Tag: Oktay Rifat

Sen ve Başkaları

Bir sen yürürsün sokakta, yürürken;Oturursun koltuğa, oturunca.Su, bir senin bardağında en çok su.Bir senin kolların bileziklidir .Bir senin ağzın dudaklı ve sıcak.Bir sen memelisin, ince bellisin Başkaları gitmiş olur, gidince;Bir sen yakınsın, uzakta kalınca Oktay Rifat

Gün Sonu Konuşması

                      Nurullah Ataç’a Ağaçların evlerin üstünde başımAydınlık içindeKuşlar ötüşerek geçiyor civarımdanAkşam oluyor uykudan kolayOktay diye sesleniyorGökyüzündeki küçük yıldızSizler de akrabasınızBenden neden kaçarsınızKurtlar sincap tilki Ağaç konuşuyor Ben ağacım bilgim de ona göreRüzgârlı havalarda konuşabilirimBilmem gurbet sıla farkıAyaklarım olmadığındanKöklerim toprakla kardeşZamana alışık yapraklarımAcımaz kırsanız dallarımıKorkmuyorum sizler …

Devamını oku

Kadeh

Burası dalyan kahvesiOrtalık süt mavisiApostol bu ne biçim meyhaneTabağımda bir bulutKadehimde gökyüzü Oktay Rıfat Horozcu

Tecelli

Nedir bu benim çilemHesap bilmemMuhasebede memurumEn sevdiğim yemek imam bayıldıDokunurBir kız tanırım çilliBen onu severimO beni sevmez Oktay Rıfat Horozcu

Aracı

Bağlı kollarımı çözmek kimin aklına gelirKelepçeli o zamanlarBir kız kaşıkla su içirirBaşımı çevirince -yeter demekti bu-Kaybolurdu Büyük ağaçların gölgesiyleGeldiği çok olduArada bir geceleri yarı çıplakVe daha çokSaçları uzadıkça Denize inerdikBen yüzerdim o girmezRıhtımdan suya bakardıDenizden çıkardımYok ŞaşırmazdımBen onun doğumunu bilirimDoğmadan öncesiniYokluğunu Oktay Rıfat

Ihlamurlar

Unutmaya başladım oralarınıdenize inen yol siliniyoryokuşun başındaki evyoğurtçunun üstündeki top ağaçbalıkçı tezgahları çarşıdasoluyor önce sonra siliniyor hızla giden bir araçtanbakıyormuşum gibi görünümuzaklaşıyor önce sonra siliniyor uçuyor gün geçtikçe resim eksilmeyen bitmeyen sadecegittikçe daha baygın daha dirençlikokusu mayısta ıhlamurların. Oktay Rıfat

Nara Benzerdin

Nara benzerdin bir zamanlar, çoktun! N’olduSana! Kırk atlı çıkardın dağa, yüz atlıİnerdin dağdan. Kurşun bitmez tabancanda,Atın şahlanır, kırbacın ıslık çalardı.Miçoydun isteyince, kaptandın, korsandın;Martıydı, buluttu, engindi yamacında.Şarap fıçılarına yaslanır limanda,Doğudan batıya usulca kayıp gidenMavna dizilerine bakardın Zaman’ın.Avcıydın, eski taşlara sinmiş günleri,Tavşan yakalar gibi, çeker çıkarırdınKulağından. Bizans surları doruğundanBir Osmanlı vakti düşerdi ellerine.Aşınmış tahtalara sürerdin yüzünü.Hani paslı …

Devamını oku

Karıma

Sofalar seninle serinOdalar seninle ferahGünüm sevinçle uzunYatağında kalktığım sabah Elmanın yarısı sen yarısı benGünümüz gecemiz evimiz barkımız birMutluluk bir çimendir bastığın yerde biterYalnızlık gittiğin yoldan gelir Oktay Rifat

Pembe Yalı

Kızlar vardır kıvırcık salata gibiAğızları burunları kıvır kıvırBacak bacak üstüne vapurlardaRüzgâr eser oraları buraları görünürBaktıkça fık fık eder adamın içi Vay canına tükürdüğümün İstanbul’uBir oynak olur Fındıklı önlerindeElimde yüz iğnelik çapariPoyraz gibi dalarım palamutlaraAltımda Turgut Reis motoru Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarıNe gittim ne gördüm gitmek de istememTaze ekmek bir parça beyaz peynirŞimdi olsa şuracıkta rakı içerDenize …

Devamını oku

Çağrı

gel dört gözle bekliyorumkayıklarla pencereden girsedire kurulodada yelken açyapış sulyenli dubalarımazehirli midyelerinle gel de nasıl gelirsen gel Oktay Rifat