Tag: Pablo Neruda

Tastamam Yorulmak

Tek başıma yorulmak istemiyorum,sen de benimle yorul istiyorum. Nasıl yorulmaz insansonbaharda şehirleredüşen o külden;artık yanmak istemeyen şeyden,giysilerde birikipyürekleri soldurarakyavaş yavaş düşenden? Yoruldum hırçın denizdengizemli topraktan yoruldum.Yoruldum tavuklardan:Hiç bilmeyiz ne düşünürlerve hiç önem vermedenkuru gözlerle bakarlar bize. Yorulmaya çağırıyorum seni debir sürü şeyden ve bir kerede;berbat aperatiflerdenve iyi eğitimden. Yorulalım Fransa’ya gitmemekten,yorulalım en azındanbir iki gününden …

Devamını oku

Bir Ağıtla Övgü

Ah, güller arasındaki kız, güvercinlerin baskısı,ah, balıkların ve gül çalılıkların iç daraltan sıklığı,susamış tuzla dolu bir şişedir senin gönlünve bir çıngıraktır teninin üzümlerinden. Ne mutlu ki sana verecek bir şeyim yok tırnaklarının ve kirpiklerinin bana sunduğundanbaşka,ya da gönle akmış piyanolar, yüreğimden selleredökülen düşler;kara biniciler gibi koşturan tozlarla kaplı düşler;hızla ve bahtsızlıkla dolu düşlerden başka. Yalnız …

Devamını oku

Seviyorum Susmanı

Seviyorum susmanı,yokluk gibisin çünkü,sesim sana varmadan işitiyorsun beni.havalanıyor gibi gözlerin yerlerindenve sanki bir öpüşle kapanmış gibi ağzın yeni. Benim ruhumla dolu bütün nesneler gibiyine benim ruhumla yükselirsin her şeyden .Ruhuma benziyorsun, düş kelebeğimsin benim,karasevda sözüne benziyorsun tıpkı sen. Seviyorum susmanı, uzaklıklar gibisin.İnler gibisin hem de kuğuran kelebeğim.İşitiyorsun benim sesimi sana varmadanSenin sessizliğinle ben de susayım …

Devamını oku

Anlayasın Diye Beni

Anlayasın diye benisözlerimincelir arasırakumsallarda martıların izleri gibi. Gerdanlık, esrik çıngıraküzümler gibi tatlı ellerin için. Öylece tırmanırlar nemli duvarlara.Bu kanlı oyunun sensin suçlusu. İşte kaçışıyorlar karanlık inimden.Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi. Senden önce sardılar yerleştiğim ıssızlığıve benim hüznüme alıştılar, sana değil. Desinler isterim şimdi sana demek istediğimianlayasın diye onları beni anladığın gibi. Bir bunaltı rüzgarı …

Devamını oku

Serenad

Sen benim derimden daha çok benimsin. Seni araken İçimde damarlarımda, kanımda ışıkla örülmüş Gizemli dokularımda sendin bulduğum. Sanki kandın sen Taştın azıktın. Bense dışında kaldım aklın, çılgınlığın, giysilerin Eski bir karanlık ve ormanlar soyundan geliyorum. Ama tıpkı bir kuyudaymış gibi iki büklüm Kör bir adam gibi el yordamıyla Yolumu bulmaya çalışırken topraklarımda Adımlarıma yön verecek …

Devamını oku

Sorular Kitabı

Neler daha ağırdır sırtımızdaacılarımız ya da anılarımız mı? Söyle bana, gül, çırılçıplak mısınhep böyle mi giyinirsin yoksa? Neden çocuklarıyla gezmeyegitmez dev uçaklar? Neden öğretmiyoruz helikopterleregüneşten bal süzmeyi? Öldüğümde farkına varmadankime sorarım sonra zamanı? Nereden aldı Fransa’da baharbu kadar çok yaprağını? Neden saklıyor dersin ağaçlarbütün görkemini köklerinin? Yağmurun altında duran bir trendenhüzünlü daha ne var ki …

Devamını oku

Buğdayın Türküsü

Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa Tohuma dururlar yeniden Ve halk, toprağa gömülü Tohuma durur bir yerde Buğday nasıl filizini sürer de Çıkarsa toprağın üstüne Güzelim kırmızı elleriyle Sessizliği burgu gibi deler de Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde. …

Devamını oku

Şiir

Ve zamanıydı… Gelmişti şiirbeni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi. Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman, sesler değildi, sözcükler değildi, sessizlik de değildi, fakat beni çağırıyordu bir cadde, gecenin dalları, ansızın başkaları, şiddetli yangınların arasından ya da belirsiz yüzümle oradan dönerken yalnız, dokunmuştu bana. Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım bilmez isimleri, …

Devamını oku

Kuşlar Sanatı

sokağın ortasında uyandımuzak güneyden kuşlar geliyordurüzgarda sesler çıkararak gün boyu, sıra sıratüylerden bir donanmayüreği çarpanbir gök gemisigeçip gittiminicik sonsuzluğundanpencerenin, arayıp sorduğumçalıştığım, gözleyip beklediğim çok ölümden doğdumçok keder ısırdı benibir mutluluğuöbürüyle değiştimama derinlerde, içimdeo yitik göldeki gibibir kuşun hayali yaşarunutulmaz bir meleğingün ışığını dönüştürengözalıcı varlığıylagülden devinimiyle küçük bir sarı tanrıgeçti kavaklar arasındangeçti rüzgar gibi hızlıyüksekte bir …

Devamını oku

Düş

Kumda yürürken karar verdim senden ayrılmaya. Titreyen karanlık çamura bastım, ve battığımda ve sen geldiğinde, beni terk etmen gerektiğine karar verdim, batan bir taş gibi batırırken beni, ve hazırlandım yitişine adım adım: kestim köklerini, yalnız bıraktım seni rüzgârda. Ah, bu dakikadaydı, canım sevgilim, ki bir düş sakladı seni korkunç kanatlarıyla. Sandın ki çamur yutmuş seni, …

Devamını oku