metin Erksan ve Mustafa Irgat için. ‘Rüzgâr suyun üzerinde durdu, ve ben yorgunum,’sanki kan, çocuk gözüyle, dağılıyordu göğe,duvara asılan resim, örselenmiş bakışlariç-içe geçtikçe! ‘Ve ben yorgunum’ derken bir harfyuvarlandı kan gölüne, göle. Ossessione! Akşam, gül yapraklarıyla birlikte iniyorduşehrin kubbelerine, dem çeken güvercinlere.Akşam, ömrün sonunda gül …
Şub 23
Yana Sızıla
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
I./ Yontular, hepsi dağılıyorlar. Ağolup dağılıyorlar. Öptüğün an. O yerde; ırmağın denize döküldüğü,bildik bir çiçeğin koparılmadığı, biraçalyanın varlığından habersiz,kuşların kısacık öttükleri veöldükleri, kimsesiz çocukların ırmak–ırmağın sürüklediği akağaçlarıtopladığı ve yonttuğu o kıyı,o kıyıda; yontular, hepsi de ağolup dağılıyorlar, o kıyıda, güneş–güneşin sürüldüğü ve ırmak denizedökülürken kopuk denizcileriniçki şişelerini kırıp uzun,gözalıcı dalgakırana gittiklerio kıyıda, dalgaların durmaksızın vur-vurdukları-bir …