Sait Faik Abasıyanık

Şair

24 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Sait Faik Abasıyanık Türk öykü ve roman yazarı. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı.Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmadı, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmedi ve belli bir tarzın takipçisi olmadı. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalıştı.Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlattı.İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer aldı. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içerdi.Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırdı.[17] Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etti. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şimdi Sevişme Vakti - Arkadaş - Artık Denizde Benim Öptüğüm Bir Balık Dolaşıyor - Baba Oğul - Bir Sonbahar Akşamı - Dülger Balığının Ölümü - Ermeni Balıkçı İle Topal Martı - Haydarpaşa

Şairin Şiirleri

Arkadaş
Bugünlerde bir akşam, şehrin aynalı gazinosuna ve aynaların içine
Selim-i salis gibi oturacağım.
Önümde rakı, dışarda akşam, akıntı,
kayıklar ve gelip geçen,...
artık denizde benim öptüğüm bir balık dolaşıyor
Sait Faik Ada’dan biriyle balığa çıkmış. Küçük bir karagöz yakalamış. Oltadan...
Baba Oğul
"İhtiyar adam rakı kadehine daldı. Sesi daha yavaşlamıştı:
- İki tane idiler, dedi. Şuralar yıkılmadan evvel küçük sehpa gibi bir şeyim ...
Kadehini almak üzere ihtiyar büyük yumruğunu uzattı.
- Doktor oldu ama adam olmadı, dedi. Ölsem ondan bir şey istemem. Şimdi bizi ......
Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm.
“(…)
Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm. Bir Çingene kızının göğsünde idi. Bir ins...
Ağzı ot kokuyordu. Gözleri siyah bir çiçekti, insanlarda açan. Ne çiçek açmış...
(…)”...
Ben hergeleyi görmüşümdür
BENDEN DE BİR KALİNİKHTA SANA BALIKÇI
23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda dünyaya geldi. İstanbul'da 11 Mayıs 1954’te si...
Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yenilikler...
Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yaza......
Bir Sonbahar Akşamı
Nedir bu kuş, bilmem ki? Sonbaharda bulutlar turunç renklidir. Sonbaharda yap...
Minareden minareye asılı kırmızılıklar, portakala, Trabzon hurmasına benzer y...
Ama bıldırcın!... Sen, bizim göklerimizin muhacir kuşu! Seni sevdiğim, sana y...
Bıldırcını, bir şiiri sever gibi severim. Neden olduğunu bilmeden, yahut hafi......
Dülger Balığının Ölümü
Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kad...
Vücudu kirlice, esmer renkte demiş miydim?
Rum balıkçıların hrisopsaros -Hristos balığı- dedikleri bu balık, vaktiyle ko...
İsa, günlerden bir gün, deniz kenarında gezinirken sandallarını büyük bir kor......
Ermeni Balıkçı ile Topal Martı
Topal martı ile balıkçının konuştukları bile görülmüştür. Önce martının laf a...
Raviyanı ahbar işbu muhavereyi şöyle naklederler:
Martı:
Balıkçı:...
Haydarpaşa
...
 İşte yanımızdan bir tren ışıkları ve insanlarıyla bir yere düşer gibi geçip ...
   "Kayseri'de (...) şirketinde memurum, derdim. Şirketin bir işi için geldim...
   Kendimi istasyonun bekleme salonunda buldum. Sessiz sedasız, göz kapakları......
Hişt, Hişt!..
Yürüyordum. Yürüdükçe de açılıyordum. Evden kızgın çıkmıştım. Belki de tıraş ...
Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekalâ...
Çikolata renginde bir yaprak, çağla bademi renkli bir keçi gördüm. Birisi ark...
- Hişt, dedi....
İlk Cinayet
