Aynı terasa açılıyordu yan yanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda.Akşam üzerleri kaşılaşıyorduk, ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma.Aynı terasta yan yana kuruyordu çamaşırlarımız, bu ürpertiyordu beni; acemi, tutuk bir kaç sözlük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını, bu da ürpertiyordu beni.Işığın azalan şiddetinde yan yanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine. Elimizde …
Tag: Murathan Mungan
Şub 23
Retime
Bir yola çıkarken neleri almadık yanımızaBir yangından neleri ilk kurtarmadıkNerede çürüttük Bir zamanlar her şeye kanan kalplerimiziYerini bulmamıs incelikler, bozguna uğramıs düşler,Atlanmış serüvenlerle hangi hayatların yanından geçtiknerede yitirdikerken itiraflarergen isyanlarlabir korsan gibi yasadığımız gençliğimizi Büyüdük, büyüdük sandıkKaybetti bazı şeyler artık önemini Murathan Mungan
Şub 23
Grizu
Sözcüklerin hepsi pusuİçindeki dilsiz çocukÇengel yürek, sarsak adımKırışmış kafesi yüzününBu rol sana sepyaAlnın eski Türkçe yazısıTaahhütlü sözcüklerÇık bu oyundan çık Her replik sobeSözcüklerin gönderdiği yerdenKim sağ salim dönebilmiş geriyeÇok azı gittiği gibi kalırgönderildiği yerde:metruk anlam, tenha dilekatomize edildiğin dil oyunlarının içinde saklıGrizu: karşı tehlikeKundakçı laser yakıyor jeneriğiGittikçe genişleyen bir perdekalırgittikçe genişleyen bir perdede Murathan Mungan
Şub 23
Kadırga
Senelerce, senelerce evveldi;Bir deniz ülkesinde… ve belki debirbirine aktardığım defterlerin hepsindebu şiir vardı:Senelerce, senelerce evveldi;Biz seninle orada, o deniz ülkesinde tanıştıkuzak denizler, uzak yakınlıklar içindebir Kadırgada iki korsantarih, yarın, ütopya dolu sandıklar arasındabirbirimizi yaralarından tanıdıkdışı korsan, içi iç denizlerde yaşayan çocuklardıkkonuşamadıklarımız bir bulut kalınlığındaduruyordu aramızdaoysa konuşsak, ya da dokunsak birbirimizeçekip gidecekti içimizdeki o korkunç noksanlıkbatık …
Şub 23
Sis Çanları
ağır yol, uzak yapılaryaklaşmak için yaklaşık tanımlaronlarla çıktık yolayollarda kaldıksis bastı her yanıtutukluk çeken silahlar gibisözcükler, fısıltılar, mırıldanışlareksilerek vardık bir yapıyaO mu, değil mi?Kim bilebilir şimdikılavuzlar şehitşehitler haingözlerimiz karanlık bir pusudaçoğumuz büyümüş, kimimiz ölmüşkendimiz bile tanıdık değiliz artıkgözümüzden silinen düşün sabahındaönümüzde açılan yeni bir uzayŞimdiki Zamana ait bomboş ve ölü anlarne başka yer ne başka …
Şub 23
Eylül Rubai
eylüle girdim eylüle girdimher ömrün bir eylülü vardıronca yaşadımşimdi bildim Murathan Mungan
Şub 23
Aura
bir sis bırakır ardında bazı kadınlarömre dağılan bir sistozlu bir ışık demetinin içindegümüş çakımlar gibi hatırlananhem cam hem çelik hem tülçekim alanlarının fiziğinigizemli şiirler, büyülü dumanlarladeğiştirenbeyaz rujlu auraaldanmalar diri tuttu bizigerdanlarımızda inci avcıları geceler boyu sürekpus bir iklim olarak ele geçirdi benliğimiziölümsüz olduk ilk hasardan sonra beyaz ruj, mendillerde verem aynalarda elveda… isli çay içen, …
Şub 23
Rıh ve Gazel
Rıh ve Gazel Bu yaz çıktığınla yaza yaza çıktığın aynı değildir şimdiki zaman sakinleşir mürekkep fazlasına döktüğün kumla zamanın kuruttuğu bir değildir kendi fazlasına kapılır insan kazdığıyla taştığı yer değiştirir sel midir yatak mıdır akan güne kaptırdıklarını kim bilebilir suya inecek olanla Gazali’ye söylenecek aynı mıdır değil midir deldiğin dağ karışır senden kalacak kuma herkes …
Şub 23
Kırılgan
Kırılgan bir çocuğum benYüreğim cam kırığıBütün duygulardan önceÖğrendim ayrılığıSaldırgan diyorlar banaOysa kırılganım benGözyaşlarım mücevherSaklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateştenÜrküyorlar dilimdeki zehirdenÜrküyorlar o dur durak bilmeyengözükara cesaretimdenDiyorlar:Bir yanı sarp bir uçurum,Bir yanı çılgın dağ doruğu.Oysa böyle yapmasam benNasıl korurumİçimdeki çocuğu?Bir yanım çılgın nar ağacıBir yanım buz sarayı. Murathan Mungan
Şub 23
Uzun Yol
Fotoğrafta gördüğünüz gibi, bir beyaz, biri kara, iki dedi, birbirlerinin omuzuna kollarını dolamışçasına, kuyruklarını birbirlerine şefkatle sararak, birbirlerine dayanarak bir yola çıkmışlar. Resimdeki gölgeler, akşamüstünü söylüyor. Yorgun bir günün sonunda evlerine dönüyorlarmış gibi…Yüzlerini görmüyoruz ama, eminim, mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli, sınanmış, denenmiş bir dostluk bu. Uzun yolları da göze alabilen bir dostluk, Kedi gibi hareketli, …