Onat Kutlar

Şair

11 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Türk şair, yazar, düşünce adamı. 1959 yılında yayınlanan İshak ile 1960 yılında Türk Dil Kurumu ödülünü kazandı. Fethi Naci'ye göre, İshak, dünya edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmelidir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki öğrenimini, son dersinin sınavına girmeyerek, bıraktı ve felsefe okumak amacıyla Paris'e gitti. İki yıl sonra döndüğünde bir süre Doğan Kardeş Dergisi'nde çalıştı. 1965'te Türk Sinematek Derneği'ni ve Yeni Sinema dergisini kurdu. 1965-1976 yılları arasında, Türkiye'ye dünya sinemasının kapılarını açan Türk Sinematek Derneği'ni yönetti. Yusuf ile Kenan, Hazal ve Hakkâri'de Bir Mevsim adlı yurtdışı ve yurtiçi festivallerde çok ödüllü filmlerin senaryolarına imzasını attı. 1985'te Berlin Film Festivali'nde jüri üyeliği yaptı. İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulu'nda ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulu'nda görev yaptı. 1994 yılında Fransız hükümetince verilen L'Ordre des Arts et des Lettres ödülüyle onurlandırıldı. 30 Aralık 1994'te Cafe Marmara'ya bırakılan bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı. Aynı patlamada arkeolog Yasemin Cebenoyan da yaşamını yitirdi. Kutlar, 11 Ocak 1995'te yaşamını yitirdi ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Olay, İBDA-C tarafından üstlenilse de faillerin yakalanmasıyla PKK tarafından düzenlendiği ortaya çıkmıştır. Onat Kutlar Gazel Kutlar ve Mazlum Kutlar isimli iki oğul sahibidir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - İshak (öykü, 1959) - Sinema Bir Şenliktir (deneme, 1984) - Yeter ki Kararmasın (deneme, 1985) - Bahar İsyancıdır (deneme,1986) - Peralı Bir Aşk İçin Divan (şiir, 1981) - Unutulmuş Kent (şiir, 1986) - Senaryoları Hakkâri'de Bir Mevsim (senaryo, Ferit Edgü ile birlikte, 1983) - Hazal (1979) - Yusuf ile Kenan (1979)

Şairin Şiirleri

Ayrılık
Ayrılık şiiri ne kadar yalın
Sevdiğimiz aşk sözcükleri gibi
Kılıçla kesiyor bir hain nokta
Öpüşen virgüllerle akan cümleyi...
Bir Şiir Üstüne Çeşitleme
Külrengi bulutlarıyla güz günlerinin
Sevdiğim İstanbulu gibisin
Gene de çağırıyor yüreğin
Daha aydınlık bir yeryüzünü...
Bir Şiirin Gelişi
İlmekler atar
günlerin yatay rüzgarlarına
bir yağmur başlangıcı gibi belirsiz.
Uzakta boşanan bir yayın, açık havada...
Bir Soru
Akşamüstü oturdum yol kıyısına
Düşündüm
Ne kalacak bizden geriye
Balkan yaylasından ve bozkırlardan...
Çevirmen
Bu özelliğimi ilk kez, çocukken fark ettim. Evimizin avluya bakan ikinci kat ...
Düzenli aralıklarla, serçelere, odacıya ve yanı başımda bir iskemleye ters ot...
Anam kahve fincanlarını topluyordu. Sürekli hareket halindeydi. Bir yolculuğa...
"Yani ablam diyor ki, serçeler duvardaki yuvalarına gizlenmiş yılandan korktu......
Furuğ Ferruhzad
Sunu
Güzel bir zamandı.
1963 yılının Eylül ayı. Anadoluhisarının eski ve kocaman ahşap yalılarından b...
Celâlle birlikte, Hukuk Fakültesinin benim için üç yıl ara verilmiş diploma s......
Günlük Şiirler
Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta...
İstasyon
Yalnızım bir kompartımanda
Bir hızar testerisinin yaz ışığı ufuk hattından
Ağır ağır gözlerime geliyor köşede rüzgar
Tozla yıkıyor söğüt dalını çocuk...
Orman
Kendine esen rüzgarla derinleşen
yüzü bir adamın durur
ve ormana bakar, bu benim.
Damarların ugultusunu duyar bir sarnıçtan...
Penceremden Görünmeyen
Çamağacına
Duman renkli ve kocaman bir karganın
Kumlu dalgın kanatları ardından
Denizin derinliklerine açılan...
Sadece senin yüzün
Yeraltında bir bizans sarnıcı gibi loş
Kuyularda körlerin durağan bakışlarını
Tedirgin bir çocuğun önsezileriyle
Bozmadan geçerken hiç düşünmemiştim...