Ben daima ıstırap içinde yaşayan bir adamım! Bu azap adeta kendimi bildiğim a...
***
Evet, acaba dört yaşında var mıydım? Ondan evvel hiçbir şey bilmiyorum. Tolst...
- Al, ama ağzına sürme! diyor....
Kameriyeli Mezar
“Yalnız o bahçıvanın bahçesinde zeytin ağaçları vardır. Mezarlık yolu hiç de ...
Niyetim mezarlığa gitmek değildi. Kenar yoldan ateş tuğlası harmanının üstüne...
Sahana küçük küçük sarılarıyla, bulanık aklarıyla oturdukları zaman dehşetli ...
Sıra sıra demir beton direkler arasına dikenli teller gerilmişti. İki dikenli......
Kıskançlık
Köyün civarını, çiçek açmış şeftalilerin dibinde derileri pul pul çobanlarla ...
Dağlara türkü söyleyen ufacık çobana:
“Karnım aç, yavru” dedim.
Dağarcığından kumlu köy ekmeği ve suyu seli kaçmış Mihaliç peyniri çıkarıp ve......
Köprü
İnsanlar köprüden geçmediği zaman
Acaba köprü düşünür mü?
Çamaşır mandalını gözlerinde allayan meczubun geçtiğini
Üsküdar iskelesinin kanapelerinde güneş banyosu yapanı...
Lüzumsuz Adam
Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istem...
Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzilerinin bile... Mahallemden p...
dükkan kirasını almak bir yana- yaşadığım yer, üç dört sokak içindedir.
Mahallem, birbirine müvazi sokaklar, bu sokakları diklemesine kesen bir diğer......
Mektup
I
Vapurun dümen yerinde çaldığım ıslık
Yağmurlu güvertedeki türküm
Sana yaklaşmaya vesiledir...
Menekşeli Vadi
   Arkadaşım kafasını iri elleri arasına almış düşünüyordu. Önünde yarım kilo...
   Arkadaşımın ismi Bayramdı. İri kemikli bir adamdı. Arnavut şivesile konuşu...
- Hey be more, derdi. Görürsün a, gündüz külahlı, gece silahlı!.
   Beygirlerin sırtına bir kamçı vururdu. Sırım gibi kısraklar dar sokağı yıl......
O Ve Ben
Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için...
Yaşamak; bütün âdetlerden uzak
Yaşamak......
Papaz Efendi
Evimiz kilisenin karşısındaydı. Bu, akşamüstleri lacivert kesilen gökyüzüne, ...
Galiba kilise mayıs akşamlarında bu hale gelirdi. Ben de mayıs akşamlarında ç...
-Merhaba, bey, dedi.
-Merhaba, papaz efendi....
Sarnıç
   Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesi, zaman geçtikç...
   Önümüzde hayat… Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. H...
   — Hatırlar mısın? derdi. İptidai mektebimiz Kirazlı Mescit’ti. Bir gün Şek...
   — Hatırlamaz olur muyum? Hatırlamaz olur muyum?...
Semaver
– Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.
Ali nihayet iş bulmuştu. Bir haftadır fabrikaya gidiyordu. Anası memnundu. Na...
Halıcıoğlundaki fabrikanın bacası kafasını kaldırmış, bir horoz vekarıya saba...
Ali nihayet uyandı. Anasını kucakladı. Her sabah yaptığı gibi yorganı kafasın......
Şimdi Sevişme Vakti
Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için.
Ey önünden geçen ak sakallı kasketli...
Sivriada Geceleri
Bir nisan akşamı, yola çıkmıştık. Geceyi o yanıp yanıp sönen ışıklar adasında...
Bu sefer de gündoğrudan bir kara bulut gelip yağmurunu boşalttı. Sonra gökyüz...
- Selamet, dedi. Basalım artık. Hava düzeldi demektir. Kalafat'a göre fırtına...
Gökyüzündeki bu yedi renk, sükûna işaretti.Yola çıktığımız zaman, deniz dümdü......
Son Kuşlar
Kış, Ada’nın her tarafında yerleşebilmek için rüzgârlarını poyraz, yıldız poy...
Herkesin yeni başlayacak olan altı-yedi aylık soğuk hayata kendini şimdiden a...
Yazın daha parça parça, lime lime, bohça bohça eşyalarıyla gitmek için fazla ...
Bir küçük koyun hemen beş-on metre yukarısında, bir apartman terası kadar ufa......