Tag: Nihat Behram

Ona Doğru Koşmak İçin

Sana ufku anlatmak istiyorum Yüreğini Avuçlarında bir güvercinin Yüreğiyle yatıştıran çocuğun Bileklerinde çözüp Doldurduğu şeyi Sana anlatmalıyım… Binlerce insan dökülmüş duraklara Asfalttan, yapılardan, seslerden; Binlerce saattir oradalar Ve kudurgan bir beyin Ve kıpırtısız bir yürekle Düşmanca bir şeyler biriktiriyorlar karşılıklı Ve herkes birbirine benziyor Ve herkes yabancı birbirine üstelik. Sana ufku anlatmak istiyorum… Yalınayak Ve …

Devamını oku

Ellerin Avucumda İki Ateş Damlası

Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam, kızım benim, nazım benim, gurbetelde sazım benim, yalazlanmış can tanem, körpe dalım bir tanem.. Sisini gözlerimin, içimdeki dumanı seziverdin de sanki acılandın uykunda, sızlandın huysuzlandın.. Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum! Kolsuz kanatsız kalmış geceden beri başucundayım.. Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük kabukları koparılmış yaralar gibi …

Devamını oku

Günoldu… Yine Bir Şiir

Ne ben uslandım o savurgan aşklardanne de acılar bağrımı dişlemekten uslandı.. Minicik bir sevinç uğruna bilenice ezgi duygular yaşadım oysa..Sabahları kalbimde palazlanan heyecannice bıçkın, nice hırçın arzular olarak uğuldadı;sardım, sarındım en narin sıcaklıkları..Günoldu, sarılıp yaralandım.. Yine dene ben uslandım o savurgan aşklardanne de acılar bağrımı dişlemekten usandı. Nihat Behram

Uğurlama

Yavrusunu uçurmaya hazırlanankuşa sor,yağmur olupdamla damla gökyüzünden kopan buluta… Çiçeği meyveye ulanmadankoparılan dala sor,doluya tutulmuş kızılcığaçitlenbiğezerdaliyekiraza… Tren yollarına sortelefon seslerinemektup zarflarına… Korudaki ispinozaisketeye, sakaya, ibibiğe,yuvasına dal arayan kumruya sor,bahçelerebayırlara… Sokağın bütün gürültüsünü silerken gecehasretin bağrını ateşe verenrüzgârın sesine sor,derin gökyüzünehırçınlaşan uykuya… Uzun, upuzun gecelerinçınlayan, uğuldayan örsündedaralıp genişlerken yüreğimkalem uçlarına sorgözyaşlarına… Onaran, cesur kılanincecik sırları olanbir …

Devamını oku

N’apacaksın Tanrı?

N’apacaksın Tanrı, öldüğüm zaman?Ben ki testinim senin, ya kırılırsam?İçkinim, kaçarsa tadım, ya bozulursam?Dokusu kumaşının, giysinim seninKalmaz bir anlamı gidecek olsam. Evsiz barksız demeksin yokluğumda senYoksun kalacaksın içli ve sıcak selamlardanDüşecek yorgun ayağındanKadife terliklerin, ki onlar Ben’imAban da sırtından yitip gidecek. Bakışın ki, dinlenir yanaklarımdaSımsıcak pamuksu yastığındaGelecek ve beni aranacak boşunaVe çaresiz uzanacak günbatımındaYabancı taşların yatağınaN’apacaksın, …

Devamını oku