Rüzgârın parmaklarımın ucuna düştüğü bir akşamüstühüznün yağmur damlası kül kokusuyla yüreğime düştüğüalaca söğüt dallarının mavi su mağaralarına düştüğüakşamın bir sesten bir sessizliğe düştüğü bir akşamüstüÇınaraltı’ndan geçtim yüzümde bembeyaz güvercinlerle Çınaryine saçları ağarmış bulutların duldasındayalnız.Masalaryine ayışığının korusunda yolunu yitirmiş yıldız kümesikimsesiz ve şaşkın.Çay bardaklarıGece üç vardiyasında çalınmış yine yarım bırakılmış uykusuçalınmış alınteriçalınmış el emeği göz nuruyla …
Tag: Refik Durbaş
Şub 23
Kalbim kalbinde misafir kalsın bu gece
İki elim vardı:Birini sana bıraktımötesini yılların yalan aynasına İki gözüm vardı:İlkini sana sakladımikincisini mazimdeki hatıranaKalbim:kalbinde misafir kalsın bu gece Refik Durbaş İki Sevda Arasında Karasevda Ümit Yayıncılık – 1994
Şub 23
Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımı
Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımıSevdiğim kadınlarda kaldı yıllar ve yıllarımYıllar ve yıllarım kış mahsulü hüzünlergüz kokulu kederlerim – Ne mi anlatır şimdi kuş kanadında sûretim? Refik Durbaş İki Sevda Arasında KarasevdaÜmit Yayıncılık – 1994
Şub 23
Ne zaman yüzün düşse yâdıma
Ne zaman yüzün düşse yâdımabir fotoğrafta el ele tutuşmuş gibi ellerimiz – Bu gece de yine hasretin için ağladım Refik Durbaş
Şub 23
Yaşadım ve yaşlandım İstanbul’da
Yaşı, sonbaharın yaşında sevdalarla Yaşadım ve yaşlandım İstanbul’da Bu hicran, kimden armağan sanıyorsun? Refik Durbaş
Şub 23
Yalnız alnıma değsin ellerin
Sabahın güneşi sabaha kalsınakşamın güneşi akşama… Günlerin gündüzlerin güneşiAlnımaYalnız alnıma değsin ellerin Ol karasevdalar hatırası içinsevdin de, sevmedim mi seni? Refik Durbaş İki Sevda Arasında KarasevdaÜmit Yayıncılık – 1994
Şub 23
Rüzgara Yazdım Adını
Adını, vadilerin cemresindeyolunu yitirmiş sulara yazdımSaçlarına kırağı düşmüş ovalaraGöçmen kuşların konağı ovalaraRüzgara yazdım bir de… Seni o rüzgar getirdi bana Gördüm seni bir dahagençliğimin ilkçağınıngözleriyle gördüğüm gibi… O yıllarda da böyle miydidudaklarının ve ağzının iklimikirpiklerinin karasıalnının serin serinliğisaçlarının ilkbaharı? Yüreğimde aşkın ve yarası… Yüreğim çarpardı Ben çarpardım yüreğimiçıkmaz ve ara sokaklara Denizlerin tuzunagurbetlerin hüznünehüzünlerin sılasına… …
Şub 23
Bir Başka Şehirde
İlk kez gidilen bir şehirde akşamlar nasıl geçer?Geçer mi acaba?Gri bir hüzün, kolları arasına almıştır bütün sokakları…Renkler, arınmıştır yalnızlığın bedeninden…Dumanın küfünden balkona çıkılmaz.Akşamın sığınağı pencerelerdir: Pencereden bakarsın.Çocuklar, seslerinin çıngırağını ara sokaklara dağıtarak evlerine çekilmektedir.Bir adam, koltuğunun altında bir somun kokusuyla döner köşeyi…Bir kadın, sabahtan kalan güneş kokulu çamaşırlarını toplamaktadır, balkonda…Sen, bir başka zamanda, bir başka …
Şub 23
Kim Bu Çocuk?
Çocukluğum annemdir benim. Uzun kış gecelerinde anlattığı masallardır. Deniz diplerinde yürüyen devler, gökyüzünün kapısında bekleyen ejderhalardır. Çocukluğum Sanamer’dir benim. Leylek dedenin okul bacasında kurduğu yuvadır. Kartalların bir dağdan bir dağa uçarken yüzüme düşürdüğü gölgedir. Güz harmanında saman yeli, yaz bostanında üzerime yorgan niyetine serdiğim kavun karpuz kokusudur. Çocukluğum Aras’tır benim. Elleri bedenlerinde büyük adamların Çobandede …