Tag: Nurullah Genç

Nereden Bileceksin

O eski hülyaların sahile vurduğunuYakama bir muamma taktığım gün hatırlaGurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunuDağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla Nereden bileceksin, şehrin sokaklarındaKaybolan ışıkların gözlerim olduığunuHer seher yüreğimde açan karanfillerinHer akşam ellerimde sararıp solduğunuNereden bileceksin Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksinSiyah tüylü martılar yorgun pencerelerdeBenimle ağlayacak benimle güleceksinGöğsümde ızdırabı Deniz fenerlerininHayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin …

Devamını oku

Çiçekler Üşümesin

Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzündenKuşların gülücüğü eksilmesin yüzündenKar yağsada bu sessiz vadiye, gün bitmesinYapraklar üşüse de , çiçekler üşümesin Nurullah Genç

Bodrum Katı

Ne bayram misafiri, ne düğün gölgesiyimŞu koskoca alemde yalnızlığın sesiyim Meçhul bir ıstırabın kurbanıyım boşlukta Bir bodrum katındayım, esrarlı bir loşlukta Pencereden bakarken gördüğüm tek şey: Hüzün Farkedemedim hala endamını gündüzün Bir yığın eski hayal duruyor tabağımda Eski günlerin tadı sızlıyor damağımda Gönlümün mahzenine çekildim; biçareyim Sevgiyi de, aşkı da unuttum; avareyim Meçhul bir ıstırabın …

Devamını oku

Bir Kaç Deli Güvercin

Siyah belki aldatır içindekibeyazı Talihin aynaları kırıyorsa,hüzündür Sen yine anlamadın ne baharı, ne yazı Beni cehennem kılan o esrarlı yüzündür Sen küçük bir lalesin; avuçlarında nergis Ben acının zehrine su katan hummalı dev Gözlerinde isyanı damıtıyor kan ve sis Gözlerimi yakıyor bu karayel,bu alev Sen uzak bir nehirsin denizlere yabancı Ben ruhumun çölüne göklerden su …

Devamını oku

Babası Ölünce Şairin

Gökler yıkılmış, can dağlarına kar yağmıştırGüneş ansızın infilâk edip kararmıştır Ruh nâlândır akşamleyin göğüs kafesinde Nasıl da handândı bir bayram arifesinde Bir rüyadan uyanmış, ferahfezadır şimdi Bilmezsiniz, yâr burcundaki o yiğit kimdi Bakışları neden öylesine parlıyordu Çektirdiği son fotoğrafında ağlıyordu Bir vedâ iklimiydi gözlerinden yayılan Belki O’dur, aşkıyla ölüp şehîd sayılan Ömrünce dünya için ne …

Devamını oku

Yürüyelim Seninle İstanbul’da

Kırmızıyı sevdiğini bilseydimhayallerim kıpkırmızı olurdu İstanbul hala güneşin ardında ufuklarında birkaç kara leke birkaç kan pıhtısı dudaklarında İstanbul hala sevimli mi sevimli ve hala bir tomucuk tadında yürüyelim seninle İstanbul’da korkusuz bir rüyadır bekler bizi Beykoz’da, Üsküdar’da birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü yenilgisiz bir muamma gibidir arar bulusmayan ellerimizi deli rüzgar yine sarhoş, hovarda tam …

Devamını oku

Unutursun! Deyişine

“Unutursun! ” deyişine unutmak, yıldızların ciğerine saplanan bir lâle yaprağına gömmektir sevgiliyi unutmak, bir kaktüsün küllerinde ansızın alevli bir tapınak eylemektir sevgiyi unutmak, semendere zehir sunmaktır, gülüm taş dolu yüreklerin lügatinde bulursun unutmak, sessizliğe yine kanmaktır, gülüm unutulursa şair, sen de unutulursun bir dağın bir kuyuya tıhum ektiği yerde balığın yüzgecinden irin döktüğü yerde kralın, …

Devamını oku

Su İsteyişine

bir su ver, dirileyim kuruyan köklerimdebir köprü kur çıldıran nehirlerin kalbinebir kuşun yuvasına götür gökkuşağınıkarıncanın kırılan ayağına sar beniben ki, toprak altında bir devim, kurtar beniokunu çek bağrımdan; yandı cânım, bir su verölü bir tenden bile perişânım, bir su ver ağlıyor ateşimin gölgesinde, NerudaAragon mutlu aşkın yokluğunda çilekeşher yerde tutuşan su istiyor gecedenher çeşmenin başında …

Devamını oku

Hıçkırıklar

Saatler bitmiyor yapayalnızımGülmek istiyorum, gülemiyorumSensiz olmak mıdır hep alınyazımBilmek istiyorum, bilemiyorum. Esirgedin nazlı,hilal kaşınıHarap ettin çiçek kokan başınıYüreğime akan gözüm yaşınıSilmek istiyorum, silemiyorum. Sanki her şey efsaneydi, masaldıAyrılık ruhumu elimden aldıGözlerim yollara takılıp kaldıGelmek istiyorum, gelemiyorum. Göğüs germek için acılarımaTitreyişlerime, sancılarımaSeni bir kez olsun avuçlarımaAlmak istiyorum, alamıyorum. Saçılan bir köpük olmak dilindeBoğulmak saçının ince telindeSır …

Devamını oku

Sen Geliyorsun

Sen geliyorsun; kuşlar geliyor bahçelerdenPapatya kokusu bir de, sen gelmeden önce Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları Biraz mahmur oluyor bakışları, fersiz, çaresiz Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde Duvar diplerine bırakılmış acılar Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan Sen tüm sokaklardan geçmişsin meğer Hangisine baktıysam rengi bembeyaz Bir dokun bin ah işit pencereden Bir asker ağlıyor …

Devamını oku