Tag: Nimet Yıldırım

Barış Diyarından Bir Esinti

Birisi günün birinde bana:“Bunca yaşadın. Ne yaptın?” diye sorarsa,Ben, defterimi gözlerinin önünde açıp ağlayarak,gülerek başımı kaldırırım:“Yeni bir tohum attım toprağa,dirilip boy atacak, meyve verecek.Ancak, çok bekledi, geç kaldı.”“O uçsuz bucaksız masmavi gökyüzünün altında,avazımın çıktığı kadar her yerde aşkın yüce adını tekrarladım, durdum.Bu yorgun, bu kısık sesimle,dünyanın bir köşesinde uykuda kalmış birini uyandırırım diye.Ben şefkati övdüm.Ben …

Devamını oku

Ferîdûn-i Muşîrî Şiirlerinden Mısralar

Asırlardır iyilik uykuda,Kötülük her tarafta kol gezmekte…Ne oldu? Ne oldu?İyilik gülleri birdenbire soluverdi.Yoksa gizli bir el,gecenin bir yarısında sevgiyi ve şefkati çalıp da beraberinde mi götürdü.O devirlere nasıl inanırlar?Çocukları buna inandırmak için yemin etmek gerekecek.Bu dünyada iyi olmak, yemin olsun ki, işlerin en kolayıdır,İyi olmak, yemin olsun ki işlerin en kolayıdır.Bilmiyorum, neden insan, bu derece, …

Devamını oku

Yok benim gibi gamlısı

Korkarım serbest bırakmaz beni kafesten avcım,Unutturuncaya dek bahçenin yolunu.Yeter kaldım kafeste, unuttum gülün rengini,Aşkıyla doğdum onun bu dünya annesinden.Geçirdimse de bir iyi gün hatırlamıyorum ki!Sanki birden yuvadan tuzağa düşüverdim ben.Salarım ateşleri sarayına ahımdan avcının,Bırakmazsa bu esaret zindanından özgür beni.Kaç kez tuttu yakamdan ecelin o elleriBırakmadım yine de eteklerini ellerimden aşkınınArtık rakiplerin yanında zulümdür benden şikayetinSorgusuz …

Devamını oku

Vefalı

Gece oldu, çöktü karanlık ay yüzlüm gelmedi.Yoluma aydınlık saçan gelmedi.İnlemek istedim ama yapamadım,Gönlümden dilime ahım gelmedi. Yorgunum, kırgınım, sıkıntılıyım ama,Ondan uzaklarda ölmeği istemiyorum.Değilim avın senin, uzaklaş benden ecel!Yar deyip ben güç kazanıyorum. O gelmezse ben giderim.Huzuruna kimin istersen giderim.Feleklere uçar, gezegen olurum.Denizlere dalar, balık olurum. Bulurum, şüphem yok onu bulurum.Azizim, canım, ay yüzlüm derim:Öldüreceksen öldür …

Devamını oku

Vatana Dönüş

Yaşlandım yuva üzüntüsüyle.Bir tek isimdir varlığımdan geriye kalan.Öldüm üzüntüden. Ne günlerdir bunlar?Usandım ben bu hayattan. Kolum kanadım yoksa da,Çimenlere doğru uçamasam da,Değil mi ki Pençem, gagam, göğsüm ve başım var,Sürüne sürüne giderim bahçeye kadar. Uzaktan göründü çimen gözüme.Güç geldi dizime ve belime.Islak gözlerim gördü bir yuva.Yanıp kavruldu ciğerim vardığımda.Baktım bu yuva değil, tuzakmış.Ah…Yine esir düştüm …

Devamını oku

Sevgilim benim

Duy uzaktan sesimi, sevgilim benimGözümden daha değerli, canımdan tatlı benimİlk ilham kaynağım, son andım benimYaşlı ülkem, ama şanlı şerefli yaşlım benimTabiatım, tarihim, imanım, İran’ım benim. Ayrı düşmüşüm senden, evladınım seninRuhum bağlı ama şefkatinle ve sevdanla seninHer zaman sanki gönül çelen kucağındayım seninTutkunuyum eşi benzeri olmayan geçmişinin seninKölenim, aşığınım, özleminle yaşamaktayım senin Ebu’l-Kâsım-i Lâhûtî Çeviri: Nimet Yıldırım

Son Aldatış

Olmasaydı son aldatışın eğer ey hayat,Yüz kere terk etmiştim şimdiye kadar seni.Çekmezden önce beni kendine yine,Feda etmiştim ölümün ayaklarına seni. Kesmek istediğimde ümitlerimi her defasında sendenAçtın hep yüzüme sıcacık kucağınıYaptığın her şey sadece bir aldatmaca, anladımGizlemişsin ama efsanelerle bu aldatmacalarını. Yok perdenin arkasında bu aldatmacaların dışında bir şeyGiydirmişsin binlerce elbise ama bedenineArtık usandığımdan gecenden gündüzündenİstiyorsun …

Devamını oku

Ne Oldu?!

Sözü vardı bize suskun dudaklarının ne oldu?!Yıllanmış şarabı vardı aşk kadehinin ne oldu?! Kaldı aşk ayakları altında arzuların, Allah aşkına,Ferhâd, Şirin ağızlı sevdasındaydı ne oldu?! Gül harmanı misali yok oldu bütün arzular.Çimeni vardı bu hasret vadisinin, sahi ne oldu?! Gölge salmış bu hazan vurmuş bağa sessizlik,Sözü vardı bülbülün gönlüyle gül dudağının ne oldu?! Yetişmez yakasına …

Devamını oku

Neden yaşlılığımda beni çaresiz bırakıyorsun?!

Ey yüce gökleri yükselten!Neden yaşlılığımda beni çaresiz bırakıyorsun?!Genç iken herkesten üstün tutardın beni;Yaşlılık çağımda neden alçalttıkça alçalttın beni?!Arzularına erişmiş gül her geçen gün sararıp soluyor;Sıkıntılar yüzünden ipek bana diken geliyor!Bahçede salınan nazlı servi gibi boyum iki büklüm oldu!?O ışıl ışıl ışıldayan değerli gözlerim görmez oldu!?Kara zülüflerim karlı dağ başı gibi bembeyaz şimdi.Savaşçılar bütün suçu kumandana …

Devamını oku