Gece yarısı. Son otobüs. Biletçi kesti bileti. Beni ne bir kara haber bekliyor evde, ne rakı ziyafeti. Beni ayrılık bekliyor. Yürüyorum ayrılığa korkusuz ve kedersiz. İyice yaklaştı bana büyük karanlık. Dünyayı telâşsız, rahat seyredebiliyorum artık. Artık şaşırtmıyor …
Tag: Nazım Hikmet Ran
Şub 23
Ayrılık
ayrılık demir çubuk gibi sallanıyor havadaçarpıyor yüzüme yüzümesersemledim kaçıyorum ayrılık kovalıyor beniyolu yok elinden kurtulmanındizlerim kesildi yıkılacağım ayrılık zaman değil yol değilayrılık aramızda bir köprükıldan ince kılıçtan keskin kıldan ince kılıçtan keskinayrılık aramızda bir köprüseninle diz dize otururken de Nazım Hikmet
Şub 23
Hasret
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı, gözünün içinde durmayalı, aklının aydınlığına sorular sormayalı, dokunmayalı sıcaklığına karnının. Yüz yıldır bekliyor beni bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık, aynı daldaydık. Aynı daldan düşüp ayrıldık. Aramızda yüz yıllık zaman, yol yüz yıllık. Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından. Nazım Hikmet Ran
Şub 23
Rakı
Bu meret öyle bir merettir ki, acıyla içilir, tatlıyla içilir,neşeyle içilir, ağlayarak içilir, kavunla içilir, peynirle içilir, ikisi beraber çok güzel içilir yemekle içilir, mezeyle içilir, suyla içilir,susuz içilir, sodayla içilir, şalgamla içilir.Ama işte, bir tek salakla içilmez… Nazım Hikmet Ran
Şub 23
Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri
Ne güzel şey hatırlamak seni :ölüm ve zafer haberleri içinden,hapisteve yaşım kırkı geçmiş iken… Ne güzel şey hatırlamak seni :bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elinve saçlarındavakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…İçimde ikinci bir insan gibidir …
Şub 23
Severmişim Meğer
yıl 62 Mart 28Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayımakşam oluyordumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğerakşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedimtoprağı severmişim meğertoprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyenben sürmedimPlatonik biricik sevdam da buymuş meğer meğer ırmağı severmişimister böyle kımıldanmadan aksın kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğindedoruklarına şatolar kondurulmuş Avrupa tepelerininister uzasın …
Şub 23
Vasiyet
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,ölürsem kurtuluştan önce yani,alıp götürünAnadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni. Hasan beyin vurdurduğuırgat Osman yatsın bir yanımdave çavdarın dibinde toprağa çocuklayıpkırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda. Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,tarlalar orta malı, kanallarda su,ne kuraklık, ne candarma korkusu. Biz bu türküleri elbette …
Şub 23
Herkes Gibisin
HERKES GİBİ Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin. Mâziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sen de herkes gibisin. (Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920) BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN Gözlerim gözünde aşkı …
Şub 23
Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Bensenden önce ölmek isterim.Gidenin arkasından gelengideni bulacak mı zannediyorsun?Ben zannetmiyorum bunu.İyisi mi, beni yaktırırsın,odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.Kavanoz camdan olsun,şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin…Fedakârlığımı anlıyorsun :vazgeçtim toprak olmaktan,vazgeçtim çiçek olmaktan …
Şub 23
Angina Pektoris
Yarısı burdaysa kalbimin yarısı Çin’dedir, doktor.Sarınehre doğru akan ordunun içindedir.Sonra, her şafak vakti, doktor,her şafak vakti kalbim Yunanistan’da kurşuna diziliyor.Sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp revirden el ayak çekilincekalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır …