Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesi, zaman geçtikçe daha canlı, daha berrak hatıralarla bize döner, bizi tekrardan içine alırdı. Biz, herhangi bir sınıftık. Herhangi bir son sınıf olduk. Ön avlusu, aynı zamanda burunları, kolları kırık heykellerle süslü bir müze bahçesi, ancak son sınıf talebeleriyle muallimlerin gezindiği bir yer olan liseyi, bir gün …
Tag: Sait Faik Abasıyanık
Şub 23
Haydarpaşa
… İşte yanımızdan bir tren ışıkları ve insanlarıyla bir yere düşer gibi geçip gitti. Bir başkası duran vagonumuzun tam karşısına bir vagon getirdi bıraktı. Karşı kompartımanın camı da açıldı. Bir insanla burun buruna idik. Birbirimizi süzüyorduk. Her şeyimizi; yolumuzu, kafa kağıdımızı, yüzümüzü, ailemizi, elbisemizi, her şeyimizi birbirimizle değişebilseydik ben kendimi unutsam o olsam; o kendini …
Şub 23
Hişt, Hişt!..
Yürüyordum. Yürüdükçe de açılıyordum. Evden kızgın çıkmıştım. Belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. Olur, olur! Mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım. Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekalâ bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı? Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı? Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte. …
Şub 23
O Ve Ben
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Sana koşuyorum bir vapurun içindenÖlmemek, delirmemek için…Yaşamak; bütün âdetlerden uzakYaşamak… Hayır değil, değil sıcak;Dudaklarının hâtırası;Değil saçlarının kokusuHiçbiri değil.Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerdeBen onsuz edemem.Eli elimin içinde olmalı,Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim.Beraber yemek yemeliyizAra sıra gülmeliyizYapamam, …
Şub 23
Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm.
“(…) Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm. Bir Çingene kızının göğsünde idi. Bir insan kokusu duydum Mürüvet’te. İsmi Mürüvet’ti. Çayırlara uzanmıştı. Dişlerinin koyu, sarıya çalar bir beyaz rengi vardı. Bir mahalle kızının arkadaşına ağzından çıkarıp al sen çiğne dediği sakızının renginde… Ağzı ot kokuyordu. Gözleri siyah bir çiçekti, insanlarda açan. Ne çiçek açmış erik ağacına, ne yeşil kafasını …
Şub 23
“Yazarlara vermek içinde para ayırdın mı?” “Ne parası yahu? Size de para mı vereceğim?”
Sait’i en çok üzen şey, ne yalnızlıktı, ne de bireycilik bunalımı. Sait’in en üzüldüğü, annesinin kendisine işsiz adam gözüyle bakması korkusuydu. Zaman zaman sorardı bana: “Yahu şu kadar yazı yazıyorum, bana işsiz denebilir mi? “ Sait’in cimrilikle suçlanmasının nedeni, annesine para için başvurma zorunda kalması korkusuydu. Onun bu durumu zaman zaman para konularını deşmeye kadar …